Pencereden baktım tankı gördüm YAŞAR EYİCE

Zaman çabuk geçiyor! 12 Eylül askeri darbesi üzerinden 40 yıl geçti. Herkes kendine göre bir şey söylüyor. Her zaman olduğu gibi bilen de konuşuyor, bilmeyen de… Özellikle böyle durumlarda ‘şehir efsaneleri’ etkili oluyor. Nedense inanmaya meyilliyiz… Hemen inanır, hatta üstüne bir şeyler de ilave ederiz. Genel işleyiş şöyledir: Menfaat sağlayanlar ve menfaati elinden alınanlar… Bunlar çatışır, biz de seyirci oluruz, taraf oluruz… Geçenlerde 6-7 Eylül olaylarını konuştular… İki gazete kupürü dikkatimi çekmişti… Biri ‘Olayları çıkaran 40 komünist yakalandı!’ başlığını vermişti… Bir diğerindeki manşet ise şöyle idi: ‘Mümayiş gececi tahrikât yapan otuzdan fazla komünist yakandı’ Suçlu görülenlere 10-15 yıl arası hapis cezası verilecekmiş! Bir başka gazeteyi bir ‘G. Lalesi’ denilen kişi tutuyor ve gösteriyordu: Neredeyse yarım sayfa tutan manşet korkutucu ve ürkütücü idi: ‘Atamızın evi bomba ile hasara uğradı!’ Hatırladığım kadarıyla bu paçavrayı elinde tutan kişinin kızı 1970 yıllarda uyuşturucudan