Darbeci Pilot Albay Murat Dağlı;

Sosyal Medyada Paylaş

15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimi timinde görevli İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanı ve helikopterin birinci pilotu Murat Dağlı ifade verdi. Dağlı, ifadesinde Cumhurbaşkanına suikast girişimi için gönderildiklerini Bodrum Imsık’ta televizyondan öğrendiğini açıkladı.

“Görevimin ilk gününde VIP uçuş olduğu söylendi”
Sanık Dağlı ifadesinde, “Perşembe günü Kara Kuvvetleri ve Ege Ordu Komutanlığı VIP uçuş gerçekleştirecekti. Bunun için de uçuş programı hazırlandı. Cuma günü görevimin ilk günü olduğu için ben de bu VIP görev katıldım. Akşam saatlerinde Alay’a geldim. Odama geçtim. Ünsal Paşa ile telefonda görüştüm. Görüşmenin sonuna doğru bana akşam saatlerinde bir görev verilebileceğini, görevin içeriği ile ilgili bilgi verilmedi. Benim hazır olmam söylendi. Saat 18.00 sıralarında hareket merkezindeki nöbetçi geldi. Planlı bütün uçuşların iptal olduğunu söyledi. Saat 20.00 sıralarında tekrar Ünsal Paşa’yı aradım. Uçuş yasak emrinin geldiğini ve çıkacağımı söyledim. Kendisi yasağın kalktığını, görevin devam edeceğini ve ayrılmamam gerektiğini söyledi. Saat 21.30 gibi Özcan Karacan beni aradı. Helikopterlerin hazır olduğunu, Çiğli’ye uçacağımızı, helikopterin konum bilgilerini veren DT500’ün de takip cihazlarının kapalı tutulmasını istedi. Bunun nedenini sordum. ‘Emirler böyle’ dedi. 21.55 gibi helikopter başında toplandık” dedi.

“Ege Ordu Komutanı arayarak bir oluşum içinde olup olmadığımı sordu”
Helikopter başında pilotlara ortak frekansı verdiğini aktaran Sanık Murat Dağlı, “DT500’e takip cihazlarının kapatılmasını söyledim. Bir süre sonra Çiğli’ye indik. İndiğimizde bizi kimse karşılamadı. Uçuş kulesine gittik. İki görevli vardı. Biz helikopterlerin Çiğli’ye geleceğini herkese ilettik. Ancak kuledeki görevlilerin böyle bir görev emrinin olmadığın söylediler. Ramazan Elmas’ı askeri hattan aradım ve geldiğimizi bildirdim. Bu esnada cep telefonundan Ali Aktürk aradı ve Çiğli’ye gelmek üzere olduklarını, yakıt ikmali ihtiyaçları olduğunu ve yardım edip edemeyeceğimi sordu. Kuledeki arkadaşlara gerekenin yapılmasını söyledim ve ayrıldım. Bir süre sonra Skorsky helikopter indi. İçinden kamuflajlı askerler indi. Kim olduklarını bilmiyorum. Saat 11.30 gibi Kuvvet Komutanı ile bir kişinin daha Kara Havacılık Üssüne geldiğini öğrendim. İcra edilecek programın onların bilgisi dahilinde yapılacağını düşündüm. Bu esnada Ege Ordu Komutanı beni telefon ile aradı ve nerede olduğumu sordu. Kendisine Çiğli’de olduğumu söyledim. Neden oraya gittiğimi, herhangi bir oluşumun içinde olup olmadığımı sordu. Ben bu soruyu anlayamadım. Bana ‘Amirin ile görüş emri teyit ettir. Gözlerinden öpüyorum’ dedi. Ege Ordu Komutanımız o saatte keşke söyleyemediği bilgileri söyleseydi ben bugün burada olmazdım. Ben de Ünsal Paşa’yı aradım. Ege Ordu Komutanımızın söylediklerini ilettim. Ünsal Paşa, ‘Siz Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlığının emri ile görev yapıyorsunuz. Görevinizi devam edin. Ege Ordu Komutanına bilgi vermenize gerek yok’ dedi. Saat 23.30 gibi Ramazan Elmas piste geldi. Ona görevin ne olduğunu sordum. O da bana görevin ne olduğunu bilmediğini ve beklememiz gerektiğini söyledi. Biz bekleme esnasında Bahattin Akgül yanıma geldi. Helikopterin motorunda sorun çıktığını söyledi. Müsaade ederseniz manuel çalıştırırım dedi. 4 helikopter olduğu için buna gerek kalmadığın ve motoru susturmasını söyleyerek motoru susturdu. Aramızda başka bir konuşma olmadı. Yanıma geldiğinde bizim ile herhangi bir şey paylaşmadı. Ama benim Yardımcım ile görüşüyormuş. MİT’teki arkadaşı ile görüşüyormuş. O gece nöbetçi amirim bile beni aramadı. Telefonum açıktı. Ben hiçbir personele telefonu kapatma emri vermedim. Sıkıyönetim ve darbe olduğunu tutuklandığımda öğrendim.

“Koordinatları Gökhan Şahin Sönmezateş verdi”
Gece saat 01.30 sıralarında piste doğru bir grup asker geldiğini belirten Dağlı, “İçlerinden birisi bizi yanına çağırdı. Bu kişinin Gökhan Şahin Sönmezateş olduğunu öğrendim. Koordinatları vererek bu noktaya götürmesi emrini verdi. Ben nereye gideceğimiz ve görevi tekrar sordum. Sönmezateş sert bir şekilde Marmaris’e gideceğimizi, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlarının direktifleri ile bu görevi yapacağımızı söyledi. Detay vermedi. Kalkış anında görev iptali bilgisi geldi. Bir süre sonra Akıncı Üssüne gidileceği talimatı verildi. Kalkış yaparken yine görev iptali oldu ve Marmaris’e gidileceğini açıklandı” dedi.

“Cumhurbaşkanının İstanbul’da olduğu mesajı geldi”
Saat 02.45-03.00 arasında açık olan telefonuna mesaj geldiğini söyleyen sanık Dağlı, “Mesajda Cumhurbaşkanının İstanbul’a indiği yönünde mesaj geldi. Biz üç helikopter Cumhurbaşkanına suikast yapmaya gidiyormuşuz. Bu bilgiye sahip olan diğer arkadaşlar bunu neden benimle paylaşmadı. Marmaris’e ulaştığımızda birinci helikopter iniş yapamadı. Ben müsait bir alan buldum ve iniş yaptım. Havalandıktan sonra 170 metre yükseklikte o bölgede beklemeye başladık” dedi. Mahkeme Başkanının ‘Ateş ettiniz mi’ sorusuna sanık Dağlı, “Bu esnada bizim helikopterden bir el ateş edildi. Ne olduğunu sorduğumda yardımcı pilot helikopterde bulunan bir kişinin silahının yanlışlıkla bir el ateş aldığını söyledi. Ben de dikkatli olmaları yönünde uyardım. Helikopterden kesinlikle başka ateş edilmedi” diye cevap verdi.

“F16’lar bizi vuracakmış”
Bir süre sonra havada iken yakıt ikmali yapmak için Borum Imsık’a indiklerini belirten Dağlı, “Imsık’ta bizi Fethi Yarbay karşıladı. ‘Komutanım kötü şeyler olmuş. Siz ne yapıyorsunuz’ dedi. Daha sonra karargaha gittik. Burada bize helikopterlerin havalanması halinde F16 uçakları tarafından düşürüleceğimiz söylendi. 05.30’da Ünsal Coşkun paşayı aradım ve ‘F16’lar bizi vuracakmış’ dedim. Daha sonra telefonu kapattım. Bir süre sonra Ünsal Paşa beni geri arayarak ‘F16’ların sizi vurması söz konusu değil. Kalkabilirsiniz’ dedi. Ben ilk defa neler olduğunu Fethi Yarbay’ın odasında televizyonda gördüm. Imsık’tan Gökhan Şahin Sönmezateş ile birlikte İzmir Çiğli’ye gittik. Burada inzibatlar tarafından teslim alındık” dedi.

Bir cevap yazın