Tahsin TUNA / Günümüzde siyaset denilince akla gelen ilk kavramlar ne yazık ki güç, makam ve çıkar ilişkileri oluyor. Oysa çok değil, bir nesil öncesinde bu topraklarda siyaset; bir “dava adamlığı”, bir “memleket sevdası” ve her şeyden öte bir “gönül işi” idi. İşte bu geleneğin Bergama ve Kozak semalarındaki en canlı, en vakur temsilcilerinden biri kuşkusuz Zülfikar Aytan’dır.
Geçtiğimiz günlerde, Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın vefat yıl dönümünde paylaşılan bir fotoğraf, aslında bir devrin ve bir dostluğun en saf vesikası gibiydi. Zülfikar Bey’in Özal ile yan yana, o samimi karesi sadece iki siyasetçinin değil, iki dava arkadaşının yol arkadaşlığını anlatıyordu.
Devletin Zirvesinden Kozak’ın Köy Otobüsüne Zülfikar Aytan, Anavatan Partisi’nin fırtınalı ve icraat dolu yıllarında Bergama İlçe Başkanlığı yaparken, Ankara’nın en yüksek kapıları kendisine sonuna kadar açıktı. Rahmetli Özal ile olan dostluğu öyle “kartvizit” dostluğu değildi; sarsılmaz bir güvene ve ortak bir Türkiye idealine dayalıydı.
Pek çokları bu tür mevkileri kişisel ikbal, mülk edinme ya da akraba kayırma için kullanırken; Aytan, cebindekini bu yolda harcamayı, varını yoğunu Bergama’nın, Kozak’ın sorunlarını çözmek için feda etmeyi seçti.
Onun siyaset anlayışında “halkın işini görmek”, bir lütuf değil, bir inanç borcuydu. Bölgenin her taşında, her yolunda, her fıstık çamında emeği olan bu isim, partisinin dönemi kapandığında ise bugünün siyasetçilerine ders olacak bir onurla köşesine çekildi.
Alın Akıyla Geçen Bir Ömür
Bugün Zülfikar Aytan’ı Bergama sokaklarında görebilirsiniz. Haftanın belirli günlerinde eş dost ziyareti için şehre iner, bir çay ocağında geçmişi yad eder, tecrübesini ve o kitaplara sığmayan hikayelerini çevresindekilerle paylaşır. Akşam olduğunda ise ne lüks makam araçları bekler onu, ne de şatafatlı uğurlamalar…
O, yine her zamanki vakarıyla belediye otobüs durağına yürür ve Kozak’ın yolunu tutar.
İşte gerçek “siyaset adamlığı” budur. Devletin en tepesiyle kurulan samimiyete rağmen, şahsi hiçbir menfaat elde etmeden, halkın arasında “alnı ak” bir şekilde yürüyebilmek…
Zülfikar Bey, biriktirdiği paralarla değil, biriktirdiği insanlarla ve tertemiz bıraktığı ismiyle bugün Bergama’nın yaşayan hafızasıdır.
Onun o sessiz ama derin duruşu, sadece bir siyasi kariyerin özeti değil; inancın, vefanın ve memleket aşkının bir portresidir. İyi ki varsın Zülfikar Aytan; senin gibi “eskimeyen” değerler, bu toprakların gerçek tapu senetleridir.
