Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > YALNIZ OLAMAYIZ! YAŞAR EYİCE

YALNIZ OLAMAYIZ! YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

İnsan biri için ne yapsa sevdiğinden yapar!

Ve sevdiğinden savaşır!

Ama; bir yerde kendisi için de savaşıldığını görmek ister.

Bu karşılığını beklemek için değildir.

Çünkü siz sanıyorsunuz ki, sadece siz varsınız.

Her şey sizin etrafınızda ama insan o bencilliği görmekten bıkar.

Konuyu biraz daha açalım:

Başka noktadan ele alalım:

*- BU HALE GELMEMELİYİZ

Ali Bey anlatıyor:

‘…Sonra dedim ki kendime; ‘Ne diye uğraşıyorsun, milletin derdiyle? Hangi iyiliğini bilen oldu?’

Düştüğünde kaç kişi elinden tuttu?

Herkese devasa bir maske, ‘dost postunu giyen!’ kim bilir kaç kişi var çevrende?

Bu insanlık göreviydi de, bir tek sen mi alındın üzerine?

Ne demiş şair?

‘Huzur mu istiyorsun?

O zaman az insan, az eşya!

Şimdi kaldır kafanı, doğrult belini ve hayatını sadece seni hak edenlerle yaşa!’

Yine bir başka aykırı düşünce ile devam etmek istiyorum;

*- KAVGA MI, TARTIŞMA MI?

Bu kez Ünal Bey anlatıyor:

‘Kavga çıkmasın diye sustuğum zamanlar, kırılmasın diye sessiz kaldığım konular ve kaybetmemek için alttan aldığım insanlar oldu.

Şimdi anlıyorum ki, bazı kavgalar çıkmalı, bazı kalpler kırılmalı, bazı insanlar kaybedilmeliymiş,..

Sürekli gönül yapmaya çalışmak, boşa kürek çekmekmiş…’

*- ÖNEMLİ OLAN

Bu anlattıklarım, yazdıklarım kişisel…

Yani içimizde birlikte yaşadığımız insanların özel düşünceleri…

Ama bir de geneli var..

İşte bu hepimizi ilgilendiriyor, aynen Bayraklı Belediyesinin yaptığı gibi!

Ne mi yapıyorlar?

Bayraklı Belediyesi meclis toplantısında alınan kararla, 30 Ekim’de meydana gelen İzmir depreminde evleri yıkılan, orta veya ağır hasar alan vatandaşlardan bir defaya mahsus imar durum belgesi, esnaftan da yeni iş yeri açma ve çalışma ücreti alınmayacak.

Konuyla ilgili konuşan Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, ‘Yaralarımızı el birliğiyle sararak Türkiye’ye örnek olduk. Şimdi de meclisimizde tüm meclis üyelerimizin oy birliğiyle uygulamaya geçen böyle bir karar aldık. Bayraklımıza hayırlı olsun’ dedi.

Buna çam sakızı çoban armağanı denir…

Herkes, her yetkili bir adım atsa sorunlar daha çabuk çözülür.

Mühim olan adım atmak, mühim olan merhem olabilmek…

Tabii ki hiçbir karşılık beklemeden…

*- LEZZET VURGUNLARI İÇİN

Bugün Pazar olduğuna göre, gezginler için bir bilgiden söz edeyim:

Tabii ki lezzet âşıkları için…

Daha önce yazmıştım;

Bir porsiyon köfte için İspanya’ya giden yemek vurgunlarından…

Ve İzmir’den Tire’ye ‘Şiş köfte’ için geziler düzenlendiğini de…

Ve son noktaya geleyim:

‘Tire Şiş Köfte, coğrafi işaret aldı!’

*- ARTIK RESMİLEŞTİ

Tire’nin meşhur lezzeti “Tire Şiş Köfte” coğrafi işaret almaya hak kazandı.

Tire Ticaret Odası’nın başvurusu neticesinde Türk Patent ve Marka Kurumu’nun onayıyla artık Tire Şiş Köfte, coğrafi işaretini almış oldu.

Geçtiğimiz günlerde Tire’ye has ‘Tire beledi dokumasını’ coğrafi işaret ile koruma altına alan Tire Ticaret Odası, ‘Tire Şiş Köfte’nin de coğrafi işaret sürecini başarıyla tamamladı.

27 Mart 2020 tarihinde Tire Ticaret Odası tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvuru neticesinde başlatılan süreç sona erdi ve Tire’nin meşhur lezzeti “Tire  Şiş Köfte” coğrafi işaret almaya hak kazandı.

Coğrafi işaretle birlikte Tire Şiş Köfte’nin marka değeri de koruma altına alınmış oldu.

Tire Şiş Köftenin 1900’lü yılların başından itibaren Tire’ye özgü aranan lezzetlerden biri olduğunu belirten Tire Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı;

“Tire Ticaret Odası olarak bu son derece kıymetli ve özel lezzetimizi coğrafi işaret ile koruma altına aldık. Coğrafi işaret sayesinde, belirlenen standartlara göre üretilecek olan bu meşhur lezzetimizin marka değerini de korumuş olacağız. Tiremize hayırlı olsun.” dedi.

*- TÜKETİCİYE 2 ŞEKİLDE SUNULUYOR

2 şekilde tüketiciye sunulan Tire Şiş Köfte, tüketilmeden önce 2 kez pişirmeden geçirilen tek köfte olma ünvanını da taşımaktadır.

Et işleme tesisleri tarafından hazırlanıp ön pişirmeden geçirilen Tire Şiş Köfte yarı mamül olarak satıldığı gibi aynı zamanda lokanta ve restoranlarda, bakır tavalarda terayağı ile pişirilerek tüketiciye sunulabilmekte.

*- ÜRETİM METODU

Mezbaha veya kasaptan alınan karkas ve / veya parça et kemik, damar, sinir, zar ve fazla yağından ayıklanır. Kemik, damar, sinir, zar ve fazla yağından ayıklanan etteki yağ oranı en fazla %20, toplam et protein oranı kütlede en fazla %16 dir.

Temizlenen löp et tuzlanır (maximum tuz miktarı %2 oranındadır), tuz dışında Tire Şiş Köfte harcına tercihen unsuz veya en fazla %2 oranına kadar buğday unu ilave edilebilir.

Belirtilenler dışında katkı maddesi içermemektedir.

Tuzlanan et kıyma makinasının 3 veya 3,5’luk ayna/süzgecinden 2 kez geçirilerek kıyma haline getirilir.

Kıyma tercihen 16-24 saat,  0+4 derece aralığında soğuk odada ya da dolapta dinlendirilmeye bırakılır.

Dinlenen kıyma tekrar kıyma makinasının 3 veya 3,5’luk ayna/süzgecinden geçirilerek sıkma aşamasına getirilir.

Sıkma için 50cm uzunluğunda, 5mm kalınlığında krom kare şiş gereklidir. Tire’de Tire Şiş Köfte yapımında ustalaşmış üreticilerin el yordamıyla şişe sıktıkları kıyma odun ateşindeki mangal üzerinde merkez ısısı minimum 72 º derece olana kadar tütsülenerek ön pişirmeden geçirilir.

***-

GÜNCEL

*- KADINLARIN EMEĞİ, BEBEK BOHÇALARININ NURU…

Karaburun Belediyesi, ilçenin köylerinde ikâmet eden kadınların ek gelir elde etmeleri için özgün bir projeye başladı.

Buna göre kadınların el emekleri ile ördükleri bez oyuncaklar, Karaburun Belediyesi tarafından satın alınacak.

Oyuncaklar, Belediye’nin yeni bebeği olan çiftlere vermek için hazırladığı geleneksel Karaburun bohçalarına konulacak ve Başkan İlkay Girgin Erdoğan tarafından ilçedeki çocuklara armağan edilecek.

Proje hakkında bilgi veren Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, plastik kullanılmadan ve tamamıyla yünden yapılan oyuncakların çocukların sağlıklarına hiçbir zararı olmadığını söyledi.

*- PLASTİK YOK, SAĞLIK VE EL EMEĞİ VAR

İlçede yüzyıllardır yaşatılan bohça geleneğini, göreve geldikten sonra belediye eliyle sürdürdüklerini hatırlatan Erdoğan,

“Yeni bebeği olan, bebek ağlamalarının huzurunu yaşayan hemşehrilerimize, acil ihtiyaçlarından oluşan bohçaları vermeye başladık. Kadınlarımızın ürettikleri oyuncakları satın alarak bu bohçalara koyacağız.

Bu bebekler aynı zamanda çocuklarımızın uyku arkadaşları olacak.

En kıymetli varlıklarımız olan çocuklarımızın Çin malı, ucuz ve pek çoğu kanserojen maddeler içeren oyuncaklar ile oynamalarına izin vermeyelim.” dedi.

*- KARAKTERLERİN SEÇİMİ

Oyuncakların seçiminde iyi insan olmayı, çevresine ve ailesine fayda sağlamayı öğütleyen karakterlerin seçimine özellikle dikkat ettiklerini vurgulayan İlkay Girgin Erdoğan, Belediye olarak kendisinin de bu oyuncaklardan satın alarak ihtiyaç sahibi çocuklara dağıtacaklarını kaydetti.

Karaburun’un köylerinde geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan vatandaşların pandemi nedeniyle zor bir dönemden geçtiklerine dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“Belediyecilik anlayışımızda, kadınlarımızın sosyal yaşama daha fazla katılmalarına, sofralarındaki ekmeği büyütmeleri özel bir önem veriyoruz. Onlara ek gelir sağlayan oyuncak üretimi arttıkça, ilçemizi ziyaret eden vatandaşlarımızın da bu oyuncaklardan satın almaları için kadınlarımıza imkân yaratacağız.”

*

Bir cevap yazın

Top