ADI BAKIRÇAY, KENDİ MENEMEN: BERGAMA DAHA NE KADAR SEYREDECEK?

Sosyal Medyada Paylaş

Tahsin TUNA
Bir kentin kaderi, o kentin yöneticilerinin ufku kadardır derler. Eğer bugün tarihin, kültürün ve coğrafyanın merkezindeki Bergama, kendi adını taşıyan bir üniversitenin kampüsünü uzaktan uzağa seyretmekle yetiniyorsa; durup düşünmenin değil, masaya yumruğu vurmanın zamanı gelmiş de geçiyordur.

Sormak gerekiyor bu kenti yönetenlere, siyasetçilerine, lobicilerine: İzmir Bakırçay Üniversitesi kurulurken siz neredeydiniz?

Bakırçay denince akla Menemen mi gelir? Bakırçay’ın can suyu, ana merkezi, tarihsel derinliği Bergama değil midir? Coğrafyayı bilmeyen, havzayı tanımayan bir irade gitti üniversiteyi Menemen’in Seyrek’ine kondurdu.

Peki, bizim yerel aktörler ne yaptı? Koca bir hiç! Zamanında Katip Çelebi Üniversitesi Bergama’ya kurulsun diye mitingler yapan, dosyalar hazırlayan, mücadele veren bu halkın emekleri, yöneticilerin basiretsizliği yüzünden bir kez daha havada kaldı. Bergamalılar yine tabiri caizse avucunu yaladı.

“Hadi büyük kampüs alanı bulunamadı” diyenlere sormak lazım: Komşumuz Kınık kadar da mı olamadık? Kınık, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nu kapıp bağrına basarken, Bergama’nın bu pastadan tek bir pay bile alamaması hangi mantığa, hangi yöneticilik başarısına sığar? Kınık kadar lobimiz, Kınık kadar ağırlığımız yok muydu bu masada?

Bergama, her fırsatta “kadersiz kent” güzellemesiyle avutulacak bir yer değildir. Bergama’nın kaderini karartan, onun potansiyelini Ankara’da ya da İzmir’de doğru düzgün savunamayan yerel siyasetçiler ve idarecilerdir. Bugün bu kentin gençleri, üniversite eğitimi için yollara dökülürken, esnafı üniversite ekonomisinden mahrum kalırken, ilçenin entelektüel sermayesi yerinde sayarken kimse bize “şartlar böyle gerektirdi” masalı anlatmasın.

Şimdi bakıyoruz; yine derin bir sessizlik, yine tam bir seyir hali! Üniversite kurulmuş, yıllar geçmiş; bir Allah’ın kulu yönetici ya da siyasetçi çıkıp da Bakırçay Üniversitesi’nin rektörlüğüne, yetkililerine gitmiyor mu? “Bu havzanın merkezi Bergama’dır, buraya en azından bir meslek yüksekokulu, fakülte ya da bir bölüm kazandırmak boynunuzun borcudur” diyerek kapıları aşındırmıyor mu?

Görünen o ki, koltuklarında oturanlar sadece kendi ikballerinin seyrinde. Ama Bergama halkı bu haksızlığı, bu koordinasyonsuzluğu ve bu vizyonsuzluğu unutmaz.

Buradan açıkça çağrı yapıyoruz: Ey bu kentin siyasetçileri, ey mülki idareciler, ey yerel yöneticiler! Bu kentin makus talihine bir tuğla da siz koymayın. O üniversite kapılarına gidilecek, o görüşmeler yapılacak. Bergama, adını taşıyan üniversiteden hakkı olan payı alana kadar bu halkın ve biz gazetecilerin iki eli yakanızda olacak. Seyretmeyi bırakın, icraat yapın!

 

BERGAMA DAHA NE KADAR SEYREDECEK?

BERGAMA DAHA NE KADAR SEYREDECEK?

BERGAMA DAHA NE KADAR SEYREDECEK?

BERGAMA DAHA NE KADAR SEYREDECEK?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir