Yeni nesil kimin eseri olacak? / ALİ KAYADİBİ

Hakkını verebiliyorsam benim için dünya hayatının en kıymetli ödülü öğretmenliktir.  Lisede öğretmenlik stajımı yapmış olsam da yaklaşık 20 yıldır üniversitelerde yarı zamanlı hocalık yapıyorum. Medya ve iletişim dersleri veriyorum. Bilgi çeşitliliğinin toplum içinde sağladığı rahatlığa kavuştum. Öğrettiklerimden daha fazlasını öğrendim. Öğretmenin iki kez öğrenmek olduğunu da… Geçen yıl 24 Kasım’da yazdığım “öğretmenler kutsal değildir” başlıklı makaleme bazı öğretmen arkadaşlarımın tepkisi hala sürüyor. Benim de bu görüşteki ısrarım… Hakkı verilmemiş bir öğretmenlik sadece bir meslekten ibarettir. Kişiliğini tamamlamamış, günlük sorunlarını bahane ederek kendini adayamamışların yaptığı iş nasıl kutsal olabilir? Demek istediğimi tam olarak tekrar ediyorum; Öğretmenler kutsal değildir. Öğretmenlik mesleği, müessesi hakkı verilirse yüksek değerdir. Öğrenciler tek başına kutsal değildir. Öğrenmek, öğrenme çabası kutsaldır. Değerler dünyasının değiştiğini öne sürerek kendi hayatından değerler eğitimini çıkaran öğretmene hürmet edebilir misiniz? Öğrenmeden öğretmeye teşebbüs eden bilgi yoksununa “öğretmen”