Karşıyakalıların vazgeçimezleri: Türk Bayrağı, Atatürk ve Kaf Sin Kaf YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İmamın kaç evi var? Suriyelilere verir mi? Karşıyakalı Muharrem Hovardakahya İmam Ali Efendi’ye evinin kapısını açtı, anahtarını verdi. Çakmur da ‘işbaşı’ yaptırdı. Merak ediyorum, şimdi böyle anlayış var mı?

*- Köklü Karşıyakalılar Hovardakahya’ların evlerine girince ‘vazgeçemeyeceklerimiz’ yazıyor… Bunlar; Türk Bayrağı, Atatürk ve Karşıyaka…

*- Foça’nın su sorunu bir yıl içinde bitiriliyor

*- Tire’nin kurtuluş günü törenleri için tüm hazırlıklar tamamlandı

*- Diyanet örnek almalı

Hakan Kara‎, ‘Biz Bize Dürüstçe’ de ‘Acaba iyi mi yaptım?’ diye sorduktan sonra anlatmış:

‘Cuma hutbesinde Suriyelilerin misafirimiz olduğunu, misafir ağırlamanın sevap kazandırdığını söyleyen imam efendiye ‘5 tane evin var, birini Suriyelilere ver, sevap kazan!’ dedim.

Sustu!’

Bu satırları okuduğumda, Çeşme’den Urla’ya dönmüştüm.

Ben şimdi bir ‘örnek İzmirliden daha doğrusu bir Karşıyakalı büyüğümüzden söz edeyim…

Muharrem Hovardakahya şu anda 92 yaşında.

Çeşme’de oğlunun evinde ziyaret ettik.

Zeytinlikler arasındaki tek katlı kulübe şeklindeki evinde gözünüze ilk çarpan Atatürk posteri ile Türk Bayrağı…

Altta da bir Karşıyaka flaması…

Gençliğinde ‘sütçülük’ yaparak geçimini sağlıyordu.

Şimdi konutlarla dolu dağa gidiyor, ahılda hayvanları sağıyor, ihtiyaçlarını görerek kente dönüp halkın süt ihtiyacını karşılıyordu.

Bu arada Karşıyaka’da 10 kişi birleşerek, Soğukkuyu mezarlığının bitişiğindeki camiyi yaptırdılar.

İsimlerini saydıkları içinde Karşıyakalı subay da vardı, öğretmen de, esnaf da…

Son yıllara kadar bu caminin dernek başkanlığını da yaptı.

Aynen bizim Bornova Küçükpark’tan Müzisyen Ragıp Kardeşimiz gibi…

Ünlü kişilerin bateristliğini yapan Ragıp Gezer de, Bornova Kazımdirik Mahallesi’deki yeni cemide İzmir’de belki de ilk kez, tasavvuf müziği çaldırtmış, caminin içine ve avlusuna sandalyeler koydurarak yüzlerce kişiye keyifli saatler geçirtmişti.

Babası da Ege Üniversitesi’nin kurucu öğretim üyelerinden bir profesörümüzdü.

O aile de koyu Atatürkçü idi…

Şimdi yine Karşıyaka’ya dönelim;

Sütçü Muharrem Hovardakahya, anlattığına göre 10 tane İmam ile çalışmıştı.

Hepsinin adını sayıyor…

Ama bunlardan birinin özelliği var….

Caminin İmamlığını yıllarca ‘gayri resmi’ olarak yapan Ali Hoca, Diyanet tarafından  atanan bir başka meslektaşı gelince işsiz kalır…

Çoluk çocuk sokaktadır…

Ve buna sahip çıkar, iki katlı evinin bir katını karşılıksız olarak kendisine tahsis eder.

‘Helal hoş olsun’ demektedir…

Birkaç ay ya da birkaç sene değil…

Tam 10 yıl bir kuruş ödemeden Muharrem Hovardakahya’nın evinde oturur Ali Hoca…

Ve bunu duyan zamanın Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, kendisine sahip çıkıp, ‘Belediye İmamı’ olarak bünyesine alır…

Diyanet’in 30 Ağustos 2019 Cuma günü…

Yani son Cuma günü…

Zafer Bayramı günü bütün camilerde tek merkezden çıkan hutbeyi okuttururken, bir satır bile Kurtarıcımız, Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bir cümle bile söz ettirmez.

Türkiye’de bir ilke imza atarlar…

Sadece Karşıyaka’da bir camimizde, cesur yürek bir imamımız çıkar ve Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımız den söz eder, dua eder.

Ve de kendilerine Gazi Antep’in ‘Sütçü İmamı’ gibi, Karşıyaka’nın ‘Sütçü Muharrem’inden ders almalarını öneriyorum…

Bornovalı ‘Müzisyen Ragıp’tan da ders almalarını öneriyorum…

Daha çok örnek verebilirim İzmir’den…

Ama şimdilik bu kadar…

Hakan Kara’nın, ‘Acaba iyi mi yaptım?’ sorusunun yanıtını da böylece kendimce vermiş oldum…

Zamane insanlarının, görevlilerinin, maddiyatı önde tutanların kulaklarını belki de bu günlerde kar suyu kaçırmış olurum…

Siz ne dersiniz?

Bu arada Karşıyaka deyince aklıma geldi…

Biliyorsunuz, hastanesi yıkıldı, yok oldu…

Çiğli’ye taşındı…

Şimdi de Karşıyaka’nın bazı mahkemeleri yerinden oldu, Çiğli’ye gitti.

