Başarılı konuşma yapabilmek, bilginin ötesine geçebilmektir.
Çünkü iyi bir konuşma yalnızca ne söylediğinizle değil, söylediklerinizin karşı tarafa nasıl geçtiğiyle ilgilidir.
Bir konuşmacının ses tonu, beden dili, kelimeleri kullanma biçimi, ifade zenginliği, mizah duygusu, anlatım coşkusu, vizyonu ve en önemlisi dinleyicileriyle kurduğu bağ; bilgiyi kuru bir aktarım olmaktan çıkarır, anlama ve etkiye dönüştürür.
Bir eğitmen şuna inanıyormuş:
Bilmek yetmez; bildiğinizi karşı tarafa geçirebilmek gerekir.
Çünkü bilgi, karşı tarafa ulaşmadığında yalnızca bilgidir.
Oysa iyi bir konuşma; dinleyicinin dikkatini çeker, merakını uyandırır, zihninde iz bırakır ve mümkünse davranışında bir değişim yaratır.
Aksi halde bilgi bir dosya halinde ele alınır.
Herkes okur, kapatır, geçer.
Etkili konuşmanın farkı tam da burada ortaya çıkar:
Dersini alan, bilgiyi aktarmakla yetinmez, etki yaratır.
Peki sizce bir konuşmacıyı gerçekten etkili kılan en önemli özellik nedir?
Bence konuşmasının arasına gülünç fıkralar koyması ve yaşamdan örnekler sunması…
Etki böyle olur…
Yoksa eğitmenin söylediği gibi sadece aktarmak, kitaptan okumaya benzer.
Devam edelim:
*- GERİDE KALDI
“Ben söyledim…
Anlattım…
Her şeyi açık açık ifade ettim…
Peki;
Karşı taraf neden hâlâ yerinden kıpırdamıyor?”
Çünkü söylemek başka şeydir, ikna etmek bambaşka…
İkna, görünmez bir güçtür.
Ama bu güç, bilgi, empati, sabır ve güvenle somut hâle gelir.
Ve işte o noktada, dünyayı değiştirecek adımlar atılabilir.
Peki, sizce bir insanın düşüncesini değiştirebilmek mi daha büyük güçtür, yoksa onu değiştirmeden harekete geçirebilmek mi?
Bu tür soruları bazen konuların ya da paragrafların sonunda bulacaksınız.
Önemli olan görüşlerinizi açıkça söylemeniz ve düşüncelerinizle bizlere destek olmanız.
Kuru kuruya oturmak, yazıları okumamak devri artık geride kaldı.
*- AYNI
İletişiminizin kaynağı kişiliğinizdir.
İletişiminizin karşılığı ise kaderiniz…
Hayat, yalnızca ne söylediğimizi değil, nasıl söylediğimizi de kaydeder. İletişim sadece karşıya mesaj vermez, hayatın bize nasıl karşılık vereceğini de belirler.
Bir cümle bir kapıyı aralayabilir.
Bir bakış bir köprüyü yıkabilir.
Aynı bilgi, aynı niyet, aynı haklılık…
Ama farklı bir üslup, bambaşka sonuçlar doğurabilir.
Çünkü iletişim, kelimelerden ibaret değildir; kişiliğimizin dış dünyadaki yansımasıdır. Dünyayı nasıl algıladığımız, olayları nasıl yorumladığımız, insanlara nasıl yaklaştığımız… Hepsi sesimize, bakışımıza, duruşumuza ve seçtiğimiz sözcüklere yansır.
İletişim, kişiliğimizin dünyaya attığı imzadır.
Hayat ise o imzaya verilen karşılıktır.
Kısacası…
Kişiliğiniz iletişiminizi oluşturur.
İletişiminiz ise kaderinizi yolunu…
Peki siz, bugün yaşadığınız hangi sonucun; yıllardır kurduğunuz iletişimin sessiz ama güçlü bir yansıması olduğunu düşünüyorsunuz?
Az önce söyledim, soruları bulacaksınız ve siz de buna yanıt veriniz.
Yine bir soruyu ban nasıl yanıtladım?
İlk paragrafı bir daha dikkatlice okursanız, farkındalığı bulur ve görürsünüz!
*- YETERLİ DEĞİL
Etkili iletişim, sadece kendini iyi ifade etmek değildir.
Çoğu insan iletişimi “iyi konuşmak” sanır.
Oysa güzel cümleler kurmak, güçlü kelimeler seçmek ya da uzun uzun anlatmak tek başına yeterli değildir.
Gerçek iletişim, karşınızdaki insanın sizi anlamasıyla başlar.
Ama yolculuk burada bitmez.
Çünkü anlaşılmak, iletişimin hedefi değil; yalnızca ilk eşiğidir.
Asıl mesele, söylediklerinizin bir düşünceyi değiştirmesi, bir duyguya dokunması, bir davranışı harekete geçirmesidir.
Başka bir deyişle…
Etkili iletişim, etkili anlatmaktan çok anlaşılmaktır.
Ama daha da önemlisi, etki yaratmaktır.
Konuşmanız bittiğinde insanlar sadece ne söylediğinizi değil, ne hissettiklerini ve neyi farklı yapmaya karar verdiklerini hatırlıyorsa, işte o zaman gerçekten iletişim kurmuşsunuz demektir.
Çünkü söz uçar; etkisi kalır.
*- GERÇEK DEĞER
Suya erişim, insanlık için en temel ihtiyaçlardan biridir.
Ancak modern yaşamda musluklar yalnızca işlevsel bir araç olmaktan çıkıp lüksün ve gösterişin sembolüne de dönüşebiliyor.
Altın kaplama, sensörlü veya tasarım ödüllü musluklar estetik açıdan dikkat çekse de, asıl önemli olan suyun kendisidir.
Milyonlarca insan temiz içme suyuna ulaşmakta zorluk çekerken, sadece gösteriş amacıyla üretilen aşırı pahalı musluklar kaynakların nasıl kullanıldığı konusunda düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor.
Gerçek değer, musluğun fiyatında değil; içinden akan temiz suyun herkes için ulaşılabilir olmasındadır.
*-KISSADAN HİSSE
Kadir Yaşar belki de ilk defa özelden bir video gönderdi.
Belgesel gibi uzun video, bizim Milli İstihbarat Teşkilatımızın başarısı ele alınmıştı.
İsraillilerin MOSSAD’ının çalışma sisteminin nasıl çözüldüğünü ve büyük başarı ile bizimkilerin sonuca gittikleri görüntülerle ele alınmıştı.
Gurur duyacağımız bir çalışmayı gördük.
Sanıyorum konu ile özel ilgili Kadir Yaşar’dan şu ilginç yazıyı da paylaşmış olalım:
“Che Guevara, bir çoban tarafından ihbar edildikten sonra saklandığı yerde tutuklandığında, çobanlardan biri şaşkınlıkla sordu:
“Hayatını seni ve haklarını savunmakla geçiren bir adamı nasıl ihbar edebilirsin?”
Çoban sadece şöyle cevap verdi:
“Düşmanla savaşı koyunlarımı korkuttu!”
*-KENDİNİ DE KURTARAMADI
Yıllar sonra, Mısır’da, büyük lider Muhammed Kerim, Napolyon’un önderlik ettiği Fransız seferine direndi.
Tutuklandıktan sonra idama mahkûm edildi.
Ancak Napolyon onu yanına çağırdı ve şöyle dedi:
‘Ülkesini senin gibi bir cesaretle savunan bir adamı idam ettiğim için pişmanım.
Tarihin beni vatanlarını savunan kahramanları öldürmüş biri olarak hatırlamasını istemiyorum.
Bu yüzden, kaybettiğimiz askerlerimin tazminatı olarak, on bin altın karşılığında seni affedeceğim.’
Muhammed Kerim gülümsedi ve şöyle dedi:
‘Yeterince param yok, ama tüccarlara yüz bin altından fazla borcum var!’
Napolyon ona bir mühlet tanıdı ve o da zincirlerle ve işgalci askerlerle çevrili olarak pazara çıktı.
Kurbanlarını feda ettiği kişilere umut bağlamıştı…
Ancak tek bir tüccar bile karşılık vermedi.
Bunun yerine, onu İskenderiye’nin yıkımının ve ekonomik durumlarının kötüleşmesinin sebebi olmakla suçladılar.
Muhammed Kerim, kalbi kırık bir şekilde Napolyon’un yanına döndü.
Napolyon ona şöyle dedi:
“Seni bizi öldürdüğün için değil, ticaretleri yüzünden vatanlarının özgürlüğünden alıkoyan korkak bir halk uğruna hayatını feda ettiğin için idam edeceğim.”
Muhammed Reşid Rıza şöyle dedi:
‘Cahil bir toplum için devrimci, kör bir adamın yolunu aydınlatmak için kendini yakan birine benzer.’
*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

*- HANGİSİ DOĞRU / YAŞAR EYİCE

