Ama sevgi, muhabbet yolu güzelliklerle kaplıdır.
Önünde dağ varmış, vadi varmış, hiç önemi yoktur.
O sevgi var ya, işte o ateştir, her şeyi yakar kül eder, yolunu açar.
Diyorlar ki, ‘Dost acı söyler!’
Sonra bazılarımız şöyle devam eder;
“Seni sevmeyen ‘acı’ söyler!”
Dostun sana söyleyeceği acı bile olsa, senin canını acıtmayacak şekilde tatlı sözle olur…
Ne güzel demişler;
Göçüp giden kuşlar gibi geçiyor ‘ömür’ dediğin.
Gençlik geçiyor, sevdikleriniz göçüyor ve hatta üzüntüler bile geçip gidiyor!
Tekrarı yok! Telafisi ve geriye dönüşü yok!
İnsan; hayıtı öteleyerek değil, yaşayarak anlamlı kılar!
‘Yaşamak için’ bugün elimizdeki tek fırsat ve de mutluluğu yakalamak için…
Hiçbir dil, ‘Özlemi’ taşıyacak kadar güçlü değil!
İnsan bu yüzden ‘özledikçe’ sessizleşir!…
Kendi haline dalar…
Hatta ‘mecnun’ gibi bile olur…
Başkalarının istediği gibi yaşamaktansa,
Kendinizin istediği gibi yaşayıp, konuşun, istediklerinizi çekinmeden söyleyin ki, içiniz açılsın, kendinize gelebilesiniz…
Sonra kendinize şunu söyleyin:
‘Kendime olan hayatı, başkalarını memnun etmek için harcamam!..’
Yanlışın yanlış olduğunu söyleyemiyorsanız, şunu da bilin ki;
‘Köleliğin’ son aşamasındasınız!:..
Hayat öyle kısa ki,
Tartışmalara, özür dilemelere, kıskançlıklara, hesap sormalara zaman yok!
Sadece ‘sevmek’ için bir zaman var…
Bunu da böyle bilin…
Melih Dizdaroğlu’nun dediği gibi;
‘Menfaat, herkesin ayarını ortaya çıkarıyor!’
Bir söz de Mehmet Özkurt’tan;
‘Başımda olanları hiçbir zaman yere indirmedim.
Kendi düşünler hariç…’
Ben de şöyle derim hep;
“Şehrime bir çivi çakıp, bir kişiye istihdam yaratanı sırtımda, başımın üstünde taşırım….’
*- NEDEN HİÇ KİMSE!…
Mustafa Ilgar soruyor;
“Neden hiç kimse Teoman Han’ın torunuyum demiyor.. Osmanlı’dan başka devlet mi bilmiyorlar yoksa?
” Türkiye’de neden hiç kimse; Hun Torunuyuz, Göktürk torunuyuz
Uygur torunuyuz, Avar, Hazar torunuyuz demiyor da, Sadece Osmanlı torunuyuz diyor..!” dedikten sonra devam ediyor:
“Yani mesele Türklük ise ilk Türk devleti Hunlar…
Yok, eğer mesele hükümdarlık ise Uygurlar hükümdarlığın kralını yaptı… Herkes neden sadece Fatih’in, Selim’in torunu oluyor?
Neden hiç kimse ‘Teoman Han’ın torunuyum!’ demiyor?
Osmanlı’dan başka devlet mi bilmiyorlar yoksa?..”
*- BİLEN VAR MI?
Bu ‘Osmanlı torunuyum!’ diyenler arasında;
Kavimler göçü sonrası Avrupa’da kurulan ilk Türk devletini bilen var mı?
‘Balamir Kağan’ı tanıyan var mı?’ aranızda eyyy Türkçü geçinen Osmanlıcılar…
Yani mesele tarihe sahip çıkmaksa Göktürk devletinden büyük devlet var mı?
Neden sadece Osmanlı?
Saltanat ile yönetildiği için mi?
Avarları, Hazarları tanıyan var mı aranızda?
Hazar Türk devleti bugünkü Rusya’dan daha büyüktü…
Belki adını bile duymadınız?
Niye ille de Osmanlı?”
*- TÜRKLER HEP DIŞLANDI
Devlet yönetiminden; Türkleri dışladığını,
Sadrazamların 3’te 2’sinin Devşirme ve dönmelerden olduğunu,
Türk Milleti için “ETRAK-I Bİ İDRAK ” dediklerini,
Yani akılsız Türk, pis Türk diye aşağıladıklarını
Biliyor musunuz?
Ses bayrağımız Türkçeyi; Farsça ve Arapçaya bulamaç yaparak devletin resmî yazışma dilini ağdalı bir ucubeye döndürülmesi, Harfleri Arapçayı anımsatıyor diye mi?
Sizin Türklükle, Tarihle ilginiz yok…
Sizin, yobazlıkla ilginiz var…
Geri kalmışlıkla, Sizi yönetenleri şatafatlı hayatlarıyla, Yalakalıkla ilginiz var…”
*- ÇOK DAHA BÜYÜK
Mesela tarihe sahip çıkmaksa Osmanlı’dan daha büyük devletlerde var tarihimizde…
Oğuzlar, Türğişler, Karluklar hiç duydunuz mu hiç?
Neden hiç ‘Karahanlı, Kıpçak, Gazne, Selçuklu torunuyuz!’ diyen yok?
Memluk Türk devletini duyan var mı aranızda?
Siz sadece takke, cübbe, sakal seviyorsunuz…
Bu yüzden ‘Osmanlı torunuyuz!’ diyorsunuz…
Tarihte övünülecek çok daha büyük devletler varken neden sadece Osmanlı?
Siz Türk milletinin tarihini okumaktan korkuyorsunuz.
Bu yüzden sadece Osmanlı’yı biliyorsunuz…
Hunlardan haberiniz yok,
Göktürklerden haberiniz yok…
Nereden haberiniz olsun ki!
Niye haberiniz olsun..!
Cesareti METE HAN’dan,
İntikamı ATİLLA’dan,
Destanı BİLGE KAĞAN’dan,
Gücü ALP ER TUNGA’dan,
Umudu KÜR ŞAD’tan,
İnancı ALPARSLAN’dan,
Kararlılığı FATİH’den,
Mücadeleyi ATATÜRK’ten öğrenen yiğitlere selam olsun…”
*- İZLENECEK VİDEO
Harika bir dost Atalay Ergezen, hayatını ‘bisiklete’ adamış ender isimlerden.
Çeşitli görüntülerden oluşan, müzikle güçlendirilmiş, ilgi çekici bir videoyu paylaştı.
“Gerçekleşmese de hayali de güzeldi noktasına yaklaşıyorum” yazan sevgili Atalay Ergezen’in paylaştığı eserinin adresi şöyle:
https://www.facebook.com/share/r/178yAJmEBs/
İzlemenizi öneriyorum…
Beni üzen ve düşündüren cümlesi şu:
“İçerik ve yöntemde tatlı sulardan çıkma kararlılığı yine yalnız kalmamla sonuçlandı. 🙂 yine şaşırmadım 🙂”
Bisiklet sevdalısı Atalay Urla’dan yazmaya devam ediyor;
“Senin bir önerin var mı, yoksa seneye, vaktinde sorun ve çözümler yöntemler konusunda fikir birliği yapılacak insanlarla bir araya gelmek mi daha mantıklı?”
Ya da tek imza ile resmi dilekçe mi vereyim?
Bilemedim…”
Bence Kaymakamlığa dilekçe vermek şart…
Böylece emniyet ve güvenlik tedbirleri alınır.
Polis yolları açar…
*- CANLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZ
Bisiklet sevdalısı Atalay Ergezen’in temayla ilgili metini, yani duyurusu şöyle.
“ÇOCUKLAR HEPİMİZİN…
1. Müziklet Parkuru’nun bu seneki teması ‘Çocuklar Hepimizin’
Bisiklete binmek, ulaşımda daha yoğun bisiklet kullanmak.
Rahat ve konfordan uzaklaşmak anlamına da geliyor.
Hem kişisel sağlığımız, hem toplumsal sağlığımız için.
En dar kültürel çevre olan Aile’de çocukların karakterlerinin temelleri atılıyor.
Diğer adıyla ‘hanelerde…’
Şiddetin, madde bağımlılığının yaygınlaştığı günümüzde; yaşamla barışık olmayan, şiddet eğilimli çocuklar, gençler de, bir evde büyüyorlar ve sonra sokağa çıkıyorlar.
Hanenin içerisi ile dışarısı arasındaki kültürel etkileşimin yokluğu, zor koşullardaki çocukların yaşam alanlarını adeta kültürel bir hapishaneye dönüştürüyor.
*- ULAŞIM ve SAĞLIKTA BİSİKLET
‘Çocuklar hepimizin
Aşılması zor, kapalı kültürel alanlarda dünyaya gelmiş çocuklara, dışardan bir ses verip:
‘Hadi gel!’ diyebilme hayalidir.
Potansiyelin! Sorumluluğu ve yükü, sosyal çevreye bizlere kalıyor.
Mahallemizdeki, şehrimizdeki tüm çocukların bugünüyle ve yarınıyla ilgili sorumluluk hissetmek hepimizin görevi…
Basit ama etkili bir enstrümanla yola çıkmak lazım…
Ulaşımda ve sağlıkta bisiklet kullanmak; hem kültürel hem de fiziki konforlardan vazgeçebilmenin en güzel örnekleme aracı.
*- BİSİKLET SÜRMEKLE
Hanelerdeki, dar ve zor kültürel kodlamalar ile dışardaki dünya arasında bir kontrast yaratmaya koyulmak.
İçerdeki özensiz küçük dünya ile dışardaki dünyanın benzerliğini, kendi çevremizde daha yoğun bisiklet kullanarak değiştirmeye çalışmak…
Nasihatlerin pek işe yaramadığından hareketle; hepimizin olan çocuklara, hangi taklit edilesi hayatlar örnekleyebiliriz?
