Her çabanın karşılığı vardır, yeter ki yolda kal!
Diğer dalgalarla baş etmeyi öğrenmek için önce kendi dalgalarınızla baş etmeyi öğrenin.
Hayatın ve iş dünyasının dalgaları hiçbir zaman durmaz.
Bazen yoğun iş temposu,
Bazen baskı,
Bazen de beklenmedik sorunlar karşımıza çıkar.
Başarı sizi görünür kılar, karakteriniz ise sizi kalıcı kılar.
Çok donanımlı olabilirsiniz.
Kendinizi sürekli geliştirebilir, başarılı projelerde yer alabilir, sayısız ödül ve plaket kazanabilirsiniz.
Ancak liderlik; yalnızca bilgiyle, deneyimle ve başarılarla ölçülmez.
Fevriliğinizi yönetemiyorsanız,
Duygularınız davranışlarınıza hükmediyorsa,
Her olaya tepki vermeyi tercih ediyorsanız,
İnsanlar sizi başarılarınızla değil, tavırlarınızla hatırlayacaktır.
Çünkü insanlar çoğu zaman ne bildiğinizi değil, onlara nasıl hissettirdiğinizi unutmaz.
Gerçek liderlik, başkalarını yönetmeden önce kendini yönetebilmektir.
Öfkesini kontrol edebilen,
Egosunu yönetebilen,
Zor anlarda sakin kalabilen ve
Değerlerinden taviz vermeyen insanlar;
Güven oluşturur,
Etki bırakır,
Kalıcı izler bırakır.
Çünkü diğer dalgalarla baş etmenin yolu,
önce kendi içindeki dalgaları yönetebilmektir.
Liderliğin ilk adımı, kendini yönetebilmektir
*- HADİ BAKALIM
Av. Ezgi Kozanlı ilginç bir konuya parmak basmış.
Belirttiğine göre;
“İşçilik alacağı dosyasında 21 sayfa bilirkişi raporu yazmak (!) raporu yazanı uzman göstermez.
Aksine, son derece teknik bir konuda yetersiz teknik bilgisini, hukuki olduğunu iddia ettiği yorumlarla örtmeye çalıştığını gösterir.” Diyerek devam ediyor:
“Eni topu, işçilik alacağı hesaplayacaksın.
Kıdem, ihbar, fazla mesai, ubgt, hafta tatili.
Bunların tümünün kriterleri vardır.
Yoruma dayalı değildir.
Matematik işidir.
Ama sen, dosyanın hakimi gibi, avukatı gibi, bu tanık doğruyu söylemiyor olabilir, öteki izne çıkmış olabilir gibi gülünç mevzularla dosyayı sürüncemede bırakırsan yargıyı kilitlersin.
*- NEREDE KALDI!
2023’te açtığım dosya hala ve hala bilirkişi aşamasında olur mesela.
Çünkü sen hata yaparsın, ben itiraz ederim.
Davalı zaten sen hata yapmasan da itiraz edecek olduğu için, sürer gider.
Daha bunun istinafı var, Yargıtay’ı var.
Bu ülkede basit bir kira tespit davasında heyete takdir edilen bilirkişi ücreti 30.000 tl ile 45.000 tl arasındadır.
Bu durum yargıya, hukuka, adalete erişimi ciddi anlamda sıkıntıya sokar.
Buna ek olarak iş bilmez kişileri ‘uzman!’ diye etiketleyip, düz matematik bilmeyenleri de ‘hesap bilirkişisi !’diye seçerseniz, vay işçinin haline.
Nerede kaldı ‘işçinin alın teri soğumadan hakkını vereceksin!’ diyen adalet terazisi şaşmamış işveren?
Nerede zorbalığın gücünü yargının yavaşlığından alan bu yeni nesil zenginler?
Hadi bakalım!!!…”
*-KIRSAL KALKINMA
Dostlar duyurmasa haberim olamazdı.
Meğer 6 Temmuz, “Dünya Kırsal Kalkınma Günü” imiş..
6 Temmuz, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2024 yılında aldığı kararla Dünya Kırsal Kalkınma Günü’ olarak ilan edildi.
Bu anlamlı gün, kırsal kalkınmanın; Sürdürülebilir kalkınma, gıda güvencesi ve iklim direnci açısından, taşıdığı kritik öneme dikkat çekmektedir.
Kırsal kalkınma; üretimi desteklemenin ötesinde, yaşam – kalitesini artıran, doğal kaynakları koruyan ve geleceğe yatırım yapan bütüncül bir yaklaşımdır.
Toprağa değer katan tüm üreticilerin kırsalda emek verenlerin ve bu alana katkı sunan tüm paydaşların Dünya Kırsal Kalkınma Günü’nü kutlu olsun
Unutmayalım:
Güçlü bir kırsal, sürdürülebilir bir geleceğin en sağlam temelidir.
*- MEĞER NEYMİŞ
Bugün sıcak yaz günlerinde vazgeçilmez olan klima, aslında insanları serinletmek için değil, bir matbaa sorununu çözmek için icat edildi.
1902 yılında Amerikalı mühendis Willis Haviland Carrier, New York’taki bir matbaada yaşanan nem problemini çözmek amacıyla tarihin ilk modern klima sistemini geliştirdi. Yüksek nem nedeniyle kâğıtlar genleşiyor ve baskı renkleri birbirini tutmuyordu.
Carrier’ın tasarladığı sistem yalnızca havayı soğutmuyor; aynı zamanda nemi, sıcaklığı, hava dolaşımını ve hava temizliğini de kontrol ediyordu.
Bu özellikleriyle günümüzde kullanılan modern iklimlendirme sistemlerinin temelini attı.
Başlangıçta sanayi için geliştirilen bu teknoloji, zamanla sinemalara, mağazalara, evlere ve ofislere yayıldı.
Böylece klima, sadece üretim süreçlerini değil, şehir yaşamını ve mimariyi de kökten değiştiren buluşlardan biri hâline geldi.
Bugün dünya genelinde kullanılan milyonlarca klimanın temel çalışma prensibi, 1902’de Willis Carrier’ın geliştirdiği bu sisteme dayanıyor.
*- ATATÜRK’Ü TANIMAK
İlahiyatçı Prof. Dr. İsrafil Balcı’nın makalesini okurken dikkatimi çeken noktalar vardı,
Paylaşayım:
“İyi ki Cumhuriyet var…
İyi ki Atatürk çıkmış ve bizi Ortadoğu bataklığından kurtarmış.
Öyle bir nesil türedi ki, bir yandan şeriat istiyor ama seküler hayatın, Cumhuriyetin imkanlarını aksırıp tıksırırcasına kullanıyorlar.
Yarın şeriat gelse en çok bunlar karşı çıkar. Samimi olsalar, işte nur topu gibi Afganistan var; gitsin bir hafta kalsınlar…
O mahalleden çıkmış biri olarak “Dinci Mahalle”ye şunu tavsiye ediyorum:
Mustafa Kemal’i yansız, yalansız bir gözle okusunlar. Ama öyle fesli meczuplardan değil; gerçek kaynaklardan…
Okuyunca, Mustafa Kemal’in bu ülkeye, bu insanlara yaptığı hizmetin ne olduğunu az buçuk vicdanı olan herkes anlar, insanlığından utanır ve tövbe eder…”
Dip not:
Atatürk ilk önce bu topluma okuma yazmayı öğretti.
Daha sonra toplum dinini öğrensin diye Türkçe kuran bastırdı.
Halkı din istismarından kurtarmak, aydın din adamları yetiştirmek, halkı dini konularda doğru bilgilendiirmek için diyanet işleri başkanlığını kurdu.
“Atatürk’ün 15 yılı, Osmanlı’nın son 300 yılının büyük çoğunluğundan bile dine daha fazla önem verdi. çünkü dinin korunması, anlaşılması ve hurafeden arındırılması bakımından devrim yaptı.
*- KENDİNDEN BAŞLAR / YAŞAR EYİCE

*- KENDİNDEN BAŞLAR / YAŞAR EYİCE

*- KENDİNDEN BAŞLAR / YAŞAR EYİCE
