*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Belki milyonlarca insan için önemli değil.

Ama sadece bir kişi için çok önemli…

Düşünün engelli vatandaşsınız ve siz de onlarca bilen gibi umuma açık bir lokantaya gidiyorsunuz,

Ya da lokantanın altında bir ‘halk’ marketine, piyasaya göre daha ucuz olduğu bilinen alışveriş merkezine…

Ama elinizdeki baston işe yaramıyor…

Çünkü önünüze ‘dur bakalım, burası sana göre değil!’ diyen bir anlayış çıkıyor.

Aklınıza, güvenlik görevlisi, bir nöbetçi asker, ya da ‘goril’ gibi bir gazinonun kapı korumasını yapan badi gard gelmesin…

Engellinin, hastanın, karşısına kapı gibi çıkan basamaklar oluyor.

Adımını atmaya kalksa dengesini kaybedip düşecek…

Mecburen bekliyor, biri gelsin, kendisine yardımcı olsun ki, içeri girebilsin…

Binanın içine girdi, ya ihtiyaçlarını aldıktan sonra dışarıya nasıl çıkacak?

Durağa nasıl gidecek?

Yine yardıma ihtiyaç var.

Bu yazdıklarım belki bir kişi hariç kimseyi ilgilendirmiyor!

Ama bilmiyor ki, belki de yarın, yarından da yakın bir zamanda kendisi de, potansiyel engelli…

İşte bendeniz tanık oldum bu anlattıklarıma…

Nasıl, bir vatandaşın bir başka vatandaştan ‘imdat’ gibi yardım beklediğine…

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diyoruz, böyle durumlarda ortaya çıkıyor.

“Siyasilere inanmayın!” demiştim, benzer durumlarda.

Örneğin, delik deşik olan yolunuzun yapılacağını belirten bir belediye başkanının sözünün eri olmadığına tanık olmayan yoktur.

Ya da ‘park yapacağım’ dediği mahalleye bir daha uğramayan bir başkan ya da siyasetçiye de tanık olmuşuzdur.

Örnekler çok…

Fakat, ‘özel’ insanlar için ‘özel’ olan siyasiler ya da başkanlar da var.

Beni mutlu eden fotoğraflar ile birlikte aldığım yazıyı paylaşayım:

“Yaşar Bey Merhaba.

Öncelikle belediyemize ait port cafe tesisimizle ilgili memnuniyet yazınız için çok teşekkür ederiz.

Değerli öğretmenim Ender Avcı’nın uyarısı ile haklı öz eleştiriniz bugün derhal değerlendirilerek cafe girişi engelli çıkışlarında gerekli korkuluklar yaptırılarak hizmete sunulmuştur.

Tekrar teşekkürler

Sevgi ve saygılarımla.

Ayşe Akın Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili…”

Ben de duyarlı Belediye Başkanımız Ayşe Akın’a, bu duyarlı davranışından ötürü özelden teşekkür ettim.

Dikkatinizi şu sözcüklere çekmek istiyorum;

Değerli Güzelbahçe Belediye Başkanı, bir okuyucumun duyarlığı ile konudan haberdar oluyor ve uyarı sonucu ‘Bugün derhal’ diyerek önemli eksikliği tamamlıyor.

Yani engelli, yaşlı ve hastalar ile yürüme zorluğu çekenlerle, denge problemi olan vatandaşlarımız için çok önemli olan korkulukları yaptırıyor.

Şöyle diyeyim:

‘Bize böyle duyarlı, sorunu küçük-  büyük demeden hemen çözen belediye başkanları ve yöneticiler lazım…”

 

*- AÇILIŞI MUHTEŞEMDİ…

Nurten Akyazılılar’dan uzun zamandır haber alamıyordum.

Bugün aldığım haber gerçekten çok önemli.

Lafı fazla uzatmadan paylaşacağım.

Konu belediyelerin hallerini ve iş bilmezlerin ellerinde ne hale geldiğimizi de bir noktada anlatıyor:

Karşıyakalı değerli arkadaşım Mert Rüstem ‘in güncel mesajını paylaşıyorum:

“Ülkemizin, #İzmir‘in #fotoğrafçılık tarihine damga vuran, Müslümanların açtığı ilk fotoğrafhaneyi kuran; Cumhuriyet’in ilk yıllarını objektifiyle belgeleyen ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir ziyaretlerinde özel fotoğrafçılığını yapan Hamza Rüstem’in torunuyum.

2011 yılında koleksiyonumdan oluşan eserlerle; büyükbabamın adını taşıyan #Karşıyaka Hamza Rüstem Fotoğraf Evi Müzesi’nin projelendirmesini yaparak kuruluşuna ön ayak oldum.

Hamza Rüstem tarafından fotoğraflanan eserler ve fotoğraf malzemelerinin toplandığı arşiv ve koleksiyonla Karşıyaka’da açılan bu müzeye bir protokol altında bağış yapmış idim.

Bu #müze, ülkemizde ilk ve tektir çünkü içinde Karşıyaka Diaroması; camera obscura; sergi salonu; seminer odası da barındırır.

2 bin 400 kadar Bakanlığa kayıtlı eserden oluşur.

Belediye ile yapılan protokolde ‘bağışçı olarak yer değişimi halinde onayımın alınması’ gerektiği de açıkça belirtilmiştir.

Aynı zamanda müze danışma kurulunun değişmez üyesiyim.

Maalesef bu kurul işlevsiz bırakılmıştır.

 

*- 128 YILLIK

Uzun yıllardır hiçbir onarım ve bakım yapılmamaktadır.

Çatısı akmakta, sergi salonu ve diaroma kullanılmaz haldedir.

Bir süredir müzenin yer değiştirmesi konusu gündeme geldiği için Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Yıldız Ünsal’la görüşme yapmış ve böyle bir durumda takvim ve projelendirmeyi beraber yürütmemizi rica etmiştim.

Bana taşınacağını, köhneleştiğini söylemiştir.

Oysa bakımları yapılmayarak köhneleşmesi de onların sayesinde yaşanmıştır.

Ayağa kaldırmak yerine taşımak?

Ama nereye?

Bana şimdiki yerinden uzakta bir arazi gösterildi.

Projeyi sorduğumda, henüz bir proje yoktu.

Ben de kendilerine sözleşmeyi hatırlatarak, onayımı beklemelerini ve projeyi beraber yapmamamızı hatırlattım.

Yani iznim ve onayım yoktur.

Ancak 20 Temmuz sabahı onayım alınmadan hatta tarafıma haber bile verilmeden, müzenin Karşıyaka Belediyesi tarafından kapandığı bilgisi tarafıma ulaştı.

Alan yanındaki Milli Mücadele Müzesi ile beraber Kent A.Ş.’ye devredilmişti!

Maksadını anlayamadım!

Yerinde görmeye gittiğimde, müzenin kapanmasından daha önemli olarak, bağışladığım ve ailemin mirası olan tüm malzemeler yine bana bilgi verilmeden gelişi güzel sökülmüştü.

Konuyu tekrar Yıldız Başkana götürdüm; müzenin yerinin değişeceğini söylemekle birlikte bu değişikliğin bana bilgi verilmeden veya eşyaları geri almama imkân tanınmadan neden yapıldığı konusunda doyurucu bir açıklama alamadım.

Yaklaşık 128 yıllık geçmişiyle kuşaktan kuşağa aktarılmış olan Hamza Rüstem Fotoğrafhanesi’nin arşivi sadece ailemizin değil, Cumhuriyet döneminin ve İzmir’in kültürel ve görsel belleğine katkıda bulunuyordu.

 

*- GERİYE KALAN, ÜZÜNTÜ

Bu kıymetli mirasın bu şekilde bir tutum ile karşı karşıya kalmasından ötürü gerek ben ve ailemiz gerekse İzmirli fotoğraf ve tarih severler olarak çok üzgünüz.

Bir başka üzüntüm; aynı yaşlarda olduğumuz, aynı mahallede büyüdüğümüz, her ikimizin de ailesinin Karşıyakamızın saygın ailelerinden olan Sayın Yıldız Başkanla bu polemiğe girmektir.

Konuyu bilgi ve dikkatinize önemle sunarım.

Müzenin onarılarak yerinde bırakılmasını talep ediyorum.

*Her İzmirlinin albümünde bir Hamza Rüstem imzalı fotoğrafı vardır!* “

Bu anlatımdan, paylaşımdan sonra şu cümleyi kuruyorum:

“Allah aklımızı başımızdan almasın!’

*-

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

*- BÖYLESİ LAZIM / YAŞAR EYİCE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir