Nazım Usta’dan anlayana;
“Onlarca kitap okudum, tek bir paragrafa takılı kaldım:
Ve şöyle yazıyordu:
‘Ben seni kendim gibi sandım!’
Mehmet Özkurt devam ediyor:
‘İnsanlık kaza yaptı!
Edep olay yerinde hayatını kaybetti!
Ahlak ise yoğun bakımda!
Ve;
Hayati tehlikesi devam ediyor!’
Gitmeyi herkes becerir;
Kalmak yürek ister!
Kusuru herkes görür;
Örtmek asalet ister!
Konuşmayı herkes yapar;
Susmak terbiye ister!
Bundan 20 yıl sonra; yaptıkların için değil, yapamadıkların için üzüleceksin.
Dolayısıyla halatları çöz İstanbullu Ayfer gibi, limandan uzaklara yelken aç!
Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet!…
Şunu da ilave edelim:
Herkesin saatlerce denizi seyredecek kadar, derin bir hikayesi vardır…
Ama İstanbul’da, hatta İzmir’de denizi halâ görmemiş insanlarımız var, şaka değil gerçek…
*- SOL PARTİLER TARİHE KARIŞIYOR
Uzun süredir eski dost, gazeteci İlhan Karaçay’dan söz etmemiştim.
Türkiye’yi de ilgilendiren ilginç yazılara imza atan, mutlaka vesikaları ve fotoğrafları ile süsleyip, konuları destekleyen İlhan Karaçay bu kez, ‘HOLLANDA SOLUNUN İKİ BÜYÜK ÇINARI İŞÇİ PARTİSİ VE YEŞİL SOL TARİHE KARIŞIYOR!..’ yazısıyla yine kendinden söz ettiriyor.
Konu ve yazı uzun…
Özetlemeye çalışayım:
“Hollanda solunda tarihi bir dönem kapanıyor.
Yarım asır boyunca binlerce Türk’ün siyaset yaptığı İşçi Partisi artık tarih olurken, yeni dönemin adı ‘İlerici Hollanda’ oluyor.
Bu yalnızca iki partinin birleşmesi değil; Hollanda siyasetinin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor.
Peki, Türk kökenli siyasetçiler bu yeni dönemde nasıl bir rol üstlenecek?”
Joop den Uyl’dan Frans Timmermans’a uzanan yarım asırlık siyasi yolculuğu, tanıklıkları ve arşiv fotoğraflarıyla anlatıyor İlhan Karaçay…
*- TÜRKLER ÜZÜLECEK
“PvdA’nın tabelası iniyor, ama bıraktığı siyasi miras yaşamaya devam ediyor.
O mirasın içinde Türk toplumunun da unutulmayacak bir yeri var.
Bugüne kadar milletvekili olmuş 25 Türk, Belediye Meclis üyesi olmuş 2000’i aşkın Türk, Bakan ve Belediye Başkanı olmuş Türkler bulunuyor.
Hollanda siyasetinde yaklaşık seksen yıla yaklaşan köklü geçmişe sahip İşçi Partisi (PvdA) ile son otuz yılın en etkili çevreci ve ilerici hareketlerinden GroenLinks (Yeşil Sol), artık ortak bir siyasi gelecek inşa ediyor.
*- İLK BİRLEŞME
2023 seçimlerinde ilk kez ortak listeyle seçime giren iki parti, bugün yalnızca Parlamento’da değil, parti örgütlerinde de birleşme sürecini hızlandırmış durumda. Yapılan kongrelerde alınan kararlarla üyeler, tek bir sosyal demokrat ve yeşil parti çatısı altında birleşmeye büyük çoğunlukla onay verdi. Şimdi gözler, resmen kurulacak yeni partinin adına, programına ve yönetimine çevrilmiş bulunuyor.
Bu gelişme, Hollanda siyaseti açısından sıradan bir parti birleşmesi değildir.
Çünkü ülkenin iki önemli siyasi geleneği, onlarca yıllık ayrı yürüyüşün ardından ilk kez aynı çatı altında buluşuyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca yeni bir parti değil, Hollanda solunun yeniden şekilleneceği yeni bir siyasi dönem de başlayacak.
*- ANLAMI BÜYÜK
Belki genç kuşaklar için bugün yaşananlar, sadece iki partinin birleşmesinden ibaret görünebilir.
Ama İlhan Karaçay’ı ve benim kuşağım için bunun anlamı çok daha büyüktür.
Çünkü PvdA denildiğinde akla yalnızca bir siyasi parti gelmez.
Aynı zamanda Hollanda’daki Türk toplumunun yarım asırlık göç hikâyesi gelir.
İlk sendikal mücadeleler…
İlk belediye meclis üyeleri…
İlk milletvekilleri…
Göçmenlerin hak arayışları…
Ayrımcılıkla mücadele…
Vatandaşlık tartışmaları…
Bütün bu süreçlerde İşçi Partisi’nin adı hep bir şekilde vardı.
GroenLinks ise daha sonraki yıllarda özellikle çevre, insan hakları ve özgürlükler ekseninde yükselerek Hollanda siyasetinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline geldi.
Bugün bu iki siyasi gelenek tek çatı altında buluşuyor.
Yeni parti için öne çıkan isim artık belli oldu: “Progressief Nederland” (İlerici Hollanda).
*-TÜRKLERİN HOLLANDA’DAKİ İLK SİYASİ EVİ İŞÇİ PARTİSİ OLMUŞTU
1960’lı ve 1970’li yıllarda Hollanda’ya gelen Türk işçilerinin büyük bölümü fabrikalarda çalışıyordu.
Sendikalarla tanıştılar.
İşçi hareketleriyle tanıştılar.
Sosyal devlet anlayışıyla tanıştılar.
Ve doğal olarak yolları çoğu zaman İşçi Partisi ile kesişti.
O yıllarda Türklerin Hollanda siyasetine açılan ilk kapısı büyük ölçüde İşçi Partisi oldu.
O yıllarda birçok Türk için PvdA yalnızca bir siyasi parti değildi.
Kendilerini dinleyen ilk siyasi adreslerden biriydi.
İşçi haklarını savunuyordu.
Sosyal konutları savunuyordu.
Göçmenlerin sorunlarını gündeme getiriyordu.
Bu nedenle Hollanda Türk toplumunun siyasal hafızasında PvdA’nın özel bir yeri vardır.
*- BİR PARTİDEN DAHA FAZLASIYDI
PvdA’nın tarihinde Türk kökenli siyasetçilerin de önemli bir yeri oldu.
Yerel yönetimlerden parlamentoya kadar birçok Türk kökenli siyasetçi bu partide görev yaptı.
Bazıları belediye meclislerine girdi.
Bazıları milletvekili oldu.
Bazıları bakanlık görevlerine kadar yükseldi.
Bu nedenle PvdA’nın hikâyesi aynı zamanda Hollanda Türklerinin siyasal yükseliş hikâyesinin de bir parçasıdır.
Birçok Türk ailesinin evinde seçim dönemlerinde PvdA afişleri asılırdı.
Parti toplantılarına gidilirdi.
Mahallelerde kampanyalar yürütülürdü.
Bugün bunları hatırlayan on binlerce insan hâlâ hayattadır.
*- “YEŞİL SOLLAŞMA” ENDİŞESİ
Parti içinde kullanılan en dikkat çekici ifade “GroenLinksificatie” yani “Yeşil Sollaşma” oldu.
Yani partinin giderek tamamen Yeşil Sol karakterine bürünmesi.
Bazı eski PvdA’lılara göre yeni yapı, işçi sınıfından uzaklaşıp daha çok büyük şehirlerin eğitimli ve ideolojik seçmenlerine yöneliyor.
Bu eleştiri son yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesindeki sosyal demokrat partiler için de dile getiriliyor.
Eskiden fabrikaların partisi olan hareketlerin, bugün üniversite kampüslerinin partisine dönüştüğü iddia ediliyor.
Tartışmanın özü de burada yatıyor.
TÜRK SEÇMENLER NE DÜŞÜNECEK?
Bu soru özellikle önem taşıyor.
Çünkü Hollanda’daki Türk seçmenlerin önemli bir bölümü yıllar boyunca PvdA ile yakın ilişki kurdu.
Şimdi ise karşılarında yeni bir isim var.
Yeni bir teşkilat var.
Yeni bir liderlik anlayışı var.
Bu değişimin Türk seçmen üzerindeki etkisini zaman gösterecek.
Ancak şurası kesin:
Birçok kişi oy pusulasında artık PvdA ismini göremeyecek olmanın duygusunu yaşayacak.
SADECE BİR PARTİ DEĞİL, BİR HATIRA DA TARİHE KARIŞIYOR
Bugün yaşanan olay yalnızca bir parti birleşmesi değildir.
Bir dönemin kapanışıdır.
Den Uyl’ların.
Wim Kok’ların.
Wouter Bos’ların.
Sosyal devlet tartışmalarının.
Sendika salonlarındaki heyecanın.
İşçi mahallelerindeki seçim kampanyalarının.
Ve Hollanda’ya yeni gelmiş Türk işçilerinin umut bağladığı yılların bir bölümü tarihe karışıyor.
Elbette siyaset devam edecek.
Yeni partiler kurulacak.
Yeni liderler çıkacak.
Yeni mücadeleler yaşanacak.
Ama bazı isimler vardır ki, sadece bir siyasi hareketi değil, bir dönemi temsil eder.
PvdA da işte o isimlerden biridir.
Bu nedenle bugün Hollanda siyasetinde yeni bir sayfa açılırken, birçok Türk göçmen ailesinin hafızasında da eski bir albümün sayfaları yeniden çevriliyor.
Ve o albümlerin bir köşesinde, Joop den Uyl ile çekilmiş eski fotoğraflar hâlâ duruyor.
*-

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

*- BİR ADIM UZAKTA / YAŞAR EYİCE

