DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM,
1970 yılından bu yana gazeteciliğin içerisindeyim. Yarım asrı aşan meslek hayatım boyunca çok şey gördüm, çok insan tanıdım. Gazeteciliğin zor günlerini de, değer gördüğü günleri de yaşadım.
Son dönemde yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle kendimce bazı kararlar alma gereği duydum.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek istiyorum:
Biz gazeteciler hiç kimsenin kuklası değiliz. Hiç kimsenin elinde taşıdığı bir çanta da, gerektiğinde hatırlanan, gerektiğinde yok sayılan insanlar değiliz.
İşine geldiğinde gazeteciyi arayan, haberine ihtiyaç duyduğunda değer veren; ancak işi bittiğinde gazeteciyi görmezden gelen, davetlerinde dahi gereken saygıyı ve özeni göstermeyen kişi, kurum ve kuruluşların yanında artık yer almayacağım.
Bu nedenle bazı davetlere de katılmama ve bazı etkinliklerde bulunmama kararı aldım.
Ben bugün emekli ve serbest bir gazeteci olarak mesleğimi sürdürüyorum. Birçoğunuz ise gazete çıkarıyor, haber üretiyor ve aktif gazetecilik yapıyorsunuz. Elbette her birinizin aldığı karara saygı duyuyorum.
Benim gazeteciliği sürdürmemin temel nedeni ise Bergama sevgim ve bu kente olan bağlılığımdır.
Bu nedenle bana ve sizlere gazeteci kimliğiyle değer vermeyen, emeğimizi ve mesleğimizi önemsemeyen kişi ve kuruluşların yanında bulunmayı doğru bulmuyorum.
Bu kararımın elbette özel nedenleri var. Hatta Ancak bunları tek tek sıralamak yerine, meslektaşlarımla genel düşüncemi paylaşmayı tercih ediyorum. Şuan ben bu konuları anlattıkça bircogunuz gerçekten haklısın dediğinizi duyar gibiyim.
Bizi dikkate almayanları biz de dikkate almak zorunda değiliz.
Gazetecilik karşılıklı saygı gerektirir. Biz kimsenin peşinden koşmak, kapısında beklemek veya değer görmek için kendimizi anlatmak zorunda değiliz.
Biz onları değil, onlar gazeteciyi sayacak ve değer verecek.
Çünkü biz halkın sesiyiz. Halkın ve gazeteci dostlarımızın çıkarları benim için her zaman önemlidir.
Bundan sonraki süreçte biz gazetecilerin emeğine, mesleğine,taleplerine sahip çıkan; gazeteciyi yalnızca ihtiyaç duyduğunda değil herzaman değer verip her anlamda sahip cikan kişi ve kurumların yanında olacağım.
Özellikle Bergama Belediyesi, Kınık Belediyesi, Dikili Belediyesi, Bergama Ticaret Odası ve BERKSAV başta olmak üzere birçok sivil toplum kurum ve kuruluşların gazetecilere yaklaşımını bundan sonra daha dikkatli değerlendireceğim.Bizim hiçbir kuruma bağımlılığımız yoktur.
Ancak şunu da unutmamak gerekir:
Kurumların, yöneticilerin ve siyasetin gazetecilere ihtiyacı herzaman vardır. Çünkü yapılan hizmetlerin, çalışmaların ve yaşananların kamuoyuna aktarılması için özgür ve saygın bir basına ihtiyaç vardır. Hayat + ve eksiler ile yaşanır.
Ben bu düşüncelerimi herhangi bir kişiyi hedef almak için değil, meslek onurunu korumak gazeteci arkadaşlarımın emeğini savunmak adına sizlerle paylaşmak istedim.
Gazeteci, yalnızca haber gerektiğinde hatırlanan kişi değildir.
Gazeteci; gazeteci olarak görülmeli, emeğine saygı gösterilmeli ve mesleki kimliğine değer verilmelidir.
Bundan sonraki duruşum budur.
Birde sizlerden de ricam şudur. Emek hele habercilikte beden işçiliğinden daha ağır bir yüktür. Burada ki gruptta veya başka mecralarda birbirimizden haber ve görsel alıntılar yaparak bu alıntıları kullanıyorsanız eğer haberi yazan resimleyen, video üreten kişinin imzasını da kullanıp saygı göstermelisiniz.
Bu herkes için geçerli son derece etik bir gazetecilik kuraldır. Aksi takdirde haber hırsızı kes kopyala gazetecisi adını taşıyan kişi unvanını alırsınız. Daha ciddi ve kararlı haber paylaşımlarımı sürdüreceğim.
Eğer bu açıklamalarımda yanlış gördüğünüz bir unsur varsa isterseniz gruptan ayrılabilirsiniz.
Ben yazdığım yazılarımı zaten sosyal medya sayfalarında yazı yayınlıyorum.
Amacım sadece memlekete millete faydalı olabilmek tır.
Saygılarımla.
Gazeteci
Tahsin TUNA
