Buradasınız
Anasayfa > Genel > *- ZEKİ MÜREN SÖZÜ! / YAŞAR EYİCE

*- ZEKİ MÜREN SÖZÜ! / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Çift yönlü yolda yay şeklindeki virajı dönerken, aklımdan geçen başıma geldi!

Hatalı sollama yapan İstanbul plakalı bir araç tam gaz üzerime geliyordu.

Sağım duvar, karşıdan şeridinde gelen toplu ulaşım aracı ile arkasında konvoy şeklinde gelen birkaç araç…

Kaçış imkanı yoktu…

Freni kökledim, buna rağmen ‘koçlar’ gibi tokuşuyor gibi çarpıştık…

Herkes etrafımızı sardı…

Karşı aracı süren, üzerinde inşaat işçisi ya da ustası şeklinde kıyafet olan genç de geldi, kapımı açtı…

Yaradılış işte!

Açtım ağzımı yumdum gözümü…

Anadolu’dan ekmeğini kazanmak için gelen opel marka aracın sürücüsü kendini şöyle savunuyordu:

‘Tek yön sandım!’

Herhalde işi vardı, önündeki araçları hızla sollamış ve viraja girmişti.

Benzer yer, Urla eski yolunda eskilerin değişiyle Abdullahağa’yı (Ege Ordu Komutanlığını ve eğitim alayını) geçtikten sonra, İzmir Körfezi ile buluşma noktasına gelirken, Çeşme yolunu viyadüğünün altından geçerken var.

Çok yıllar önce bir gece yarısı burada da, bir özel araç hatalı sollama yapmış ve karşıdan gelen minibüs ile çarpışmış 9 kişi can vermişti.

Nedense böyle yerlerde yeterli uyarı işaret ve yazıları olmuyor.

Hatırlayan olacaktır;

Çok yıllar önce Manisa yönünden gelen yüklü kamyonlar Sabuncubeli’nden Bornova’ya doğru inerken, fren patlamaları ya da balatalarının ısınması sonucu duramayınca Ege Üniversitesi Kampusünün önündeki dönel kavşakta ya devriliyor, ya da öndeki araçlara çarparak hurdaya döndürüyorlardı.

Kaç günahsız yurttaşımızı burada kaybettik.

‘Tabela yazın!’ sözlerimizi, İzmir Milletvekilliği de yapan Bornova Belediye Başkanlarından Cengiz Bulut’un da özel olarak ilgilenmesi sonucu duyurduk.

Karayolları daha da ileriye gitti, ilk defa gördüğüm ve öğrendiğim ‘Kaçış Rampası!’ yaptılar…

Özellikle ağır tonajlı kamyon, ya da şehirlerarası yolcu otobüslerinin şoförleri tehlikeyi hissettikleri anda, yokuş aşağı inerken, sağ taraftaki

‘Kaçış Rampası’na giriyor…

Böylece; 150- 200 metre ya da biraz daha fazla beton yolda dik rampada kendiliğinden fren yapmadan duruyor ve tehlikeyi atlatıyorlar.

Köprüden öncesi son çıkış gibi bir şey, bu anlattığım…

O gün bu gün can kayıplı, ya da hasarlı hiçbir kaza olmadığını belirteyim.

*- İSPANYA’DAKİ BOĞALAR GİBİ

Kullandığım Pegout daha sağlıklı ya da değişiyle kuvvetli çıktı herhalde.

Tampon ve sol lamba patladı…

Diğer aracın ise önü hurda görünümündeydi.

Aklıma bu görüntü de, usta gazeteci Aydın Bilgin ağabeyinin bir anısını hatırlattı.

Bornova Anadolu Lisesi’ni (BAL) bitirdikten sonra (CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de okulu) Amerika İmtihanlarını Bitirir ve Koç Holding’in bursu ile okur.

Rahmetli Vehbi Koç Amerika’daki iş seyahatlerinde ise kendisine eşlik ve tercümanlık yapar.

Aydın Bilgin Amerika’daki eğitimini tamamladıktan, Almanya’da stajını yaptıktan sonra Koç Holding bünyesindeki Traktör bölümünde göreve başlar.

İlk zamanlarında, ürettikleri ve ithal ettikleri traktörleri tanıtmak ve pazarlamasını yapmak için Ankara’nın bir ilçesinin köylerine gider.

Ama orada bir alışkanlık vardır.

Satacağı traktörün sağlam olduğunu kanıtlamalıdır.

O yıllar Alman ürünleri ‘Sağlam’ diye biliniyor ve tutuluyordu.

‘Senin tanıttığın traktörlerin sağlam olduğunu kanıtla!’ der üreticiler.

Bir başka firmanın ürünü olan traktör ile koç gibi tokuşturulacaklar, yani çarpıştırılacaktır.

Belli ki, iki traktörde de hasar ve zarar meydana gelecektir.

Üst yönetime ‘Zarar ne olacak?’ diye sorar, istediği şekilde yanıt alamaz.

‘Tamam!’ der köylünün önerisine, zararı sineye çekecektir.

Köy meydanında, Ege’nin deve güreşleri gibi traktörler sahaya çıkar…

Karşı karşıya gelirler…

Sonuçta zararı göze alan Aydın Bilgin’in traktörü ‘Şampiyon’ ilan edilir.

Ve hedefin çok üstünde traktör satışı yapılır bölgede…

*- EL SIKIŞTIK, O KADAR

Nasıl korktuğunu, çekindiğini, ürktüğünü anlatırken, çok yıllar öncesinde başından geçmiş ilginç bir anı olarak kaldığı halde halâ heyecanlıydı…

Böyle şey olur mu?

Oluyor işte…

Bizim insanlarımızın böyle kendilerine göre inanışları ya da deneme yanılma sistemleri de oluyor.

Şimdi bunu önerseniz, söyleseniz gülüp geçerler herhalde…

Hatalı sollama sonucu hırsla aracıma çarpan Abdullah isimli İstanbul Ümraniye’de oturduğunu söyleyen genç, ‘Acele işim var, aracını yaptır, parasını ödeyeceğim!’ dedi.

El sıkıştık, ‘Söz mü?’ dedim, ‘Söz!’ dedi.

Biliyorsunuz, piyasada ‘Zeki Müren Sözü’ diye bir gelenek vardır.

‘Söz mü, söz!’ dedikten sonra anlaşma olmuştur.

*- AİLE DOSTUM

‘Aile Dostum Zeki Müren’ yaşamı boyunca hiçbir belgeye, anlaşmaya imza atmadığını anlattı.

Sonra da öğrendim ki, güvenli ve önemli büyük anlaşmalarda el sıkışıldığında iki taraf da ‘Zeki Müren sözü!’ diyerek alışverişlerini sağlama alıyorlardı.

Acaba şu zamanda ‘Zeki Müren Sözü’ halâ geçerli mi?

İcra dairelerinde ve mahkemelerde yığılmış dosyaları düşünürsek olumlu yanıt vermemiz imkânsız.

Şimdi de, Şarkıcı Bülent Ersoy çıkmış, 1996 yılında kaybettiğimiz Zeki Müren’in arkasından ‘Beni kıskanıyordu!’ diyebiliyor.

O tarihte, İzmir’de TRT’nin canlı yayınında kaybettiğimiz Sanat Güneşimiz Zeki Müren’in cenazesini morgdan birkaç belediye çalışanı ile almış, Bursa’ya götürmek üzere Adnan Menderes Havaalanı’nda bekleyen özel uçağa götürmüş, kendim yerleştirmiştim.

Pilotlar, ‘Sen de geliyor musun?’ sorusuna, gelemeyeceğimi ve nedenini anlatmıştım…

Bizde ölünün arkasından konuşmak yoktur.

Kendisine ‘Diva’ denilen Bülent Ersoy’un, Bodrum’un ve tüm sanatçıların Paşası olan (Bu ismi de ben taktım) Zeki Müren için söylediklerini şiddetle tenkit ediyorum.

Ne demişler;

‘Balığı denizden çıkarabilirsin, ama balığın aklından denizi asla…’

*- ÖZELSİNİZ

Hayatımızın ipliğe bağlı olduğunu söyleyenler var.

‘Bedava yaşıyoruz’ diyenler de…

Öyleyse;

Günaydın YAŞAMAK, Merhaba HAYAT…

Hep gülümse, hiç ağlama; çok sev, hiç ayrılma; mutlu ol, umutsuz olma.

Çünkü sen ”SEN” olduğun için özelsin UNUTMA..!

Dünya seni taşıdığı için değil, sen içinde varsın diye güzel…

İyi niyetler, güzel yürekler, mutlu sürprizler, verimli işler, sevgi dolu bakışlar hayatınızdan eksik olmasın

Hep sağlıklı Olun Mutlu Olun Sevgi ile kalın…

Günün sözü de şöyle:

Hayvanlar üçe ayrılır

Et yiyenler, ot yiyenler, fakir fukarının hakkını yiyenler…

*- ZEKİ MÜREN SÖZÜ! / YAŞAR EYİCE

 

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311
 

Bir yanıt yazın

Top