Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > *- ANLAMI ÇOK BASİT / YAŞAR EYİCE

*- ANLAMI ÇOK BASİT / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

 

 

Günün haberi şöyle:

‘Ekonomi sıcak gündemdeki yerine koruyor!

Vatandaşın gözü TÜFE’de! (Tüketici enflasyonu)

Ama bir de çarşı pazardaki fiyatları arttıracak üretim maliyetleri var.(ÜFE)

ÜFE ise yüzde 30’u aştı!

Bu vatandaş için ne demek?

Ben ekonomistlerden önce açıklayayım:

‘Ayvayı yedik!’ anlamına geliyor…

Bir de ‘makas’ meselesi var!

Aradaki açı, fark yani!

Demiryolcu çocuğu olduğum için biliyorum:

Makas açılınca lokomotif de vagonlar da raydan çıkar….

Sonra ne mi olur?

Düşünmek de istemiyorum…

 

*- ZEHİRLİ SÖZCÜKLER

 

Zaman zaman okuyucularım ‘Süper Bilgiler’ gönderip, değerlendirmemi istiyorlar.

Okuyucu bizim yani medyanın ve çalışanların veli nimetidir.

Aynen önceki yıllarda mahalle aralarındaki esnafın görülecek şekilde astıkları duvar yazılarında, ‘Müşteri velinimetimizdir’ yazısı gibi…

Öğretmen Fazilet Damar Hanım, kullanmayı bırakmanız gereken bazı ‘zehirli sözü!’ özetlemiş ve paylaşmış;

Söylediği, dillendirdiği, aktardığı şu:

‘Buna inanmama ihtimaliniz olsa da, zehirli sözler yalnızca söylenen kişiyi etkilemez, aynı zamanda söyleyen kişinin içsel benliğini de zayıflatır ve bizi daha az kabiliyetli hissettirir.

Günlük yaşamlarımızda, derhal kurtulmamız gereken birçok zehirli sözcük kullanıyoruz.

İster inanın ister inanmayın, söyledikleriniz çok önemli.

Ağzımızdan çıkan her kelime, düşündüğümüz şeyin bir yansımasıdır.

Bu nedenle, söylemeyi bırakmamız gereken bazı zehirli kelimelere göz atmak istiyoruz. Ne de olsa bu, yaptıklarımızı, çevremizdeki insanlarla ve kendimizle nasıl bir ilişkide olduğumuzu etkiler.

 

*- İŞTE ÖRNEKLER

 

  1. ‘Tuhaf!’: ‘Bu ne kadar garip.’ ve ‘Bu çok tuhaf…’: eminiz bunlar duymanız gerekenden daha fazla duyduğunuz bazı cümlelerdir. Bu kelime, genellikle fark etmediğimiz bir şeyi gösterir: önyargılarımız.

Ne zaman birisinin tuhaf olduğunu söylersek, ‘normal’ olduğumuzu varsayıyoruz demektir.

Birinin yaptığı bir şeylerin garip olduğunu söylüyorsak, gerçekten sadece kendi yaptığımız şeyi normal bulduğumuzu söylüyoruz demektir.

Ama buna kim karar veriyor?

Hepimiz farklıyız, fakat toplumdan, düşündüğümüzden daha fazla etkileniyoruz.

Bu kelimeyi kullanmayı bırakın ve zihninizi açın. Her şey kabul edilebilir!

 

  1. ‘Sana ihtiyacım var!’: Ne? ‘İhtiyaç duymak’ fiili eşler, sevgililer, partnerler arasında o kişinin ne kadar özel olduğunu göstermek için, olması gerekenden çok daha fazla kullanılır.

Ancak, bu kelimenin altında yatan, deşifre edildiğinde şunlar çıkabilecek pek çok doğrulama vardır:

‘Sensiz ben bir hiçim!’, ‘Sen benim için her şeysin’, ‘Ben sensiz ne yapardım?’, ‘Seni hayatın kendisinden daha çok seviyorum…’

Mutlu olmak için başka bir kişiye ihtiyaç duymak, sevgi değil, bağımlılıktır.

Ancak, ihtiyacı bu saf düşünce ile karıştırmaya devam ediyoruz.

  1. ‘Senin hatan’: ‘Bu senin hatan.’ çok kullandığımız bir ifadedir.

Bu, mesele yaptıklarımız için sorumluluk almaya gelince yaşadığımız korkuyu yansıtmaktadır.

Bu, en kökleşmiş zehirli cümlelerden biridir, ama aynı zamanda en az dikkat ettiğimiz cümledir.

Bunun nedeni, kendimizi eleştirmemektir.

Sonuçta, mükemmel olmak istiyoruz!

Bir hata yaparsanız kabul edin. Bu kötü bir şey değildir, herkes hata yapar. Suçu olmayan kimseyi sorumlu tutmayın, onu suçlamayın.

  1. ‘Çirkin’: Tıpkı ‘garip’ sözcüğünde olduğu gibi, çirkin olana kim karar verecek?

Güzellik kampanyaları ve aldatıcı reklamcılık, kusursuz bedenleri ve yüzleri gösteren dijital rötuşlarla doludur.

Zihnimizi açar ve kendimizi bu düşüncelerden kurtarırsak, hiçbir şeyin çirkin olmadığını fark ederiz.

Her şeyde bir güzellik vardır, her şeyde aşık olabileceğimiz veya kayıtsız kalabileceğimiz özellikler vardır.

Yani, bir şeyin bizim için çekici olmaması, onun çirkin olduğu anlamına gelmez. Bir noktada herkesin farklı zevklere sahip olduğunu fark etmişsinizdir, değil mi?

Yerim doldu;

Belki bir gün ‘Yapamam!’, ‘Nefret ediyorum!’, ‘Başarısızım!’ gibi kullanmamamız gereken ‘zehirli’ sözcüklere değinirim.

Bunları daha pozitif kelimelerle değiştirebilirsiniz.

Yaşamınızda meydana gelen değişimi kesinlikle fark edeceksiniz.

 

*- Anadolu Ezgileri dünya’yı dolaşıyor

 

İzmirli sanatçı Zafer Yümlü’nün Almanya’da yayınlanan Dört Korno için Anadolu Ezgileri adlı kitabındaki eserler pek çok ülkenin sanatçıları tarafından seslendiriliyor.

2013 yılında Avusturya’da bu konuda bir eğitim veren Yümlü, kitaptaki eserlerin Türk kültürü ve müziğinin tanıtımı için büyük önem taşıdığını söyledi.

Halen yeni bir kitap üzerinde çalışan sanatçı, pandemi ile birlikte uluslararası seyahat ve turizmin zorlaştığı günümüzde, kitaptaki eserlerin ülkemizin tanıtımında büyük rol oynadığını belirtti.

Avusturya, Hollanda, Brezilya, Fas gibi ülkelerde eserleri seslendirilen Yümlü, kitabın Dünya’nın en eski kütüphanesi olan İskenderiye Kütüphanesi envanterinde bulunduğunu belirtti.

 

*- YANLIŞ OLAN

 

Rahmetli foto muhabiri Gazanfer Karpat’ın kayınvalidesinden sevgili eşine Urla’da söylediği şu sözleri unutamadım:

‘Yârini yarenini iyi seç kızım!

İtle yatan bitle kalkar!

Gerekirse yalnızlıktan korkma!

Sadece kendine tıngırdat yaşamın telini!

Dostun postu eskimez de, ederinden fazla değer verdiğin, yüzünün astarını çabuk yırtar!’

Genel anlamı çok önemli bir öğüt değil mi?

Bazıları ise bunun içinden cımbız gibi şu tümleci çıkarıyor;

‘Sadece kendine tıngırdat yaşamın telini!’

İşte bu olmuyor…

 

*- DÜŞÜNMEKTEN…

 

Anlamı da yanlış oluyor, uygulaması da…

Biraz da gülelim:

Kadın kocasına ‘Gene seni düşünmekten başka hiçbir iş yapmadım bugün’ der…

Kocasının yanıtı ise şöyledir:

‘Gene yemek yapmadın, yani!’

 

*- ÖRNEK KARAR

 

Aliağa Belediyesi bence ‘harika’ bir karar aldı…

Karar şu:

‘Her balkona çiçek!’

Aliağa Belediyesi ‘Balkonda Bahar Var’ adı verilen bu önemli proje ile balkonları çiçek bahçesi haline getirecek.

Verilen bilgiye göre. Aliağa Belediyesi, 10 bini balkon için 20 bin çiçek dağıtacak…

Bu önemli karar, umarım tüm belediyelerimizde yaşama geçirilir.

Biliyorsunuz;

Benim bu konuda önerim var!

Araştırdım:

Bütün kentler beton yığını haline geldi.

Özellikle yaz aylarında bu beton yığınları kentleri yaşanmaz hale getiriyor, bunaltıyor.

Bir yandan halkın isteği ile yollar beton ya da asfalt oluyor…

Yani toprak parçası yok…

Kat irtifakı da yükseldikçe yükseliyor.

Peki yeşillik nerede?

Adam duvarına deniz manzarası yaptırmış, karşısında oturarak özlemini gideriyor…

Bu bir karikatür…

Bir başkası ise koruluk yaptırmış…

Dağ ve deniz manzaraları da yaygın karikatürlerde…

İnanın bu karikatürlerde gördüklerimizi konutlarının odalarına bile yaptıranlar var…

Tek çareyi söyleyeyim:

Birincisi Aliağa Belediyesi gibi küçük saksılarda rengârenk çiçek dağıtılabilir.

Ve daha önemlisi;

Caddeler belirli aralıklarla büyük fıçı, ya da bidon gibi özel saksılar içinde ağaç fidanları süslenir.

Tabii ki, görüş mesafesi de dikkate alınarak yerleştirilir.

Bunların bakımı da mekân müsteciri, mağaza işleticisi, konut sahip ve yöneticilerine verilir.

Öyle ki, bodur bitkilerden tutun da çam ya da selvi gibi yaz kış yeşil kalacak yaprak dökmeyecek ağaçlar iki yıl içinde ketlerin havasını değiştirecektir.

Güzellik katacaktır.

Belediye Başkan ve meclis üyeleri düne kadar sık sık yurtdışı inceleme seyahatleri yapıyorlardı.

Bu anlattıklarımı görmediler mi?

Bir ara Bornova Belediye Başkanı Cengiz Bulut bu işe soyunmuştu…

Bazı direklere ve duvarlara saksılar koymuş, süs bitkileri yerleştirmişlerdi.

Bu sistemi bazı yurttaşların da uygulamalarına bazı kentlerimizde, aynen Avrupa’nın ünlü şehirlerinde rastlıyoruz.

Mühim olan yapmayı kafaya koymak ve uygulamak, aynen Aliağa Belediyesinin ‘balkonda çiçek’ kampanyasını başlatması ve bu önemli projeyi yaşama sokması gibi…

Bu yeşil projeler, mahallelerde park ve yeşil alanların hızla artması, çiçeklendirme ve ağaçlandırma çalışmalarıyla güzelleşen ve çehresi hızla değişen Aliağa gibi olursunuz…

Saksıların yerleri de kolayca hava şartlarına göre değiştirilebilir.

Bakım ve onarım çalışmaları rahatça yapılabilir…

Vatandaşlar Sardunya, Petunya ve Bodrum Papatyasından oluşan 3 tür çiçekten toplam 2 adet alabilecek. Aliağa Belediyesi tarafından hazırlanan Çiçek setinde talep eden her vatandaşa 2 yetişkin çiçek, Balkon Saksısı ve 10 litrelik toprak özel proje çantası içinde verilecek. Çiçeklerin dağıtımı talep toplanmasının ardından belirlenecek program dâhilinde başlayacak.

Aliağa Belediyesi ekipleri çiçekleri ve ‘Balkonda Bahar var’ setini vatandaşların kapılarına kadar getirecek.

 

*-

 

 

Bir cevap yazın

Top