Belki de ilk kez, avukatlar da imza toplamaya başladı.

Olayı anımsatayım:

*- Yavaş yavaş…

İzmir Barosu, Karşıyaka Adliyesi’nde bulunan sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinin Çiğli’de ayrı bir binaya taşınmasına tepki göstererek, taşınmadan vazgeçilmesi için imza kampanyası başlattı.

Adliyelerin uygun, elverişli ve ulaşılabilir mekânlarda bulunmasının ve yargı faaliyetlerinin mekânsal olarak dağıtılmamasının, avukatlık hizmetinin etkin ve yeterli sunulması kadar, yurttaşın hak arama özgürlüğü ve adalete erişim hakkının da gereği olduğu ifade edilen imza metninde ‚Adliyenin ikiye bölünerek bir kısmının Çiğli ilçesine taşınması durumunda avukatların iki adliye arasında mekik dokumak zorunda kalacakları, bağlantılı dosyaların adliyeler arasında taşınmasına ve bu nedenle de dosyalarda gecikmelere yol açacağı tartışmasızdır’ denildi.

Adliyenin ikiye bölünmesinin, birbirinden bağımsız adliye binaları için işlem yapmak zorunda kalacak olan Adalet Komisyonu ve Savcılık açısından da sorunlar doğuracağı ifade edilen açıklamada ‚idari birimler açısından da işlerin yürütülmesinde güçlüklerle karşılaşılacaktır’ ifadeleri kullanıldı.

*- Çözüm ek bina değil tek bina

Öte yandan, adliyenin mevcut binasının Karşıyaka’nın tüm semtlerinden tek bir araçla ulaşılabilecek konumda olduğu, diğer ilçelerden gelen yurttaşlar içinse raylı ulaşım seçenekleri mevcut olduğu dile getirilen açıklamada ‘Adliyeler, adliyede mesaisini geçirmekte olan yargı emekçileri ile yargının diğer kurucu unsurları hakim ve savcılar kadar avukatları da ilgilendirmektedir.

Bu nedenle de, yargısal faaliyetlere ilişkin her türlü kararların alınması sürecinde diğer adliye çalışanlarının yanında, yargının kurucu unsuru olan avukatların ve meslek örgütü olan baroların dışlanmış olması kabul edilemez.

Bilinmelidir ki; biz avukatlar açısından çözüm ‘ek bina değil tek bina’ seçeneğindedir’ denildi.

İmza metninde ayrıca yaşanan yer probleminin çözümüne de değinilerek, adliye binası ile aynı bahçe içerisinde bulunan Karşıyaka Vergi Dairesi’nin İzmir Vergi dairesinin bulunduğu binaya ya da adliye için düşünülen binaya taşınması ve Karşıyaka Vergi Dairesi binasının da adliyeye tahsis edilerek halen çarşı içinde elverişsiz koşullarda hizmet veren diğer adliye birimlerinin de toplanmasının en doğru çözüm olduğu vurgulandı.

*-

***-

GÜNCEL

*- 4 Eylül Tire’nin Kurtuluş Bayramı etkinliği

İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı şu açıklamayı yaptı:

Tire Belediye Başkanımız Salih Atakan Duran Beyin önderliğinde hazırlanan; 4 Eylül Tire’nin Kurtuluş Bayramı törenlerine Meclis Grup Başkanvekilimiz ve İzmir Milletvekilimiz  Müsavat Dervisoğlu, Genel Başkan Yardımcımız İzmir Milletvekilimiz  Aytun Çıray ve İl Başkanımız Hüsmen Kırkpınar ile birlikte İl yöneticilerimiz, İlçe Başkanlarımız ve İlçe Yöneticilerimiz de katılacaklardır.

Törenler 4 Eylül 2019 Çarşamba Günü saat: 20.00 de başlayacaktır.

*- İlk kepçe vuruldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Foça Belediyesi’nin desteğiyle Kasım 2020’de bitirilmesi planlanan çalışmalar tamamlandığında, son dönemde Foça’da yaşanan kesinti sorunu çözüme ulaşacak.

Foça’nın içme suyu ihtiyacı, 2050 yılına kadar sağlıklı ve kaliteli biçimde karşılanacak.

Yeni içme suyu hattı için Gerenköy Yapalak Mevkiindeki çalışmaya katılan Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, yetkililerden bilgi aldı.

Bugün başlanan su hattı yenileme çalışması, kesinti sorunlarını tamamen giderecek.

Böylece; yaz boyunca büyük sıkıntı yaşatan su kesintileri artık yaşanmayacak.

İzmir ili Foça İlçesi İçme suyu inşaatının; 540 takvim günü devam edecek yapım süresi sonunda 12 Kasım 2020 tarihinde tamamlanması hedefleniyor.

Proje kapsamında; 23 km uzunluğunda 0 600 mm çaplı Düktü Font boru ile iletim hattı yapılacak ve yeni iletim hattı güzergahında yer alan; Bağarası, Yeni Bağarası, Gerenköy, Maltepe, Seyrek ve Yeni Foça Köy Mahalleleri ile, Foça Açık Cezaevi ve Foça Deniz Üs Komutanlığı’nda bulunan 2000 m3 Tük depoya içme ve kullanma suyu temini sağlanacak. Şebekede kullanılacak boru cinsi de Düktü Font olacak.

*— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın