Ellerinden öperim Safiye Abla! Arif Çayan yazdı…

Tireli Safiye Abla... AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci’nin sayesinde Türkiye’nin tanıdığı, tüpünü bekleyen Safiye Ablamız oldu. Tireli Safiye Ablamızın, beklediği tüpünün derdine düşen Zeybekci ise, samimiyet, tevazu ve gayretiyle seçimlere ilk damga vuran ilk aday oldu. AK Parti’nin seçim öncesi ana sloganı, ‘samimiyet, tevazu ve gayret’ AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise parti teşkilatına, adaylarına özellikle taşımaları gerektiğini vurguladığı üç kelime. AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, kaldırımda oturan Safiye Ablanın yavaşça yanına yaklaşıyor ve kaldırım kenarında onun yanına oturuyor. Bir Zeybekci ve bir de Safiye Abla. Zeybekci, Safiye Ablaya ne beklediğini soruyor. Bir şey beklediğini tahmin ediyordu, o saatte, kaldırımda oturarak. Safiye Abla, yanına yaklaşan genç ve samimi adama, komşusunun oğlu, mahallenin delikanlısı gibi ‘Tüpünü

Vatandaşlar tereddüt etmeden Foça’da denize girebilir

Foça'daki yakıt sızıntısı nedeniyle meclis üyelerinden ortak açıklama 40 kilometrelik bir sahil şeridine sahip ilçemizin, yalnızca 2,5 kilometrelik kıyı alanında meydana gelmiştir" İzmir'deki Foça Belediyesi'nde grubu bulunan partilerin meclis üyeleri, denizde meydana gelen ve kirliliği neden olan fuel-oil sızıntısı nedeniyle yaptıkları basın açıklamasında, geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Yaklaşık 40 kilometrelik bir sahil şeridine sahip ilçemizin, yalnızca 2,5 kilometrelik kıyı alanında meydana gelmiştir. Kirlilik, algılananın aksine Yeni Foça Sahilimizin Gencelli Bölgesi’ndeki çok küçük bir bölümünde meydana gelmiş olup; diğer tüm kıyı alanlarımız, denizimiz ve doğamız, son derece temiz ve halk sağlığı açısından güvenilirdir" şeklinde ifadelerine yer verildi. Foça Belediyesi'nde grubu bulunan partilerin meclis üyeleri, denizde meydana gelen fuel-oil sızıntısı nedeniyle bir açıklama yayımladı. Çevre kirliliğine neden olan olayla ilgili yapılan açıklamada, vatandaşlara geçmiş olsun

Mavi Plaj, Yeşil Örtü TEŞEKKÜRLER BAŞKAN DEMİRAĞ! Arif Çayan yazdı.

İzmir’in denize kıyısı olan ilçelerini,  işim gereği tek tek gezerken, ister istemez ilçelerin, bütün insanlar adına, denetimini de yapmış gibi oluyorum. Gördüğüm kötü görüntüleri yazdığım, haber yaptığım zamanlar da oluyor, gördüğüm güzellikleri de. Menemen Belediyesi sınırları içinden geçerken gözüme ne kadar kötü şeyler takıldığını, geçtiğimiz haftalarda bizi takip edenler bilir. Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin’in kaybettiği makam koltuğu, çeşmeli otobüs durağı gibi. İyi veya kötüyü görmek ve yazmak,  gidebilen, görebilen ve yazabilen biz gazetecilerin ortak özelliği. Günlerden bugün Foça’ya düştü yolumuz.   İnsanların ballandıra ballandıra anlattığı mavi plajlı, yeşil örtülü Foça’ya. Bayram bu ya, insanların güzeli aradığı dar zamanda, Foça gerçekten güzel mi, değil mi, haber yaparak önerelim mi, önermeyelim diye yerinden tespit yapalım dedik. Mavi plajlı, yeşil örtülü Foça’yı. Gezdik, gördük ve iyice yorulduk. Ama gezmekten değil, seyretmekten yorulduk. Durdum bir

Sanatçının ekmeğini kesmek… Arif ÇAYAN yazdı…

A+A- Yıllardır İzmir de sahne hayatı olan ve bahsi geçecek belediyenin eski başkanlarının yönetimiyle defalarca işbirliği yapan bir sanatçı dostum yazdı geçen;   ''çok canım sıkıldı be ağabey'' diye. Anlat ne oldu dedim başladı anlatmaya aynen yazıyorum onun ağzından; Ağabey İzmir in bir ilçesinden genç bir kardeşimiz dedi ki;  bizim burada sahneye neden çıkmıyorsunuz kaç sene oldu gelmiyorsunuz. Kardeşim dedim daha önce ki 2 belediye başkanımızla da çalıştık. Ama bu yeni başkana ulaşamıyorum. Ben konuşurum abi dedi peki dedim konuş gelelim sahne yapalım dedim. 2 gün sonra aradı delikanlı; abi başkan yardımcısıyla konuştum ben ama söyleyeyim mi bilemedim şuan sana  dedi. Söyle tabi ne dediler neden çekiniyorsun dedim. ''O arkadaş  alkol kullanıyor o yüzden ona yer veremeyiz'' dediler abi... Bugün de eski belediye başkanını aradım sağ görüşlü namazında

BAŞKAN NE ZAMAN ÖLECEĞİZ? Arif ÇAYAN yazdı…

İyi pazarlar sevgili okurlarım. Bugün ki yazımı, Nasrettin Hoca hikayelerine konu olacak kadar ilginç bir duruma ayırmak istedim. Nasrettin hocanın hikayelerini bilenler bilir, her hikayede ince bir zeka, üstün bir diyalog ve  sonuçta verilen olumlu, olumsuz bir mesaj vardır. Bayındır Belediye Başkanlığı’nın kamuoyuyla paylaştığı bir proje var. Proje güzel, anlatımı tam Nasrettin Hoca hikayesine konu olacak türden. Bayındır Belediye Başkanı Dr. Ufuk Sesli’nin talimatıyla, belediyenin girişinde su şebeke borularının değişimini anlatan proje, portatif halleri de görsel olarak konulmuş ve Bayındırlılara gösteriliyor. Bir tablo üzerine konulan eski ve yeni su borularından birer kesit yapıştırılmış. Üzerinde ise büyük harflerle ve kalın bir mesaj yazıyor: ‘HALKIMIZI KANSER YAPAN BORULARDAN KURTARIYORUZ’ En altında da bunu yazan : ‘Dr. Ufuk Sesli Bayındır Belediye Başkanı’ diye bir proje imzası. Bir eski, yeni borulara baktım, bir

Arif Çayan’ın yazısı “İZMİR’İ KİM YAKTI?”

Arif ÇAYAN yazdı... Dün öğlen saatleriydi. Sıcağın evin odalarına iyice yerleştiği, "artık sizinle birlikte yaşayacağım, dayanın, dayanabilirseniz kahrıma" dediği saatleriydi. Burnumuza gelen yanık kokusuyla bir anda ev seferberlik ilan ettik. Herkes bir odadan diğerine koşuyor, yanan elektrik prizi, ocakta yanan bir şey var mı yok mu diye bakıyor, bakmakla kalmıyor kokluyor, koklamakla kalmıyor ‘sen de bir kokla’ diye kontrolünü garantiye alıyordu. Her tarafa bakılmasına rağmen, o keskin yanık kokusu, lastik kokusu, naylon kokusu, yangın kokusunun bir türlü nedeni bulunamadı. Az bir nefes almak ve rahatlamak için balkona çıktığımda bir baktım, yanan daha doğrusu yangın kokusunun olduğu yer sadece bizim ev değil bizim sokak, sadece bizim sokak değil bizim mahalle, sadece bizim mahalle değil bizim ilçe, sadece bizim ilçe değil bütün İzmir di. Ama öyle böyle bir koku

PAKDEMİRLİ ŞİFRESİ! Arif ÇAYAN yazdı…

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başkanı seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, yeni sistemin ilk çalışma listesini açıklamadığında, sosyal medya üzerinden hayırlı olsun diyenler kadar, şaşkınlık içinde olanlar vardı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin getirisi olarak, insanların yıllardır alıştığı, milletvekili bakanların yerine, bırakın milletvekili olmayı, siyasetle hiç ilgisi olmayan ama çalıştığı alanda başarılı olmuş insanlara görev verildiğini gördük. Yeni Türkiye’nin ve yeni sistemin şifreleri listenin açıklamasıyla ortaya çıktı. Türkiye’nin yıllardır içinde bulunduğu çıkmaz, dar demokrasi sokakları, bir otoban yola dönüştü bir anda. İşinde başarılı olmuş insanların Türkiye’nin işine bakmalarının istenmesi, herhalde başarıyı hazmedemeyenler dışında kimsenin zoruna gitmemiştir. Türkiye şifresinin yanında bana göre bir de İzmir şifresi vardı. Siyasetin kıyısında durmayı, siyasetin içinde olmaya tercih ettiğim için, günlerce bekledim belki bu İzmir şifresini birileri yazar diye. Ama yazan olmadı. Sebebini de sanırım yazabileceklerin hepsi

KURŞUN ADRES SORMAZ Kİ!

Arif Çayan yazdı... Medyaege ailesine dün noterden bir haber tebligatı geldi. ‘O haberi kaldırın’ tebligatı. Hangi haberi kaldırın dediklerine baktım, haberimizde bir vatandaşın hayatının dramını anlatmaya çalışmışız. Kurşun zehirlenmesi nedeniyle iki bacağını kaybeden ve artık yürüyemeyen Suat Akbal’ın hayatını. Kurşun fabrikasında çalıştıktan sonra bu rahatsızlığının ortaya çıktığını söyleyen Suat Akbal’ın, kurşun zehirlenmesine uğradığını, ondan dolayı bacaklarını kaybettiğini de yazmışız. Çünkü doktorlar öyle rapor tutmuşlar. Kurşun adres sormaz misali, sanırım bizim haberimizdeki Suat Akbal’ın kurşunu bir yerlere isabet etmiş. Birileri bizi vurdunuz diye hukuk servisini harekete geçirerek, ‘Haberi kaldırın, yoksa dava açarız’ diye hukuk diliyle tehdit de de bulunmuşlar. Haberin içeriğine baktım, dedim bu şirket kim, biz bunun ismini neden yazdık, yazdıysak neden arayıp, olayın ayrıntısı nedir diye sormadık. Gazetecilik bunu gerektirir. Ama haberde Suat Akbal, kaybettiği iki ayağı, kurşun ve kurşun

Yaz, kış, gece, gündüz… Emekçinin ve halkının yanında bir başkan

Arif ÇAYAN yazdı... İzmir'de geçtiğimiz iki turizm sezonunda il ve ülke gündemine damgasını vuran, ziyaretçi sayılarıyla rekorlar kıran şirin bir ilçe var. Foça... Hiç kuşkusuz bu gelişimin altında imzası olan en büyük etken Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ'dır. Nedenlerini ise gelin birlikte sıralayalım... Başkan Demirağ'ı sosyal medyada takip edenler bilir. İnsanlar sabah 7:30 - 8.00 gibi işe gitmek için yola çıktıklarında sosyal medyaya göz gezdirirler. Başkan Demirağ o saatlerde çoktan ilçenin emekçi işçileriyle beraber işlerini bitirir ve pozlarını verirler. Sabahın 6'sı, 7'sinde emekçilerle birlikte şu mahallede bu mahallede görürsünüz Başkan'ı... Makamında oturduğuna çok nadir şahit olursunuz. İlçenin dört bir yanında çalışmaları bizzat denetler, işçilerle birlikte yol yapım çalışmalarındadır. Bazen gömleğinin kollarını sıyırır, sahildeki işçilerle beraber temizlik yapar. Oturur ekmek, domates, salatalık

Korsanlar şimdi de Arif Çayan’ı hedef aldı

Medya Ege'ye saldırı yaparak başarıya ulaşacağını düşünen korsanlar bu sefer de Yönetim Kurulu Başkanı Arif Çayan'ı hedef aldı. Geçtiğimiz günlerde Medya Ege'ye siber saldırılar yaparak ve sitemize giriş yapmayı deneyerek ele geçirmeyi amaçlayan korsanların hedefi bu kez de Yönetim Kurulu Başkanı Arif Çayan oldu. Çayan, kişisel Instagram hesabının bir kopyasını bir kaç saat önce oluşturan korsanlar hakkında Bilişim Suçları'na ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirtti ve hukuki süreci başlattıklarını da ifade etti. Medya Ege Yönetim Kurulu Arif Çayan'ın Instagram hesabında paylaştığı fotoğraflar ve açıklamaların birebir kopyasını "Arif Eksik" kullanıcı adıyla paylaşan fake hesabın sahibini kötü günler bekliyor. Avukatlar aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ifade eden Arif Çayan, kısa sürede Bilişim Suçları tarafından bu paylaşımları yapanların IP ve yer tespitinin yapılacağını, hukuk önünde