Yardım lafla değil imza ile oluyor YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İki aşamadan oluşuyor

Yine birkaç gün önceki yazımda İstinye Üniversitesi’nden aldığım mektubun getirdiği deprem gerçeğini ele aldım ve AKUT’da 10 yıl aktif çalışan İstinye Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Fahri Erenel’in görüşlerini paylaştım.

Dediğim gibi bugün de Doç. Dr. Erenel’in değerlendirmelerini okuyalım:

*- ‘Doğru şekilde kullanmak…’

Afet yönetimi, olayın meydana geldiği zamanı bir çizgi olarak düşünürsek afetten önce ve sonra olmak üzere ikiye ayrılır.

Afet öncesi yönetimi de – bu bölüm risk yönetimi olarak ta adlandırılmaktadır- kendi içerisinde 2 aşamadan oluşur.

Bunlar Risk ve zarar azaltma aşaması ile hazırlık aşamasıdır.

Bu noktada öncelikle tehlikeyi tespit etmek, tespit edilen tehlikelerin gerçekleşmesi halinde hangi risklerin meydana geleceğini saptamak ve bu doğrultuda tedbir almak gereklidir.

Bu süreçte izlenecek yol bir üçgenin üç köşesi gibidir.

Tehlikeyi belirle, tehlikenin yol açacağı riski ortaya koy ve bu riskleri önceliklendir.

Bütün risklere aynı anda müdahale edilemeyeceği için elde bulunan kaynağı doğru şekilde kullanmak çok önemlidir.

Hazırlık olarak adlandırdığımız süreçte ise belediyelerin, yerel yönetimlerin vatandaşların kolektif şekilde hareket etmesi çok önemlidir. Her bölgenin en üst düzey kurumu, AFAD’ın belirlediği ilkeleri ve yerel yönetimin belirlediği esasları dikkate alarak çalışmalar yürütülmeli ve mutlak bir uyum içinde çalışmalıdır.

*- ‘Topyekün bir mücadele gerektirir’

 Afet öncesi yönetiminde uyum, bütüncül bir anlayışı hakim kılarak, toplumun her kesimine yayılmış sistemli bir eğitim ve vatandaşları da içine katan değişik zamanlarda ve koşullarda, senaryoya dayalı olarak yapılacak tatbikatlarla mümkündür.

Eğitim, kavram olarak kişilerde istediğimiz yönde davranış değişikliğine yol açma anlamına gelir.

İstenilen davranış değişikliği tek başına bir kez verilen bir eğitim ile kazandırılamaz.

Sık tekrar ve uygulamalarla bilinçli bir alışkanlık haline getirilirse afet anında doğru hareket tarzı uygulama olasılığı daha yüksek olacaktır. Tatbikatları gerçekçi senaryolara dayalı olarak tüm vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirmek planların başarı oranını arttıracak ve büyük yol kat etmemizi sağlayacaktır.

Çünkü Afetle mücadele topyekûn bir mücadele gerektirir.

Türkiye’de tatbikatların büyük çoğunluğu kamu kurumlarında ve sadece çalışanların katılımı ile gerçekleştirilir.

Özel kurum veya kuruluşların basına açık bir tatbikat yaptığına pek şahit olmayız.

Bunun sonucu olarak normal vatandaş hiçbir tatbikatta yer alamıyor. Hâlbuki yaşanan afetlerden en çok etkilenen vatandaşlardır.

*- ‘Sadece Kağıt Üzerinde olmamalı!’

Organize çalışmada ve afetlere hazırlık sürecinde mahalle afet gönüllü yapısını oluşturabilmek çok önemli.

Bu organizasyonda belediye, muhtarlık ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde çalışması gerekiyor.

Mahalle esnafı dahi planlanma ve tatbikatlarda devreye sokulmalı, tüm süreçlere hâkim olmalıdır.

Afete hazırlık aşamasında tüm birimlerin aktif rol alması afetlerin en az hasarla atlatılmasında önemi büyük olacaktır.

Örneğin olası bir İstanbul depremindeki görüntüler, asla İzmir depreminde ki görüntülerle aynı olmayacaktır.

Bir enkaz ile ilgilenebilen çok sayıda arama kurtarma veya ilk yardım ekibi görülmeyecektir.

Bütün Türkiye’deki yardım kuruluşları bölgeye intikal etse dahi yıkılması beklenen 55 bin binaya yardım çok sınırlı kalacaktır.

Oysa depremlere müdahale açısından ilk 72 saat büyük önem taşımaktadır.

Bunun da yolu evlerimizden ve mahallerimizde ki örgütlenmeden geçmektedir.

Afetlere hazırlık evlerden ve mahallerden başlayacağı asla unutulmamalıdır.

Sadece kağıt üzerinde yapılacak uygulama imkanı olmayan planlamalarla afete hazırlık süreci yönetilemez.

*- Afetten sonraki süreç

Afet gerçekleştikten sonra başlayan süreç olan kriz veya afet yönetimi; müdahale ve iyileştirme olarak ikiye ayrılır.

Afet gerçekleştikten hemen sonraki süreç, yapılan planlara uygun olarak hızla yönetilmelidir.

Henüz acılarımızın taze olduğu deprem örneğinden ilerleyecek olursak enkaz altında kalanların hayata döndürülmeleri için ilk 72 saat çok önemlidir.

Saat ilerledikçe vücutta meydana gelen ezilmeler, aşırı su kaybı gibi nedenlerle hayatta kalma oranı gittikçe düşer.

5 günden sonra oran sadece %2’dir.

Türkiye’de 1999 Marmara depremi sonrasında, deprem sonrası müdahale yapacak arama kurtarma ekiplerinin organizasyon, araç ve malzemelerinde ciddi bir gelişim sağlanmıştır.

İyileştirme aşamasına örnek olarak; İzmir depreminden sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın açıkladığı 600 parçadan oluşan 2 konteyner kenti söyleyebiliriz.

Afet bölgesinde yaşayan insanların hayatlarını devam ettirmesi, sağlık ve eğitim faaliyetlerinin aksamaması, mevsimsel koşullara uygun olarak barınma ihtiyaçlarını karşılanması, gerekli psikolojik desteğin verilmesi iyileştirme aşamasının faaliyetleridir.

İyileştirme süreci de geçici ve kalıcı olmak üzere ikiye ayrılır.

Konteyner kentler geçici çözümken, TOKİ vasıtasıyla binalar yapmak kalıcıdır.

*- Asla kader değildir

Afetleri veya afetlerin verebileceği büyük zararlı önlemede çok başarılı adımlar atmış birçok ülke var.

9.5’le dünya tarihinin en şiddetli depremlerden birini yaşayan Şili bu afetten çıkardığı dersle depremle ilgili eğitimlerini artmış, alınacak tedbirleri detaylarıyla planlanmış ve gerçekçi senaryolarla tatbikatlar gerçekleştirerek bir sonraki 8.5 şiddetindeki depremden asgari düzeyde zararla etkilenmiştir.

Afetler toplumlar için asla kader değildir.

Bizler de hazırlık süreçlerini hızlandırarak üniversitelerimize zorunlu afet yönetimi dersleri koymalı ve afetlere gerçekçi bir şekilde hazırlanmalıyız. Anadolu’da bildiğimiz en yıkıcı felaketlerden biri olan 1932 Erzincan depremini örnek verecek olursak; teknolojinin ve karayollarının gelişmediği, arama kurtarma ekip ve ekipmanlarını olmadığı bir tarihte, Doğu Anadolu bölgemizin eksi 35 derecelere varan soğuğunda gerçekleşen bu deprem, olası İstanbul depremiyle bir olmayacaktır.

Bu örnek; afetlere hazırlıkta gerçekçi olmanın, çağa, iklime ve coğrafyaya göre senaryo çizerek tatbikat yapmanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. 

***-

GÜNCEL

*- Depremzedelere 1 yıllık kira desteği

Deprem sonrası evleri zarar gören vatandaşlara destek amacıyla Bayraklı Belediyesi; Hürriyet Emlak ve Ahbap Derneği ile iş birliği yaptı. Bu kapsamda 20 ailenin 1 yıllık kira masrafları karşılanacak.

Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Sadece bu süreçte değil, kalıcı evlerine çıkana kadar ve sonrasında da yurttaşlarımızın tüm ihtiyaçlarına yanıt vereceğiz. Yaralarımızı el birliğiyle sarıyoruz. Bize destek veren herkese sonsuz teşekkür ederim” dedi. Toplantıya ünlü Sanatçı Haluk Levent de katılarak firmalara destek çağrısında bulundu.

Bayraklı Belediyesi Osmangazi Hizmet Binası’ndaki toplantıya Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ın yanı sıra Hürriyet Emlak Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ticari İşlerden Sorumlu Eş Genel Müdürü Zeynep Tandoğan, Ahbap Derneği Kurucusu ünlü Sanatçı Haluk Levent ve Ahbap Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akçelik katıldı.

Kalıcı deprem konutlarının ailelere teslim edilmesi planlanan 1 yıllık süre zarfında 20 depremzede ailenin 1 yıllık kira masrafı üstlenildi.

*-  65 yaş üstündekiler ile engelli yurttaşlara ücretsiz İzmirim Kart verilecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, şehir içi toplu ulaşımda kullanılan elektronik kartların HES kodlarıyla eşleştirilmesi zorunluluğu nedeniyle, 65 yaş üstündekilerle, engelli bireylere kolaylık sağlayacak. İzmirim Kart web sitesinden yapılacak ilk başvurular sonrası hazırlanacak kişiselleştirilmiş ulaşım kartları, dağıtım noktalarından ücretsiz olarak verilecek.

*- Kaşgar bölgesinde Covid-19 vakaları sıfırlandı

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Basın Ofisi, Kaşgar’da daha önce koronavirüs bulaşan hastalardan son dört kişininin dün taburcu olduğunu, böylece vakaların sıfırlandığını açıkladı. Xinjiang’da 33’ü Kaşgar’dan, biri Kızılsu Kırgız’dan olmak üzere 34 asemptomatik koronavirüs hastasının dün tıbbi gözetimden çıkarılıp taburcu edildiği bildirildi.

Şu ana kadar, Xinjiang’da toplam 78 Covid-19 hastasının iyileştiği ve 350 asemptomatik vakanın tıbbi gözetimden çıktığı kaydedildi.

*- Narlıdere Belediyesi’nde yeni koronavirüs kararları!

Artan Covid-19 vakaları nedeniyle virüsün bulaşıcılığını önlemek için kararlar alan Narlıdere Belediyesi, yakın zamanda açılması planlanan kültür sanat ve spor kurslarını iptal etti, belediyeye bağlı olan Nar Çiçekleri anaokulunun iki şubesi ile Mandalin Cafe’nin bir süreliğine kapatılmasına karar verilmişti.

Ancak Bakanlıktan gelen izin ile anaokulları tekrar açıldı.

Başkan Ali Engin “Belediye olarak tüm tedbirleri almaya hazırız” dedi.

*- Anaokulları devam kurslar iptal

Narlıdere Belediyesi, Covid-19 salgınının hem toplumda hem de kendi çalışanları arasında yaygınlaşmasını önlemek amacıyla, alınan yeni kararlar çerçevesinde birtakım tedbirler aldı.

Uygulamaya konulacan karar ile belediyeye ait Nar Çiçekleri anaokulları son dakika izni ile açık kalacak.

Mandalin Cafe kapatılıp, açılması planlanan kültür ve sanat kursları ile devam eden spor kursları ise iptal edildi.

Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin “Son günlerde mevsim değişikliği ile birlikte coronavirüs salgını tekrardan ülkemizde artış gösterdi. Bizler de Narlıdere Belediyesi olarak bir takım önlemler alıyoruz. Herkesin bu önlemlere uymasını bekliyoruz. Belediyemize ait rutin işlerimiz aksamadan devam edecektir” dedi.

*—
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Ek küçük resmi
Ek küçük resmi
Ek küçük resmi
Ek küçük resmi
Ek küçük resmi

Bir cevap yazın