EL NİNO / SAHİL BALIKÇI

Sosyal Medyada Paylaş

El Niño’nun Türkiye ve Akdeniz Havzası üzerindeki etkileri, ekvatoral bölgeler (örneğin Hindistan veya Avustralya) kadar doğrudan ve keskin hatlarla çizilmemekle birlikte, özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde kendisini hissettiren, dolaylı ama stratejik etkilere sahiptir. Küresel atmosferik sirkülasyonun değişmesi, Türkiye’nin hem iklim rejimini hem de Akdeniz kuşağındaki hassas tarımsal üretimi yakından ilgilendiriyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) uyarıları ve bölgesel iklim modelleri ışığında, El Niño’nun Türkiye ve yakın coğrafyasına olası etkileri

1. TÜRKIYE İKLIMI ÜZERINDEKI OLASI ETKILER

Sonbahar ve Kışın Yağış Artışı Eğilimi: Güçlü El Niño yılları, genellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası’na sonbahar sonu ve kış aylarında normalin üzerinde yağış getirme eğilimindedir. Bu durum, özellikle son yıllarda ciddi baraj ve yeraltı suyu problemi yaşayan Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleri için hidrolojik açıdan olumlu bir gelişme olarak görülebilir.

Ilık Kış Aylar ve Kar Yağışında Azalma: Yağışların artma eğilimine karşılık, El Niño dönemlerinde Türkiye genelinde kış sıcaklıklarının mevsim normallerinin biraz üzerinde (ılık) seyretmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu da yüksek kesimler dışındaki bölgelerde yağışın kar yerine yağmur şeklinde düşmesine neden olabilir.

Ekstrem Hava Olayları ve Ani Seller: Akdeniz üzerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının küresel ısınmayla birleşmesi ve El Niño’nun getirdiği atmosferik nem, sonbahar aylarında ani, lokal ve şiddetli sağanak yağışları, fırtınaları ve hortum gibi ekstrem hava olaylarını tetikleyebilir.

2. TARIMSAL ÜRETIM VE ÜRÜN BAZLI RISKLER

Türkiye ve Akdeniz Havzası’nda tarım, mikroklimalara ve mevsimsel dengelere aşırı duyarlıdır. El Niño’nun yaratacağı olası senaryolar ürün gruplarına göre farklı riskler barındırmaktadır:

Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi

Risk: Zeytin ağacı, sonbahar aylarında dengeli yağış ve hasat döneminde kuru/serin hava ister. Sonbahardaki aşırı nemli ve normallerin üzerindeki sıcak hava, zeytin sineği gibi zararlıların popülasyonunu artırabilir ve ürün kalitesini (asit oranını) olumsuz etkileyebilir.

Fırsat: Diğer yandan, kış aylarının çok sert geçmemesi ağaçların don zararı görmesini engeller.

Narenciye (Turunçgiller)

Risk: Akdeniz şeridinde (Adana, Mersin, Antalya) yoğunlaşan narenciye üretimi için en büyük risk, hasat dönemine denk gelen şiddetli dolu ve ani sağanak yağışlardır. Aşırı yağışlar meyvelerin dalında çatlamasına, dökülmesine ve mantari hastalıkların yayılmasına yol açabilir. Ayrıca kışın yaşanabilecek ani fırtınalar lojistiği ve hasat işçiliğini vurabilir.

Tahıl Üretimi (Buğday ve Arpa)

Fırsat: İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi tahıl ambarlarında, El Niño’nun getireceği sonbahar ve erken kış yağışları (çimlenme dönemi için) oldukça faydalıdır. Toprağın ihtiyacı olan nemi almasını sağlar.

Risk: Ancak kışın yeterli kar örtüsünün oluşmaması ve havaların ılık gitmesi, bitkinin soğuklama (vernalizasyon) ihtiyacını tam karşılayamamasına veya erken uyanarak olası geç ilkbahar donlarına karşı savunmasız kalmasına neden olabilir.

KÜRESEL TICARET VE “AKDENIZ FIRSATI”

El Niño’nun dolaylı ama en büyük ekonomik etkilerinden biri fiyat endeksleri üzerinden olacaktır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi Hindistan, Avustralya ve Güneydoğu Asya’da yaşanacak olası kuraklıklar; küresel pirinç, buğday, şeker ve kahve fiyatlarını yukarı çekecektir.

Eğer Türkiye ve Akdeniz Havzası, El Niño kışını ekstrem afetler yaşamadan, bol yağışlı ve ılık atlatabilirse; küresel gıda krizinin yaşandığı bir dönemde üretim avantajı yakalayabilir ve iç piyasa arzını korurken ihracat potansiyelini artırabilir. Ancak bunun için ani sellere karşı tarımsal drenaj altyapısının ve erken uyarı sistemlerinin güçlü tutulması kritik önem taşımaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir