16 Okunma

Yaşlıları düşünen var mi? YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- TSYD Genel Başkanı Oğuz Tongsir önerdi; ‘Maçlar şifresiz verilsin!’

*-  Okullar tamam da ya camilerimiz ve yaşlılarımız için yapılan huzur evleri için nasıl tedbir alınmalı?

*- Fırsatçılar, ahlaksızlar, karaborsacılar için sadece denetlemek yeterli olabilir mi? Bunlara verilecek ilk ceza ürünlerine el koymak ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak çare olabilir mi?

*- Örnek bir Karşıyakalı girişimci Önder Baysoy!

*- İş bilmeyen, tembel torpillilerin sayıları arttıkça artıyor… Bunlara acımak kente, insanlarına ihanete eşittir.

*- YAŞAR EYİCE

*-

Her gün değil, her dakika önemli haberler alıyoruz…

Öyle ki, bir gün önce ‘olmaz’ denilen ya da ima edilen bir önemli karar ertesi gün yaşama geçirebiliyor.

Örneğin; ‘Maçlar oynanacak!’ denildi, çeşitli söylentiler çıktı ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü, geniş katılımla toplantının sonunda alınan kararları açıklarken, ‘Spor müsabakaları seyircisiz yapılacak’ dedi.

Okullar, bunun içinde üniversiteler dahil hemen her açıklama ve gelişmeleri birlikte yaşadık, gördük…

Benim için önemli duyurulardan biri de şuydu:

‘Çin’in Wuhan  kentinde  Aralık 2019 tarihinde  ortaya çıkan COVID-19 (Corona) virüsü ile ilgili Dünya Sağlık Örgütünün küresel alarm sonrası, 10 Mart 2020 itibariyle ülkemizdeki ilk vaka tespit edilmiştir.

Salgında en yüksek risk grubunun 60 yaş üzeri ve kronik hastalığı bulunan bireyler olması ve Darülaceze sakinlerinin de bu risk grubuna girmesi dolayısıyla, alınan tüm sağlık tedbirlerinin yanı sıra ziyaret ve etkinliklere de 14 gün “24 Mart 2020” tarihine kadar ara verilmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.’

İstanbul’daki Darülaceze Başkanlığı aldığı kararı İzmir’de bize de gönderdi.

Bazı bakanlıkların yaptığı gibi…

Benim de aklıma İzmir’deki gerek resmi gerekse özel onlarca yaşlı bakım evleri geldi…

Acaba bu konuda başta valilik tarafından alınan bir karar var mı?

Ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi dezenfekte çalışmalarının dışında bu konu ile ilgileniyor mu?

Hepimiz biliyoruz bu coronavirüs öncelikle yaşlı ve hastaların düşmanı…

Belirttim ya, tüm tedbirler alınıyor da en riskli grup insanların bir arada oldukları yerler için ne düşünülüyor?

Daha doğrusu ne gibi tedbirler alınıyor?

Bunları öğrenmek de hakkımız değil mi?

Bu insanlarımız için her zaman güzel laflar ediyoruz ama bu kadar!

*- insafsızlar

Şimdi yine aynı konuya döneceğim…

Önce anımsatayım:

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Türkiye’de ilk corona virüsü vakasının tespit edildiğini açıklamasının ardından başta İstanbullular medikal ürün satan mağazalara akın etti.

Corona virüsün dünya çapında pandemiye dönüşmesinin ardından alınabilecek önlemlerle ilgili hala birçok kişinin aklına maske ve el temizleyen jeller gibi dezenfektan ürünler almak geliyor.

İstanbul’da bu ürünleri satan mağaza ve eczanelere gidenler, fiyatlarda ciddi oranda artış yaşandığını savunurken, ürün bulamamaktan yakındı.

Aslında yakınmak bir yana gerçek.

5 litrelik sudan örnek vermiştim..

12 TL’lik kolonya 25 Tl. oldu.

Fırsatçılar 35 TL.’lik sıradan bir sağlık ürünü 90 TL’ye çıktı…

Bazı satıcılar ‘vicdanen rahatsızım’ derken, bazıları da keyiften ellerini ovuştur oldu…

Bakanlık ‘denetimlere başlandı’ dedi de, sonuçta ne oldu?

Önceki yazılarımdan birinde ‘Bunlara el konulmalı, yerel yönetimler aracılığıyla halka ücretsiz dağıtılmalı’ önerisini yapmıştım, üst yöneticilere..

Bir saniyede Kanun Hükmünde Kararname çıkarılarak bu iş çözülür…

Tabii ki bu sahte, ahlaksız kişiler için de cezaevlerinde yer ayrılmalıdır.

İddia ediyorum, bir anket yapılsın bakın vatandaş bu konuda ne düşünüyor?

Aklım almıyor; 35TL’den satışa açılan malzeme şimdi 90 TL’ye nasıl satılıyor?

25 TL’lik dezenfektan 80 TL olmuş, yine de bulunmuyor?

Bir eczacı dostumuz da şöyle diyor:

‘Kendimize stok sağlayan firmalara ulaşamıyoruz!’

Neden?

20 TL bile olmayan ürünler şimdi  en azından 30-40 TL’ye satılıyor.

Bunları anladık da Bakanın dediğine göre, gıda fiyatlarındaki anormal artışa ne demeli?

Özetle karaborsayı üretici firmalar yapıyor, ithalatçı firmalar da karaborsayı körüklüyor.

Olayı şöyle özetleyebiliriz:

‘Corona paniği: Maske ve kolonya fiyatları tavan yaptı!’

Bu kadar mı?

Yaşayan, gören sizlersiniz, bizleriz..

Tabii ki yöneticiler de…

Bu nedenle kararlı ve isabetli sonucu da bekliyoruz…

Zaten bakanlar da bu konuda açık ve seçik konuştular.

*- Torpil olunca iş yürümez!

Gündem coronavirisü…

Alınan kararlar 12 Mart Perşembe günü saat 19.15’de, 5,5 saat süren toplantıdan sonra açıklandı.

Bilmeyen yoktur;

Okullar tatil…

Maçlar seyircisiz oynanacak,

Yurt dışına memurlar izinli çıkacak ki, bu ‘çıkılmayacak!’ anlamında…  Çünkü tüm ülkelerde uluslararası toplantılar da iptal edildiği için davetler de geçerliliğini kaybetmiş oldu…

Fırsatçılar için denetimler başlandı…

Bu kadar sorun varken, ben herkes için basit ama benim gibiler için çok önemli bir konudan söz etmek istiyorum.

İşini yapmayan, tembel, torpille işe girmişlerden.

Gazetelerden bir şekilde çıkarılan, yeteneksiz oldukları için medyada kendilerine iş bulamayanlar, attıkları zaman mangalda kül bırakmayanlar, sözde çalıştıkları resmi ve özel kurumların tanıtımında, on kontrolden sonra ancak yayınladıkları bültenlerde de tembellik gösteriyorlar.

Nasıl mı?

Yönetimden gelen bilgiyi aktarırken, tekrar yazmadıkları gibi sadece elektronik postalarına ek yapıyorlar,

Yani gönderdikleri kişi hem mail’i açacak, sonra da tekrar bülteni açacak…

Yani bir dakikalık işlemi en azından 10 dakika yapacak.

Bir de bunu okuyacak, yayınlamaya değer mi değmez mi karar verecek!

Bu nedenle çoğunluk, ‘Bunla uğraşacak zamanım yok!’ diye belediyelerden, kurumlardan, şirketlerden gelen açıklamaları, bildirimleri görmezden gelirler.

Çünkü bunlar zaten reklam içeren, birilerini met eden bültenlerdir.

Ama içlerinden önemli olanlar da vardır.

Örneğin; coloravirüsü nedeniyle İzmir’de Nisan sonuna kadar olan tüm fuar ve toplantıların iptal edilmesi gibi…

Eminim ki, İZFAŞ’da olsun, İzmir Büyükşehir Belediyesinde, ya da Karşıyaka Belediyesindeki basın bürolarında sayısız çalışan vardır.

Bunlar tam memur zihniyetindeler…

Zaten çoğu medyada başarılı olamamış, bir şekilde ‘güle güle’ denilmişlerden oluşuyor.

Başkanlar, yöneticiler bunlara acımış, ya da aracılar sayesinde işe girmişler.

Yine duydunuz;

Bornova ve son olarak Kemalpaşa’da yeni ara toplu sözleşmelerle memurlara ya da işçilere, yani personele maddi destek sağlandı.

İyi mi?

Tabii ki iyi!

İyi ama acaba bu arkadaşlarımız çalışmaları, hizmetleri ile halkın mutluluğunu katlayabilecekler mi?

Ne demek istediğim herhalde anlaşılmıştır.

Şirketlerdeki tembeller beni fazla ilgilendirmiyor.

Onu yöneticileri ya da patronlar bilir.

Ama patronları da öyle aldatıyorlar ki, sanki bu çalışanlar bulunmaz hintkumaşı gibiler..

*- Güzel bir insan!

Önder Baysoy Karşıyakalı bir işadamı idi…

Girişimciliğinin yanı sıra Karşıyaka Belediye Başkanlığından da hatırlıyor ve tanıyoruz…

Kendisini 2007 yılanda kaybettik…

Birçok değerimizi anında unutuyoruz, ama hakikatli insanlar da var içimizde Orhan Alpayım gibi…

Bakın Menemen Seyrek’in Belediye Başkanlığını yapan Nurgül Uçar Akdağ ne diyor?

‘Seyrek beldesinde eğitim kenti hayalimizin mimarı Önder Baysoy;

İnsanlar bu dünyadan gelir geçerler.

Sen de geçtin ama yıllara geleceğe ölümsüzlük bırakarak.

Gediz koleji eğitim kentimizin lokomotifi.

Geleceğine değer veren ailelere Seyrek Belediyesi olarak senden istediğimiz eğitim ücretinde yüzde 50 indirimi hiç tereddütsüz kabul etmiştin.

Bu rüşveti isteyen belediyenin başkanı olarak seni gururla herkese anlatıyorum.

Atatürk kırmızı çizgisinden ödün vermemenin bedelini ağır ödedin.

Gediz kolejimiz önce Gediz üniversitesi, şimdi Bakırçay Üniversitemizin çekirdeği oldu.

Şu an da Seyrek’te beyaz önlükleriyle tıp fakültesi öğrencileri dolaşıyorsa Önder Baysoy’a borçluyuz.

Adalet arayan öğrencileri geleceğe hazırlayan hukuk fakültemizde de Önder Baysoy aklımıza gelir.

Yıllar önce Menemen’de ‘salyangoz ihracatı’ yaparak ilkleri yapan Baysoy Gediz kolejiyle temelini attığı eğitim kentiyle Menemen tarihini de değiştirdi.

İyi ki seni tanıdık.

Cennet’en bizi mutlaka izliyorsun.hepimizden sevgiler.’

Gazeteci büyümüz Yaşar Eyice de şu notu iletti:

‘Bizim böyle girişimcilere ihtiyacımız var. Şu anda Coronavirüs’ten istifade ederek halkı kazıklayan, haksız kazanç sağlayanlardan değil.

Bizler böyle girişimcilerimizi gençlerimize anlatmalı ve bunların isimlerini parklarımızda, caddelerimizde  yani her yerde yaşatmalıyız. Yoksa hayatında hiçbir faydalı işi  olmayan,  tesadüfen yönetimde bulunan bir iki kişinin isteği ile değil… Kriterleri Fransa’dan, İtalya’dan hatta Rusya’dan bile alabiliriz. Bir onlara bakın bir de bizim son yıllarımıza…’

***-

GÜNCEL

*- Sağlıklı ürünler Tire’den

Mahmut  Eskiyörük önceki gün yaptığı açıklamada; ‘Tire Süt Kooperatifi ürünlerini çok beğeneceksiniz.Tüm sevdiklerinize önereceksiniz. Sağlıklı beslenin ve yerli üreticiye destekleyiniz!’ dedi.

İzmir’in gururu Tire Süt Kooperatifi’nin ürün gamı da her geçen gün büyüyerek örnek olmaya devam ediyor.

Uzmanlar sağlığını düşünenlerin öncelikle olarak Tire Süt Kooperatifi ürünlerini tercih edebileceklerini belirtiyorlar.

*- İstiklal Marşımızın kabulü yıldönümü

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşımızın, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafında kabul edilişinin 99’uncu yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma nedeniyle İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ile belediyeler ortak toplantılar yaptılar.

Mehmet Akif Ersoy’un şu cümlesini de anımsatayım:

‘Allah bu Millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!’

*- Oğuz Tongsir’den yeni öneri

Sosyal Yaralarımızla ilgilendiği, halkın  isteklerini cesurca dile getirdiği ve en önemlisi Türkiye’de bizimle birlikte sadece koronavirüsü belasını ısrarla dile getiren ve en azından okulların tatil edilmesinde bir noktada da olsa desteği olan TSYD Genel Başkanı (Türkiye Spor Yazarları Derneği) Oğuz Tongsir bu sabah şu öneriyi getirdi:

‘Bein Sports sezon sonuna kadar maçları şifresiz yayınlasın. O zaman insanlar cafe lokanta gibi kalabalık ortamlara girmez, maçları evinde seyreder. Bu da virüsü önlemek için bir başka tedbir.

Türklerin sırtından onca para kazanan Katarlılar, Türk insanının sağlığı için bu kadar jesti de yapar herhalde…’

Ben de şu yorumu yaptım:

‘Hadi maçlardan büyük paralar kazanıyorlar, bırakmak istemezler. Hiç olmazsa film kanallarını açsınlar da vatandaş evde izleyebilse…’

Bu arada anımsadım;

Karşıyaka ve İzmirspor’un teknik direktörlerinden Ahmet Çelenay seçimlerden önce CHP Yöneticilerine şu öneride bulunmuştu:

‘Tüm maçlar şifresiz olarak TRT’den yayınlansın… Bu sağlanırsa milyonlarca kişiye büyük maddi destek da yapılmış olur!’

*- Kemalpaşa’da camiler yenileniyor

Kemalpaşa Belediyesi, ilçede bulunan camilerde tamir, boya onarım ve çevre düzenlemesi yaparak yeni bir görünüm kazandırıyor.

İlçede camilere büyük önem verdiklerini kaydeden Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı, “İbadethaneler bir şehir için çok önemli. İbadethaneler birlik ve beraberliğin pekiştirildiği yerlerdir. Sosyal belediyecilik anlayışı gereği halkın her kesimine dokunarak hayat standartlarını yükseltmeye çalışıyoruz” dedi.

Cuma namazı topluluğu nedeniyle İzmir’deki tüm camiler de belediyeler tarafından koronavirüsüne karşı okullar ve toplu taşıma araçları gibi dezenfekte edildi.

*- Ahmet Taner Kışlalı Parkı açılıyor

Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu, Türk siyaset bilimci ve yazar Ahmet Taner Kışlalı’nın adını Menemen’de yaşatacak olan Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın açılışı gerçekleştiriliyor.

Menemen Belediyesi tarafından Esatpaşa Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın 13 Mart Cuma günü saat 17.00’de hizmete girecek.

*—
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın