8 Okunma

Yine bilinmeyen konular YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Bir yeni tat Seferihisar’dan…

*- Amerikalılarla Irak bağlantısını İzmirli Hüseyin sağlıyordu

*- Kirle işleri kimler yapıyordu…

*- Bir buruk hikaye ve ne yapmalıyız?

*-

Önceki yazımı gece yarısı yazmış ve ‘İzmir’in sokak lezzetleri’nden söz etmiştim.

Tabii bu arada bir çok kişiden de söz etmiştim.

Okuyan var, laf olsun diye ‘beğendim’ diyerek geçiştirenler de…

Bugün de, yeni bir lezzeti sizinle paylaşayım…

Bu arada Musa Turan’ın büyük emek, araştırma ve masrafla yaşama geçirdiği ‘Boyoz’u önümüzdeki günlerde tekrar gündeme getireceğim…

Şimdi ‘Seferihisar Kurabiyesi’ ne döneyim…

Kıvanç Ege’den öğrendiğime göre: Belediye, kooperatif ve özel sektör işbirliğiyle Topan Karakılçık Buğdayı ve mandalinadan ‘Seferihisar Kurabiyesi’ üretildi.

Tadı çok beğenilen kurabiyenin, AR-GE çalışmalarının tamamlanmasının ardından satışına başlanılacak.

Veli Usta’nın geleneksel bir düğün kurabiyesi var, Seferihisar’ın ise üreten kadınları, Karakılçık Buğdayı, sütü ve mandalinası var.

‘Bu zenginliği tek bir lezzetle nasıl buluştururuz?’ dediler ve Seferihisar Kurabiyesi’ni ürettiler.

Henüz tatmadığımız için ayrıca bir yorum yapamayacağım…

*- Az kaldı!

Suriye’de ABD’nin YPG/PKK bölgesinden çekilme kararı ile birlikte gelişmeleri yeniden değerlendirme ihtiyacı ortaya çıktı.

Geçen hafta Cenevre’de Türkiye, Rusya ve İran; yeni Suriye Anayasa’nın yazılması için tarafların temsil edileceği komisyon ile ilgili gelişme sağlamışlardı.

Trump’ın son kararı ise Suriye’de genel bir siyasi barışa yönelik olarak ilerlemenin ötesinde operasyonel anlamda da bazı önemli gelişmelerin kapısını açıyor.

İşin aslı taraflar kendi çıkarlarını gözetirken, kartların yeniden dağıtıldığı bir döneme giriyoruz.

Tüm bunların perde arkasında ise bazı gizli anlaşmalar ve karşılıklı beklentiler var.

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘saatler var!’ diyerek dünyaya bir mesaj daha verdi.

*- Kirli işler!

Prof. Dr. Sait Yılmaz’dan öğrendim… Sanıyorum içimizden çok kişi bilmiyordur. Bilgi daracığımızda olması için paylaşıyorum.

Devletlerin kirli işlerini yapan özel askeri şirketler ile ilgili yaklaşık on yıldır bir şey yazmıyorduk. Bu sürede özel askeri ya da güvenlik şirketlerinin sayısında önemli bir artış oldu.

Hatta bazı devletlerde bunlara verilen paralar ülkenin silahlı kuvvetlerine ayrılan bütçeyi geçti.

ÖAŞ’lerin ortaya çıkışı yeni değildir.

1950 ve 1960’larda İngiliz askeri şirketleri Ortadoğu ve Afrika’da faaliyet gösterdiler.

1995’de Bosna-Hersek’teki iç savaş esnasında iyice görünür hale geldiler.

2003 yılındaki Irak Savaşı, ilk ‘özelleşmiş savaş’ adını aldı.

ÖAŞ’ler askerlerin gidemediği yerlere girdiler, 51 Amerikan kışlasını onlar korudular, gerilla savaşına katıldılar, Ebu Garip hapishanesindeki işkenceler de onların marifeti idi.

Daha çok ABD, İngiltere ve Afrika’da üslenen özel askeri şirketler, yaptıkları sözleşmeler karşılığı askeri danışmanlık ve eğitim, istihbarat, operasyon desteği, lojistik destek, polisiye görevler, uyuşturucu ile mücadele, istihbarat ve benzeri hizmetler sağlamaktadır.

*- Kimlere faydaları var?

En önemli faydaları hükümetin üstlenmek istemediği yasal olmayan ve örtülü operasyonlar için kullanılmalarıdır.

2003-2011 arasında Irak’ta Amerikan asker sayısı ile özel askeri şirket elemanı sayısı hemen hemen aynı idi.

2009 yılında bile Irak’ta 25 bin Amerikalı özel askeri şirket mensubu vardı.

Amerikan askerleri ve ÖAŞ’leri 2011’de Irak’tan çıkarken eğiterek Suriye’ye gönderdikleri militanlar IŞİD oldu.

Irak’ta sivil halka helikopterden ateş eden Blackwater elemanlarının videosu deşifre olunca, kapatıldı ama önce 2009’da Xe Services, 2011’de ise Academi adını aldı.

Blackwater’ın Afganistan’daki şirketi, Frontier Services Group’tur. Academi, geçen Kasım’da Suudi Arabistan’da prenslerin (11 prens, dört bakan, 30 kadar eski bakan ve iş adamı) bir otele kapatılarak işkence ile sorgulanmasında görev aldı.

Sorgulamalar sözde yolsuzlukları araştırmak için yapılıyordu ama aslında Salman muhaliflerini temizledi, Trump ise seçim kampanyasında kendisini desteklemeyenlerden intikam aldı.

Bugün de Washington için ÖAŞ’lerden daha iyi bir seçenek yoktur. ABD’nin örtülü ve kirli savaşları arttıkça onlara olan ihtiyaç artmakta ve Pentagon sürekli olarak gelişmelerini teşvik etmektedir.

Son on yılda Pentagon, ÖAŞ’lerle 3.000’de fazla sözleşme yaptı.

ABD hava ve deniz kuvvetlerinin toplamından %90 daha fazla drone (insansız hava aracı) kullanmaktadırlar.

Ocak 2015’de Orta Doğu’dan sorumlu ABD Merkez Komutanlığı için çalışan 43 binden fazla özel askeri şirket mensubunun sadece 17 bin kadarı Amerikalı diğerleri İngiliz ya da Avustralyalı idi[.

Bu şirketler sadece askerler için değil özellikle Amerikan istihbarat teşkilatları için caziptir.

İlk defa Mayıs 2007’de Amerikan istihbarat teşkillerine özel şirketlerle sözleşme yapmak için bütçe (33.6 milyar dolar) tahsis edildi.

Yapılan tahminlere göre ÖAŞ’ler Washington’un gizli operasyonları için yılda yaklaşık 150 milyar dolar alıyorlar.

*- Konuyu İzmirli Hüseyin’e getireceğim…

Devletlere ve silahlı gruplara el altından silah sağlamak işleri de vardır. Örneğin ABD silah vermedik dese de Amerikan AirTronic, Ukrayna’ya Amerikan yapısı tanksavar silahları sağladı.

IŞİD’in elindeki 1.500 kadar silah taşıyan araç gayri resmi olarak ABD tarafından gönderildi.

Bu şirketlerin özel görevlerinden bir tanesi de terörist gruplara kitlesel imha (kimyasal) silah sağlamaktır.

Suriye, Irak ve Afganistan’da bu şirketler halen oldukça aktiftir.

ABD’nin bu şirketleri tercih etmesinin nedeni yapılan kirli işlerin sorumluluğunu üstlenmemektir ama 2008 yılında 17 ülke tarafından imzalanan Montreux Dokümanı’na göre bir özel askeri şirkete ev sahipliği yapan ülke onun eylemlerinden de tam sorumluluğa sahiptir.

Bu arada ben de bir ekleme yapayım:

İzmir’li ilk teak-Wan-Do’culardan Hüseyin Atkın vardı.

Alsancak çocuğu Hüseyin, bir ara yarı çıplak yol üzerine yatıyor ve araçları üzerinden geçirdiyordu…

Tabii bilmem kaç tane kiremiti ya da tuğlayı üst üste yığıp bir vuruşla ikiye ayırması da gazetelerde fotoğraflarıyla yer alıyordu.

Bir ara, belki de İzmir’de ilk kez bir Uzakdoğu sporları okulunu Bornova Tarlabaşı’nda, o zamanki golf kulübünün mekanını tutarak açmıştı.

Davetine Okan Yüksel ve Ünal Tümin ile gitmiştik…

Sonra izini kaybettik…

Ve beş altı yıl önce ona Kuşadası’nın belki de Türkiye’nin konumu ile en güzel yere sahip Kısmet Otel’de karşılaştım.

Yanında Amerikalılar vardı…

‘Ne yapıyorsun, tatilde misin?’ diye sorduğumda, ‘Hem tatil hem ticaret’ dedi…

Sonra açıkladı:

‘Blackwater’in ortağıyım…. Bizim Irak’taki konvoylarını, insanlarımızı korumak için anlaşma yapmaya geldim…’

Hatta beni misafir yapmak istedi, kabul etmedim…

Sonra ‘siyah’tan aklımda kaldığı için bazı gazetelerimizin bu Amerikan şirketi için yayınlar yapması üzerine Hükümet anlaşma yapmaktan, daha doğrusu Amerikalı şirketten gelen öneriyi kabul etmemişti.

Perde arkasını ya da görüşmelerin kimlerle nasıl yapılmıştı, o zamanlar fazla önem vermediğim için önemseyip üzerine düşmemiştim.

***-

GÜNCEL

*- Konu; Rüzgar ve güneş!

Ege Bölgesi Sanayi Odası ile İzmir Kalkınma Ajansı, sanayicilere yönelik ‘Enerji Sohbetleri’ etkinliği düzenliyor. Ağırlıklı olarak yenilenebilir enerjinin ele alınacağı toplantıda, sektördeki sivil toplum kuruluşlarının liderleri, sanayiciler, hukukçular ile akademisyenler, rüzgâr ve güneş enerjisindeki son durumu ortaya koyacak. Etkinlik 09 Ocak Çarşamba günü EBSO’da yapılacak.

*- ‘Birleştiren İhtiyaç Kredisi’

Ziraat Bankası, kredi kartı borçlarını ödemekte zorlanan müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte yeni bir uygulama başlattı.

Uygulama, Ziraat Bankası’na kredi kartı borcu bulunan müşterilerin yanı sıra diğer bankalara kredi kartı borcu bulunan ve ödeme güçlüğü çeken vatandaşlarımızı da kapsıyor.

Birleştiren İhtiyaç Kredisi ile bireysel müşterilerine, Bankadaki ve diğer bankalardaki kredi kartı borçlarını; gelirlerine uygun ödeme planı altında, uygun koşullarda birleştirme imkânı sunuluyor.

Söz konusu ürün ile gerek Ziraat Bankası müşterilerinin, gerekse diğer banka müşterilerinin borçluluk düzeylerinin dengelenmesi, finansal yapılarının daha sağlıklı ve yönetilebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.

Birleştiren İhtiyaç Kredisi; kredi kartlarına uygulanan aylık faiz oranlarından çok daha uygun şartlar ile 24 aya kadar aylık %1,10 ve 60 aya kadar aylık %1,20 faiz oranlarıyla müşterilerimize sunuluyor.

*- Süpriz İstifa Kararı

Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim, görev süresinin dolmasına daha üç yıl varken 1 Şubat itibariyle istifa etme kararı aldı.

Kim’in istifa kararı Dünya Bankası tarafından kamuoyuna açıklandı.

59 yaşındaki Kim, istifasının hemen ardından bir şirkete gireceğini ve gelişmekte olan ülkelerde altyapı yatırımlarını arttırma çalışmalarına odaklanacağını belirtti.

Bankanın açıklamasında ise daha fazla ayrıntı verilmedi.

Kim’in ayrılmasından sonra başkanlık görevini Dünya Bankası’nın baş yöneticisi Kristalina Georgieva’nın geçici olarak üstleneceği belirtildi.

Sürpriz istifanın, Trump yönetimiyle ABD’nin Dünya Bankası üzerindeki etkisinden şikayet eden diğer ülkeler arasında sert bir çekişmeye neden olabileceği yorumları yapılıyor.

Kim 6 yılı aşkın süredir Dünya Bankası’nın başındaydı.

*- Görmezden gelmeyelim!

Havanın aşırı soğuk olduğu bir günde, örneğin bu günlerde…

Adamın biri camdan dışarıyı seyrederken, Yoğurtçunun sesini duyup, hanımına ‘kap getir yoğurt alayım’ der. (İzmir’de bir zamanlar böyle seyyar yoğurtçular vardı…)

Hanım ‘yoğurt var. İhtiyacımız yok!’ deyince, Adam, ‘Bizim ihtiyacımız yok ama yoğurtçunun ihtiyacı var ki bu soğukta sokaktan üçüncü geçişi…’der…

Bakara Suresi, 195. ayet: Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.

SONUÇ:

BU SOĞUK HAVALAR DA, MUHTAÇLARA VE SOKAKTAKİ AÇ HAYVANLARA EL UZATALIM, GÖRMEZDEN GELMEYELİM!..

*- ‘Darbenin Ortasında’ bu akşam

Tiyatro Kalemi Tiyatro Topluluğu Kamer Yıldız Ok’un yazıp yönettiği ŞARKICI (Darbenin Ortasında) oyunu ile Kasım ayından beri İzmir’de gösterimlerine devam etmekte.

Oyun, 80 darbesi sonrası mühürlenen bir müzikholün baş solisti Zümrüd’ün şarkı söylemeye devam edebilmek için vesika almasının zorunlu olduğu bir dönemin buruk hikayesi…

Oyunda darbenin ortasında kalan yitik bir İzmir pavyonuna sıkışmış bir eski şarkıcı, kaybetmiş bir pavyon sahibi, sızmış bir konsomatris, genç bir devrimci, çaresiz bir bankerin oğlu ve vesikalı genç bir şarkıcı usta oyunculuklarla canlandırılmakta…

Melis Caba, Caner Arıkan, Lale Başara, Erkan Kocaman, Beldem Şengül ve Cemal Aşkın Alpçetin rolleri üstleniyor.

Oyun 8 Ocak Salı günü saat 20.30’da Fuar İzmir Sanat ve 29 Ocak Salı günü saat 20.30’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi Konak Halk Sahnesi’nde seyirci ile buluşacak.

*-


Yaşar EYİCE
0532 781 95 18

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com
ve yeyice@mynet.com
Twitter: @Yeyicee
Facebook: yasar.eyice.311

Bir cevap yazın