Yazan: Tahsin TUNA –Bergama denilince akla ilk gelenlerden biri, kuşkusuz insanlık tarihinin en önemli yazı malzemelerinden biri olan parşömendir.
Bugün dünyanın dört bir yanında müzelerde, kütüphanelerde ve arşivlerde karşılaştığımız eski el yazmalarının önemli bir bölümü, yüzyıllara meydan okuyan bu malzemenin üzerinde hayat buldu.
Ama parşömenin Bergama ile ilişkisi yalnızca bir isim benzerliğinden ibaret değildir.
Bergama, parşömen tarihinin en önemli merkezlerinden biri olarak karşımıza çıkar.
BİR KENTİN ADI, BİR YAZI MALZEMESİNE DÖNÜŞTÜ
Antik çağda Bergama, yani Pergamon, yalnızca siyasi ve kültürel gücüyle değil, bilgiye verdiği değerle de öne çıkan bir kentti.
Kentte gelişen büyük kütüphane, Pergamon’u dönemin önemli bilgi merkezlerinden biri haline getirmişti.
Fakat burada çok önemli bir sorun vardı:
Bilgi vardı, fakat bilgiyi yazacak malzeme sınırlıydı.
Antik dünyanın en yaygın yazı malzemelerinden biri papirüstü. Mısır’dan getirilen papirüs, özellikle Akdeniz dünyasında yazının temel taşıydı.
Bergama’nın yükselen kütüphanesi ise daha fazla yazı malzemesine ihtiyaç duyuyordu.
İşte parşömenin Bergama hikâyesi tam da bu ihtiyaç ortamında önem kazandı.
PAPİRÜSÜN KARŞISINA PARŞÖMEN ÇIKIYOR
Parşömen; koyun, keçi ve buzağı gibi hayvanların derilerinin özel işlemlerden geçirilmesiyle hazırlanan, dayanıklı bir yazı yüzeyiydi.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var:
Parşömenin hammaddesi ve deri üzerine yazı geleneği Bergama’dan önce de biliniyordu.
Ancak parşömenin sistemli biçimde geliştirilmesi, işlenmesi ve özellikle Bergama’daki yazı kültürüyle bütünleşmesi, kente tarih boyunca çok özel bir yer kazandırdı.
Bu nedenle parşömen, zamanla Bergama’nın adıyla özdeşleşti.
Bugün kullandığımız “parşömen” kelimesinin kökeninde de Pergamon adıyla ilişkilendirilen tarihsel bir bağ bulunmaktadır.
BERGAMA’DA BİR İHTİYAÇTAN DOĞAN ÇÖZÜM
Bence bu hikâyenin en dikkat çekici tarafı tam da burada.
Parşömen yalnızca yeni bir yazı malzemesi değildir.
Aynı zamanda bir kentin bilgiye duyduğu ihtiyacın ortaya çıkardığı çözümün hikâyesidir.
Pergamon’da büyüyen kültür ve bilim ortamı, daha dayanıklı, daha uzun ömürlü ve farklı biçimlerde kullanılabilen bir yazı malzemesine duyulan ihtiyacı artırdı.
Deriler işlenmeye başladı.
Temizlendi.
Gerildi.
Kuruduktan sonra yüzeyi yazı yazılabilecek hale getirildi.
Ve böylece insanlık, bilgiyi geleceğe taşıyabilecek çok daha dayanıklı bir malzemeye kavuştu.
“BERGAMA KÂĞIDI” DENMESİNİN SEBEBİ
Parşömen için zaman zaman “Bergama kâğıdı” denilmesi boşuna değildir.
Elbette teknik olarak parşömen ile kâğıt aynı şey değildir.
Fakat halk arasında bu benzetmenin kullanılmasının nedeni, Bergama’nın parşömen üretimi ve kullanımındaki tarihsel rolüdür.
Bergama’nın adı, yüzyıllar boyunca bu yazı malzemesiyle birlikte anılmıştır.
Bir başka ifadeyle söylemek gerekirse:
Bergama yalnızca parşömen kullanan bir kent değildi; parşömen kültürünü büyüten kentlerden biriydi.
YAZIYI TAŞIYAN DERİ, TARİHİ TAŞIDI
Papirüsün kırılganlığına karşı parşömenin en büyük avantajlarından biri dayanıklılığıydı.
Üstelik parşömenin iki yüzüne de yazı yazılabiliyordu.
Katlanabiliyor, kesilebiliyor ve bir araya getirilerek bugünkü kitapların atası sayılabilecek biçimlerde kullanılabiliyordu.
Bu özellikler, özellikle büyük kütüphaneler açısından büyük önem taşıyordu.
Bergama’nın bilgi birikimi arttıkça parşömenin önemi de arttı.
Çünkü bir kentin hafızasını yalnızca taş yapılar değil, üzerine yazılan kelimeler de oluşturur.
Pergamon’da taşlara işlenen tarih kadar, parşömenlere yazılan bilgi de insanlığın hafızasına işlendi.
BERGAMA’NIN PARŞÖMENLE SINAVI
Parşömen hikâyesini anlatırken bazen tek bir cümleyle yetiniyoruz:
“Parşömen Bergama’da icat edildi.”
Oysa tarih biraz daha dikkatli okunmalıdır.
Parşömenin temelinin Bergama’dan önceki dönemlerde de bulunduğunu bilmek gerekir.
Fakat Bergama’nın farkı, bu yazı malzemesini büyük bir bilgi ve kültür projesinin parçası haline getirmesidir.
Pergamon Kütüphanesi’nin yükselişiyle birlikte parşömen de Bergama’nın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçasına dönüştü.
İşte bu nedenle parşömenin tarihindeki Bergama sayfası, sıradan bir üretim hikâyesi değildir.
Bu, bilgiye ulaşma ve bilgiyi koruma mücadelesidir.
BUGÜN BİZE DÜŞEN
Bugün Bergama’da parşömenden söz ederken yalnızca geçmişe bakmamalıyız.
Çünkü Bergama’nın parşömen hikâyesi aslında bize çok daha önemli bir şey söylüyor:
Bir şehir, kendi değerini fark ettiğinde tarihini geleceğe taşıyabilir.
Pergamon’da binlerce yıl önce bilgi için verilen mücadele, bugün bize miras olarak kaldı.
Parşömen belki bir deri parçasıydı.
Ama üzerine yazılanlar insanlığın hafızası oldu.
Ve Bergama’nın adı, bu hafızanın içinde yüzyıllar boyunca yaşamaya devam etti.
Bergama’nın taşları tarih anlatır.
Parşömeni ise o tarihin kelimelerini taşır.
İşte bu nedenle parşömen, Bergama için yalnızca geçmişten kalan bir miras değil; kentin dünya tarihine bıraktığı en özgün imzalardan biridir.

