*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

5G diye dillerine dolandırdılar, bazı televizyon kanalları ile özetle medyanın bir bölümüne milyonlarca liralık ilanlar verdiler ya, hepsi hikâye…
Benim bilgisayarım da, akıllı dedikleri telefonun da 5G’den sonra aklını kaçırdı.
Kimle konuşsam ‘Eski tas, eski hamam’ diyor.
Ya beni aldatıyorlar, ya da memnuniyetsizliklerini belirtiyorlar.
Zaten ondan, ‘bizden’ dediler…
Hiç kimse, hele bizi soyulacak kaz gibi görenler, hiç ödün verirler mi?
Zaten 5G adı verilen sistem güzel yurdumun her köşesinde yok!
Bir şirket önde, diğerleri reklam ile farkı kapatmaya ve dolaylı yönden bizleri kandırmaya çalışıyor.
Hadi interneti bıraktım…
Şimdi evin içinde telefonla bile doğru düzgün görüşme yapamıyorum.
Karşı taraf ‘Alo Yaşar… Alo Yaşar!’ deyip duruyor.
Ben duyuyorum, o duymuyor…
Ya da karşı taraf duyuyor ben duymuyorum.
Evin içinde bir o yana, bir bu yana koşuşturuyorum.
Pencerenin yanına gidiyorum, yok canımın içi yok!
Böyle idare etmeye çalışıyorum…
Bir merkeze gittim sıkıntıyı anlatmak için, yukarı kattaki memurlar ilgileniyormuş…
Numarayı aldım, büyük salonu girdim.
Işıklı panoda numaramın yanmasını bekliyorum.
Bir tek ben varım o an…
Sonra bir kadın ile ileri yaştaki bir adam daha geldi.
İleride grup kurmuş bir takım insanlar sohbet ediyor.
Sonunda sinirlendim ‘Bana sıra ne zaman gelecek?’ diye bağırdım.
Herkes dağıldı yerlerine geçti.
Benim numaram da yandı.
Biri ‘Senin numaran kaç, yanıyor ya!’ demez mi?
‘Bağırınca oluyor!’ dedim.
Sinirden ne diyeceğimi de şaşırdım, girdiğim kabindeki memura, ‘İyi günler!’ deyip ayrıldım.
O da şaşırmıştır…
Diğer bekleyen iki kişi de aynı anda başka kabinlere girmişler, memurlara sorunlarını anlatıyorlardı.
Müdür ya da şef herhalde tatilde diye düşündüm…

*- YAŞANTIMIZ
Şöyle, geçmiş yollara bir yolculuk yapalım;
“Kredi kartı nedir bilmezdik O yıllar.
O yüzden bakkala falan borç yazdırırdık.
Bakkallar süpermarket olmadığı için haciz falan gelmezdi.
Öğretmenler saygı görürdü.
Ana baba gelip höt zöt edemezdi.
Öğretmenlerden gizli sigara içmek cesaretti ama, okul önünde uyuşturucu satmak akla hayale bile gelmezdi!…
Komşunun çocuklarını istediğin gibi öper koklar oynardın…
Kimse ‘ulan çocuğu taciz mi edecek?’ diye seni kollamazdı.
Semtlere göre okul farkı yine vardı ama kimsenin anası babası ‘benim çocuğum onunla, bununla aynı sınıfta olamaz’ diyemezdi…
Ayıptı, günahtı, gerçekten Allah’tan da kuldan da utanırdı insanlar.
Sokaklar böyle boş ve ruhsuz değildi, herkes sokaklardaydı.
Aksine kimse eve girmezdi, büyükler çay, kek, börek sohbete dalarken, çocuklar sokaklarda tipi tip, gazoz kapağı, misket, yakar top, çelik çomak, uzun eşşek, saklambaç oynar, gençler mahalle maçları yapardı.
O zamanda televizyon vardı ama her evde bulunmazdı, siyah beyazdı her şey ama yaşamımız renkliydi.
Böreğimizi, çekirdeğimizi alır Tv olan ‘komşumuza sinemaya gider gibi’ giderdik.
Herkesin televizyonu yoktu, filmler diziler kısıtlıydı ama bizim Teksas, Tommiks, Zagor, Mandreke gibi kolleksiyonlarını yaptığımız çizgi kahramanlarımız vardı.
Ya komşuluk?

*- DÜN ve BUGÜN
Bayramlar da başkaydı, öyle seyahatler, tatil vs yoktu.
Ayırım, ötekileştirme, öteleme yoktu.
Gayrı müslim komşularımızla bayramlarımızı ve bayramlarını beraber kutlardık.
Sabah evden çıkar akşama kadar sokakda oyun oynar, komşu evinden su içer, yemek yer yine oyuna koşardık.
Şimdi iki çocuğum var bırakın sokakta oynatmayı kapımın önündeki bahçemizde bile tek başına bırakıp da oynatamıyoruz
Aynen anlatıldığı gibi gelecek korkumuz yoktu.
Kin, nefret nedir bilmezdim.
Öteki, beriki bilmezdik evet eski Türkiye çooooook güzeldi
Acılarımızı paylaşırdık, ya bana bir şey olursa diye bu kadar dertlenmezdik, birimizde cenaze olsa yassını bütün sokak tutardık.
Sevmek öyle kolay değildi, aşk emek isterdi, yürek isterdi, öyle üç günlük aşklar yoktu, yıllarca içinden sever ama söyleyemeye korkardın, sevdin mi adam gibi severdin.
Komsu kızları komsu erkek çocuklarına emanetti.
Çocuklar oynarken gece 22.00 23.00’ lere kadar anne baba bahçelerde komsularla oturur bizler oynardık ama hiç kimse kimseye kötü gözle bakmazdı.
Sıkımı bir başka mahalledeki bir kimsenin çocuğu senin mahallende çapkınlık yapacak
Komsu Ayşe abla ‘hadi yavrum bana 2 ekmek aliver’ dese, sorgulamadan, düşünmeden gidiyordun.
İnsanlar insandı, adamlar adam, komşular komşu, hüzünler ve sevinçler ortaktı, yaşamda bir tat vardı.
Kısacası yaşamaktan da zevk alırdık, mücadele etmekten de…

*- GIDINIZ VARSA
Gıdı sarkması yüzünden rahatsız mısınız?
Bu sorunun yanıtını almak için ben de Dr. Burakkaya’ya sordum.
Çünkü;
Gıdı bölgesindeki sarkma, yüzün alt kısmını daha ağır ve belirsiz gösterir.
Bu durum sadece yağlanmaya değil, çoğu zaman beraberinde cilt gevşemesi ve doku sarkmasına bağlıBdır…
Peki böyle durumlarda ne yapılır?
Dr. Burukkaya şu yanıtları veriyor:
“Alt yüz germe ile çene hattı ve boyun bölgesindeki dokular yukarı taşınır ve toparlanır.
Gıdı görünümü azalır, çene hattı daha net hale gelir.
Bu işlemde sadece cilt değil, altındaki derin yapılar da düzeltilir.
Amaç sadece yüzü germek değil, çene hattını yeniden belirginleştirmektir.”
Çok kolaymış değil mi?
Tabii parası olana…
Bir de bıçak altına yatmayı isteyene…

*- TANIŞTIRAYIM!
Bir gazeteci düşünün ki çakarı var, koruması var, özel şoförü var, lüks Mercedes’i var.
Ve tüm bunlarla gazeteci sıfatında olduğunu iddia ederek Silivri’de duruşmaları izlediğini iddia ediyor.
Öğrendiğime göre:
F.M’, bir büyük belediyemize, danışmanlık hizmeti verip, yolunu buluyormuş.
Şaşıracaksınız; Milletvekillerinin dahi park edemediği savcı hakim park alanına arabasını park ediyormuş.
Yine adliyede mahkeme heyetinin babasının bile giremeyeceği bir yerde gerçek haberciler kendisini görüp, ‘Burada ne yapıyorsun?’ diye sorular da soruyorlar
Tabii aynı şekilde avukatların:
‘Hayırdır ne oluyor sen hani nereden girdin? Niye geldin? Burada ne işin var?’ diye sordukları da biliniyor.
Meslektaşlarım soruyor:
“Devletin polisi neden F. M.’yi koruyor mesela?
Hangi haberi yapmış veya hangi nereye çomak sokmuş ki? Hem çakarlı arabası var, hem de koruması var?
Ve şoförü de var ve Mercedes’i var ve gazeteci!
Vallahi benim tanıdığım, oraya giden gazetecilerde bunlardan yok.
Böyle gazetecilik mi olur?
Devletin verdiği imkânları kullanayım.
Buna yani bunun adı gazetecilik değil her halükarda.
İstediğim otoparka da girerim.
“Hâkimin odasının önünden, o koridordan da davayı takip ederim çünkü devletin değil benim babamın malı gibi davranılıyor…”
Böyle şey mi olur?
Gerçek gazeteciler şöyle düşünüyor:
“Bu tavrın bütün duruşmanın akametine ve devletin bütünlüğüne büyük saygısızlık olduğunu düşünüyor
F.M. mesela çok mu kıymetli birisi?
Madem öyle niye milletvekili yapılmamış?
Milletvekili yapılsaydı veya daha değerli bir yere getirilseydi, ‘gazeteci!’ diye ortalarda dolaşmazdı.
Ben de bu tipi sizinle tanıştırmazdım…

*- 2025’TE REKOR KIRDI
Temiz enerjiye yönelik dönüşümü küresel çapta ele alan bir rapora göre, enerji dönüşümüne yapılan yatırımlar arasında elektrikli ulaşım yaklaşık 900 milyar dolar ile başı çekti.
Küresel enerji dönüşümüne yapılan yatırımlar, 2025 yılında bir önceki yıla göre %8 artarak rekor düzey olan 2,3 trilyon dolara ulaşsa da, raporda son 4 yıl içinde büyüme hızının yavaşladığına dikkat çekildi..
enerji dönüşümü, temiz teknolojiler ve sürdürülebilir finans alanlarında uzmanlaşmış küresel bir araştırma ve analiz kuruluşu yıllık yayımladığı Enerji Dönüşümü Yatırım Trendleri raporuna göre, elektrikli ulaşım, 893 milyar dolarlık yatırımla sermayenin en çok yöneldiği alan oldu.
Ulaşımı, 690 milyar dolarla yenilenebilir enerji ve 483 milyar dolarla şebeke altyapısı izledi ve toplamda 2,3 trilyon dolarlık bir yatırıma ulaşıldı.
Raporda genel olarak enerji dönüşümüne yapılan yatırımlar yeni bir zirveye ulaşmış olsa da, yıllık bazdaki büyümenin son 4 yıl için belirgin bir şekilde yavaşladığına da dikkat çekildi.
Nitekim 2021’de %27 olan artış hızı, 2025’te %8’e geriledi.
yenilenebilir enerji yatırımlarının yıllık bazda %9,5 oranında düştüğünü, bunun başlıca nedeninin, dünyanın en büyük elektrik piyasasında belirsizlik yaratan Çin’deki düzenleyici değişiklikler olduğunu belirtildi.

*- KÖMÜRDEN UZAKLAŞILIYOR
Temiz Enerji Yatırımları Son 2 Yıldır Fosil Yakıt Yatırımlarını Geçti
Rapora göre, temiz enerji arzına yapılan yatırımlar, üst üste ikinci yılda fosil yakıt arzını geride bıraktı.
Temiz enerji arzı, 2025 yılında fosil yakıt arzına yönelik harcamaları 102 milyar dolar aşarken, bu fark, 2024’te 85 milyar dolar seviyesindeydi.
Fosil yakıt arzına yapılan yatırımlar ise 2020’den bu yana ilk kez gerileyerek 9 milyar dolar azaldı.
Bu düşüş, ağırlıklı olarak petrol ve gazın yukarı akım faaliyetleri ile fosil yakıta dayalı elektrik üretimine yapılan harcamalardaki azalmadan kaynaklandı.
Temiz enerji tedarik zincirine yapılan yatırımlar ise %6 artışla 127 milyar dolara yükseldi.

*- UÇAK ve PİLE YATIRIM OLMALI
Büyümeye en büyük katkıyı batarya üretimi ve batarya malzemeleri sağladı.
Sevgili okuyucularımdan anımsayan olacaktır.
Girişimcilerimizin otomobil değil, uçak sektörüne yatırım yapmalarını.
Kısa zamanda ‘Çin’ gibi bu konuda büyük ilerleme sağlayabileceğimizi.
Ayrıca; pil ve akü, batarya üretiminin de geleceği olduğunu uzun uzun anlatmıştım.
Otomobili sanayideki ustalarımız bile yapabilir, bunu unutmayalım.
Ancak rapor, tüm temiz enerji tedarik zinciri sektörlerinde aşırı kapasitenin yatırım iştahını baskılamaya devam ettiğini vurguladı.
Bu nedenle, toplam yatırımlar artmaya devam etse bile, temiz teknoloji ürün fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskının süreceği öngörüldü.
Öte yandan iklim teknolojisi şirketlerine yönelik özel ve kamusal hisse yatırımları, üç yıllık düşüşün ardından 2025’te toparlanarak yıllık bazda %53 artışla 77,3 milyar dolara ulaştı.
Avrupa, politika ve maliyet kaynaklı zorluklara rağmen, AB yatırımlarının %18 artışla 455 milyar dolara çıkması sayesinde küresel büyümeye en büyük katkıyı sağlayan bölge oldu.
ABD’de yatırımlar %3,5 artarak 378 milyar dolara yükseldi.
Bu artış, Trump yönetiminin sübvansiyon fonlarını geri çekerek ve bazı rüzgâr projelerini engelleyerek enerji dönüşümü gündeminin bazı unsurlarını yavaşlatma yönünde adımlar atmasına rağmen gerçekleşti.

*- GÜNEŞ ENERJİSİNE GEÇİŞ
Güneş enerjisinin gerçek dünya tarımsal koşullarına akıllıca uyarlanabileceğine dair harika bir örneği tesadüfen gördüm, inceledim.
Modül düzeyinde optimizasyona odaklanmak özellikle önemlidir; çiftlikler nadiren ideal ortamlar sunar, bu yüzden toz ve değişkenlik gölgesi için tasarım yapmak doğru yaklaşımdır
Klima tabanlı bir sistemin ek avantajı, hayvancılık ve düzenli bakım faaliyetleri söz konusu olduğunda kritik olan güvenliği önemli ölçüde artırır.
Arıza izolasyonu ve ölçeklenebilirlik, onu sadece bir kerelik kurulum yerine pratik uzun vadeli bir yatırım haline getirir
Bu tür projeler, doğru teknoloji ve tasarım yaklaşımıyla güneş enerjisinin tarımla sorunsuz entegre olabileceğini, aynı zamanda güvenilirlik, güvenlik ve performansı koruyabileceğini açıkça gösteriyor.
Güneş Enerjisinden yararlanmak bize Kıbrıs’tan geldil
Çatılar güneş enerjisinden yararlanılmak istenen kurulumlarla doldu.
Zamanla geliştirildi ve bugünlere geldik.
Güneşten yararlanılmasının daha önemli olduğu ile rüzgardan yararlanmak isteyenler arasındaki rekabet de gün geçtikçe büyüyor.
Bakalım bize hangisi daha yararlı olacak?

*- MAKİNALI TÜFEK İCAT EDİLDİ
15 Mayıs’ı ele aldım.
“Günle ilgili ne yapayım?’ diye düşünürken, aklıma Ünal Tümin ile Melih Dizdaroğlu’nun ‘ Hukuk Takvimi’ ne baksana!’ önerileri geldi.
Maşallah çok iyi hazırlamışlar.
Üç- dört gün yazsam bile olur.
Bu nedenle içlerinden bazılarını paylaşmayı uygun buldum.
Örneğin:
Londralı avukat James Puckle, 1773 yılında makineli tüfeği icat etti.
Binlerce kişinin ölümüne neden oldu.
1856 yılında, Anadolu Feneri ve Rumeli Feneri, Fransızlar tarafından inşa edilerek işletilmeye başlandı.
1863 yılında; Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum örgütü olan Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye (Darüşşafaka) kuruldu.
1865’te Darüşşafaka İdadisi faaliyete geçti.
1900’ün 15 Mayıs’ında, Ordinaryüs profesör, dil bilimci ve bilim insanı Reşit Rahmeti Arat dünyaya geldi.
Berlin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde felsefe okudu.
Berlin Üniversitesi’nde ve Prusya İlimler Akademisi’nde öğretim üyeliği yaptı.
1933 yılında İstanbul Üniversitesi’ne davet edildi ve burada Eski Türk Dili Kürsüsü profesörü oldu.
26 Nisan 1958’de ordinaryüs profesör unvanı aldı.
Karşılaştırmalı Türk dili araştırmalarının Türkiye’deki kurucusu ve uygulayıcısıdır.
Türk edebiyatı açısından önemli birçok eser yanında Kutadgu Bilig’i günümüz Türkçesine çevirdi.
Öğrencisi Muharrem Ergin “Ölümü yalnız memleketimiz için değil, Türkiyat ilmi için de dünya çapında büyük bir kayıptır.” dedi.
29 Kasım 1964’te yaşamını yitirdi.

*- İZMİR İŞGAL EDİLDİ
15 Mayıs 1919- İzmir, İtilaf Devletlerinin desteği ile, Yunanlılar tarafından işgal edildi ve ilk silahlı direniş başladı.
İzmir yurtseverleri, gece Yahudi Maşatlığı (şimdi park)’ında toplanarak “Redd-i İlhak” ilkesini kabul ettiler.
Kurulan Redd-i İlhak Heyet-i Milliyesi” halka bir bildiri yayınladı.
Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarı olan Hasan Tahsin, İzmir’i işgal eden Yunanistan güçleri tarafından 31 yaşında iken öldürüldü.
İzmir Konak Meydanında İlk Kurşun Anıtı bulunmaktadır.
Bülbülderesi Mezarlığı’nda anıt mezarı bulunmaktadır.
15 Mayıs 1952-Türk-Yunan Dostluk Derneği kuruldu.
1964 50 bin Türk işçisinin çalıştığı Batı Almanya ile işçilerin sosyal güvenliğiyle ilgili yeni bir anlaşma imzalandı.
Anlaşma, işçilerin sigortalı olması ve çocuk zammı alması, ailelerin de hastalık sigortasından yararlanması kararlaştırıldı.
1964 ün 15 Mayıs’ında, AP’li Milli Eğitim Bakanı İlhami Ertem, şikâyet konusu olan kız öğrencilerin mini etek giymeleri konusunda “geçici modalara tabi olmalarının önlenmesi” için valiliklere genelge gönderdi.
1969 Anayasa değişikliğinin Meclis’te kabul edilmesiyle, eski Demokrat Partililere siyasal haklarını iade etme imkânı tanındı.
1973 Askeri Yargıtay 4.Dairesi, Prof. Dr. Uğur Alacakaptan ve Asistan Uğur Mumcu hakkında verilen ağır hapis cezalarını “atfedilen suçların sabit olmadığı” gerekçesiyle bozdu.
Uğur Mumcu tahliye olduğunda er olarak askere alındı.

*- GENEL AF İLAN EDİLDİ
1974 12 Mart askeri müdahalesi sırasında tutuklananları da kapsayan genel af kanunu Cumhuriyetin ilanının 50. yılı nedeniyle çıkarılan genel af adıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi.
Af yasa tasarısı, CHP’nin koalisyon ortağı MSP’den 20 milletvekilinin de diğer sağ partilerle beraber “hayır”oyu vermesi nedeniyle, komünist örgütlenmeyi ve propagandayı yasaklayan TCK’nın 141. ve 142. maddeleri kapsam dışı bırakılarak yasalaştı.
1984-1383 aydın, “Türkiye’deki demokratik düzene ilişkin gözlem ve istekler” başlıklı dilekçeyi TBMM’ye teslim etti.
Cumhurbaşkanı Kenan Evren teslim almadığı için köşkün kapısına bırakıldı.
Aydınlar Dilekçesi’ne aynı gün Sıkıyönetim tarafından haber yasağı getirildi; metin gazetelerde ancak 19 Mayıs’ta yayımlanabildi.
Aydınlar Dilekçesi olarak tarihe geçen bu girişime karşı daha sonra dava açıldı.
1984 Belediyeler ve il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirlerindeki payının artırılmasına ilişkin yasa değişikliği yürürlüğe girdi.
Vergi gelirlerinin yüzde 10.3’ünü 64 ildeki belediyelerin alması, özel idarelerin yüzde 1 olan payının da yüzde 2.3’e yükseltilmesi öngörüldü.
15 Mayıs 1993- Ören-Milas’da, 40 ülkeden 90 katılımcıyla “8. Uluslararası Vicdani Retçiler Toplantısı yapıldı. 15 Mayıs “Dünya Vicdani Retçiler Günü” olarak belirlendi.
1994 Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınması ve Bertaraf Edilmesinin Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesini onaylayan 3957 sayılı Kanun Resmî Gazete’nin 15 Mayıs 1994 tarihli sayısında yayınlandı.
2003 Terörizmin Önlenmesi Avrupa Sözleşmesi Tadil Protokolü, 15 Mayıs 2003 tarihinde, Avrupa Konseyi tarafından Strazburg’da düzenlendi.
15 Mayıs 2004, İsrail, Gazze Şeridi’nde Refah kentinde evleri yıktı, yolları, elektrik ve su şebekelerini çökertti. Bin kadar Filistinli evsiz kaldı. Son operasyonla birlikte İsrail’in 2000’den beri Refah’ta yıktığı ev 1026, evsiz bıraktığı Filistinli sayısı ise 11 bine ulaştı. İnsan hakları kuruluşları İsrail’i kınadı.
2020 – Türkiye Psikiyatri Derneği Cinsiyet Ayrımcılığı, Cinsel Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgesi 15 Mayıs 2021 tarihinde yürürlüğe girdi.
2025 (15 Mayıs)- 17 Avrupa Konseyi üye devleti Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzaladı.Andorra, Belçika, Estonya, Fransa, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Litvanya, Lüksemburg, Moldova Cumhuriyeti, Hollanda, Kuzey Makedonya, Norveç, Polonya, İsveç ve Birleşik Krallık sözleşmeyi imzalayan öncü ülke oldular.

*– HAHAMLARIN ŞİKAYETİ
İzmir Adliyesi’nde bir avukata, duruşma çıkışında müvekkilinin yakını saldırdı. İzmir Barosu “Savunma susmayacak” diye açıklama yaptı.
Kamuoyunda sosyal medya fenomenleri ve kara para aklama dosyalarıyla tanınan ve Küçükçekmece Adliyesi’nde tutuklanmamak için 2,5 milyon dolar rüşvet verdiği öne sürülen isimlerden G.G. tutuklandı.
Ümraniye’de polis memuru Şeyda Yılmaz’ın şehit edilmesine ilişkin 3 polis hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.
Şarkıcı Yaşar İpek, “Sokağa Yahudi avına çıkalım, şahsen ben sokakta gördüğüm ilk Yahudi’yi Allaha’a yemin olsun hastanelik edene kadar elime alacağım” sözleri nedeniyle Türkiye Hahambaşılığı Vakfı’nın şikayeti sonucu İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada 3 yıl hapis cezasına mahkum oldu.
İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) AŞ ve ilişkili şirketlerin yetkilileri hakkında hileli yollarla devlet desteği alarak örgütlü şekilde kamu zararına yol açtıkları iddiasıyla başlatılan soruşturmada 44 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.
İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen pırlanta kaçakçılığı operasyonunda 81 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lira olan pırlanta ele geçirildi.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 18 şüpheliden 8’i adliyeye sevk edildi.

*- ÖZETİN ÖZETİ BU KADAR
Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında, EXPO fuar alanı ve Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM) arazilerindeki tarım arazilerinin otopark haline getirildiği iddia edildi.
İstanbul’da da 8 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresinin iptali için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın duruşması 10 Temmuz 2026 gününe ertelendi. Daha önce verilen ihtiyati tedbir kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimini görevden uzaklaştırılmış, Gürsel Tekin ve ekibi çağrı heyeti olarak göreve getirilmişti.
*-

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

*- TATİLDE HERHALDE /  YAŞAR EYİCE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir