“Umarım bayraklar asılmıştır!’ diyerek yazıma başlayacaktım.
Ama kentte bir tur atınca ve de gelen fotoğrafları inceleyince ‘Yaşasın! İzmir kırmızı- beyaz!’ demekten kendimi alamadım.
Açık ve net 30 Ağustos, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, milletimizin bağımsızlık iradesini tarihe altın harflerle yazdırdığı büyük zaferin adıdır.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünü milletçe büyük bir gurur, coşku ve minnetle idrak ediyoruz.
30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi; milletimizin bağımsızlığından, vatanından ve istikbalinden asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında, kahraman Türk ordusu ve aziz milletimizin ortaya koyduğu eşsiz mücadele, bugün bizlere bağımsızlığın, birlik ve beraberliğin ne kadar büyük bir değer olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
30 Ağustos; yalnızca askeri bir zaferin değil, aynı zamanda inanmanın, kararlılığın, fedakârlığın ve millet iradesinin şanlı zaferidir.
Bu büyük zaferin ortaya koyduğu ruh, bugün de Türkiye’nin geleceğini inşa etme yolunda bizlere, ecdadımızdan miras aldığımız bu güçlü iradenin günümüzdeki karşılığının; üretmek, istihdam oluşturmak, yatırım yapmak, ihracatı artırmak, teknoloji geliştirmek ve ülkemizin ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek olduğuna inanmalıyız.
*- İŞ DÜNYASINA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR
Hepimiz, Atamızın gösterdiği yolda, güçlü ve müreffeh bir Türkiye için iş dünyası olarak üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz.
Önceki yazımda da belirttiğim gibi, İzmir iş dünyası şehrimizin, Türkiye’mizin üretim, ticaret, ihracat ve girişimcilik potansiyelini daha ileriye taşımak; ülkemizin kalkınmasına daha güçlü katkılar sunmak için çalışmalarını açıkça belirttikleri gibi kararlılıkla sürdürür.
Bu anlamlı günde vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin istiklali uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle; gazilerimizi şükranla yâd ediyoruz.
Birlik ve beraberliğimiz daim, Türkiye’mizin istiklali ve istikbali güçlü olsun.
*- ŞANLI BAYRAĞIMIZIN ALTINDA
Ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu, emperyalist güçlerin vatan toprağını terk ettiği, Türk milletinin bağımsızlığını elde ettiği 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı evlerimize, işyerlerimize, meydanlara astığımız şanlı bayrağımızın altında kutluyoruz.
Bazı tarihler vardır, bir ülkenin kaderi değişirken aslında dünya değişmektedir.
30 Ağustos 1922 öyle bir tarihtir. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nden zaferle çıktığı o gün, hem Türkiye Cumhuriyeti’ni müjdelemiş hem de Avrupa’nın siyasi ve fiziki haritasını değiştirmiştir.
Çünkü Türk ordusu zafere giden bu yola çıkarken vatanın bağımsızlığı için azmini, cesaretini, kararlılığını bir an bile kaybetmemiştir.
26 Ağustos’ta zafere giden bu yola çıkarken güneşin yakında doğacağına inançlarını hiç kaybetmemişlerdir.
Ne de olsa gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden ve güneş doğmadan hemen önceki andır.
26 Ağustos 1922, saat üçte, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa yönetimindeki askerlerin ordugâhtan yola çıkıp Kocatepe’ye gelmesi o anın fotoğrafıdır.
Üç yılı aşkın zamandır savaşan, türlü zorluklarla pek çok cepheyi aşan, yoksulluk, yoksunluk içindeki bir ordunun ve halkın nihai zafere ulaşmadan önceki son mücadelesi, 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz ile başlamıştır.
*- KURTULUŞ GÜNEŞİ
Anadolu’yu esaretten kurtararak dünyanın dengelerini değiştiren on beş günlük zafer mücadelesi Dumlupınar’da 30 Ağustos 1922’de zafere ulaşmış, Mustafa Kemal Paşa’nın beklediği ‘gerçek kurtuluş güneşi’ doğmuştur.
Büyük Taarruzu zaferle taçlandıran 30 Ağustos Başkomutan Meydan Muharebesi’nde düşman ordusunun büyük kısmı tamamen yok edilmiş veya esir alınmıştır.
Bu mücadele, on beş günün sonunda, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla sona erecek, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu müjdeleyecektir.
Güneş, bundan sonra artık bu topraklarda hep cumhuriyetin aydınlığıyla doğacaktır.
Ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu, emperyalist güçlerin vatan toprağını terk ettiği, Türk milletinin bağımsızlığını elde ettiği 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız hepimizi kutlu olsun!
*- AĞRI DAĞI ZİRVESİNDE
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü onuruna Menemen Arama ve Kurtarma Ekibi (MAKUR) Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nın zirvesine Türk Bayrağı dikti. Mazisi zaferlerle dolu ecdadımızın 30 Ağustos 1922’de elde ettiği zaferi, Türkiye’nin en yüksek noktasına bir kez daha bayrak dikerek kutlamış olduk.
5 bin 137 metrelik zorlu tırmanışı başarıyla tamamlayan ekip elemanlarını ben de yürekten kutluyorum.
Yoğun eğitimler, başarılı tatbikatlar, artan personel sayısı ve teknik ekipmanlarıyla olası afetlere karşı her an için hazır durumda olan Menemen Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (MAKUR), 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde de anlamlı bir organizasyona imza atmış oldu.
İzmir’den yola çıkan ekip, Türkiye’nin çatısı olarak adlandırılan ve tam 5137 metre yüksekliğe sahip olan Ağrı Dağı’nın zirvesine tırmandı.
Türkiye’de ilk kez bir belediye arama kurtarma ekibinin zirve tırmanışıysa oldukça çetin koşullarda gerçekleşti.
Zirveye çıkış ve iniş ile birlikte toplam 5 gün süren dağ yürüyüşünde 3200 metredeki ana kamptan, nefes egzersizi amacıyla 4100 metredeki ikinci kampa çıkılıp, ardından tekrar 3200’e geri inildi. Ertesi gün tekrar zirveye doğru başlayan yürüyüşün en zorlu kısmıysa, nefes almanın bile çok zorlaştığı 4900 metrede buzulların olduğu bölümde yaşandı.
Eksi 17 dereceye düşen ve saatte 60 kilometre hızla esen rüzgarın etkisiyle eksi 20 derece olarak hissedilen hava sıcaklığına karşı ekip üyeleri büyük bir özveriyle tırmanışını sürdürerek zirveye ulaşmayı başardı.
Zirvede 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamak için yapılan tırmanışa yönelik pankart açılarak hatıra fotoğrafı çekildi.
BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

BAYRAKLAR TAMAM / YAŞAR EYİCE

