Bergama Çalıştayı’nda Markalaşma Masaya Yatırıldı: “Bergama’nın Çok Ürünü Var Ama Marka Değeri Yeterince Yok”

Sosyal Medyada Paylaş

Tahsin Tuna / Bergama

BERTO Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran ve ekibinin öncülüğünde düzenlenen Bergama Çalıştayı kapsamında gerçekleştirilen “Bergama’yı Geleceğe Taşımak” başlıklı panelde, markalaşma, pazarlama, coğrafi işaretler ve fikri mülkiyet hakları tüm yönleriyle ele alındı.

Göktürk Altınbaş’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelin açılış konuşmasını BERTO Başkan Adayı Sertaç Özdalkıran yaptı.

Özdalkıran, Bakırçay Havzası’nın kalkınmasını ortak akıl anlayışıyla ele aldıklarını belirterek, Dikili, Bergama, Kınık ve bölgedeki tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeyi hedeflediklerini söyledi. Düzenledikleri çalıştayların bölgenin geleceğine yönelik projelerin paylaşılması amacı taşıdığını ifade eden Özdalkıran, “Bölgemizin marka değerini yükseltecek projeler hazırladık. Akademisyenlerimiz, iş insanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve oda temsilcilerimizle birlikte ortak bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Göreve gelmemiz halinde hazırladığımız projeleri hayata geçirmek için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

Panelin moderatörü Göktürk Altınbaş ise markalaşmanın yalnızca üretimden ibaret olmadığını belirterek, üretilen değerin doğru hikâyeyle anlatılmasının da büyük önem taşıdığını söyledi. Program kapsamında katılımcılarla marka analizi yapılacağını, Bakırçay’ın değer haritasının oluşturulacağını ve bölgenin güçlü yönlerinin birlikte değerlendirileceğini ifade eden Altınbaş, marka tescili ve fikri mülkiyet konularında uygulamalı bilgiler paylaşılacağını kaydetti.

“Önemli Olan Müşterinin İhtiyacını Karşılamaktır”

Pazarlama ve markalaşma üzerine sunum yapan Göktürk Altınbaş, başarılı bir markanın temelinde müşteriyi doğru tanımanın bulunduğunu söyledi.

Altınbaş, kaliteli üretimin mutlaka belgelenmesi gerektiğini vurgulayarak bunun tüketici açısından güven unsuru oluşturduğunu ifade etti.

“Önemli olan müşterinin ihtiyacını doğru karşılamaktır. Her pazarın beklentisi farklıdır. Gireceğiniz pazara göre kalite standartlarınızı belirlemelisiniz.” diyen Altınbaş, coğrafi işaretlerin önemli bir kültürel miras sunduğunu ancak bu mirasın doğru hikâyelerle desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Bergama’nın çok sayıda değerli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Altınbaş, “Bergama’nın çok ürünü var ancak bunların önemli bir kısmı güçlü bir marka değerine dönüşebilmiş değil. Rekabette öne geçmenin yolu, ürünü doğru konumlandırmak, doğru pazarlamak ve güçlü bir hikâyeyle tüketiciye sunmaktan geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Firmaların öncelikle kendilerine “Hangi ihtiyacı karşılıyoruz, müşterimiz bizi nasıl görüyor ve daha iyi nasıl olabiliriz?” sorularını sorması gerektiğini belirten Altınbaş, markalaşmanın sürdürülebilir büyümenin vazgeçilmez şartı olduğunu söyledi.

Dilara Uçar: “Marka Koruması En Başta Başlamalı”

Fikri ve sınai mülkiyet hukuku alanında değerlendirmelerde bulunan hukukçu Dilara Uçar, markalaşma sürecinin hukuki altyapısının en başta oluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

“Ürününüz ortaya çıktığı anda hukuki koruma sürecini başlatmanız gerekir. Siz markalaştıktan sonra harekete geçerseniz kötü niyetli kişiler ciddi sorunlar çıkarabilir.” diyen Uçar, marka ile coğrafi işaretin birbirinden tamamen farklı kavramlar olduğunu ifade etti.

Markanın işletmenin kimliğini koruduğunu, coğrafi işaretin ise bölgesel değeri koruyan farklı bir sistem olduğunu anlatan Uçar, Bergama’nın coğrafi işaret açısından son derece zengin olduğunu ancak bu zenginliğin küresel markalara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Kooperatiflerin de ortak marka oluştururken hukuki altyapıyı eksiksiz hazırlaması gerektiğini belirten Uçar, marka kullanım esaslarının, kalite standartlarının ve ortaklık süreçlerinin daha kuruluş aşamasında belirlenmesinin uzun vadeli başarı açısından kritik olduğunu kaydetti.

“Marka, Üründen Çok Daha Fazlasıdır”

Panelin sonunda yeniden söz alan moderatör Göktürk Altınbaş, markanın yalnızca logo veya isimden ibaret olmadığını belirterek, işletmenin müşteriyle kurduğu ilişkinin de markanın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Altınbaş, “Bir işletmenin verdiği söz, satış sonrası yaklaşımı, güvenilirliği ve insan ilişkileri de markanın kendisidir. Bugün insanlar sadece ürünü değil, o markanın temsil ettiği güveni satın alıyor. Bu nedenle markalaşma, işletmeler için geleceğe yapılan en önemli yatırımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yoğun katılımla gerçekleşen panelde iş insanları, üreticiler ve girişimciler markalaşma, pazarlama, coğrafi işaret ve fikri mülkiyet konularında uzmanlardan önemli bilgiler alma fırsatı buldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir