MFA KALEMİ BU PAZAR / NURİ ERTAN 

Sosyal Medyada Paylaş
MFA KALEMİ BU PAZAR / NURİ ERTAN 
Bu haftaki konumuz gerçekler ile dolu komplo teorileri ve bunlardan almamız gereken dersler.
Başlangıçı biraz değişik yaparak, geçen hafta içinde Ankara’ya yaptığım ziyaretim ile ilgili bir kaç güzelliği sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ben öğrencilerim ile devamlı temas eden bir hocayım, Türkiyenin çeşitli bölgelerinde yaşayan, çalışan, iş sahibi olan öğrencilerimle konuşur, bilgi alır, sorularına cevap verir ve düşüncelerimi paylaşırım.Geçen hafta çok sevdiğim, saydığım, araştırmacı kişiliği, çalışkanlığı ve uygulamacı yapısı ile takdir ettiğim bir öğrencimi Ankarada ziyaret ettim. Birlikte Ankara Kalesine gittik, oralarda büyümüş nerede ise ortaokul lise çağının sonuna kadar o bölgede yaşamış biri olarak, yapılan restorasyon ile canlandırılan bölgeye hayran oldum.
Eskinin yıkık dökük Ankara Kalesi şimdi restore edilen eski evleri, tarihi çarşısı ile gezilmeye ve görülmeye değer bir bölge olmuş. Ankarada geçen bir gününüzün iki-üç saatini orada geçirirseniz, muhteşem lezzetli yemekler yemek, antika dükkanlarını gezmek, panoramik  Ankara manzarası karşısında kahve içmek imkanına sahip olabilirsiniz…
Önerim muhakkak zaman ayırın, gidin gezin ve birazda şehrin siyasi havasından uzaklaşarak keyfinize bakın. Birde bana hediye edilen “andız ağaçından” yapılmış ve devamlı olarak elinize güzel be ferah bir koku veren tesbihi almayı unutmayınHaftanın konusu uluslararası komplolar ve bunlar için geçerli olan casus-polis hikayeleri ve hepsinin temeli olan devletler, devlet politikaları ve siyaset..7/Ekim/2023 tarihinde Filistinliler Hamas vasıtası ile İsrail’e saldırdılar, İsrail vatandaşlarını ya öldürdüler, yada kaçırdılar. Dünyada büyük sansasyon yaratan olaylar ülkemizdede büyük heyecan yarattı.
İki hafta sonra konuyu yüksek lisans verdiğim sınıfta akşam saat 18:30’da başlayan dersimin duraklama saati olan dokuz sularında açtım.
Yirmi kişilik sınıfımın çoğunluğu Müsiad üyesi olan, yönetiminde görev olan gençler olduğu için benim konu hakkındaki görüş ve önerilerim büyük tepki çekti. Gece saat onbire kadar süren tartışmalar ve fikir alışverişinde öğrencilerim ile fikir birliğine varamadık.
Öncelikle söylemem gerekirki, öğrencilerimin hepsi ya iş sahibi, ya üst seviye yönetici, akıllı ve bilgili insanlar. Zaten başka türlü ne bu konular tartışılır, nede açılır.
Ben bu yaşanan olayların bir İsrail-Amerikan planı çerçevesinde komplo olduğunu savunuyor ve anlatıyorum, onlarda bana bunun Filistinliler tarafından yapılan çok başarılı bir operasyon olduğunu anlatıyor.
Saat gece yarısına doğru dersi bitiriyoruz, konu bir kaç ders daha ikinci ve üçüncü planda paylaşıldıktan sonra kapanıyor ve diğer olaylara yerini bırakıyor..
Öğrencilerim çok akıllı, çalışkan ve araştırmacı çoçuklar zaten öyle olmasa ne iş sahibi nede üst seviye yönetici olamazlar..
Ama yüksek lisans seviyesine kadar aldıkları eğitimde vizyon eksik. Çünkü sistem ezbere ve geçmişi tekrara dayalı.
Hocalık ya gününü politika ile geçirip yükselmeye, yada araştırıp kitap yazarak, yayın yaparak yerinde saymaya dayalı olduğu için herkes politika yapıyor..
Gelelim konumuza; benim savunduklarımı bu hafta İsrail’de yayınlanan Haaretz Gazetesi haberinde doğruluyor.
7/Ekim/2023 saldırılarından on gün önce B.A.Emirlikleri Devlet Başkanı ve aynı zamanda Abu Dhabi şeyhi olan Zayed El Nahyan, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya haber veriyor.
Bunu ne B.A.E devleti, ne Şeyhin kendisi, nede Netanyahu yalanlamıyor.
Netanyahu evet bilgi gelmiş ama benim ofiste kaybolmuş, özel kalem bana haber vermemiş diyor.
Senin ölen sinekten haberin olacak, ülkene yapılacak saldırıdan haberin olmayacak..Yalana bakın..
Plan belli.
Yapan MOSAD ve abi teşkilatı CIA.
Hedef Filistin’i yok etmek, Gazzeyi İsrail’e  teslim edip, Akdeniz’e inerek enerji ve doğal kaynakları ele geçirip, Akdeniz’de konumlanmak.
Kullanılan; saf iyi niyetli ve vatanı için canını vermeye hazır Filistinli gençler.
Bilerek ölmesine veya kaçırılmasına izin verilen bin İsrail vatandaşı.
Sonuç..Ölen on binlerce Filistinli, yıkılıp yakılarak yok edilen Gazze şehri ve çevresi, inanılmaz görüntüler..
Yerine  kurulmaya başlanan İsrail yerleşim bölgeleri, önü açılan Akdeniz koridoru…Çok acıklı ve gerçek..
Yalanlama yok, aptalca akıl almayacak açıklamalar var..
Problem; vizyon eksikliği, araştırma öğrenme ve yalnız bu günü değil beş sene sonrayı düşünme kapasitesinin öğretilmesi.

Oldum olası 11 Eylül 2001 yılında NewYork’da gerçekleşen ikiz kule saldırılarının saf, iyi niyetli ve inançlara dayalı olarak yapıldığına inanmadım.
Yıllardır bunun bir Amerikan Derin Devleti operasyonu olduğunu savundum ve anlattım.
25 yıl sonra bu hafta açıklanan belgeler ne kadar doğru yorumlar yaptığımı ortaya koydu.
1999 yılında iki Suudlu genç Amerikanın San Diego şehrine geliyor.
Bu gençler saldırıyı gerçekleştiren uçakları ele geçiren gençler..
Bir kelime İngilizce bilmiyorlar, ilk kez ülkeleri dışına çıkıyorlar..
Neden; eğitim olamaz, iş arama olamaz, turizm olamaz (uzun kalacakları için ev tutuyorlar)..
Peki ne..
Ev tutmaları için ne evrakları, ne garanti verebilecekleri bir banka hesapları yok.
Evi kiraya veren hanımefendiye bunların hepsini resmi görevi Suudi Arabistan Dış İşleri Bakanlığı olan, esas görevi ise Suudi İstihbaratında çalışan Omar al-Bayoumi veriyor.
Kendisi bu gençleri sonra Amerikanın çeşitli şehirlerine götürüyor, gezdiriyor..
İşin daha fazla detayı bilinmiyor, bilinen 1994 yılında görevli olarak geldiği ABD’den İngiltereye 2001 yılı olaylarından önce gelerek Birmingham’a yerleşmesi.
Olaylar sonrası tanıkların verdikleri  ifadeler sonrası kendisi İngilterede yakalanıyor.
Evinde yapılan aramalarda:
Al Kaide lideri ile olan bir çok fotoğrafı,
Yapılan silahlı eğitimleri lider ile izledikleri fotoğrafları,
Amerikada kaçırılarak kullanılan ve binlerce insanın ölümüne neden olan uçaklara ait teknik dökümanlar,
Yapılan saldırıda kullanılan uçuş güzergahları ve planları
Bulunuyor..
Tüm detaylar Amerika’ya FBI ve CIA’ya anında veriliyor..
Beylerden ne bir ses, ne bir nefes..
Omar serbest bırakılıyor ve anında Suudi Arabistan’a dönüyor.

Amerikan hükümeti ve senatosuna sunulan araştırma raporunda kayıp olan ve bulunamayan 50 sayfa kime ait..
Omar al-Bayoumi’ye..

25 yıl sonra bulunup ekleniyor..
Olan oldu, ölen öldü.
Hedef gerçekleşti. Hepimiz kayıt altına girdik, hepimiz sicillendik, ne kimliğimiz, ne kişiliğimiz , nede genetiğimiz kaldı..
Büyük birader tüm dünyayı kontrol etmeyi başardı..
Planlayan ABD derin devleti ve CIA.
Uygulamaya bilmeden iyi niyetle yardımcı olan Suudi İstihbarat teşkilatı.
Başarılan; kimlik tesbiti ve tüm dünya sicilinin ele geçirilmesi..

Olan bizlere oluyor..
İşte bundan sizlere hep vizyon, ileriyi düşünme ve planlama diyorum…

Gelelim bize.
6/7 Eylül 1955 olayları.
Gerçekleşme yeri İstanbul-Beyoğlu ve çevresi.
Hedef: Türkiyenin ekonomik istikrarını bozmak, dış ticaret ve  hizmet sektörünü çok iyi bilen, genç Türk ekonomisine dünyadaki çevreleri ve ilişkileri ile destek veren azınlıkları kaçırmak.
Planlayan: CIA
Uygulayan: MİT.
Model: Ankarada eski ABD Büyükelçiliğinin arkasındaki üç katlı binada sözüm ona bizim teşkilatı günümüz şartlarına uydurmak için aynı binada çalışan Amerikalılar, devamlı bizim vatan millet aşkı ile dolu personele gerçekle hiç ilgisi olmayan İstanbuldaki insanların ülkeye verdiği zararı anlatıyor.
Onlar ikna ettikten sonra Amerikalıları kendi gibi bilen üst yönetim ve sorumlu bakan ikna ediliyor..
Olaylar çıkıyor.
Her taraf darma dağan oluyor, ne kadar işini bilen varsa kaçıyor, ülkede dış ticaret bilgisi sıfıra iniyor, hizmet sektörü sıfırlanıyor..
Olan ülkemize, ve,
Bu sinsi plan sonunda ülkemizden kaçmak zorunda kalan ülkemizi seven insanlara oluyor..
Şimdi bu kaçanlar, onların çoçukları, torunları Yunanistan ekonomisinin bel kemiği..
Biz belki elli belki yüz senelik ticaret bilgimizi, kültürümüzü, geleneğimizi kaybediyoruz..

Bunlar gerçekler..
Yalanlamak isteyenler için  belgeler ortada..

Alınacak ders:
Ya vizyoner öğrenci yetiştiririz, geleceğimizi garanti altına alırız, ve uzun vadeli planlar ile büyürüz..
Yada büyük beylerin oyuncağı oluruz..
Yapılması gereken yüksek öğretim sistemimizi değiştirmek.
Dinamik, araştırmaya, yeniliğe ve günümüz şartlarına uygun hale getirmek.
Hedef kaç adet değil, az ve öz kaliteli iyi yetiştirilmiş öğrenciler mezun etmek.
Hemde acil olarak….

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir