İzmir’in Dikili ilçesinde yapılaşmanın hızla devam ettiği Kabakum’da kanalizasyon altyapısının bazı bölgelerde hâlâ bulunmaması, vatandaşların tepkisini büyütüyor.
Kanalizasyon şebekesine ulaşamayan bazı konut sahipleri fosseptik kullanmak zorunda kalırken, MSY Grup İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sena Yıldırım, yaşanan tabloya sert tepki gösterdi.
Yıldırım, yeni konutların yükseldiği bir bölgede temel altyapı hizmetlerinin geriden gelmesini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, “2026 yılında insanlara ev yap, ama atık suyunu bahçendeki fosseptiğe bırak demek çağdaş şehircilik anlayışıyla bağdaşmaz” dedi.
“Önce bina, sonra altyapı olmaz”
Kabakum’un artık yeni yapılaşmanın yoğunlaştığı önemli bölgelerden biri olduğunu belirten Yıldırım, altyapı planlamasının yapılaşmadan sonra yapılmasına tepki gösterdi.
“Bir bölgede konutlaşmaya izin veriyorsanız, o bölgenin kanalizasyonunu, yağmur suyunu, yolunu ve diğer temel altyapısını da aynı anda planlamak zorundasınız. Vatandaşa ‘evini yaptın, şimdi fosseptiğini de kendin hallet’ anlayışıyla şehircilik yapılamaz.”
Yıldırım, özellikle yeni konut satın alan vatandaşların karşılaştığı durumun ciddi bir planlama sorunu olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
“Vatandaş ev satın alırken kanalizasyon hattını kendisi mi döşeyecek? Fosseptik sisteminin yapımını, bakımını ve boşaltılmasını vatandaşın sırtına yüklemek çözüm değildir. Kamu yatırımı vatandaşın bahçesine bırakılmış bir fosseptik tankından ibaret olamaz.”
“66 milyon Euro’luk proje açıklanıyor, vatandaş hâlâ fosseptik kullanıyor”
İZSU tarafından 2024 yılında Dikili için yaklaşık 66 milyon Euro tutarında kapsamlı altyapı yatırımı açıklanmış, proje kapsamında Kabakum ve Kabakum-Müsellim de dahil olmak üzere 210 kilometre atık su hattı yapılacağı duyurulmuştu. Projenin finansmanı için EBRD ve Hazine onayı süreçleri açıklanmış, ihale için de 2025 Nisan tarihi öngörülmüştü.
Yıldırım, bu nedenle artık vatandaşın genel proje açıklamalarından çok somut tarih ve uygulama takvimi beklediğini söyledi.
“Kamuoyuna büyük yatırım rakamları açıklanıyor. Çok güzel. Peki Kabakum’daki vatandaş bugün ne yapacak? Hangi sokakta ne zaman kazı başlayacak? Kanalizasyon hattı ne zaman döşenecek? Vatandaşın bilmek istediği budur.”
“Altyapı lüks değil, temel kamu hizmetidir”
Yıldırım, konunun siyasi tartışmaya çekilmemesi gerektiğini belirterek, kanalizasyonun doğrudan temel kamu hizmeti olduğunu vurguladı.
“Burada mesele bir parti meselesi değil. Burada mesele vatandaşın temel hakkı. Kanalizasyon bir lüks değildir. Yeni bir yerleşim alanında insanların atık suyunu sağlıklı ve güvenli şekilde uzaklaştırabileceği sistemin bulunması gerekir.”
Kabakum’daki yapılaşmanın gelecekte daha da artacağına dikkat çeken Yıldırım, bugün yapılmayan altyapı yatırımının yarın çok daha yüksek maliyetlerle gündeme gelebileceğini belirtti.
“Bugün altyapıyı yapmazsanız yarın aynı bölgeyi kazmak zorunda kalırsınız. İnsanlar yerleşir, yollar yapılır, binalar tamamlanır. Sonra kanalizasyon için tekrar kazı yapılır. Bunun hem vatandaşa hem kamuya maliyeti artar. Doğru olan altyapıyı yapılaşmadan önce planlamaktır.”
“Kabakum’un artık net bir takvime ihtiyacı var”
Mehmet Sena Yıldırım, yetkililere çağrıda bulunarak Kabakum için açık ve kamuoyuyla paylaşılmış bir uygulama takvimi istedi.
“Kabakum’da hangi sokak ne zaman kanalizasyona kavuşacak, bunun açıkça açıklanması gerekiyor. Vatandaş artık proje sunumu değil, takvim görmek istiyor.”
Yıldırım sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Dikili büyüyor. Kabakum büyüyor. Yeni evler yapılıyor. O zaman altyapı da aynı hızla büyümek zorunda. İnsanlara ‘evini yap ama fosseptiğini de kendin çöz’ demek kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bizim hedefimiz sadece bina yapmak olmamalı; yaşanabilir, güvenli ve altyapısı tamamlanmış yaşam alanları oluşturmak olmalı.”
Kabakum’da vatandaşların beklentisinin son derece açık olduğunu belirten Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:
“Vatandaş bahçesinde fosseptik istemiyor. Vatandaş çağdaş bir kanalizasyon sistemi istiyor. Bunun adı lüks değil, temel belediyecilik hizmetidir. Artık Kabakum için söz değil, tarih ve uygulama görmek istiyoruz.”


