6 Okunma

Yabancılar almayınca bize kalıyor / YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Belediye ve resmi kurumların adları verilerek yardım toplayanlara yani sahtekâr ve dolandırıcılara sakın prim vermeyin. Şimdi de Bornova’da ortaya çıktılar.

*- Çiftçiye verilen sözler başka bahara mı kaldı?

*- Büyük kentlerde olduğu gibi İzmir’de de Milli Kütüphane kapısını hiç kapatmayacak.

*- Ucuzluk başladı!

Bornova Belediyesi’nden dolandırıcılara karşı uyarı geldi.

Bu kaçıncı?

Yalnız Bornova Belediyesi’den mi?

Büyükşehir’den başlayın, alfabetik sırayla hepsine gidin.

Öğrendiğimize göre; Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ ve üst düzey bürokratların ismini kullanarak, vatandaşlardan çeşitli yöntemlerle para toplamak isteyen kişiler olduğu ortaya çıktı.

Vatandaşlara bu kişilere itibar edilmemesi ve İzmir Emniyet Müdürlüğü ile temasa geçilmesi çağrısı yapıldı.

Hemen hepimizi ilgilendirdiği için açıklamayı paylaşıyorum:

*- Hastaların bakımı devletimizin işi…

Bornova Belediyesi Başkanlık makamından yapılan açıklamada, ilçenin çeşitli bölgelerinde özellikle varlıklı kişilerden yurtdışında tedaviye ihtiyacı olan hastalar için Başkan İduğ ve Başkan Yardımcısı Ercan Kahya’nın isimlerinin kullanılarak, yardım adı altında para toplamak isteyen kişiler olduğuna ilişkin ihbarlar alındığı belirtildi.

Bu kişilere kesinlikte itibar edilmemesi ve İzmir Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, ‘Bornova Belediyesi ve bürokratlarının herhangi bir proje, etkinlik ve yardım organizasyonu ya da sağlıkla ilgili bir konuda kimseden para talebinde bulunma gibi bir uygulaması yoktur.

İlgili birimlerimiz, sosyal yardımlar konusunda zaten gerekli çalışmaları yapıyor.

Vatandaşlarımız bu yöntemleri kullanarak para toplamak isteyenlere karşı emniyet güçleri ile temasa geçmeli’ denildi.

Aslında, bu açıklama ve bilgilendirme mutlaka valilik kanalıyla tüm resmi makamlara duyurulmalı…

Çünkü bunlar yerel değil, global olarak çalışıyorlar.

*- Kalkınma tarımın önemsenmesi ile olur

CHP İzmir Milletvekili ve Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır TBMM’de yaptığı konuşmada 11. Kalkınma Planı’nda tarım sektörünün yine kaderine terk edildiğini, çiftçinin refahının düşünülmediğini, hayvancılığın ithalata kurban edildiğini,  11. Kalkınma Planı’nın başarıya ulaşamayacağını söyleyerek AKP iktidarına sert sözlerle yüklendi.

Sındır, ‘ 11. Kalkınma Planı’nda çiftçinin refahı yok. Türkiye tarım sektöründe her geçen gün eriyor. Yanlış politikalar sonucu tarım sektörü son 17 yılda güncel siyasetin bir aracı ve oyuncağı haline geldi ve politikasızlığın sonucunda tarım sektörü hiç olmadığı kadar daraldı. Tarım sektörü ne yazık ki üretim maliyetleri altında ezilen ve maliyetleri bir türlü kontrol altına alınamayan ve ürün fiyatları da üretici lehinde bir türlü denetlenemeyen bir sektör hâline getirildi’ dedi.

Türkiye’nin AKP iktidarı zamanında tarımda net ithalatçı bir ülke konumuna geldiğinin altını çizen Sındır, ‘Tarım ithalatında 2003-2018 döneminde 95,3 milyar dolar para ödemişiz. 2018 yılında ABD’den sonra en çok sığır ithal eden ülke olduk. Dünya’da Amerika Birleşik Devletlerinden sonra en çok sığır ithal eden ülke Türkiye’dir. AKP iktidarı Türkiye’yi tarımda net ithalatçı bir ülke durumuna getirdi.

Bu planda ‘Tarım sayımı yapılacaktır’ deniliyor.

En son yapılan Genel Tarım Sayımı 2001 yılında olmuştur.

Diğer bir deyişle, 4 Kalkınma Planı dönemini içeren AKP iktidarları döneminde bir kere bile tarım sayımı yapılmadığını biliyor musunuz? Demek ki daha henüz tarım sayımının dahi yapılmadığı bir durumda ortaya konmuş bir planla karşı karşıyayız.’ diye konuştu.

*- Ucuzluk kapıda!

İzmirli Aylın Onart, ‘Bu kaçıncı? Rusya’ya ne tür sebze meyve göndersek iade ediliyor. Rusların kendi vatandaşlarına yedirmediği bu sinekli şeftali ve dahi diğer iade edilen sebze meyveler ne yapılıyor? Detaylı açıklayan bir yetkili var mıdır?’ diyor.

Haber şöyle:

Rus tarım ürünleri denetim ajansı Rosselhoznadzor, zararlı böcek türü taşıdığı tespit edilen yaklaşık 20 ton nektarini Türkiye’ye iade edildiğini belirtti.

Rosselhoznadzor’dan yapılan açıklamada, Bryansk bölgesinin Noviye Yurkoviçi gümrük kapısında incelenen 19.75 ton nektarinde Akdeniz meyve sineğine rastlandığı ifade edildi.

Meyvenin Moskova’ya gittiği belirtilen açıklamada, ‘Söz konusu üründe karantinaya tabi zararlı böceğin canlı kurtçukları tespit edildi. Bryansk Bölgelerarası Veterinerlik Laboratuvarı tarafından gerçekleştirilen incelemeler, meyvenin Akdeniz meyve sineğini (Ceratitis capitata (Wied.)) taşıdığını ortaya çıkardı’ dendi.

Nektarinin Türkiye’ye iade edildiği kaydedildi.

Daha önceki iadelerde yazdığım gibi,

‘Yaşasın birkaç gün içerisinde ucuz nektarin yiyeceğiz.

Daha önceleri domates ve diğer tarımsal ürünlerini mutfaklarımıza soktuğumuz gibi…

Hatta bir ara bizim bu konudaki en önemli bürokrat ve teknokratlarımızdan Ziraat Y. Mühendisi Muharrem Özdestan’dan da söz etmiştim.

O da, kim olursa olsun, Türkiye’ye zararlı ya da sağlıksız ürünlerin girmelerine izin vermiyordu.

Şimdiki durum ise ortada…

Rusya veya başka ülke kabul etmiyor, biz afiyetle yiyoruz.

Yalanlayan, haberleri düzelten de yok.

Nedense hiç kimse üzerine de almıyor.

*- Örnek işbirliği

Madem ‘sağlıksız’ ürünleri, ‘Bize bir şey olmaz!’ mantığı ile yiyoruz, ben de ‘sağlıkla’ ilgili önemli bir konuya değinmek istiyorum.

‘Şehir Hastanelerinden’ de söz etmeyeceğim, ‘acil’ ameliyatlar için haftalar aylar sonrasına verilen randevular için de konuşmayacağım…

Nasılsa piyasada bulunmayan ilacımızı bile aile hekimlerine yazdırabiliyoruz.

Konu çok önemli….

Çünkü yazdırdığımız ilaçların çoğunu kullanmıyoruz.

Hastaneler 15 gün sonrasına randevu veriyor.

Bu süre içinde kendimizi daha iyi hissediyoruz.

Zaten denizler gibi anatomik yapımız da kendimizi yeniliyor.

Bunu çok yıllar önce Anatomi uzmanı Tireli Prof. Dr. Yılmaz Şenyılmaz ağabeyimizden duymuştum.

Ve bir gün de, ‘bizi unutmadan, hastaneye yetişeyim!’ diyerek bir sağlık problemi için Ege Üniversitesi Hastanesi’ne gittiğine de tanık olmuştum.

Karı-Koca doktor idiler ve çok öğrenci yetiştirmişlerdi…

İşte bu nedenle ya da başka nedenlerle, evlerimiz ‘ilaç deposu’ halinde…

Bu yeni değil…

Yıllardır böyle…

‘Bende yok’ diyenin bile evinden kullanılmamış ilaç bulunuyor.

İşte şimdi İzmir’in merkez ilçesi Konak’ta, evlerde biriken ilaçların toplanarak imha edilmesini ve böylece çevreye zarar verilmesinin önüne geçilmesini sağlayacak örnek bir proje uygulamaya geçiyor.

Konak Belediyesi ile Çevreci Eczacılar Kooperatifi (ÇEKOOP) arasında, ilaçların toplanmasına yönelik olarak geliştirilen işbirliği protokolü imzalandı.

Konak Belediye Başkanı Mimar Abdül Batur protokole, ÇEKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Eda Çağında’yla birlikte imza attı.

Başkan Batur, ‘Kullanılmayan ilaçlar, evimizdeki gizli tehlike olarak görülüyor ve çöpe atıldığında çevremize, doğamıza zarar veriyor. Biz bu kapsamda bu örnek çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Projemizin belediye meclisimizden süratle geçmesi ve hızla hayata geçmesi noktasında emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum’ dedi.

*- Toplanarak, imha edilecek

Proje kapsamında Konak’ta işbirliği yapılan yaklaşık 100 eczaneye, üzerinde Konak Belediyesi, İzmir Eczacılar Odası ve Çevreci Eczacılar Kooperatifi’nin amblemleri bulunan büyük, sarı variller yerleştirilecek. Vatandaşlar atık ilaçlarını bu varillere bırakabilecek.

Variller dolduğunda Konak Belediyesi tarafından toplanacak ve atık toplama merkezine götürülecek, daha sonra da imhaya gönderilecek.

Benim merak ettiğim ise Konak ilçesinde 235 kayıtla eczane bulunuyor.

Acaba bunlardan sadece 10 tanesi mi, yoksa sorumluluk bilinci içinde tamamı mı bu projeye katılacak?

*- Daha görmedik!

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolunay, ‘Türkiye’de orman yangınlarının çıkış nedenlerinden %90’nında insan etkisi var.

İklim krizi özelinde gelecekte çok daha büyük, çok daha şiddetli orman yangınları yaşanması kaçınılmaz.!’ Açıklamasını yaptı.

‘Eli kırılasıcılar!’ diye anonim bir görüşümüz var ya, herhalde bunlar için söylenmiş.

Ama işin ilginç yanı, bizim Ege’deki üniversitelerimizden, hocalarımızdan  yalnız bu konuda değil, güncel ve halkı yakından ilgilendiren hiçbir ciddi konu üzerinde görüş alıverişleri yok…

***-

GÜNCEL

*- Milli Kütüphane’ye tam destek

Konak Belediye Başkanı Mimar Abdül Batur, kentte 7 gün 24 saat hizmet veren bir kütüphanenin kurulması için gereken çalışmaların yapılacağını ve Milli Kütüphane’nin yaşadığı alan sıkıntısının çözülmesi noktasında gereken tüm desteğin sağlanacağını söyledi.

Batur, ‘Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkılmasında kütüphanelerin rolleri çok büyüktür. Bu açıdan biz de üzerimize düşen ne varsa yaparız. Hatta daha da fazlasını yapmaya her zaman hazırız’ diye konuştu.

*- En Kıymetli Kaynaklar

Başkan Batur, dün meclis üyeleriyle birlikte Milli Kütüphane’yi ziyaret etti. Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ ile bir araya gelen Başkan Batur’a, kütüphanedeki en eski ve değerli eserlerle ilgili bilgiler verildi.

Enverî’nin, özellikle Osmanlı dönemi öncesi Türk tarihine ışık tutan ön önemli eserler arasında yer alan, 550 yıllık, el yazması kitabı Düstûrnâme, 1000 yıllık, el yazması, altın süslemeli bir Kur’an-ı Kerim, dünyanın ilk matbaasında basılan ve Aristoteles’in hayatın anlatan 500 yıllık bir eser ile Katip Çelebi’nin ünlü coğrafya eseri Cihânnümâ’yı Başkan Batur’a göstererek, bilgi veren Puğ, “Bunlar bizim ön önemli, kıymetli kaynaklarımız. Kütüphanemizde dört bine yakın el yazması eserimiz var, ancak kitapları koyacak yerimiz yok. Bu sorunu muhakkak aşmamız gerekiyor’ dedi.

*- Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği konusunda çalışmalar yapan ve erkeklerin aktif olarak çalıştığı Yanındayız Derneği’nin ‘Berber Dükkanı’ oturumunda Prof. Bahadır Erdem, Osman Ünal ve Ferhat Boratav, İZSİAD’ın konuğu oldu. ‘

Tepe Kule Kongre Merkezi’nde ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ temalı bir etkinlik gerçekleştiren İZSİAD, Yanındayız Derneği’ni ağırladı.

Berber Dükkanı adı verilen etkinliğin açılışında konuşan İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin toplumun temel problemlerinden biri olduğunu söyledi.

*-  Kadifekale’de ‘Üretici Pazarı’ açılıyor

Seçim çalışmaları sırasında her ilçede üretici pazarı açmayı hedeflediklerini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu konudaki ilk adımı Kadifekale’de atıyor.

Her cumartesi Kadifekale surları içinde kurulacak Pagos Üretici Pazarı 20 Temmuz’da açılıyor.

Başkan Soyer’in de katılacağı ve 10.00’dan itibaren açık olacak pazar için 33 numaralı Kadifekale hattı Konak Bahribaba otobüs durağından 15 dakikada bir hareket edecek.

*- Seferihisar’da 8 halk plajı Mavi Bayrak aldı

2019 yılı Mavi Bayrak teslim töreni Seferihisar Sığacık Akkum Halk Plajı’nda yapıldı. Törende, Seferihisar Belediyesi’ne ait 8 halk plajıyla beraber, Teos Marina ve Euphoria Aegean Resort Otel’e Mavi Bayrak verildi.

TURCEV Mavi Bayrak Kuzey Ege Koordinatörü Doğan Karataş tarafından teslim edilen 8 Halk Plajı’nın mavi bayrakları Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Teos Marina bayrağı Marina Müdürü Faruk Günlü ve Euphoria Aegean Resort Otel bayrağı Kalite Müdürü Tuğba Türkücü tarafından alındı.

*- Mahir Eller Projesi İzmir’de farkındalık yarattı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ortaklığında, İzmir’de Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) işbirliğinde yürütülen Mahir Eller Projesi’nin mesleki yeterlilik ve belgelendirme konusunda farkındalık toplantısı Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi.

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın