“Bakırçay’ın Gücü Hikâyesinde Saklı; Değeri Birlikte Üretip Dünyaya Anlatmalıyız”

Sosyal Medyada Paylaş

Tahsin Tuna / Bergama
Bergama Ticaret Odası Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran ve ekibi tarafından düzenlenen Bergama Çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Bakırçay’ın Marka Hikâyesi” panelinde, bölgenin geleceğine yön verecek önemli fikirler masaya yatırıldı.
Gazeteci-yazar Göktürk Altınbaş moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele; turizmci Ömer Eren Arıkan, kadın girişimci Özge Ölmez Çiftçi, iş insanı Melih Kahraman ve inovasyon uzmanı İsmail Hilmi Adıgüzel konuşmacı olarak katıldı.

Panelde ortak görüş, Bakırçay’ın sahip olduğu tarihi, kültürel ve ekonomik değerlerin güçlü bir marka hikâyesine dönüştürülmesi gerektiği yönünde oldu.
“İnsanlar artık sadece ürün değil, hikâye satın alıyor”

Panelin ilk konuşmacısı Ömer Eren Arıkan, günümüzde kaliteli ürün üretmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, ürünün arkasındaki hikâyenin de en az ürün kadar değer taşıdığını söyledi.

Sosyal medya ve iletişim çağında tüketicilerin artık kandırılamayacağını vurgulayan Arıkan, kalitesiz ürünlerin uzun vadede ayakta kalamayacağını ifade etti.

Çocukluğundan bu yana Bergama’nın tarihi mirasıyla iç içe büyüdüğünü anlatan Arıkan, Bergama’nın yalnızca antik taşlardan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi:
“İki bin yıl önce insanlar o tapınakları rastgele yapmadılar. O coğrafyanın bir ruhu, bir anlamı vardı. Bugün de bizim anlatmamız gereken sadece taşlar değil; o manzara, o duygu ve o medeniyetin bıraktığı hikâyedir.”

Arıkan, markalaşmanın temelinin özgün hikâyeyi doğru anlatabilmekten geçtiğini ifade etti.
“Kadın üretici güçlenirse kırsal kalkınma hızlanır”
Kadın üretici Özge Ölmez Çiftçi ise konuşmasında kadın emeğinin hak ettiği değeri bulabilmesi için kooperatifleşmenin önemine dikkat çekti.

Henüz beş aylık genç bir oluşum olduklarını belirten Ölmez, Anadolu’daki kadın üreticilerin en büyük sorununun pazarlama olduğunu söyledi.
Üreticilerin ortak hareket edememesinin önemli bir eksiklik olduğuna işaret eden Ölmez, şöyle konuştu:
“Kadın yapamaz anlayışını yıkmak istiyoruz.

Kooperatifleşme sayesinde paketleme, e-ticaret ve pazarlama ortak bir çatı altında yürütülebilir. Böylece üretici yalnızca üretime odaklanır ve emeğinin gerçek karşılığını alır.”
Türkiye’ye kadınların üretim gücünü göstermek istediklerini belirten Ölmez, güven ortamının oluşturulmasının da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
“Bakırçay üretiyor, kazancı başkaları alıyor”

İş insanı Melih Kahraman ise üreticinin katma değer oluşturamadığını belirterek çarpıcı örnekler verdi.
2007 yılında Hollanda’da gördüğü bir ürünü anlatan Kahraman, arkasında “Bakırçay Bölgesi’nde kurutulmuştur” yazan domates paketinin yüksek fiyatla satıldığını söyledi.
Bakırçay’da üretilen ürünlerin ham madde olarak çok düşük fiyatlara elden çıktığını ifade eden Kahraman, katma değerin ise yurt dışında oluşturulduğunu belirtti.

“Biz üretiyoruz, başkaları markalaştırıp kazanıyor.” diyen Kahraman, bölgenin artık yalnızca ham madde satan değil, kendi markasını oluşturan bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında organize sanayi, yenilenebilir enerji, sanayi yatırımları ve ortak üretim kültürüne de değinen Kahraman, Bergama’nın geleceğinin güçlü iş birliklerinden geçtiğini ifade etti.
Bergama Ticaret Odası’nın üyeleri daha fazla bilgilendirmesi gerektiğini de dile getiren Kahraman, mevcut yönetimin artık değişmesi gerektiğini savunarak, “Bu dönem Lütfi abiyi dinlendirmemiz lazım.” sözleriyle salonda dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.

“Bergama inovasyonun başkenti olabilir”
Panelin son konuşmacısı İsmail Hilmi Adıgüzel ise Bergama’nın yalnızca tarihiyle değil, inovasyon geçmişiyle de dünyada örnek gösterilebilecek bir şehir olduğunu söyledi.

Bergama’nın girişlerinde yıllarca “İlk Kağıt Bergama’da bulundu” ve “İlk Parşömen Bergama’da üretildi” yazılarının yer aldığını hatırlatan Adıgüzel, artık bu mirasın çağdaş bir vizyonla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yaptıkları araştırmalarda Bergama’nın “İnovasyon Başkenti” unvanını taşıyabilecek en güçlü şehirlerden biri olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Adıgüzel, bu hedef doğrultusunda tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Bergama markasının yönetilebilmesi amacıyla “Pergamon Marka Konseyi” oluşturulmasını öneren Adıgüzel, oda başkanları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının belirli aralıklarla bir araya gelerek ortak kararlar almasının bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıyacağını vurguladı.

Ortak mesaj: “Bakırçay’ın geleceği ortak akılla inşa edilecek”
Yaklaşık iki saat süren panelde konuşmacılar; markalaşma, hikâye oluşturma, kadın girişimciliği, katma değerli üretim, inovasyon, kooperatifleşme ve ortak akıl başlıklarında görüşlerini paylaşırken, Bakırçay’ın sahip olduğu potansiyelin doğru stratejilerle dünya markasına dönüşebileceği konusunda ortak görüş ortaya koydu.
Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir