“Nereden başlıyorduk?” / Baha Akıner

Sosyal Medyada Paylaş

“Nereden başlıyorduk?” demiş ya Oğuz Atay, olabildiğince tutunamadığı bir anda yine. Aslında tutunmak bizde, ip elimizde…

İlk önce seviyor muyduk, yoksa ilk önce güveniyor muyduk? Sahi, hangisi? Hangisiydi? Sevgi mi, güven mi? Yoksa birbirine bağlı ikisi de mi?

Ama, önce?

Hooop, yine başa. Her şeyin birbirine karıştığı şu garip zamanda; nereden başlasak, nasıl birbirine tamamlasak, bağlasak?

Bir süre düşünmüş de “Off!” demiş bakire çaresizliğinde, bir off daha, şu kavanoz dipli dünyada. Çekmiş şööyle bir içini, o kafa karışıklığında eklemiş ardından; “Başı ve sonu belli olan hayatımın ortasını kaçırmamalıyım” diye…

Off ki, off! Bu nasıl bir duygu, nasıl bir duyumsama, olabildiğince derin alabildiğince etkili nasıl bir söz bu Usta?

Tam da ortasında, herhangi bir şu anda, kaçırmayalım tamam, kaçırmayalım da; yaşayalım yaşayabildiğimizce. Duruma göre yetinelim, duruma göre daha fazlasını isteyelim. Daha fazlası için çalışalım, çabalayalım. Bir sebebi var. Niye geldik ki dünyaya?

Peki, yine, yeniden bize hediye günde, nereden başlayalım; özetle? Belki de son günümüz. Kim bilir? Bayram seyran demeden; sevdiğine sevdiğini bir daha demeli. Seni seviyorum ey sevgili, seni çok seviyorum en sevgili…

Sonra bir kere daha, bir kere daha…

Bir kereler eklenmeli, o bir kerelerin üstüne defalarca…

Günüdür, affetmeli seni kıranı. Hem de bayram seyran demeden yine; gözünün içine bakıyorsa ama… Fiilen gözünün içine bakmasa da, gözünü kapadığında gözünün içine baktığını hissediyorsan ama…

Gün, bayram dostlar, güzel insanlar…

Kötülere, kötülüklere ne hacet! Güzelliklerde buluşmalıyız elbet…

Bayramları bayram eden; paylaşmaktır, paylaşımdır. Bayramları bayram eden hem; yüreklerin buluşmasıdır.

Evet, sen, o, siz, onlar. Kutlu olsun, mübarek olsun. Nice bayramlara, nice güzel yaşanmışlıklara; hep paylaşımlarla hep güzelliklerde, benim insanlarım…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir