Değerli okurlarım, bir süredir ihmal ettiğim bazı sağlık sorunlarım dolayısı ile adeta gaza basarcasına kendimi hastane koridorlarına attım. Çevremdeki Devlet Hastanesi ve özel hastanelerde çeşitli sağlık kontrollerinden geçip, bir iki operasyon için önümüzdeki günlerde randevu bile aldım. İnşallah sağlığıma bir an önce kavuşurum.
Hastanelerimiz gerçekten çok dolu. Bu yüzden randevu almak bile uzun sürüyor. Değerli doktorlarımız bu yoğunluğa karşı insanüstü bir gayretle çalıyor. Hastanelere bu gidiş gelişlerimde vatandaşlarımızla kurduğum dostluk köprüsünde pek çok sorularla karşılaştım. Vatandaşlar artan nüfusumuz dolayısı ile çok sayıda hastanenin açılmasını istiyor. İleride bu soruları sizlerle paylaşırım.
Kariyerinizde ve hayatınızda başarıya ulaşmanıza yardımcı olacak güçlü ve de temel sorular sorma yeteneğinizi geliştirin. Andrew Sobel ile Jerold Panas yazdıkları “Güçlü sorular” kitabında şöyle diyor: “İlişkiler kurun, yeni işler kazanın ve insanları etkileyin” .
***
Günümüzde sağlık sorunlarımız dışında ülke siyasetinde de o kadar çok sorun ve sorular var ki, say say bitmez. Başta emeklilerin geçim sorunları. Buna karşılık yağmur gibi gelen zamlarla başa çıkmak mümkün değil. Çarşı- pazarda, marketlerde rafların üzerine yerleştirilen fiyat etiketlerinin günün her saatinde değiştirilmesi vatandaşı huzursuz ediyor.
İşte akaryakıta gelen zamlar, köprülerden geçiş ücretlerindeki zamlara ne demeli? Vatandaş diyor ki: “Köprülere de kayyım atansın!”. Vatandaş haksız mı?
Bu ve bunun gibi teklifler Meclis’te yine AKP ve MHP’ in oyları ile ret edildi.
Bakan Işıkhan yine “ek zam” sinyali vermedi! “İktidarın terazisi emeklileri eşit taratmıyor” deniliyor.
Muhalefet lideri CHP’de iç çekişmeler dolayısı ile yeni bir parti kurulacağı sinyalini veriyor. Özgür Özel şimdilik sessiz!
Hepsi güçlü sorular.
Sakın “Hepsi hikâye… Geç bunları” demeyin…
***
Bir okurum, dünyamız için “Neden iki kapılı handır?” diyor. Cevabım şu: Özellikle yaşlılar, genç kuşaklara emanet etmeye hazırlandıkları Dünyamız için “İki kapılı handır” benzemesi yaparlar. Yani insanoğlu doğduğu gün “kurulmuş oyuncak bebek” misali bu dünyanın eşiğinden içeri adımını atar; Yürür, yürür e sonunda diğer kapıdan çıkarak sonsuzluğa uçup gider!..
Çok doğru! Gerçekten “İki kapılı bir handır! İkisinin de önünde göz yaşı vardır.
Ne zaman bir hastane veya doğumevinin önünden geçsem, hep bu sesleri dinlerim.
Hepinize sağlıklı bir hafta dilerim. Saygılarımla…
