Televizyonun yaptığı? YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Televizyonun yaptığı? YAŞAR EYİCE

Eğitim, sağlık ve kültür- sanata verdiğim değeri sanıyorum okuyucularım biliyor.

Bu nedenle Konak Belediye Başkanı Av. Sema Pekdaş’ın davetine gittiğimde, ‘Öykü ile Ayakta kalmak’ temasıyla Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde dün başlayan ve bugün devam eden 15’inci İzmir Öykü Günleri’nin tanıtımını dinledim.

Düzenleme kurulu harika bir program hazırlamış.

Tanıtımının yeterli, ya da Bekir Yurdakul’un belirttiği gibi gazete yöneticileri tarafından iyi algılanmadığı,  yani gereken önemi vermedikleri için halkımıza yansımalarının istenildiği düzeyde olmadığını söyleyebilirim.

Türkiye’de kültür-sanat ne alemde, bir göz atalım!

 

*-  Televizyon yetiyor!

 

Türkiye’de kültür ve sanat üzerine yapılan ve İKSV’nin raporunda yer alan İPSOS’un araştırma sonuçlarına göre, toplumun yüzde 49’u hiç sinemaya gitmezken, en sık yaptığımız aktivitenin ise yüzde 85’le televizyon izlemek olduğu belirlendi.

Ülkemizde yaşayan insanların yüzde 39’u hiç kitap okumazken, yüzde 66’sının ise daha önce konser, tiyatro ya da opera gibi bir etkinliğe katılmadığı ortaya çıktı.

Türkiye’de toplumun sanata gösterdiği ilgi ve katılımın çok düşük seviyelerde gerçekleştiği belirlenirken, insanlarımızın yüzde 47’sinin hiç dergi okumadığı, yüzde 81’inin hiçbir enstrüman çalmadığı ve yüzde 86’sının ise hiçbir hobi kursuna gitmediği tespit edildi.

 

*- 270 binden fazla sanat haberi yansıdı

 

Sanatsal etkinlikler alanında Medya Takip Ajansı Interpress’in televizyon, internet ve yazılı basında yapmış olduğu haber araştırmasına göre, yılbaşından bu yana sanatsal faaliyetler ile ilgili medyada 270 bin 319haber çıktığı belirlendi.

Medyada yer alan sanat haberleri içinde 65 bin 789 konser haberi, 65 bin 368 tiyatro haberi, 63 bin 524 ise sinema haberi çıkarken, medyaya 70 binden fazla da görsel sanatlar, sergiler ve diğer sanat faaliyetleri hakkında haber yansıdığı tespit edildi.

Herhalde bunların büyük ve önemli bölümü Haber Ekspres’te yer bulmuştur.

 

*- AKP İl Başkanı ne diyor?

 

CHP’nin İzmir marşı ile sahalara indiğini dün yazmıştım.

İl Başkanı da bir şeyler söylemiş.

Sabah erkenden MHP İl Başkanı uzunca bir yanıt verdi.

Daha sonra AKP’den şu haber paylaşıldı.

Görüşlerini sizinle paylaşayım:

Açıklamasında; özellikle kuvvetler ayrılığı prensibinin aslına dönülecek bir sistem değişikliği için sandığa gidileceğinin altını çizen AKP İzmir İl Başkanı Bülent Delican; tarihi siyasi krizlerin ülkeyi ne denli gerilettiğine değinerek yasama ve yürütmenin ayrılması ile olası krizleri savacak reform niteliğinde bir adım ‘ttıklarını belirtti.

Hayır’cıların Cumhuriyet ve değerleri üzerinden, diktatörlük tartışmaları ile suyu bulandırmak istediklerini söyleyen Başkan Delican şöyle konuştu;

 

*- Tarihi paylaşmışlardı

 

‘Cumhuriyet’in 93. yılına girerken; İzmirli hemşerilerimizle ‘Cumhuriyet’i böyle kurduk, Böyle koruduk’ diyerek önemli bir tarihi paylaşmıştık.

15 Temmuz hain darbe girişimi ile yapılmak istenenin değerlerimizi yok etme girişimi olduğunun altını daima çizdik.

Tehdidin büyük olduğunu, vatanın bütünlüğünü demokrasiyi hedeflediklerini, devletin ve Cumhuriyet’in yok edilmek istendiğini hep birlikte haykırdık.

Biz Cumhuriyet’i kuran ecdadımızın emanetçileri olarak alanlara tüm siyasi partilerle, milletimizle çıkmıştık.

Şimdi nasıl olur da Cumhurbaşkanlığı sistemi adını verdiğimiz bir reform niteliğinde bir açılımla Cumhuriyet’i yok etmek isteyebiliriz?’

Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı’nın yürütmenin, yine halkın seçtiği vekillerin de yasamanın başı olduğu yeni sistemle sahip olunan tüm bu değerlerin daha güçlü yol alacağına dikkat çeken AKP İl Başkanı Bülent Delican; halkın ‘hayır’ demesi için ideolojik bezirganlık yapılmasını doğru bulmadığını ifade etti.

 

*-  Gündemden uzaklaşmamak lazım

 

Aslında konuşma ve iddiaları bilmediğim için değerlendirmeye almayacaktım.

Ama gündemden uzak kalmamak için, MHP İlçe Başkanından da söylediklerini sizlere duyurmak istedim.

Bakın neler diyor?

 

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanı Necat Karataş, partisini ve il teşkilatını ekleştiren CHP İl Başkanı Asuman Ali Güven’e çok sert bir cevap verdi.

‘Herkes işine baksın, haddini ve hududunu bilsin. Bizim iç işlerimize değil kendi sorumlu olduğu alanla ilgilensin’ dedi.

Öğrendiğime göre; CHP İl başkanı Asuman Ali Güven yaptığı açıklamada ‘MHP tabanı İzmir’de hayırcı. Onlar kendi tabanları içinde çalışma yapıyorlar. Özellikle partiden atılmaya çalışılan dışlanmaya çalışılan çok büyük bir kesim var. İzmir zaten genel merkeze muhalif genel anlamda yani.

Bizim gördüğümüz seçmenin çok büyük bir kesimi hayır diyor.

Biz bunları konuşuyoruz, tartışıyoruz.

Kendi yapıları içerisinde hayır kampanyasını yürütüyorlar. İzmir’de MHP seçmeninden de hayır çıkacağından şüphem yok.’ demişti.

CHP’li güvenin bu açıklamalarına Cevap veren MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş şunları söyledi;

 

*- Güven MHP’nin memuru mu?

 

‘İl başkanının talihsiz açıklamaları siyasi şaşkınlığı ve ne yapacağını bilmez halini ortaya koymuştur.

Şimdi ona sormak lazım siz MHP’ni ve Ülkücü Türk Milliyetçilerini nereden tanıyorsunuz?

Bizlerin ne yapacağını bilecek kadar bizlerle birlikte oldunuz mu?

Şayet olmadıysanız bol keseden atma ne manaya geliyor?

Biz CHP ile ilgili ileri geri konuşmazken, Güven’in kendini MHP ile konuşmaya memur hissetmesi şaşkınlık verici, kendisine tekrar işleriyle meşgul olmasını salık veririz. Bu daha iyi olacaktır.’

Karşılıklı açıklamalardan anladığım kadarıyla, siyaset kazana yakında daha da fokur fokur kaynayacağı!

 

*- Ben de anımsatayım

 

Herkes kendine göre yorumladığına ve çeşitli örnekler verdiklerine göre ben de bir şeyler yazayım ya da anımsatayım:

1789 Fransız Devrimi’nin ardından, insan haklarını korumak amacıyla Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi yayımlandı.

26 Ağustos 1789′da Fransa Ulusal Meclisinde kabul edilen 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, 1791′de kabul edilen Fransız Anayasası’na ön söz olarak eklendi.

1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin kısaltılmış ve sadeleştirilmiş bazı maddeleri şunlar:

Fransız Ulusal Meclisi, Tanrı’nın huzurunda ve onun yardımıyla aşağıdaki İnsan ve Yurttaş Haklarını tanır ve ilân eder:

1. İnsanlar sahip oldukları haklar yönünden özgür ve eşit doğarlar, özgür ve eşit yaşarlar. Toplumsal farklılıklar ancak ortak yararlardan doğabilir.

2. Her siyasal topluluğun ana amacı, hukuksal güvence altındaki doğal insan haklarını korumaktır. Bu haklar; baskıya karşı direnme, özgürlük, mülkiyet ve güvenliktir.

3. Her egemenliğin kökeni millettir. Hiçbir birey ve hiçbir kurul, milletten açıkça gelmeyen herhangi bir otoriteyi kullanamaz.

4. Özgürlük; başkasına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir. Böylece, her insanın doğal haklarını kullanması, toplumun diğer üyelerinin aynı haklardan yararlanmalarını sağlayan çerçeveyle sınırlanmıştır. Bu sınırlar yalnızca yasalarla belirlenebilir.

5. Yasa ancak topluma zararlı olan eylemleri yasaklayabilir. Yasanın yasaklamadığı hiçbir şey engellenemez ve hiç kimse yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya zorlanamaz.

6. Yasa, genel iradenin ifadesidir. Tüm yurttaşların, genel iradenin oluşumuna şahsen ve temsilcileri aracılığıyla katılma hakkı vardır. Yasalar ister koruyucu isterse cezalandırıcı olsun, herkes için aynıdır. Yasa önünde herkes eşit olduğundan her yurttaş; her unvana, her mevkiye, her memurluğa adaylığını koyabilir. Seçimde, adayın yetenekleri, erdemleri ve olgunluğu dışında herhangi bir ölçü gözetilemez.

7. Hiç kimse yasanın belirlediği durumlar ve öngördüğü biçimler dışında itham edilemez, gözaltına alınamaz ve tutuklanamaz. Keyfî emirlerin verilmesini isteyen, bu emirleri veren, uygulayan ya da uygulanmasını sağlayan kişiler cezalandırılacaktır.

8. Yasa ancak kesin ve açıkça zorunlu olan cezalar koymalıdır. Bir kimse ancak suçun işlenmesinden önce kabul ve ilân edilmiş olan ve usulüne göre uygulanan bir yasa gereğince cezalandırılabilir.

9. Her birey suçlu olduğu kanıtlanana kadar suçsuz sayılır.

10. Hiç kimse, kamu düzenini bozmadıkça, dinsel inanç ve görüşler de dâhil olmak üzere, düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemelidir.

11. Düşünce ve görüşlerin özgürce ifade edilmesi, insanın sahip olduğu en değerli haklardan biridir. Her yurttaş; düşünme, yazma ve yazdıklarını yayımlama hakkına sahiptir; fakat kanunlarla belirlenen özgürlüklerin kötüye kullanılmaması için yurttaşların sorumluluk duymaları gerekir.

12. İnsan ve yurttaş haklarının güvence altında olması için askerî güçlerin bulunması gerekir. Güvenlik güçleri, güvensizliğe yol açmamalı ve kişisel çıkar gözetmemelidirler.

 

13. Kamu gücünün korunması ve sürdürülmesiyle idarenin giderleri için ortak bir vergi toplanması zorunludur. Bu vergi, yurttaşlar arasından ekonomik güçleriyle orantılı ve eşit biçimde toplanmalıdır.

14. Bütün yurttaşlar, zorunlu vergileri ya kendileri ya da temsilcileri aracılığıyla gözlemek ve saptamak; bu vergilere serbestçe razı olmak; nasıl kullanıldıklarını izlemek; miktarını, toplanış tarzını ve sürelerini saptamak hakkına sahiptir.

15. Toplum, her kamu görevlisinden, yönetimleriyle ilgili hesap sorma hakkına sahiptir.

16. Anayasaya sahip olmayan toplumlarda, haklar güvence altına alınamaz ve kuvvetler ayrılığı gerçekleştirilemez.

17. Mülkiyet hakkı kutsal ve dokunulmaz bir haktır. Hiç kimse, kamu yönünden gerekliliği yasayla belirtilmeden ve tam karşılığı önceden ödenmeden bu hakkından yoksun bırakılamaz.

Bugünlük işte bu kadar!

 

 

 

***-

GÜNCEL

 

 

Vefa’nın kitabı, Gaziemir’de yazıldı

 

Yeniden ilçe statüsünün kazanıldığı 1992 yılından günümüze kadar geçen sürede SHP ve CHP’nin Gaziemir ilçe örgütlerinin hafızasını oluşturan bir kaynak kitap hazırlandı.

‘1992’den Bugüne Gaziemir’ adıverilen kitapla, iki partinin CHP çatısında birleştiği tarih ile bu tarihten sonra CHP Gaziemir İlçe Örgütü’nün her kademesinde görev alanlara vefa borcu ödendi.

Girişinde CHP’nin tarihinin de özetlendiği kitabın tanıtımı için özel bir gece düzenleniyor. Aynı zamanda başvuru kaynağı olan kitabın tanıtılacağı gecede, 1992 yılından bu yana partinin her kademesinde görev alanların kaynaşma ve sohbet olanağı bulacağı bu buluşma 17 Şubat 2017 (bugün). saat​: 19.30’da Gaziemir Svalinn Hotel’de  CHP Gaziemir  İlçe Başkanı Umut Tekin’in ev sahipliğinde yapılacak.

 

*-  Her apartmana bir ilkyardım gönüllüsü

 

Herkes İçin Acil Sağlık Derneği tarafından başlatılan  ‘Acil Komşum Projesi ’ başta İzmir olmak üzere bütün Türkiye’de her apartmanda bir ilkyardım gönüllüsü bulunmasını amaçlıyor.

Hangi yaşta, hangi meslekten, hangi cinsiyetten olursa olsun tek koşullarının gönüllük olduğunuaçıklayan Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Uzm. Dr. Ülkümen Rodoplu; ‘Projenin amacının İlkyardımın bütün Türkiye’de yaygınlaşması olduğunu söyledi.‘

 

*- Pilot bölge bayraklı

 

Dr. Rodoplu, ‘Acil Komşum, önce gönüllü bireylerden seçilecek’ dedi. Acil Komşum, apartmanda, mahallede, sokakta kısacası yaşadığımız her alanda kazadan veya hastalıktan sonra olay yerine ambulans gelene kadar hayat kurtarmak amacıyla yapılacak uygulamalardan oluşuyor.

Dr. Rodoplu şöyle devam etti; ‘Bu çalışmaya pilot bölge olarak İzmir Bayraklı’nın Mansuroğlumahallesinde başlayacağız. Burada muhtarlarımız tarafından bize gösterilen apartman ve sitelerde yöneticilerle temas kurarak gönüllü bireyleri saptayacağız. Bu ilk adımı geçtiğimiz günlerde Mansuroğlu’nda attık ve projeye start verdik. Önümüzdeki hafta ilk eğitimimizi yapıyoruz.

Gönüllülere kendi bölgelerinde kalp krizi, kırık, kanama, sara hastalığı, yanık, zehirlenme, şok, bayılma gibi durumlarda neler yapılacağını anlatacağız. Ardından bu çalışma İzmir’in ve Türkiye’nin bütün bölgelerine yayılacak. Dev bir Acil Komşum ordusu oluşturacağız. Amacımız olay yerine 112 Ambulans gelene kadar insanların ölmesini, sakat kalmasını engellemektir.’

 

*- Bakana anlatacak

 

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) 25’inci yıl kuruluş töreni, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımları ile 20 Şubat 2017, Pazartesi günü, saat: 20:00’da Hilton Oteli’nde gerçekleştirilecek. EGEV Yönetim Kurulu Başkanı​  ​​​​Mehmet Ali Susam bu arada bakana özellikle esnafın durumunu ve sıkıntılarını aktaracakç

 

*- Ege Beşiktaş’ta Başkan Demir…

 

Ege Beşiktaş Kongre Üyeleri Derneği yapılan olağan seçimle yeni başkanını seçti.

Derneğin Alsancak’taki merkezinde yapılan olağan seçimli genel kurulda başkanlığa 2. kez Lütfi Demir seçildi.

2003 yılında Beşiktaş Kulübünü Ege Bölgesinde çeşitli etkinliklerle tanıtmak ve daha çok taraftar kazanmak hedefiyle kurulan Ege Beşiktaş Kongre Üyeleri Derneği aynı zamanda bünyesinde 250’ye yakın kongre üyesi bulunduruyor.

Dernek faaliyetleri arasında hem genel kurulda oy kullanmak hem de Beşiktaş Kulübüne maddi katkı sağlamak hakkına sahip olan üyeler aynı zamanda maç organizasyonları, üniversitelerde paneller ve üniversite öğrencilerine burs, 10 Kasım törenlerinde gençlerle Anıtkabir ziyareti ve her yıl gelenekselleşen Siyah-Beyaz Gecesi düzenliyor.

 

***-

GICIK

 

*- Nilgün Yeşilçimen paylaşmış; ‘Tembeller gibi çok konuşma! Onlar az iş yapıp, başkalarının işlerini konuşurlar. Sakın başkasını çekiştirene de inanma; senden laf alana kadar devam ederler! Sürekli ağlayana mendil olma, uzat mendil, kendi silsin gözyaşını. Yoksa güldüğü zaman yanına bile gelmezler. Şımarıklığı ‘Naz etmek!’ gibi satanlarla yola çıkma; ne kadar bedel varsa sana ödetir, sonra da tebessüm ederler. Sürekli öveni de dikkate alma; ufacık hatandan dolayı önce onlar açığa çıkarır, düşürürler.’

*- ‘Seni bırakmam!’ sözüne inanacağın tek kişinin annen olduğunu unutma!

*- ‘Hayır!’ diyebilmek, öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği, yani ‘hayır!’ diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür. Kötü gün dostu olmak elbette önemlidir. Evet diyebilmek güzeldir. Lakin sınırlarımızı aşmadan, kendimizi ve ailemizi zora düşürmeden…’ diyor psikologlar!

*- Nesrin Akıncılar, ‘Kararsız kaldığınız zamanlarda ‘Hayır!’ deyin. Çünkü; ‘Hayır’ı evet’e çevirmek, evet’i ‘Hayır’a çevirmekten daha kolaydır,’

*- Hayatında karışıklık yaratmak istemiyorsan kural basit! Eşyalarını aldığın yere, insanları hak ettiği yere koyacaksın.

*-  Değerli insanlar elmas gibidir, Çok sınamaya gelmez! Sert darbe alırsa kırılmazlar, elden kayıp gider, bir daha gelmezler.

*- Allah sana kötülük yapana cezasını verirken, bazen senin görmeni istemez. İnsansın sonuçta! Egona yenilip; ‘Oh olsun!’ dersin de, içine fitne tohumları ekilmesin, diye.

*- Çocuğunuza bir an önce ‘akademik!’ bir şeyler öğretmeye çalışmayın! Zamanı geldiğinde her şeyi öğrenecek. Ona; merhameti öğretin, adaleti öğretin, dürüstlüğü, vatanseverliği öğretin. Özür dilemeyi, bir kadına bir kadına, yaşlıya nasıl davranması gerektiğini öğretin. Ve en çok da hakkını korumasını öğretin, çünkü çevresinde hep çakallar, sahtekârlar, ahlaksızlar, şerefsizler olacaktır. Onlardan ancak böyle korunabilir.

*-  Murat Eştürk anımsatıyor; ‘O fareler vardı ya, hani kavalcının peşine takılıp gitmişlerdi. Onu büyülenmiş gibi takip ediyorlardı masalda ve filmde! Sonra ne mi olmuştu? Kavalcı hepsini suya götürüp, boğmuştu!’

*- Zehra Ülkü yazmış; ‘Tavrınız olsun, tarzınız olsun, hedefiniz, çizginiz olsun! Prensipleriniz olsun, farkınız, sınırlarınız olsun! Velhasıl kelam her şeyiniz size has, nev-i şahsına münhasır olsun! Davranışlarınız taklit, düşünceleriniz satılık, değerleriniz emanet olmasın!’

 

**-

*-  GÜNÜN SÖZÜ:Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin!

**-

PÜF NOKTASI: Yarım bardak sirkeye bir tutam tuz atın, sert bir süngeri buna batırıp çaydanlığı silmeyi deneyin, eski parlaklığına kavuştuğunu, kazandığını göreceksiniz.

**-

GÜNLÜK BURÇ: İlişkilerde genelde adaletli ve hassas olmanıza rağmen ölçüsüzce davranıp bir ilişkiyi ani bir şekilde bitirmemeye çalışınız. Yaratıcı fikir ve hayallerinize güvenerek kendinize doğrunuzu söyleyiniz. Konuşma ve ikna gücünüz oldukça yüksek bu yeteneğinizle önemli şeyler elde edebilirsiniz.

 

Yaşar EYİCE

0532 781 95 18

 

E-Posta: yasar.eyice@gmail.com

ve yeyice@mynet.com

Twitter: @Yeyicee

Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın