Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,
Tahsin TUNA / Bergama,
Bergama’da yaşamak, sıradan bir ilçede yaşamaktan çok daha fazlasıdır.
Ayağımızı bastığımız her toprak parçasında binlerce yıllık bir geçmiş, her sokağında ayrı bir hikâye, her taşında başka bir medeniyetin izi vardır.
Akropol’üyle, Asklepion’uyla, parşömeniyle, antik tiyatrosuyla, gelenekleriyle ve yetiştirdiği insanlarıyla Bergama, yalnızca tarihi eserleriyle değil, insanıyla da bir kültür kentidir.
İşte tam da bu nedenle Bergama Belediyesi Kültür Merkezi’nin önünden her geçişimde aynı şeyi düşünüyorum:
Bu bina neden Bergama’yı anlatmıyor?
Neden bu duvarlarda Bergama’nın insanlarının hikâyelerini göremiyoruz?
Neden bu kentin geçmişten bugüne yetiştirdiği değerler, gençlerimizin gözünün önünde yaşamıyor?
KÜLTÜR MERKEZİNİN DUVARLARI KONUŞMALI
Bugün Kültür Merkezi’nin dış cephesine baktığımızda çıplak betonarme bölümler ve soğuk bir görüntü görüyoruz.
Oysa burası sıradan bir bina değil.
Adı üzerinde:
Kültür Merkezi.
Öyleyse bu binanın duvarları da kültürün kendisini anlatmalı.
Benim önerim çok basit ama bir o kadar da anlamlı:
Bergama Kültür Merkezi’nin iç ve dış duvarları, “Bergama’nın İnsanları” adıyla bir kültür ve hafıza alanına dönüştürülsün.
Bu duvarlarda yalnızca geçmişte yaşamış ünlü isimler değil, bugün aramızda yaşayan Bergama kültür değerlerimiz de yer alsın.
Çünkü biz bazen yaşayan değerlerimizin kıymetini onlar hayattayken yeterince bilmiyoruz.
Sonra yıllar geçiyor.
Bir bakıyoruz ki elimizde fotoğraflar var ama insan yok.
Anılar var ama anlatacak kişi yok.
Belgeler var ama o belgeyi bilen kimse kalmamış.
İşte kent hafızası tam da burada devreye giriyor.
YAŞAYAN BERGAMA KÜLTÜR DEĞERLERİMİZ
Bergama’nın bugün yaşayan çok sayıda kültür, sanat, edebiyat, bilim, eğitim, zanaat, basın ve sosyal yaşam insanı var.
Tiyatrodan sinemaya, edebiyattan müziğe, fotoğraftan gazeteciliğe, geleneksel zanaatlardan akademiye kadar birçok alanda Bergama’nın adını taşıyan, bu kente değer katan birçok insanlar bulunuyor.
Bildiklerimizin yanında belki Türkiye çapında çok tanınmayan ama Bergama’nın kültür hayatına yıllarca emek vermiş öğretmenlerimiz, sanatçılarımız, ustalarımız, araştırmacılarımız, fotoğrafçılarımız, gazetecilerimiz, yazarlarımız ve gönüllülerimiz var.
Onların da hikâyeleri bu kentin hafızasıdır.
Bergama’nın kültür duvarında işte bu insanların hepsine yer olmalı.
Ama bu proje yalnızca yaşayanlarla da sınırlı kalmamalı.
GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BERGAMA HAFIZASI
Bugünün insanlarının yanında, Bergama’nın geçmişte yetiştirdiği önemli isimler de unutulmamalı.
Galenos…
Tıp tarihinin en önemli isimlerinden biri.
Bergamalı Kadri…
Sarıca Kemal…
Ve Bergama’nın farklı dönemlerinde ilim, edebiyat ve kültür hayatına katkı sunmuş daha nice isim…
Cumhuriyet döneminde ise Bergama’nın kültür ve tarih mirasının korunmasına büyük emek veren Osman Bayatlı gibi isimler…
Bunların her biri Bergama’nın ayrı bir hafıza sayfasıdır.
Bir duvar düşünün…
Bir ucunda antik çağın Galenos’u…
Bir başka bölümünde Bergama’nın tarihine sahip çıkan Osman Bayatlı…
Yanında Bergama’nın geleneksel kültürünü yaşatan İsmail Araç…
Başka bir köşede tiyatro ve sinema dünyasında Bergama’nın adını taşıyan sanatçılar…
Bir başka bölümde şairler, yazarlar, bilim insanları…
Ve onların yanında yıllarca bu kentin haberlerini yazmış, fotoğraflarını çekmiş, Bergama’nın yaşadıklarını gazete sayfalarına taşımış gazeteciler…
İşte o zaman o duvar gerçekten Bergama’nın duvarı olur.
BİR FOTOĞRAF, BİR BİYOGRAFİ, BİR HİKÂYE…
Üstelik yapılması çok zor bir proje de değil.
Her isim için büyük bir pano hazırlanabilir.
Panoda kişinin;
Fotoğrafı,
adı ve soyadı,
doğum ve ölüm tarihi,
mesleği,
Bergama’ya katkısı,
eserleri veya başarıları
ve kısa bir hayat hikâyesi yer alabilir.
Yanına da bir QR kod konulabilir.
Telefonunuza tuttuğunuzda o kişinin daha geniş biyografisine, eski fotoğraflarına, gazete kupürlerine, röportajlarına ve varsa eserlerine ulaşabilirsiniz.
Böylece Kültür Merkezi’nin duvarları yalnızca bir sergi alanı değil, dijital Bergama Kent Arşivi’nin de başlangıç noktası olabilir.
BU ÇALIŞMAYI BİRLİKTE YAPABİLİRİZ
Ben yıllardır Bergama’nın insanlarını, geçmişini, tarihini ve kent hafızasını belgelemeye çalışan bir gazeteci olarak böyle bir arşivin ne kadar önemli olduğunu biliyorum.
Elimde ve farklı kaynaklarda Bergama’nın insanlarına ait fotoğraflar, biyografiler, gazete kupürleri, anılar ve belgeler bulunuyor.
Ama bu çalışma bir kişinin arşiviyle sınırlı kalmamalı.
Bergama Belediyesi öncülüğünde; yerel tarih araştırmacıları, Bergama Müzesi, Kent Arşivi, kültür ve sanat kuruluşları, yerel basın, gazeteciler, aileler ve Bergama halkının katkılarıyla çok daha büyük bir arşiv oluşturulabilir.
Hatta bir “Bergama Hafıza Kurulu” oluşturularak isimler ve bilgiler araştırılıp doğrulanabilir.
Çünkü mesele sadece duvara fotoğraf asmak değil.
Doğru insanı, doğru bilgiyle ve doğru hikâyeyle geleceğe taşımaktır.
BERGAMA HATIRATI
Bu çalışmanın ilerleyen aşamasında ise bütün bu bilgiler bir kitapta toplanabilir.
Adı da bence çok yakışır:
BERGAMA HATIRATI
Bergama’da yaşamış ve bu kente değer katmış insanların hikâyeleri…
Yaşayan değerlerimizin kendi ağızlarından anıları…
Hayatını kaybetmiş büyüklerimizin ailelerinden alınacak fotoğrafları…
Eski gazetelerden çıkan haberler…
Kent tarihine ışık tutan belgeler…
Böyle bir kitap, sadece bugün için değil, 50 yıl sonra Bergama’yı araştıracak insanlar için de çok değerli bir kaynak olur.
ÇÜNKÜ KENTLER SADECE BİNALARDAN OLUŞMAZ
Bir şehri şehir yapan yalnızca tarihi yapıları değildir.
O şehirde yaşayan, üreten, çalışan, sanat yapan, yazan, öğreten, araştıran ve o şehre gönül veren insanlardır.
Bergama’nın insanlarını yaşatmak, aslında Bergama’nın kendisini yaşatmaktır.
Bugün Kültür Merkezi’nin duvarlarına baktığımızda soğuk beton görüyoruz.
Ben o duvarlarda başka bir şey görmek istiyorum.
Bergama’yı görmek istiyorum.
Galenos’u…
Osman Bayatlı’yı…
Bergamalı Kadri’yi…
Sarıca Kemal’i…
Yaşayan sanatçılarımızı…
Şairlerimizi…
Yazarlarımızı…
Bilim insanlarımızı…
Ustalarımızı…
Gazetecilerimizi…
Öğretmenlerimizi…
Ve adı belki hiçbir zaman büyük kitaplara yazılmayacak ama Bergama için hayatı boyunca emek vermiş nice insanımızı…
DUVARLAR KONUŞSUN, BERGAMA’NIN HAFIZASI YAŞASIN
Bergama Belediyesi’ne çağrım budur:
Kültür Merkezi’nin duvarlarını boş bırakmayalım.
O soğuk betonları Bergama’nın sıcak insanlarının hikâyeleriyle buluşturalım.
“Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz” başlığıyla başlayalım.
Ardından geçmişten bugüne bütün Bergama hafızasını bu duvarlarda buluşturalım.
Bir çocuk Kültür Merkezi’ne geldiğinde kendi kentinin değerlerini tanısın.
Bir genç:
“Benim kentimden de böyle insanlar çıkmış.”
diyebilsin.
Bir turist yalnızca Akropol’ü değil, Bergama’nın insanlarını da tanısın.
Ve yıllar sonra bu duvarlara bakanlar şunu söyleyebilsin:
“Bergama insanını unutmamış.”
Çünkü kültür, yalnızca geçmişten kalan eserleri korumak değildir.
Kültür, insanı hatırlamaktır.
Vefa, yaşarken değer vermektir.
Kent hafızası ise unutulmaya yüz tutanları geleceğe taşımaktır.
Bergama’nın Kültür Merkezi’ne de en çok bu yakışır.
Duvarlar konuşsun.
Bergama’nın insanları yaşasın.
Bergama’nın hafızası gelecek kuşaklara kalsın.
Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,

Yaşayan Bergama Kültür Değerlerimiz ve Bergama’nın Hafıza Duvarı,
