Buradasınız
Anasayfa > Genel > *-  ÇOK MUTLUYMUŞ… / YAŞAR EYİCE

*-  ÇOK MUTLUYMUŞ… / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Ahmet doktoruna sormuş;

‘Efendim çok mutluyum!

Nereye gitsem karşıma güzel insanlar çıkıyor!

Her şey nasıl da değişti?’

Doktor yanıt vermiş;

‘Sen değiştin!’

Her şey değişir, kılık da değiştirir, huy da

Ama bir de ünlü sözümüz vardır, bazıları için;

‘Huylu huyundan vazgeçmez!’ diye…

Hayatta üç şeyden vazgeçmeyin;

Sevmekten, gülümsemekten ve hayallerinizden…

Ve umut biterse her şey biter!

Ama;

Dünyada en zalimce şeylerden biri de, ‘Yalan yere umut vermektir!’

işte buna dikkat etmeliyiz.

Bunu da genellikle siyasilerde görüyoruz…

*- EĞİTİM… EĞİTİM… EĞİTİM…

Her zaman söylediğim bir söz vardır:

Nasıl ‘Her şeyden önce sağlık!’ diyorsak, her işte de, yaşamımızın her anında da öncelik ‘eğitimden’ geçer!

Tonny Blair’den yani İngiltere’nin önceki başbakanlarından şu örneği sürekli hatırlatırım:

Seçimlere girdiğinde Tonny Blair’in programında üç madde vardı:

1. madde; Eğitim,

2. madde; yine Eğitim…

3. madde; yine Eğitim…

Aynen Napolyon gibi Ajda Pekkan’ın şarkısında ‘Para… Para… Para…’ dediği gibi…

Para da eğitimden gelir, normal ya da lüks yaşam da…

Bu da sadece eğitimle, bilgi ile olur…

Demokrasi de bir ‘eğitim’ işidir…

Eğitimsiz kişilerle demokrasiye geçilirse ‘oligarşi’ olur…

Devam ederse, ‘demegog’lar türer…

Demogoglardan da ‘diktatörler’ türer…

Tarihte örneklerine rastlanmıştır…

Platondan bu yana durum böyledir…

Günün sözünü belirteyim, sonra da bu konuyu kapatayım:

‘Herkes aynı fikirde ise hiç kimse yeterince düşünmüyor!’ demektir.

Bu konuda da çok örnek verebilirim…

Papağan gibi tekrarlayanlardan tutun da birilerine körü körüne inananlara kadar…

*- BORNOVALI BAHADIR HEP SÖYLÜYOR

Bornovalı Bahadır’ın da belirttiği gibi;

Espri yapmak zeka işidir,

Espriden anlamak da zeka işidir,

Ama;

Espriyi ciddiye almak ise ‘Geri zekâlıların’ işidir…

Peki, bu durumlarda ne yapmalıyız?

Söyleyeyim:

‘Hoşgörü kuralını işletmeliyiz!’

*- KILIÇDAROĞLU ve SONRASI

Hafta içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bizi yine evinde misafir etti ve ‘Başörtüsü’ hakkında görüşlerini belirtti.

Bir gün sonra ise AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizleri ekran başına davet etti ve Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışını, topu kendisine atarak pas verdiği şeklinde yorumladı.

CHP’nin içinden yine tepkiler yükseldi.

‘Olmaz, olamaz!’ dediler…

Kılıçdaroğlu şu açıklamayı yaptı:

‘Beklediğim gibi Erdoğan, başörtülü kadınları rehine olarak elinde tutabilmek için, konuyu alakasız yerlere taşıdın.

Samimi değilsin.

Zorbasın.

Milletimiz görsün istedim ve sen gösterdin.

Sen kim, ‘Özgürlükçü Anayasa’ yapmak kim.

Sen yasakçısın, sen gaddarsın. Asla şaşırtmazsın…’

Yani bu atışmalar bir süre daha devam edecek gibi…

Ben konuyu değiştireyim;

Siz istediğiniz gibi kabul edin…

Brigette Grünn’e, ‘Türk erkeği nasıldır?’ diye sormuşlar..

O da, ‘İlk tanışma döneminde sürekli ilgi gösteren, yakınlaşınca bir vites düşüren, elde edince vitesi boşa alan kişiye Türk Erkeği denir!’ yanıtını vermiş…

Bu arada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verenlerin sözlerinin özetini de paylaşayım;

‘“Biz kadının kılık-kıyafetinin siyasetin konusu olmaktan çıkarılmasını istiyoruz.

Oy hesabı yapmadım, teklif sadece başörtüsü ile ilgili değil.

Artık ‘CHP gelirse başınızı açmanız için sizi zorlayacak’ propagandası yapamayacaklar…’

İşte böyle diyorlar…

*- TEK GÖZLE BAKIYORUZ…

Çoğunlukla işin aslını bilmeden, yani bilgi sahibi olmadan fikir yürütüyoruz.

Madalyonun tek tarafını görüyoruz.

Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak hafta içinde iki hükümlü tutuklunun cezasını af etti…

Yani mahkeme kararı olmadan, ‘Serbestsiniz!’ dedi, imzasıyla…

Peki bu iki kişi hakkında neler söylendi:

‘Erdoğan, uyuşturucu madde ticareti hükümlüsü Şen ve silahlı terör örgütü üyeliği hükümlüsü Konakçı hakkında af yetkisini kullandı!’

İlk bakışta doğru…

Yani hüküm bu suçlardan verilmiş…

Ama ‘Silahlı Terör Örgütü’ üyesi denilen kişiyi anlatayım:

‘İzmir’de görevli bir polis memuru idi…

Bir gün görevde iken, şüpheli paketi açarken, patlama sonucu iki gözünden oldu…

Sonra ‘Hainlerin teşebbüsü’ bir Temmuz ayını yaşadık…

Ve bu işi yapan örgütün üyesi ve sempatizanları belirlendi.

Ev halkının himmeti ile yaşamasını sürdüren bu polis memurumuzun da telefonunda bu örgütle ilgili bir yazışma programa bulundu.

Bu da bu kişinin ‘Bilmiyorum, masumum!’ demesine rağmen mahkemece tutuklandı ve cezası onandı…

Ama durumu bilen bir iki gazeteci gerçeği yazdılar…

‘İlgisi yok!… Terör gazisi… Memlekete, devlete hizmetleri var… Bu kişilerle irtibatı olamaz çünkü başkasına muhtaç olarak yaşıyor…’ dediler.

Ve çok sonra, şimdi Cumhurbaşkanı dosyasını okudu ve yaşı ileride olan, mahpushane çilesini çekemeyen, tutukluların gardiyanların yardımı ile yaşamaya çalışan bu kişiyi af etti.

Diğerini yani ‘uyuşturucu madde ticareti’ nedeniyle hükümlü olanın dosyasını ve geçmişini bilmiyorum…

Ama bazıları gibi bir partinin sempatizanı ya da yakını olduğunu sanmıyorum.

Yoksa kokusunu duyardık…

Af büyüklüktür…

Tabii ki gerçek hak edenlere…

Gerçek kader mahkûmlarına…

Yoksa geçen hafta içinde yaşadık, ‘Müzisyen Onur’u gaddarca öldüren’ o sözde 3 cani için değil…

Bakalım belli bir siyasi görüşün temsilcileri, hatta bir noktada fedaileri olarak bugünlere gelip, bir yerlere yerleştirilenlere’ değil…

*- SU, BAZ, TUZ DENGESİ

Biraz da sağlık!

Özellikle ödem atıcı ilaçlar, kan sulandırıcılar, antidepresan, tansiyon, insülin ve diyabet ilaçları kullanan hastalarda ciddi sağlık sorunları yaratabiliyor.

Normalde bu ilaçları kullanan hastalarda su ve tuz kaybı, özellikle sodyum ve potasyum kaybı gelişebiliyor.

Tuz kaybı çocuk ve yaşlılarda kritik sorunların da nedeni.

Tuz kaybında ilk evrede kişilik bozukluğu, uyku hali, halüsinasyon, oryantasyon bozukluğu, tansiyon, şeker değişkenliği, kalp ritim bozukluğu görülebiliyor.

Önlem almak için aşırı sıcaklar bastırmadan önce olduğu gibi, kış öncesinde de, yani bu günlerde, böbrek fonksiyonları, kan şekeri, tuz dengesi gibi değerlerini kontrol ettirmeli.

Su, tuz ve mineral içeren meyveleri tüketmeli.

Ayrıca protein içeren gıdalar vücut ısının dengelenmesinde yardımcı olur…

‘Bunlar için para lazım!’ diyorsanız, bu da sizin sorununuz bunun çaresini bilmiyorum…

**-

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir yanıt yazın

Top