Son model arabalar, havuzlu villalar, zenginlik, yarışmak ve yenmek vizyon bombardımanları karşısında?..
Bisiklet.
Evet. Bisiklet sürmek…
*- HARMANLAYALIM
Hücrenin ve dokunun harap olmuş duygusal repertuarı karşısına, basit ve herkesin ulaşabileceği, bisikleti, güveni, dostluğu, neşeyi; müzik ve ritimle harmanlayarak örneklemek…
Takıntılı ve soyut hedeflere kilitlenerek büyüyen çocuklarımıza; kendi ezberlerimizi kurban edip, alışkanlıklarımızın boynumuzu sıkan kravatını” onun duygusal repertuarının römorkuna bir çekici halat olarak iliştirmek.
Tüketimin ve dış görünüşün soyut çekiciliğini çocuklar lehine feda etmek. Duyguları harap olmadan…
*- ÇEVİR… ÇEVİR…
‘Zor özellikli’ kültürel çekirdek bünyelerde yetişen çocukların kültürel hapsi, ilerde gerçek bir hapishane ile eşleşmesini, Presley ‘in efsane ‘Jailhouse Rock’ şarkısı sahnelemiş.
‘Salın ve çevir’ Rock and Roll
İnsanın ruhsal ve fiziksel donanımına uyumlu yaşayamamasının olası sonuçlarından biri.
Rock un birden fazla anlamı var.
Salınmak, taş ve kale.
Orjinal sözlerinde, Sad Sack bir taş bloğun üstüne oturmuş hep ağlıyor. Görevli ona, “square (köşeli) olursan tahta sandalyeye geçemezsin” diyor.
Böylece kültürel kodlamanın esnemezliğini; ROCK, onun köşelerini alıp yerinden oynatabilme ihtimalini ROLL alıyor.
Rock birden fazla anlamıyla (döndürmek-çevirmek) sorunu ve çaresini tek kelimeyle fısıldıyor.
Bu coşturucu ritim ve melodi; kalplerdeki taşların köşelerini coşturucu bir Ultrasound ile kırabilir mi ?
Rock, bir diğer efsane eserde de geçiyordu:
Queen: “We Will Rock You” ile Güm Güm Çat.
Ayak iki kere yere ve el çırpma.
‘Biz seni sallayacağız!’ gibi tercüme edilse de;
Ayaklarımızla ve ellerimizle, emek vererek; o, kaya misali, empati yoksunluğu ve duygusal çürümenin önüne geçeceğiz. Hem de ilksel en basit ritimlerle…
LETS ROCK-HADİ ÇEVİR…
*- HEP BİRLİKTE… HAYDİ…
Uyanıp gözümüzü açınca
Sofralardan sofraya gün boyunca
Gaza bile basılmıyor, tam trafikhane
Rahat konfor, ne biçim bi hapishane
Hadi çevir
“Last year’s dates…!” (Geçen yılların zamanları/hurmaları)
Hadi çevir (translate)
Hep birlikte hadi, hadi çevir…
Soyut duvarların ötesine ötesine,
Pedallarla zillerle hadi hadi çevir çevir…
Mehmet bisikletinin zilini çalar,
Bizim Ali bagetlerle davula vurar (kafiye mağduru)
Ayşe hanenin hapsine bir tünel kazar,
Zincir gidon teker pedal olmaz öyle nazar mazar
Hadi çevir (pedal)…
Birlikte hadi çevir;
Çamursuz yollar tüm çocuklara..
Pedallarla zincirlerle hadi hadi çevir…
Kabilenin şefi gölde saçını tarar,
Orkestra şefi koroyu alkışlar,
Ritmi verecek birileri lazım,
Mutlak şefi artık neylesin Kazım hadi çevir…
Hep birlikte hadi, hadi çevir…
Hep birlikte duvarların taşlarına…
Pedallarla zillerle hadi hadi çevir çevir…
*- DUVARLARIN ARKASINDAKİLER DE ÇIKSIN
“Kravatlarımızı boynumuzdan çıkarıyor, alışkanlıklarımızın o sıkıcı bağını çocukların duygusal repertuarının römorkuna bir çekici halat olarak bağlıyoruz.
Biz konforumuzdan vazgeçip o pedalı çeviriyoruz ki; duvarların arkasında kalmış bir çocuk o zincir sesini duysun ve peşimizden gelsin:
Hadi çevir!”
BİSİKLET SEVDALISI URLA’dan ATALAY ERGEZEN’İN DUYURMAMI İSTEDİĞİ ÖNEMLİ NOTU:
“Etkinliğin gerçekleşmesinin;
STK, aktivist ve ilgilenen kurumların projejenin tema ve vizyonunu gönülden desteklemesiyle mümkün olabileceği bir safhaya gelindi.
Bu projenin gerçekleşmesi için projede yer almak isteyenler iletişime geçebilirler.
*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

*- HARCAMAYIN / YAŞAR EYİCE

