Tahsin Tuna / Bu anlatım 1970’li yılların Bergama’sında yaz akşamlarının en büyük heyecanı sinemaydı. Güneş yavaş yavaş Kale’nin arkasına çekilirken, İstiklal Meydanı’ndan Cumhuriyet Caddesi’ne kadar uzanan sokaklarda aynı telaş başlardı. Çocuklar harçlıklarını ceplerinde sıkıca tutar, gençler en temiz gömleklerini giyer, aileler ise akşam serinliğini fırsat bilerek yazlık sinemaların yolunu tutardı.
Daha sinemanın kapısına varmadan insanı karşılayan ilk şey film afişleri değil, kavrulmuş gıdık fıstığının kokusuydu.
Güven Sineması’nın, Şen Sineması’nın, Yeni Sinema’nın, Cumhuriyet Sineması’nın ve Yıldız Sineması’nın önünde duran üç tekerlekli ahşap arabalar, o yılların vazgeçilmez görüntüleriydi. Ahşap çekmecelerinde kabak çekirdeği, tuzlu fıstık, leblebi, badem ve nohut bulunurdu. Arabanın altındaki küçük mangalda ise fıstıklar sürekli sıcak tutulurdu. Çerezci zaman zaman avucuna birkaç tane fıstık alıp çocuklara uzatır, ardından yüksek sesle “Sıcak fıstık!… Çiğdem!… Leblebi!…” diye seslenirdi.
Bergama’nın tanınmış çerezci ailelerinden Simit ailesi, yıllarca sinema önlerinde satış yaptı. Nejat Simit’in anlattıklarına göre babası Necati Simit, Cumhuriyet Sineması’nın önünde üç tekerlekli arabasıyla hem çerez hem de gazoz satıyordu. Yaz gecelerinde sinema başlamadan yarım saat önce araba hazırlanır, gazozlar buz dolu varillere dizilir, çerezler ise odun ateşinde kavrulmuş sıcak hâliyle müşterilerini beklerdi.
Sinema Bergama
Sinemaya girenlerin çoğu biletten önce çerez alırdı. Film boyunca yere dökülen çekirdek kabukları, gösterim bittikten sonra küçük çocuklar tarafından süpürülürdü.
O yıllarda sinema sadece film izlenen bir yer değil, Bergama’nın en büyük sosyal buluşma noktasıydı.
Sinema Bergama +1
Gazoz da sinemanın ayrılmaz parçasıydı. Ender, Cem ve Uludağ gazozları buzlu varillerde soğutulur, kapağı bazen testereyle açılırdı. Harçlığı az olan çocukların bazıları ise gazoz kapağını tamamen açtırmaz, şişeyi küçük bir delikle idareli içmeye çalışırdı.
Bergama’nın eski sinema makinistlerinden Beytullah Özyıldız, Güven Sineması’nın perde arkasındaki yıllarını yaşayan isimlerden biridir. Makinistlerin film makaralarını değiştirirken yaşadığı heyecan, seyircinin alkışları ve bazen kopan filmler, sinemanın görünmeyen tarafını oluşturuyordu.
Böyle bir kaynaktan habersizdim. Eski sinema yılların da çerez satıcısı birinin fotoğrafını ararken böyle bir kaynağa rastladım.
Bugün o yazlık sinemaların büyük bölümü yok. Perdeler söküldü, tahta sandalyeler dağıldı, film makineleri sustu. Ama o sıcak yaz akşamlarında sinema kapısında yükselen kavrulmuş fıstık kokusu, gazoz şişelerinin sesi ve çocukların heyecanı, Bergamalıların hafızasında hâlâ capcanlı yaşamaya devam ediyor.
Fotoğraflar ve Bilgi İçin Teşekkür .
Yücel Tunca’nın büyük özveri ile hazırlayıp yazdığı yayın olan sinebergama.com adlı siteden fotoğraflar alıntıdır.Sizlerinde bu kaynağa girip bu muhteşem araştırmayı okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca bu kaynağın oluşmasında materyal sunup bilgi aktaran başta Nejat Simit ve isimlerini sayamadığım emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Bu araştırma mutlaka bir kitap yapılmalı ki gelecek nesiller atalarının nasıl bir hayat yaşadıklarını bilsinler.





