*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Prof. Dr. Gültekin Çetiner, ‘Dün arabanın anahtarını kaybettik. Çilingir çağırdık, 8 bin TL ücret ödedik.’ diyor ve devam ediyor:
“18-19 yaşlarında genç bir usta geldi.

Aracı tanıdı, yeni anahtarı çıkardı ve kumandayı programladı.

20-30 dakikada işini bitirip diğer servise geçti…
O an düşündüm:

Biz gençleri yıllarca diploma peşinde koştururken meslek ve beceriyi ikinci plana mı attık?
Bilgilendirme:

Bu paylaşım, Prof. Dr. Gültekin Çetiner’in kamuoyuna açık ifadelerinden alıntılanarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Herhangi bir kişi, kurum veya meslek grubunu hedef alma ya da küçümseme amacı taşımamaktadır.
Yatırım tavsiyesi değildir…

Şebnem B. De  şöyle diyor:

İnsan Olmayı Öğrenemeyen, Hiçbir Şeyi Tam Öğrenemez.

Cehalet bir okul bitirememek değil, ruhunu, kalbini, aklını, vicdanını ve insanlığını eğitememiş olmaktır…

Başarı, bireysel çabalardan çok birlikte verilen emeğin sonucudur.

 

*- YANAR TABİİ

Ruşen Karadeniz Makine Mühendisi ve Yangın Güvenlik Uzmanı…

Geçenlerde arka arkaya iki fabrika yandı.

Biri Eskişehir’de diğeri ise Konya cıvarında…

Binalarda Proaktif Yangın Güvenlik Önlemleri Uzmanı, ME ICE ve EV Elektrikli Trafik Araçları Yangın Güvenlik Uzmanı gibi sıfatları da olan Ruşen Karadeniz kısa ve öz şu açıklamayı yaptı:

“Fabrika yanıyormuş…🔥🔥🔥
Yanar tabii, önlem almazsan…🔥🔥🔥
‘Geçmiş olsun!’ diyemiyoruz, çünkü bu tutumla yine yanarsın !
Bizim millet başka bir şeyden anlamaz, paradan anlar; Basacaksın 100.000 $ “karbon ayak” cezasını, gelsin kendine😡”

İlk kez birinin, hem de bir uzmanın ‘Geçmiş olsun!’ demediğini ve kül olan bir fabrikanın sahibine çok büyük bir para cezası verilmesini de öneriyor.

Bu şunu gösteriyor:

Artık aptallığa prim verilmemeli…

Artık masraftan kaçıp, sigortadan büyük paralar almaya kafasını yoranlara, anladıkları bir şekilde, ‘para cezası’ verilerek, örnek olunmalı, bazı sanayici ve fabrikatörlere ‘Aklını başına al!’  sistemi geliştirilmeli…

Buna katılıyorum…

Geçenlerde ben de benzer bir konuyu ele almış, ‘Hırsıza, namussuza, çalışanın hakkınhı yiyene, devleti, kurumları, belediyeleri soyanlara’ beyefendi  ya da duayen, üstat gibi sıfatlarla, ‘hayırsever- iyiliksever’ gibi gerçekte bunlardan çok uzakta olan unvanları vermemeliyiz.

Arkalarından iyi sözlerle anmamalı, gerçeği belirtmeliyiz.

‘Hırsıza hırsız dememe’ sistemini, düşüncesini kaldırmalıyız.

Yangın Güvenlik uzmanı Ruşen Kaniz ne diyor?

‘Fabrika yanıyormuş, yanar tabiii…. Tedbir almazsan!…”

Sonra ne diyor_

“Böylelerine ‘Geçmiş olsun!’ demeyeceksin…”

Bazılarının arkasından da ‘Rahmet ‘ dilemeyeceksin…

 

*- BAMBAŞKA BİR DÖNEM
Son üç yıldır birçok şirket büyüdüğünü düşünüyor!
Şirketlerin önemli bir bölümü büyümedi. Enflasyonun büyüttüğü rakamları gerçek büyüme zannediliyor.
Şimdi ise bambaşka bir dönemin eşiğindeyiz.

Hazır mıyız?
Faiz konusu!
Krediye ulaşmak zorlaşıyor.
Nakit pahalanıyor.
Tahsilatlar uzuyor.
İşletme sermayesi her geçen gün daha değerli hale geliyor.
Ve en önemlisi…
Kim neyi ne kadar bilerek yapıyor…

*- SULAR ÇEKİLDİĞİNDE
Warren Buffett yıllar önce bunu tek cümleyle anlatmıştı.
“Only when the tide goes out do you discover who’s been swimming naked.”
“Sular çekildiğinde kimin çıplak yüzdüğü ortaya çıkar.”
Bugün tam olarak yaşadığımız süreç budur.
2022 yılı sonuna kadar rüren Likiditenin bol olduğu dönemde herkes iyi yöneticiydi.
Gerçek yöneticiler ise paranın en pahalı olduğu dönemde ortaya çıkıyor.
Asıl önemsenen tek bir risk değil.
Birçok riskin aynı dönemde üst üste gelmesi olacak.

  • Sıkı para politikası
    • Finansmana erişim zorluğu
    • Üç yıldır hedeflenen seviyeye inmeyen enflasyon
    • Yapısal reformların gecikmesi
    • Olası kur düzeltmesi riski
    • Savaş sonrası emtia maliyetleri
    • Reel olarak eriyen ihracat kârlılığı
    • Üretim yerine al-sat ticaretinin cazip hale gelmesi
    • Aynı müşterilerle, aynı satış modeliyle devam eden şirketler
    • Değişen ekonomiyi okuyamayan patron YK ve yönetim anlayışı
    Bu risklerin her biri tek başına yönetilebilir.
    Ancak hepsi aynı anda kapıyı çaldığında…    final maçı başlar.
    İşte o gün şirketlerin gerçek dayanıklılığı test edilecek.

*- KONUŞULAN
Bugün hâlâ birçok yönetim kurulu ciro konuşuyor.
Sürdürebilir nakit akışını konuşan var mı?
Bugün hâlâ birçok şirket yeni satış hedefi koyuyor.
En kötü senaryoda kaç ay yaşayabileceğimi hesaplayan var mı?
Bugün hâlâ birçok şirket büyüme planı yapıyor.
Ayakta kalma planı yapan var mı?

*- KİM DAHA İYİ İSE…
Unutmuyoruz :
Ekonomik krizler iyi şirketleri de kötü şirketleri de aynı anda ziyaret eder.
Ama aynı sonucu bırakmaz.
Hazırlıklı olanlar krizden güçlenerek çıkar.
Hazırlıksız olanlar ise kriz geçtikten sonra neden kaybettiklerini tartışır.
Daha iyisini yapanlar gelir ve oyunda yerini alır.
Kişisel görüş şöyle:
2026’nın ikinci yarısı, birçok sektör için gerçek dayanıklılık sınavının başlayabileceği dönem olabilir.
Bu nedenle bugün verilen kararlar yalnızca gelecek çeyreği değil, önümüzdeki birkaç yılı belirleyecek.
Çünkü…
Deniz bitti.
Karaya çıkıyoruz.
Ve karada…
Rüzgâr değil,
Disiplin kazanacak.
Cesaret değil,
Hazırlık kazanacak.
Büyüklük değil,
Dayanıklılık kazanacak…

işinizi koruyun kollayın gereğini yapın.
Emeğine yazık etmeyin.
Keşkeler hiçbir şirketin tasfiye beyannamesinde yer almaz.

 

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

*- MESLEK ve BECERİ / YAŞAR EYİCE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir