Soğukpınar Bakır Madeninin özel fotoğraflarıyla doğanın katli YAŞAR EYİCE

*- Ortak noktayı bulamıyoruz! Adresimi nereden buldular bilmiyorum; Bir süredir Bilecik Belediyesi’nin bültenlerini alıyorum. Önce İzmir’deki deprem ile birlikte tanıştık Bilecik Belediyesi’nin arama kurtarma ekipleri ile… Sonra da Bilecik halkının depremzedelere gönderdikleri yardım ve bağışlarla… Bu yazıma başlamadan önce ise şu haberi paylaştılar Söyledikleri şu; ‘Bugün Bozüyük için, bölgemiz için, ülkemizin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için kara bir gün maalesef... Bozüyük, Muratdere ormanlarını talan edecek, bölgenin oksijen deposu, çok değerli orman florasını yok ederek bakır madeni yapılmasına göz yumacak izin Bilecik İl Genel Meclisi’nden, bizlerin direnmesine, hayır demesine rağmen 12 kabul, 9 red oyuyla geçirildi... İlk etapta 1260 hektar (dönüm) çok kaliteli orman arazisi. Bitki örtüsü üzerinde yaşayan canlıların yuvası, 36.000 ağaç katledilecek... Madenin işlenmesinde günde 500 ton temiz su kullanılacak ve kirlenmiş suyun ne olacağı belli değil... Bu karara kabul oyu

Açık ve net! / YAŞAR EYİCE

Ahmet ümit Dursun Balıkesirli… Uzun süredir İzmirli oldu… Sanıyorum; bir rehabilitasyon merkezinde yönetici ya da çalışanlardan… ‘Aykırı Hukukçu’ avukat Senih Özay’la, daha doğrusu ‘İzmir Hilton Oteli’ ile ilgili önceki yazımı okumuş! Söylediği şu: ‘Ben tamamını okudum sizden ricam bizim anladığımız dilde sonuç yazar mısınız? Sonra yazı ile ilgili bir de şu yorumu yapmış; ‘Yıllar önce mimarlar odasının başındaki top sakalda, Basmane çukuru için, 'Kordon viyadükleriiçin' Kordon dolgusu için' davalar açtı, işlemleri durdurdu Sonuç ortada; İzmir'de yarım kalmış yatırımlar şimdide Hilton’u kapattırarak,İzmir’in gelişmesine engel düşmanlığına çanak tutuluyor, yazık ediliyor! Güzel İzmir’imize saygılarımla...’ *- Kaçak güreşenler için Aslında Ahmet Ümit Dursun bir noktada haklı… Av. Senih Özay ile Stj. Avukat Anıl Kayışoğlu, bazı gazetecilere yaptıkları açıklamada ironi de yapmışlar. ‘Anlayana saz anlamayana davul zoruna az!’ demişler bu sözde gazetecilere… Ben de ‘Bunlar paragöz’ demiştim, kesinlikle doğrudan değil