SELİNOS’UN KAYIP TAŞ TANIĞI: KAZANCI KÖPRÜSÜ

Sosyal Medyada Paylaş

Gazeteci Tahsin Tuna’nın kaleminden

Bergama’nın tarihini anlatırken bazen bir tapınağın görkeminden, bazen Akropol’ün yükseklerinden, bazen de Zeus Sunağı’nın dünyaya uzanan hikâyesinden söz ederiz.

Ama Bergama’nın tarihi yalnızca saraylardan, tapınaklardan ve anıtsal yapılardan ibaret değildir.

Bazen bir şehrin geçmişini anlamak için onun yollarına, sularına ve köprülerine bakmak gerekir.

İşte Kazancı Köprüsü, böyle bir hikâyenin adıdır.

Bugün yerinde bütün görkemiyle yükselen bir köprü göremiyoruz. Selinos’un üzerinden geçen bu tarihî köprünün üst yapısı artık yok. Fakat onun hikâyesi hâlâ yaşıyor. Toprağın altında kalan izleri, eski araştırmacıların çizimleri, arkeologların çalışmaları ve Bergama’nın hafızasında kalan anlatılar bize, bir zamanlar burada nasıl bir köprünün bulunduğunu anlatıyor.

BİR ZAMANLAR SELİNOS’UN ÜZERİNDE…

Antik Pergamon, yani bugünkü Bergama, yalnızca Akropol’ün tepesinde kurulmuş bir kent değildi.

Kent zaman içerisinde dağın eteklerinden ovaya doğru genişledi. Bu genişleme sırasında Selinos Nehri, şehrin önemli doğal unsurlarından biri hâline geldi.

Selinos’un iki yakasında yaşayan insanların, kentin farklı bölgelerine ulaşabilmesi için köprülere ihtiyaç vardı.

Bergama’nın tarihî köprüleri de işte bu ihtiyacın sonucunda ortaya çıktı.

Kazancı Köprüsü, Selinos üzerindeki bu tarihî ulaşım ağının önemli parçalarından biriydi. Bergama Belediyesi de Selinos üzerindeki tarihî köprülerin ağırlıklı olarak Roma döneminde inşa edildiğini belirtiyor.

Bugün Kazancı Köprüsü’nü göremiyor olabiliriz.

Ama bir zamanlar Bergamalılar bu köprüden geçiyordu.

Çocuklar okula, insanlar çarşıya, tüccarlar işlerine, yolcular kentin bir yakasından diğer yakasına bu taş yapının üzerinden ulaşıyordu.

Belki bir asker geçti üzerinden…

Belki bir tüccar…

Belki de elinde sepetiyle pazara giden Bergamalı bir kadın.

Taşlar konuşabilseydi, kim bilir bize neler anlatırdı?

ROMA’NIN BERGAMA’SINDA BİR KÖPRÜ

Kazancı Köprüsü’nün tarihlendirilmesi konusunda bilim dünyasında önemli bir araştırma süreci yaşandı.

Köprü uzun süre Helenistik dönem yapısı olarak değerlendirilmişti. Ancak 2013 yılında Alman ve Türk araştırmacıların yaptığı ayrıntılı mimari inceleme, yapının Roma dönemine tarihlendirilmesine yol açtı. Güncel Kültür Envanteri de Kazancı Köprüsü’nü Roma dönemi, MS 2. yüzyıl olarak kaydediyor.

Bu bilgi bize çok önemli bir şey söylüyor:

Kazancı Köprüsü, Bergama’nın Roma döneminde geçirdiği büyük değişimin bir parçasıydı.

Roma döneminde Pergamon’da yollar, su sistemleri, yapılar, meydanlar ve ulaşım güzergâhları yeniden düzenleniyordu.

Selinos da bu büyük kentleşme sürecinin merkezindeki doğal unsurlardan biriydi.

Dolayısıyla Kazancı Köprüsü’nü yalnızca “eski bir köprü” olarak görmek doğru değildir.

O, Roma dönemindeki Bergama’nın şehircilik ve ulaşım sisteminin bir parçasıdır.

ÜÇ KEMERLİ KÖPRÜ

Kazancı Köprüsü’nün en dikkat çekici özelliklerinden biri, yapılan araştırmalara göre üç kemerli bir yapı olmasıdır.

Köprünün mimari kalıntıları ve eski bilimsel belgeleri üzerinde yapılan çalışmalar, yapının farklı dönemlerde değişiklik geçirdiğini ortaya koymuştur.

Yüzyılda Bergama’yı araştıran Fransız arkeolog ve mimar Charles Texier, Selinos kıyısındaki antik yapılarla birlikte Kazancı Köprüsü’nü de belgeledi. Texier köprüden, yakınındaki Ulu Camii’ye atıfla “Pont de Sainte Sophie” adıyla söz etti.

Yüzyılın başında ise Pergamon kazılarının önemli isimlerinden Wilhelm Dörpfeld, Kazancı Köprüsü üzerinde ayrıntılı bir yapı belgelemesi yaptı.

Dörpfeld’in yaptığı çalışma yalnızca bir fotoğraf çekmekten ibaret değildi.

Köprünün mimarisini ölçtü, çizdi ve yapının farklı dönemlerde geçirdiği değişiklikleri anlamaya çalıştı.

Bugün Kazancı Köprüsü’nü yeniden hayal edebilmemizin en önemli nedenlerinden biri de işte bu eski bilimsel belgelerdir.

SELİNOS’UN BÜYÜK SELİ

Sonra zaman geçti.

Şehir değişti.

İnsanlar değişti.

Köprüler değişti.

Ve bir gün Selinos yeniden kabardı.

Bergama’nın tarihî kaynaklarında 1842 yılındaki büyük sel, Kazancı Köprüsü’nün yıkılmasıyla ilişkilendiriliyor. Bergama Belediyesi’nin eski yayınlarında da köprünün 1842 büyük selinde yıkıldığı belirtiliyor.

Büyük bir sel düşünün…

Dağlardan gelen suların Selinos’u doldurduğunu…

Suyun taşları dövdüğünü…

Yüzyıllar boyunca ayakta duran kemerlerin basınç altında kaldığını…

Ve sonunda köprünün büyük bölümünün yıkıldığını…

Bir zamanlar insanların üzerinden yürüdüğü taş yol, bir anda Selinos’un sularına karıştı.

Fakat tarih bazen insanlardan daha inatçıdır.

Köprü yıkıldı ama tamamen kaybolmadı.

TOPRAĞIN ALTINDAKİ HATIRA

Bugün Kazancı Köprüsü’nün üst yapısı ayakta değildir.

Ancak arkeolojik araştırmalar, köprünün kalıntılarının ve temellerinin hâlâ izlenebildiğini ortaya koyuyor. Kültür Envanteri köprünün günümüzde toprak altında olduğunu belirtiyor.

İşte bu nedenle Kazancı Köprüsü’nün hikâyesi aslında bitmiş değildir.

Çünkü arkeoloji, geçmişi yalnızca gözümüzün önünde duran eserlerle değil, toprağın altında kalan izlerle de okur.

Bir taş…

Bir temel…

Bir kemerin başlangıç noktası…

Bir yolun yönü…

Bunların her biri geçmişin bir cümlesidir.

DÖRPFELD’İN ÇİZDİĞİ KÖPRÜ

Bugün elimizde Kazancı Köprüsü’nün ayakta olduğu döneme ait kesinliği yüksek bir fotoğraf bulunması çok zor.

Fakat elimizde daha farklı ve çok değerli bir belge var:

Çizim.

Wilhelm Dörpfeld, 20. yüzyılın başında Kazancı Köprüsü’nü bilimsel olarak belgeledi.

Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün güncel araştırmaları, Dörpfeld’in köprünün mimari rölövesini yaptığını ve bu çalışma sayesinde yapının farklı inşa evrelerinin ayırt edilebildiğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle bugün elimizdeki verilerden hareketle Kazancı Köprüsü’nü yeniden canlandırmak mümkündür.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Yapılabilecek görsel, tarihî belgelere dayanan bir rekonstrüksiyon olmalıdır; kesin fotoğraf gibi sunulmamalıdır.

Yani gördüğümüz görüntü, “köprünün kesin fotoğrafı” değil, bilimsel verilerden hareketle hazırlanmış olası bir tarihî canlandırma olmalıdır.

BERGAMA’NIN KAYIP BEŞİNCİ KÖPRÜSÜ

Selinos’un Bergama içindeki tarihî güzergâhı düşünüldüğünde Kazancı Köprüsü’nün hikâyesi daha da anlam kazanıyor.

Bergama’nın tarihî yayınlarında Selinos üzerinde Üçkemer, Musluk, Tabaklar, Kazancı ve Tekkeboğazı gibi köprülerden söz ediliyor.

Bugün bunların bazılarını hâlâ görebiliyoruz.

Kazancı ise kayıp.

İşte bu nedenle Kazancı Köprüsü’nü ben yalnızca “yıkılmış bir köprü” olarak görmüyorum.

Onu, Bergama’nın kaybolan tarihinin taşlaşmış bir hatırası olarak görüyorum.

ÇOCUKLARA ANLATILACAK BİR DERS

Sevgili öğrenciler…

Bir gün Selinos’un kenarında yürürken yerde eski bir taş gördüğünüzü düşünün.

Belki sıradan bir taş gibi görünecek.

Ama belki o taş, yüzlerce yıl önce Kazancı Köprüsü’nün bir parçasıydı.

Belki üzerinden Bergamalılar geçti.

Belki Roma döneminde bir yolcunun ayak sesini duydu.

Belki Osmanlı döneminde başka insanların hikâyelerine tanıklık etti.

Ve belki 1842’de Selinos’un büyük selini gördü.

İşte tarih budur.

Tarih yalnızca kitaplarda yazan yıllardan ibaret değildir.

Tarih; taşta, suda, yolda, köprüde ve insan hafızasında saklıdır.

Kazancı Köprüsü bize bir başka önemli şeyi daha öğretiyor:

Bir eser yıkılabilir.

Ama onun hikâyesi yok olmaz.

Eğer araştırırsak…

Belgelere ulaşırsak…

Eski çizimleri bulursak…

Arkeolojik kalıntıları korursak…

Ve çocuklarımıza anlatırsak…

O köprü yeniden hafızamızda ayağa kalkar.

Belki bir gün Selinos’un kıyısında yeniden Kazancı Köprüsü’nün taşlarını görürüz.

Belki de yalnızca bir rekonstrüksiyon çiziminde…

Ama önemli olan şudur:

Bergama’nın kayıp köprülerinden biri, yeniden Bergama’nın hafızasına kazandırılmış olur.

Ben, Bergama’da doğmuş ve yıllardır bu kentin tarihini, kültürünü ve insanlarını takip eden bir gazeteci olarak Kazancı Köprüsü’nün hikâyesini gelecek kuşaklara aktarmanın önemli olduğuna inanıyorum.

Çünkü Bergama’nın tarihi yalnızca Akropol’de değildir.

Tarih, Selinos’un suyunun altında kalan taşlarda da yaşamaktadır. Selinos restorasyonda iken bu köprüde yapılmalı.Halk bunu istiyor.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir