62 Okunma

Bize ne lazım? YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

 Bize otomobil değil uçak fabrikası lazım… Diğerleri gibi Honda da ülkeyi terk ediyor… Herkes aya biz yaya, halkın ağzından düşmeyen slogan…

*- İlk defa yazı yazıyorum; Dünya’ya gerçek kafa tutacak ANKA projesi… Tabii ki Gazi Mustafa Kemal’den…

*- Tanzim Satışların kuruluşu, bazı esnaf nedeniyle kolay olmamıştı…

*- Çalkaya, ‘Hırsız değilim, namussuz değilim’

*- Atatürk vizyonu!

Birkaç gün önce Gürol Tulunay bir fotoğrafı değerlendirirken ‘Üzüm parası ile alınan ve ordumuza hediye edilen (Urla) adlı deniz uçağımız…’  yazmış ve devam etmişti.

‘Gövdesinde ayakta duran pilotun ayağının altında eski Türkçe ile

URLA yazılıdır.

Urla’nın kıymeti bilin. Başka bir Urla yok…

Gerçi Yunanistan da New Urla adı altında, bizim Urla’dan gidenlerin kurduğu bir şehir varmış…

Ayrıca Samos Adasında da dağ köylerinde bir Urla kentinin kurulu bulunduğunu öğrendim.’

Ben de araştırmacı ve usta foto muhabiri Gürol Tulunay’a, ‘Bu uçaktan, Atatürk’un kurmak istediği uçak fabrikalarını anlatırken söz etmiştim’ dedim.

Şimdi yine eski günlere doğru gidelim…

Yine kaynak gösterdikleri için Gazeteci Büyüklerimiz Erol Akıncılar ile Ünal Tümin , Işık Ersan, Bilgin Önder ve Mehmet Özdoğru’ya  teşekkür ederim…

*- Dünyaya Kafa Tutan ANKA Projesi

Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğüne dair bildiğimiz şeyler kadar bilmediğimiz bazı şeyler de var. 

Gizli kayıtlara dayandığı için bir ‘söylenti’ olarak anılsa da havacılık ve istihbarat projesi olan ANKA da bunlardan biri.

Çayınızı kahvenizi alın, gelin. Cumhuriyet’in ilk yıllarına bir yolculuk yapacağız.

Projeye dair söylentilerin kaynağı Mustafa Kemal’in gençlik çağında özel istihbarat subayı olarak yetiştirilerek birçok ülkede istihbarat görevlerinde bulunmasıyla ilişkili.

İstihbarat çalışmaları gerçekleştirilirken o ülkelerde yoğun olarak havacılıkla alakalı istihbarat bilgilerini toplamak için bulunduğunu büyük bir kısmımız bilmiyoruz.

Fakat kayıtlara geçen bir olayı, Mustafa Kemal Atatürk ve Sultan Vahdettin’in Almanya’ya yaptıkları yolculuğu bir hatırlayalım.

Bu ziyaretin bitimine yakın Atatürk rahatsızlandığını ve Viyana’ya kısa bir ziyaret yapması gerektiğini söyler.

Bu ziyaretin bahanesi hastalığı olsa da asıl amacı havacılık konusunda hem asker hem de bilim insanlarını ziyaret ederek gözlemlerde bulunmak olduğu anlaşılmaz.

Bu ziyareti ne ilk ne de sonuncudur, Bulgaristan, Avusturya, Romanya ve Almanya gibi çeşitli ülkelere yaptığı ziyaretlerin sonrasında edindiği birikim Cumhuriyet’in ilk yıllarında gizli bir birimin temelinin atılmasını sağlar.

‘İstikbal göklerdedir!’ sözü sanıyoruz ki bu hedeflerin simgesidir. Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilanından sonra havacılığa özellikle eğilmesi boşuna değildir, Türk havacılığının gelişmesini sağlamak için Türk Tayyare Cemiyeti’nin kuruluşu kurumsal anlamda ilk adımdı.

*- Hatırladınız mı?

‘Savaşların ve milletlerin kaderinin belirlenmesinde, uçakların çok belirleyici rol oynadıklarını’ da Atatürk söylemişti, hatırladınız mı?

Türk Tayyare Cemiyeti çalışmalarına başladıktan sonra dönemi anlatan anılarda da üstü kapalı biçimde anılan, Atatürk’ün kurduğu söz konusu gizli birim, onun havacılık alanındaki plan ve projelerini hayata geçirmeyi hedefliyordu.

Özel eğitimli askerlerden oluşan bu birim, havacılıkla alakalı, önem arz eden tüm gelişmeleri takip ediyor ve bu gelişmeleri pratiğe dökerek çalışmalarını sürdürüyordu.

Çalışmalar neticesinde, Osmanlıca yazılan ve askerlere özel basılmış kripto bir yazılı belgede yazılanlar şaşırtıcıydı:

‘Gelecekte tayyareler öyle ileri gidecek ki devletlerin ve milletlerin her hareketlerini gözetleyecek, dev gece görüşü teknikleriyle şehirler ve milletler gece bile gözetlenecek.’

Resimlerini gördüğümüz ANKA da işte tam bu görevi gerçekleştiriyordu. Görüntünün sol alt kısmında aydınlatılan şehir Londra gece karanlığında bire gözlemlenebiliyordu.

Zaten belgenin devamında yazanlar da bu çizimin açıklayıcısıydı.

‘Bir gün başta Londra olmak üzere tüm dünya başkentlerini, dağlarını ve kırlarını izleyeceğiz! Türk kuşları pilotsuz havalanma kabiliyetine sahip olacak.’

Belgede yer alan diğer fotoğraflar projeye dair başka ipuçları da veriyordu.

Uçakların tipleri, projede görevli askerler ve daha detaylı birçok bilgi kripto belgede paylaşılmıştı.

Şu belgeye bir daha bakalım.

ANKA’da yer alan harf ve sayıların şaşırtıcı detayları neler söylüyor?

Uçağın üzerinde yer alan harf ve sayıları görüyorsunuz, tüm bunlar birleştirildiği zaman ortaya çıkan sonuç şöyle: ANKA 10 T001 K 

Atatürk’ün Türk Tayyare Cemiyeti’nde sarf ettiği ‘Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaat edilen işler bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım’ sözünün gizemi de sondaki K harfinde gizli.

ANKA üzerindeki harf ve sayıların yan yana yazılmasıyla oluşan ANKA 10 T001 Kemal Atatürk, Türkiye’nin kendi üretimi olan ANKA’nın seri numarasıdır.

Daha doğrusu 10 T001 Kemal Atatürk.

Vaat yerine getirildi, dolayısıyla imza da tamamlandı fakat bu proje ABD ve İsrail tarafından da hayata geçirildi. Biz bu yarışta neredeyse son sıradayız.

Bu ülkelerin tümünden daha evvel başladığımız bu projelerde neden onlardan daha geride olduğumuzu merak ediyorsunuz muhtemelen.

Bu proje dahil olmak üzere birçok projenin rafa kaldırılması, iptal edilmesi ya da onlarca yıl ertelenmesinin sebeplerini ararken uzaklara gitmeye gerek yok.

Atatürk’ün vefatından sonra, O’nun kurduğu uçak fabrikalarının kapatıldığını hatırlayalım.

Bu projeler Atatürk’ün başlattığı biçimde, onun ileri görüşlülüğüyle ilerleseydi bugün havacılık alanında nerede olurduk?

Bu soru üzerine biraz düşünmek gerek.

*-  Anlatıldığı gibi değil…

Önce size ‘güzel’ diye düşündüğüm bir hikâye anlatacağım…

‘Hikâye’ deyince aklıma ‘ustaların ustası’ olarak adlandıracağım bir rahmetli büyüğümüz Kaya Çelikkanat geldi…

CHP’den Meclis ve Encümen üyesi iken Gazeteci Kaya Çelikkanat ağabeyimiz, altından giren üstünden çıkar ve ‘Efsane Belediye Başkanlarımızdan İhsan Alyanak’a tanzim satışları kabul ettirir.

Sanıyorum, beş kişi bu işin mucidi idi ve ısrarcı idiler.

Çünkü ‘Boksör’ lakaplı Başkan İhsan Alyanak, ‘Esnafı karşımıza almayalım!’ diyordu…

Sonra ‘tamam’ dedi…

Çünkü; İzmir halkının esnaftan daha çok tanzim satışına ihtiyacı vardı.

Birçok kişi bu konuyu, yani aralarında geçenleri bilmez…

Bence hukukçu ablamız Nimet Haytabay bu işin en önemli köşe taşlarından biriydi…

Bu arada bir bilinmeyeni daha anlatayım;

Tanzim Satışta ya da Tansa’da bazı ürünler piyasadan daha pahalıydı…

Ama vatandaş bakkaldan değil yine de Tanzim Satıştan alıyordu..

Neden?

Çünkü güveniyor, bu ürünün değeri bu diyordu…

Şimdi hastalar, çocuklular, hamileler bazı ürünlere çok daha fazla para ödüyor, örneğin organik olanlara…

Neden?

Sağlık için…

Yani her şeyin başı güven…

Demek istediğim şu:

Esnafın hakkını koruyacağım demek halkın menfaatini sokağa atamayız…

Ya da halkı bazı kazıkçıların önüne bırakamayız…

Benim burada sözünü ettiklerim, büyük dediğimiz girişimci ve işadamları…

Bunlar menfaatleri olmadan bir adım atmazlar ve de ortak özellikleri nabza göre şerbet verdikleri gibi daima güçlüden yana, yani iktidardan yana olmalarıdır.

*- Yanlış hesap mutlaka döner…

Anlatmıştım ama tekrarlayayım:

…Ve beklediğimiz oldu;

İl Seçim Kurulu yapılan itirazı haklı buldu…

Olay neydi?

Balçova Belediye Başkanı M. Ali Çalkaya’nın, ‘Cumhurbaşkanına Hakaretten aldığı 11 ay 20 günlük hapis cezasının tekrar aday olmasına ve gösterilmesine mani olamayacağı idi.

Önce mahkeme ‘Olmaz, olamaz’ dedi…

Ama binlerce kişi ‘Hırsız değilim, namussuz değilim’ diyen M. Ali Çalkaya’nın arkasında, ellerinde Türk Bayrakları ile durdular.

CHP ve hatta diğer partiler de hukuki yönden Çalkaya’nın haklı olduğuna karar verdiler.

Çünkü maddeler belliydi…

Ve bunlarla yapılan bir üst mahkeme parangayı kaldırdı.

Ve Başkan Çalkaya şu açıklamayı yaptı:

Tekrar geliyoruz,

Sizin için geliyoruz,

Aşkla geliyoruz…

Demokrasi kazandı, milletin iradesi kazandı, Balçova’nın iradesi kazandı.

Adaylığımın önündeki engel kalktı.

Demokrasi mücadelemizde destek veren herkesi saygıyla selamlıyorum…’– 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın