maltepe escort kurtköy escort

Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > Hikmet Şimşek / BAHA AKINER

Hikmet Şimşek / BAHA AKINER

Sosyal Medyada Paylaş

Hafta başı diyorlar ya adına hani, “sendrom”la birlikte anıyorlar. Bu Pazar Ertesi, Salı Öncesi’nde anlatacaklarım Eski Türkiye’den dostlar…

Bu bir; tam da 20. ölüm yıl dönümünde,  “Hikmet ŞİMŞEK’i Anma” yazısıdır…

Eski dedim ya anlatacaklarım, Eski TÜRKİYE’den. Çakmaların henüz yaşamımıza girmediği, o her şeyin aslı olduğu, her şeyin aslı olduğu için güzel olduğu zamanlardan. -di’li bile değil; çok geçti üstünden, çok tabular yıkıldı itinayla. Eskidendi, çoooook eskiden, -miş’li geçmiş zamandan…

***

“Küçüktüm, küçücüktüm! Top oynadım, acıktım. Buldum yerde bir erik, kaptı bir Ala Geyik… Geyik kaçtı ormana, bindim bir akdoğana. Doğan, yolu şaşırdı…”

Şaşırdı, şaşırmasına da; anlatacağım şey, eski zamanlardan efenim… En gerçek zamanlardan… Akdoğan, geyik filan değil derdim. Ya da çocuk acıkması…

ki;  fenadır, çocuk olan bilirde: Anne, baba daha çok bilir…

“Çocuk olmayan mı var?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, var…

ki;  bu da ayrı bir yazı konusudur, hem de derin… Çok derin…

***

Biz dönelim şimdiki mevzuya: Dedim ya! Eski, güzel zamanlardan anlatacaklarım. Ne kadar önceydi hatırlamıyorum. Kendimi bile zor hatırladığım zamanlar. Sanırım geçtiğimiz bin yıldı. Bin dokuz yüzlü yıllar…

Ya bin yıl geçti üstünden. Ya yüz yıl… Evet evet, bir asır olmalı. Bir asır önceydi anlatacaklarım. Yaşandı geçti, şimdi anılarda. Tetiklenip, girdin mi, daldın mı içine; çehrede tebessüm, yürekte sıcaklık hissettiren hatıralarda…

Geceleri, tek kanal yayın bitimi, 2 askerin Anıtkabir’de, Ata’mın başında tuttuğu nöbet değişiminde göndere çektiği al bayrağım dalgalanırken; kardeşim Barış’la hazırolda bağırarak, olabildiğince coşkulu söylediğimiz, İstiklâl Marşı zamanları…

Gerçekten, Eski Türkiye’den hani…

Ve üzerine, “Televizyonunuzu Kapatmayı Unutmayınız” yazısının ardından, sihirli kutunun karlandığı yıllar. İşte tam da o zamanlardan yani…

Daha öncesi de vardır muhakkak ama hikâyemiz, o zamanlardan başlıyor efenim…

 

Bir “Pazar Konseri” programı vardı; tam da Pazar gününde, hatırlar mısınız? Kovboy filminden hemen sonra… Rahmetli Hikmet ŞİMŞEK’in, hazırlayıp sunduğu…

Kimine göre “Pazar Kanseri”, kimine göre ise; muazzam, büyülü, başka bir âlem sebebi…

Programın öneminin, içeriğinin; ne olduğunun, farkına varamadığımız yıllar ama…

Tüm gün; kapanana kadar açık kalan televizyonumuzun, “Pazar Konseri” çıktığında annemin kapatarak, tozunu aldığı dönemler aslında…

Daha sonra; TRT Ankara Televizyonu’nda çalışırken, tanışma ve birlikte çalışma şerefine erdiğim…

Gerçekten önemli şahsiyet… Bir duayen…

Ve 2001 yılında, Ağustos – Eylül aylarından itibaren, Gülhane’de ölümünün beklendiği için, vefatı halinde yayınlanmak üzere hazırlanan tanıtım bandını, TRT Ankara Televizyonu Yayın Şefi odasında, elden ele zimmetle ve imzayla bir sonraki Yayın Şefi’ne teslim ettiğimiz zamanlar…

İşte tam o zamanlarda; 2001’in; 11 Ekim’ini, 12 Ekim’ine bağlayan bir zemheri Ankara gece yarısında, Gülhane’de vefat etti Usta…

Perşembe’yi, Cuma’ya bağlayan gündü günlerden… Yıllarca yüreklerine dokunduğu insanları, dostları; bakakaldılar arkasından, Usta bu dünyadan yitip giderken…

Yitip gitmedi ama Usta…

Muhteşem üretimleri ve ruhu, hissettiğimizde yanı başımızda…

Bedeni mi? Tüm bedeni; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, kadavra olarak kullanılmakta…

Şimdi başka başka can’larda; birer birer çoğalıyor, birer birer yaşıyor Usta…

Anısına ve insanlığına, üretimlerine saygıyla…

Bir cevap yazın

Top

casual encounters dubai my escort berlin seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle doeda link