Kim kazançlı? / YAŞAR EYİCE

Biraz da ekonomiden söz etmek istiyorum… Halimiz ortada! Mehmet Özdoğru ile Enver Kaya şöyle diyor: ‘Kışı sevmiyorum ben! Damın akan evler, ayakkabısı delik çocuklar, Ocağı yanmayan analar ve utanan babalar gelir aklıma.. Sevmiyorum ben kışı…’ Havalar bugünlerde iyi gidiyor ama ya yarın? Bakalım elektrik, doğal gaz faturaları nasıl ödenecek? Sonbahar’da durum bu… İlkbahar’da ise havalar bize göre güzelleştikçe, ‘Fakir fukaranın yüzü gülecek!’ diye öğrettiler, söylediler bize… Peki bundan yararlı çıkanlar yalnız fakir ve fukara mı? Bunları yazarken düşündüm; Zengin bu işten daha karlı çıkıyor her zaman olduğu gibi… Çünkü; evinin her odasında gece gündüz aralıksız tüm lambalar yanıyor… Çünkü; doğalgaz 24 saat hiç kapanmıyor… Bu durumda kim kazançlı çıkıyor, siz söyleyin… Şoförleri gün boyu araçların motorlarını durdurmuyor, aynen resmi araçlar gibi… Yani fakir fukara gibi devletimiz de kazanıyor, kaybeden ise paralarının eksilmesinden, gelirlerinin azalmasından üzülen büyük patronlar… Ama önce

Kiminle güzel / YAŞAR EYİCE

Bergamalı Ümit Nuri Çiftçi’nin sözleri ile güne başlayalım:  ‘Yaş aldıkça başka pencereden bakarsın hayata... Sabah kalktığında hava kasvetli, kapalı ve soğuk olsa da ‘içim karardı’ demezsin... Her şeyin olağanüstü güzelliklerde yaratıldığını düşünürsün... Yaşamın ne kadar değerli olduğunu anlar, planlarını ona göre yaparsın... Yağan yağmurda ıslanmanın, açan güneşte ısınmanın güzelliğini yaşarsın... Yaş aldıkça aynaya daha cesur bakar, ‘yaşlandım artık’ diyerek kabuğuna çekilmezsin... Yediğin yemeğin, içtiğin suyun, aldığın nefesin kıymetini daha iyi bilirsin... Yaş aldıkça daha iyi anlarsın sahip olduklarının değerini şükrederek... Sevdiklerimle ve sevenlerimle, birlikte yaşayalım güzel yaş almaları... Hayat sizinle güzel... ‘ Evet hayat sizlerle daha güzel… *- Sosyal Güvenlikten sorumluları sesleniyor Bu güzel temennilerden sonra bir de yine hayatın gerçeğine döneyim; Fatoş Erten’in, 17 yaşındaki kardeş Ferhan için bizlere seslenişine… Nadir bir hastalığı olan Ferhan’ın hastalığı her yıl ilerliyor. Hastalığın ilacı

Bizim valilerimiz YAŞAR EYİCE

Hikâye önce Uşak’ta başladı… Önceki dönemlerde AKP Milletvekili olan eşinin Amerika’da bulunan FETÖ örgütü lideri için methiye düzen eşi ile de tanınan kadın vali, karşı kaldırımdan esnafa nasıl bağırıyor ve gözdağı veriyordu. Bir iki özür gibi sözden sonra olay kapandı. Ama daha bir hafta önce gazetelerde bir haber yayınlandı; ‘Bilmem kaç tane ilde, bilmem kaç tane Fetöcü vali!’ diye… Bunlar bilinenler ve yakalananlar… Yani kendilerine saklayamadılar ve gerçek düşünce ile kimlikleri belirlendi. Bunu da geçelim; Gelelim iki gündür Denizli’yi gündeme getiren Valiye… Benim gibi birçok kişi televizyonda izlemiştir; Denizli Valisi Ali Fuat Atik denetim sırasında eldivensiz çalışan bir döner ustasına kendini gösterdi; ‘Hemen burayı mühürleyin!’ talimatını verdi… Verdi ama ne oldu? Bir mekanı Cumhurbaşkanının temsilcisi olan valinin ‘kapatın’ demekle olmuyor. Görüntüye bakın; Usta kendi işine bakıyor… Çünkü bir dakika değil, bir saniye geç kalsa, duraklasa, kilolarca

Haberi Yusuf Çınar’dan öğrendik YAŞAR EYİCE

Yaşar EYİCE *- Acil çözüm ekipleriyle sahada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, mahallelerin ihtiyaçlarına kısa sürede cevap verebilmek için oluşturduğu Acil Çözüm ekipleri ile Buca ve Konak’a giderek 15 gündür devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Muhtarlar mahallelerindeki sorunların ilk kez bu kadar hızlı çözüldüğünü vurguladı. Bölge sakinleri ise Başkan Soyer’e teşekkür etti. Demek ki istenirse oluyormuş; Bu konuda bir iki söz etmek istiyorum: Birincisi; Sorumlu Müdür değil, doğrudan Belediye Başkanı vakit yaratıp, örnek olarak verdiğim gibi Belediye Başkanı aniden hiç beklenmedik bir anda çalışma alanına gidip kendi gözleriyle çalışmayı izlemelidir. Çalışmalar beklenen değil, beklenenin üzerinde gidiyorsa ödül yoluna gidilerek, çalışan ile çalışmayan arasındaki fark ortaya konulmalıdır. Yani ödüllendirilmelidir. Biri çalışıp 10’u izliyor ve vakit geçiriyorlarsa bunlar için de gereken yapılmalıdır. Tabii ki sözde değil, gerçekte… Performansın önemi böylece ortaya çıkar. İkincisi; Bir

Konu ne Çeşme ne de Karşıyaka…

YAŞAR EYİCE *- Bir bu eksik kalmıştı! Bornova’dan bir arkadaşım, bir süredir, pandemi nedeniyle İzmir merkezin dışında bir yerde yaşamlarını sürdürmek istiyor. İlk tercih Urla ile Çeşme idi… ‘Deniz kıyısında gezeriz!’ diyorlardı… Ama ev kiralarını duyunca vaz geçtiler. Sonra Seferihisar’da sıfır evlerin kirasının 1500 TL olduğunu belirtiler. İnternetten bulmuşlar… Her halde umdukları gibi çıkmamış olmalı ki, bu kez Tire demesinler mi? ‘Her yer yeşil ve ucuz!’ diyorlar. Emekliler için bir zamanlar ‘Cennet şehir İzmir’ di… Şimdi baksanıza İzmir’in deniz kıyısında olmayan bir güzel ilçesi tercih ediliyor. İlk kez duydum… ‘İzmir’e nasıl gidip döneceksiniz?’ deyince yanıt da hazır… ‘Ha Çeşme, ha Tire ne fark eder! Üstelik bu pandemi en az üç yıl daha sürecekmiş… Bornova’ya gel de gör milletin iç içe halini…’ Tabii ki bu söylediği İzmir’in tüm merkez ilçe yerleşim alanları için geçerli… Şimdi bu arkadaşların içine su

Çeşme’den de haber var YAŞAR EYİCE

*- Neredeler? Bir zamanlar yere göğe sığdırılamayan bir Urla Devlet Hastanesi vardı. Son zamanlarda buradan ses seda çıkmıyor. AKP’den Urla Belediye Başkanı olan başhekiminin İzmir Milletvekili AKP’de güçlü isim Binali Yıldırım sayesinde, Ankara’dan her türlü desteği anında aldığı da biliniyor ya da öyle anlatılıyordu. Özellikle emeklilerin ve doğa severlerin birinci derecede tercihi olan ve nüfusu İzmir’in  kodu olan 35 bini geçen komşu  ilçe Güzelbahçe’liler ‘Hastane’ dedikçe, bin bir bahane uydurularak, ‘Alın size hizmet!’ denilerek Urla Devlet Hastanesi’ne bağlı bir poliklinik açanlar, pandemi ile birlikte ortalıktan kayboldular. Neden mi? Basit! Urla Devlet Hastanesi Güzelbahçe Polikiliniği yedi aydır kapalı… Halbuki açılışından bu yana CHP’li Belediye Başkanı Mustafa İnce her türlü desteği karşılıksız vermiş ve vermeye de devam ediyor. İstenilenleri anında yerine getiriyor. Bakalım Sağlık Bakanlığı ya da  seçimlerde  ‘Urla Devlet Hastanesi’ni iki katına çıkaracağız’ sözünü veren

Aldanmamak için YAŞAR EYİCE

*- Işıkları kim kapatıyor Bir süredir gözlemlemeye çalışıyorum; ‘İzmir’de ‘aktif’ yardımseverler var mı?’ diye… 5 milyon insanımız içinden 20 kadar ismi güçlükle çıkarabildim. Bunlar kadar da, ‘Bir sana, bir bana’ diyenler var… Mühim olan; tanımadığın, nerede yaşadığını bilmediğin kişilere yardım edebilmek. Birbirimize yardım etmek, bizleri daha iyi insanlar yapıyor ve bir araya gelerek daha iyisi için mücadele etmemizi sağlıyor. Ve birlik olmak, belki de şu an ülkemizde en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey. Araştırınca siz de göreceksiniz! İnsanların sorunlarını çözmek için kampanya başlatanları paylaşıyor ve tanıtmaya çalışıyorum. Ve küçük bir kartopu parçasının büyüyerek çığ haline geldiğini de görüyorum. Bir araya geldiğimizde, birlikte yolsuzluklara, haksızlıklara karşı mücadele ettiğimizde büyük bir topluluk olduğumuzun da farkındayım. Böylece ‘sessiz çığlığın’ sesinin gür olarak, politikacılara ve şirketlere de duyurabiliyoruz. ‘Gariban’ ya da ‘kimsesiz!’ diye adlandırılan insanlarımızın da seslerini bu

Beyaz Vagon’u Karşıyaka istiyor YAŞAR EYİCE

*- ‘Beyaz Vagon’ Karşıyaka’ya… Bir ara birlikte çalıştığımız çalışkan Gazeteci arkadaşlarımdan Nurten Akyazılılar zaman zaman özellikle Karşıyaka ile ilgili haberlerden bilgilendiriyor. Örneğin son gelişmeyi, tüm İzmirlileri ilgilendirdiği için yazmış… Biliyorsunuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yurt içi seyahatlerinde kullandığı ‘Beyaz Vagon’ yıllardır Alsancak’ta halkın beğenisine sunuluyordu. Sonra sudan bir nedenle yerinden kaldırdılar. Çeşitli görüşler öne sürüldü.. ‘Cübbeli’ diye tanınan İzmirlinin sevmediği bir kişi var ya, o bile dolaylı yönden ‘Beyaz Vagon’un kimler tarafından ne niyetle kaldırılmak zorunda bırakıldığını bile anlatmaya çalıştı. Bizler onların kimler ve niyetlerini yani ‘Atatürk’ ve ‘Laik Devlet’ anlayışına düşman olduklarını biliyoruz. İşte şimdi Karşıyaka’dan bir haber geldi… Paylaşıyorum: CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Serdar Koç ‘Beyaz Vagon’ hakkında, ‘Biz tarihimize sahip çıkarız ve gözümüz gibi bakarız. Salı günü biz Alsancak'ta olacağız. Bütün Karşıyakalı hemşehrilerimizi bekliyoruz. Vagonu Atatürk'ün kenti

Akılları fikirleri kendilerinden söz ettirmek YAŞAR EYİCE

*- Yedi yıl çabuk geçmiş Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı Tuncel Kurtiz, 7. ölüm yıldönümünde Edremit ilçesinde Kazdağları’nın eteklerinde ki kabri başında anıldı. Oyuncu, senarist, yönetmen ve yapımcı Tuncel Kurtiz'in ölümünün 7. yıl dönümü nedeniyle Edremit Belediyesi tarafından pandemi kurallarına uygun olarak anma programı düzenlendi. *- Şiiri okundu Kazdağları eteklerinde kurulu kırsal Çamlıbel Mahallesi'ndeki mezarı başında düzenlenen anma törenine Edremit Belediye Başkan Yardımcıları Tümdeniz Çelebi, Tayfun Gerkuş, Metin Tunçer, CHP Edremit İlçe Başkanı Deniz Onur Özcan, CHP 26. dönem Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, yakınları, dostları ve hayranları katıldı. Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Metin Tuncer'in seslendirdiği sanatçıya ait  bir şiir ile hayranları duygulu anlar yaşadı. Sevenleri tarafından kabrine çiçekler bırakıldı. *- Öncesi ve sonrası Anma etkinliğinin ardından bir değerlendirme yapan Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Tündeniz Çelebi; ‘Sanatçıyı bazılarımız sadece dizilerde

Vergi affı için kritik süreç başlıyor YAŞAR EYİCE

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren vergi ve sosyal güvenlik borç yapılandırması için ilk resmî açıklama Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’tan geldi. Selçuk, ‘Ekim sonundaki rakamlara bakarak Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile birlikte karar vereceğiz’ dedi. Bağımsız Denetçi Serkan Kumdakcı, salgın nedeniyle bozulan piyasa koşulları kapsamında borç yapılandırması ile birlikte olası bir vergi / sicil affı konusunun da hem vergi tahsilat oranı hem de mükellefler için kritik önem arz ettiğini söyledi. *- Milyonları ilgilendiriyor CSK Mali Müşavirlik Kurucusu ve Bağımsız Denetçi Serkan Kumdakcı, pandemi sürecinde bozulan piyasa koşulları nedeniyle ödenemeyen veya ertelenen vergi ve sosyal güvenlik prim borçları ve mevcut faaliyetlerin mükellef beyanlarına yansımasından oluşan tahakkuk kayıpları nedeni ile beklenen borç yapılandırması, matrah artırımı ve muhtemel vergi affı hükümlerini içeren yasal düzenlemeler