İŞİN ASLI / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Herkes kendini bir şey sanıyor. Parayı veren düdüğü çalıyor. Hani birçok yerde görüyorsunuz , ‘Basın sponsoru’ yazıyor ya, karşılıklı dövüş değil de anlayış…

*- Sen parayı veriyorsun, o da seni ‘en iyi’ ilan ediyor. Ondan sonra gelsin paralar… Cukkalar..

YAŞAR EYİCE

*-  Ne hallere düştüler

Her zaman söylüyor ve yazıyorum:

Nasreddin Hoca’dan bu yana…

Belki de çok daha önceden…

Parayı veren düdüğü çalıyor…

Az önce haberlere göz gezdirirken dikkatimi çekti…

Yerelliğini unutup, kendini ülke çapında gören, ama her hareketiyle çırpınan yandaş gazeteler var.

Bunlar hiç ama hiç satmadıkları takdirde devletten çok büyük paralar alıyorlar.

Bu nasıl oluyor?

Şimdi aklınızdan Türkiye’de olmayacak şey yok, diyorsunuzdur.

Adamların sponsorları eksik olmuyor.

Tabii ki para sponsorlardan çıkıyor…

Onların dalları nereye gidiyor bilemiyorum.

Bazen medyada okuyor, televizyonlarda görüyoruz.

Bir ara AKP’li belediye başkanlarına yaptırdıkları Türk Bayraklarını da dağıtıyorlardı.

Çoğuna yakını ellerinde kalıyordu çünkü satışı yerlerde sürünüyor.

Düşünebiliyor musunuz?

İşte o gazete, her zaman hiçbir resepsiyonu kaçırmayanlara verdiği davette açıklamış…

Bilmem ne hastanesi, bu gazete tarafından düzenlenen ödül töreninde adını sanını duymadığımız, ya da işte öyle böyle firmaları ödüllendirmiş.

Bu nasıl oluyor?

‘En iyi hastane!’ seçilmiş…

Ya da bilmem ne şirketi ‘En iyi şirket’ unvanını almış…

Yandaşlara verdiği ilanlarla adını İzmirlinin yüzde birinin ancak duyduğu bu hastane nasıl ‘en iyi’ seçilir?

Jüriyi açıklasınlar da öğrenelim kim bunlar?

Yoksa kendin çaldım kendim oynadım sistemi mi?

Biliyorsunuz;

Geçenlerde de yazmıştım;

İzmir’de, Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da yaygın…

Bazı uyanıklar bir şirket kuruyor ve birçok kişi ve firmaya mail atıyor…

‘Sizi dünyanın en iyi hastanesi seçtik. Ödül töreni şu tarihte bu yıl Londra’da yapılacak. Devlet erkanı katılacak, artistler gelecek . Ama maliyeti var. Şu kadar doları şu hesaba yatırırsanız, sizi de aramızda görürüz…’

Yani parayı veren dünyanın en iyisi seçiliyor, dalında…

Bu hastane olayında olduğu gibi…

Elimde bunların önceki yıllardı yaptıkları benzer çalışmaların belgeleri var…

Hem de noter tasdikli…

İzmir’den isimler de var…

Tanıklarım da var…

Artık bunları geçmemiz lazım…

‘Alın teri’ denilen bir kavram var…

‘Namus, şeref, haysiyet!’ bunlar nerede?

Önceki gün konuyu sanki biliyor gibi Karataş’taki ‘İzmir Basın Merkezi’nde, onursal başkanımız Erol Akıncılar, usta gazeteciler Murat Eştürk, Bilgin Önder, Kadir Gümüloğlu, Şemsettin Demircioğlu ve Turgut Uluhan’la bu konuları konuştuk…

Her birimiz örnekler verdi…

Ben de İzmirli bir sözde gazetecinin Çin’lilerin daveti ile gittiği ülkede verdiği beyanatı anlattım…

Çinlilerin mezalimi altında inleyen, işkence gören, idam edilen Uygur Türkleri’ni destek için Paris’teki gösterilerinde onların arasına katılarak nasıl destek olduğumu ve akşamı da Türkiye’ye döndüğümü anlattım…

*- Artık rastlamayız!

Serpil Nergiz paylaşmış…

Aydın Boysan, Galatasaray’daki bir kitapçıda imza günündedir.

İmza gününe gelirken, iki koli rakı getirmiştir.

Kitaplarını imzalarken, kimi okurlarına ‘ rakı ‘ şişesini de imzalamaktadır.

Kitapevi yöneticisi sorar:‘Bu şişeler nedir, Aydın Bey?’

‘Promosyon?’

‘Ne promosyonu?’

‘Gazeteler promosyon olarak bisiklet, televizyon falan veriyor ya, Ben rakı veriyorum….’

‘Herkese mi?’

‘Herkese değil içmesin bilene!’

Şimdi bunlar geride kaldı…

‘At binenin kılıç kuşananın’ derler ya,,

Siz bu söze inanmayın…

Bunu yapanlara, yani işini yürütenlere dikkatle bakın…

Mutlaka bir kanunsuzluk ve de uyanıklar vardır…

***-

KURDELA

*- İşte öğretmenlerimiz

Elime yapıştı kaldı!

Kaç gündür paylaşacaktım, olmadı…

Artık daha fazla bekleyemezdim:

Urla’da Jale Necdet Özbelge İlköğretim okulunda Hasan Fehmi Güzel isminde saygıdeğer bir öğretmenimiz var.

Birkaç kez kendinden söz etmiştim.

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Urla Kalabak Mahalllesi’nde bulunan AYMİRA adlı Huzurevi ve Yaşlı Bakım evinde kalan 4 emekli öğretmenimizi, bir gurup öğrenci ve velileriyle ziyaret ettiler.

Öğretmenler Gününü kutladılar.

Tahmin ettiğiniz gibi çok duygusal anlar yaşandı….

Bunları neden yazdım?

İşte eli öpülesi öğretmenlerimiz ve işte Türkiye gerçeği!

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın