MAVİŞEHİR’DE BİR EŞEK! YAŞAR EYİCE

Manisa’da başıboş gezen ‘yılkı atlarını’ görmüştüm… Aydın’ın Koçarlı ilçesi yakınındaki ‘at mezbahasında söyleşi de yapmıştım… Hatta öğle yemeğine misafir edip, ‘Sana atın en güzel tarafından yemek yapalım’ önerisinde de bulunmuşlardı… Menemen’den bir zamanlar ‘salyangoz ihracatı’ yapıldığını da biliyorum… Hatta Kemeraltı’nda ünlü bir sosyete kasabında zabıta at eti de yakalamıştı. Kemalpaşa’daki ‘Kımız çiftliği’ de meşhur… Salihli’ye yerleşen Orta Asya’lı ırkdaşlarımızın ana yemeği bir ara ‘at eti’ idi… Yenmesinde, tüketilmesinde bir sorun yok… Yok ama, ‘domuz eti’ gibi fiyatında ve etiketinde sıkıntı var.. Çünkü bazı sözde kasaplar at etini, dana eti diye satıyor… Satmaya çalışıyor ve yakalanıyor… Hatırlarsınız; Bizim yaşımıza yakın olanlar birkaç atı bir arada görünce, ya da emekliye sevk edilen yarış atlarına ‘Kasaba!’ diye isim takarlardı. Manisa’dan, Bornova’dan, Kemelpaşa’dan, Çeşme’den kısaca bir çok kentimizde başıboş ‘vahşi’ olarak adlandırılan Yılkı Atlarından sonra şimdi de

SAKSILAR NE GÜNE DURUYOR? YAŞAR EYİCE

- DERS ALMAYI BİLMELİYİZ 1980’den önce idi… Hemen her gün TRT’de bülten gibi sağ ve sol çatışmalarında öldürülen faili meçhullerin isimleri okunurdu… Düşünün her gün 60-70 isim… Aynı korona virüs belası gibi bir şey… Ondan da beter! Manisa’nın Akhisar ilçesinde de ‘Bir senden, bir bizden’ örneğinde olduğu gibi iki grup arasında silahlı baskınlar düzenlenmişti. Anımsadığım kadarıyla Kuzey mahallesinde üç, güney mahallesinde de üç olmak üzere 6 gencimizi kaybetmiştik, hiç yoktan… Kin tohumları ekiliyor, yeminler ettiriliyordu, ‘intikam’ için… Bunlar anlatılmaz, yaşanır… *- KENDİMİ TUTAMADIM! Hiç unutmuyorum; Yine Manisa’nın Turgutlu ilçesinde gariban bir sokak bekçisi öldürülmüştü. Evine gitmiştim; Bir gecekondu… 3-4 ufak yavru… Ellerinde kuru ekmek… Kalabalığa anlamsız bir şekilde bakıyorlar… Arada ‘anne- baba’ diye ağlıyorlar… Bir oda sözde evi nasıl anlatayım… Nasıl ben de diğerleri gibi ‘Babanız artık yok!’ diyeyim… Başladım ağlamaya… Kendimi tutamıyorum… Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur gibi hıçkırıklarımı da tutamıyorum, gözyaşlarımı da… Artık

ÇEŞMELİ KADINLAR YİNE ÖNDE / YAŞAR EYİCE

*- İZMİR ŞEHİDİNİ UĞURLADI Hakkari'de çığ düşmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent, gözyaşları arasında İzmir'de son yolculuğuna uğurlandı. Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki üs bölgesinde kar nedeniyle kapalı yolun açılması için yürütülen çalışmalar sırasında, çığ düşmesi sonucu şehit düşen Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent'in naaşı İzmir'e getirildi. 30 yaşındaki Mehmet Onur Özbent için Torbalı'nın Ayrancılar Mahallesi'ndeki Yunus Emre Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Özbent ailesinin üç çocuğundan en küçüğü olan Uzman Çavuş Mehmet Onur Özbent için cenaze namazı kılındı. Helallik alındıktan sonra şehidin cenazesi, gözyaşları arasında Ayrancılar Mezarlığı'nda toprağa verildi. *- KADINLARIN DOĞRU KARARI Çeşme’yi mesken edinen kadınlar bir süre önce önemli bir adım attılar. Ilıca 5159 sokakta bir büro kiralayarak, ‘Çeşme Kadın Dayanışma Derneği’ kurdular. Ve önemli adımlar atarken, bence çok önemli bir karar daha aldılar. Avukat Fahri Artar

ÖRNEK ALINACAK SEFERİHİSAR KÖYLÜLERİ YAŞAR EYİCE

*- Seferihisar’dan güzel haberler Bazıların daha doğrusu yandaşların görmek istemedikleri iki olaydan söz etmek istiyorum. İki konu da Seferihisar’da geçiyor…           Önce son gelişmeyi anlatayım. İzmir 1. İdare Mahkemesi Sığacık Körfezi’de yapılması planlanan ve tartışmalara neden olan Orkinos Çiftliği ile ilgili kararını aldı. Bilirkişi raporlarını göz önünde bulunduran Mahkeme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ‘ÇED etki değerlendirme olumlu’ işleminin yürütmesini durdurdu! Bildiğimiz gibi bu çevre Akdeniz Foku’nun yaşam alanı… Ayrıca, Türkiye’nin ilk Cittaslow kenti unvanını alan Seferihisar ve Türk Turizmine zarar vereceği ihtimali de göz önüne alındı. Bugüne kadar gerçek haberciler bu konuyu bizim gibi hep gündeme getirmişler, uluslararası çevreciler ile Seferihisar halkının tepkilerinin fotoğraflarını paylaşmışlardı. Şimdi bir diğer önemli olayı anlatayım: *-  Tedirginlik işe yaradı! Koronavirüs yaşamımızı önemliden de önemli bir şekilde etkiliyor. Sağlık Bakanlığının, yerel yöneticilerin, ekonomistlerin, bilim insanlarının söylediklerini

Bunlar bildiklerini okuyorlar… YAŞAR EYİCE

*- İpin ucunu bırakamayız! Birkaç gün önce şöyle yazmıştım:  ‘Adresimi nereden buldular bilmiyorum; Bir süredir Bilecik Belediyesi’nin bültenlerini alıyorum. Önce İzmir’deki deprem ile birlikte tanıştık Bilecik Belediyesi’nin arama kurtarma ekipleri ile… Sonra da Bilecik halkının depremzedelere gönderdikleri yardım ve bağışlarla… Bu yazıma başlamadan önce ise şu haberi paylaşmışlardı: ‘Bugün Bozüyük için, bölgemiz için, ülkemizin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için kara bir gün maalesef... Bozüyük, Muratdere ormanlarını talan edecek, bölgenin oksijen deposu, çok değerli orman florasını yok ederek bakır madeni yapılmasına göz yumacak izin Bilecik İl Genel Meclisi’nden, bizlerin direnmesine, hayır demesine rağmen 12 kabul, 9 red oyuyla geçirildi... İlk etapta 1260 hektar (dönüm) çok kaliteli orman arazisi. Bitki örtüsü üzerinde yaşayan canlıların yuvası, 36.000 ağaç katledilecek... Madenin işlenmesinde günde 500 ton temiz su kullanılacak ve kirlenmiş suyun ne olacağı belli

Gerçek hayırseverdi YAŞAR EYİCE

*- Bir avuç toprak! İŞ adamı Nedim Demirağ rahmete kavuştu… İki gündür sayısız tanıdık hep methiye düzüyor. Gördüklerimin hepsine, herkese yaptığım gibi şu yorumu yaptım: ‘Allah rahmet eylesin!’ Yazılan güzel duyguların hepsine bir fazlasıyla katılıyorum… Nedense herkes kendisini çok iyi tanıdığını anlatıyor… Doğrudur da! Sevgili Ertuğrul Kale’den sonra Hürriyet Gazetesi’nin Ege Bölge Müdürlüğü’ne getirilmiş… Yıllarca da başarılı şekilde sürdürdüğünü biliyorum… Hürriyet’in başına getirildiğinde, yağcıların çoğu, her zaman olduğu gibi ‘Tebrik’ sırasına girmişlerdi… İzmir’de konuşuluyordu… Bildiğim sadece iki gazete temsilcisi ‘tebrik’e gitmemişti… Nedenini sordum: ‘Bir gazetenin başına dışarıdan birinin getirilmesini kabul etmiyorum!’ demişti, şu anda Urla’da yaşayan bir büyüğümüz… Bu yıllar önceki bir olaydı… Ya şimdi? Bu konu zaten sık sık gündeme geliyor… *- Lüks yerlere gitme, varlıklı kişilerle arkadaşlık kurma gibi alışkanlığımız da düşüncemiz de olmadığı için Nedim Demirağ üstadın lüks işyerlerini de faaliyet alanını da

Bedava yaşıyoruz! YAŞAR EYİCE

*- Depremzedelerin battaniyeleri işportadan toplandı Karalama değil, gerçek… Konak Belediyesi Zabıta ekipleri, depremzedeler için Bayraklı’ya getirilen battaniyelerin işportada satıldığı ihbarı üzerine operasyon gerçekleştirerek üzerinde AFAD etiketi olan battaniyelere el koydu. Ben bildim bileli, her afat ya da bir şekilde yapılan yardımların bir şekilde bazı kişiler tarafından el altından satıldıklarını, gerçek ihtiyaç sahiplerine gitmediğini duyuyor ve biliyorum. İşte son örnek: Konak Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekipler, vatandaştan gelen ihbar üzerine Basmane’de operasyon düzenledi. 1304 Sokak’ta park yeri olarak kullanılan boş alanda AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) logolu battaniye satışı yapıldığına ilişkin ihbarı değerlendiren zabıta, baskın yaptı. Baskında, İzmir depreminde evleri yıkılan veya hasar gördüğü için deprem çadırlarında yaşamak zorunda kalan vatandaşlar için temin edilen battaniyelerin satılığa çıkarıldığı anlaşıldı. Battaniyeleri satmaya çalışan seyyar satıcılar hakkında işlem yapılırken, satışların

Ata’mızı minnetle anıyoruz! YAŞAR EYİCE

Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün mimarı ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete intikalinin 82. yıl dönümü 10 Kasım’da, rahmet, minnet, şükran ve hasretle anıyoruz. Onu, Aşık Veysel'in şiiri ile selamlıyoruz; *- Ağlayalım Atatürk’e Ağlayalım Atatürk’e Bütün dünya kan ağladı Süleyman olmuştu mülke Geldi ecel, can ağladı *** Doğu batı cenup şimal Aman tanrı bu nasıl hal Atatürk’e erdi zeval Memur mebusan ağladı *** Atatürk’ün eserleri Söyleyecek bundan geri Bütün dünyanın her yeri Ah çekti, vatan ağladı *** Fabrikalar icat etti Atalığın ispat etti Varlığın Türke terketti Döndü çarh devran ağladı *** Bu ne kuvvet, bu ne kudret Var idi bunda bir hikmet Bütün Türkler İnön’İsmet Gözlerimiz kan ağladı *** Tren hattı tayyareler Türkler giydi hep kareler Semerkantla Buharalar İşitti her yan ağladı *** Siz sağ olun Türk gençleri Çalışanlar kalmaz geri Mareşalin askerleri Ordular tümen ağladı *** Zannetme ağlayan gülmez Aslan yatağı boş kalmaz Yalnız gidenler gelmez Her gelen insan ağladı *** Uzatma Veysel bu sözü Dayanmaz herkesin özü Koruyalım yurdumuzu Dost değil, düşman ağladı (Aşık Veysel

Seferihisar’da inşaatlarda beton dökümü yasaklandı YAŞAR EYİCE

*- Standart dışı işçilik yapan sözde ustalar ne olacak? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ekipleri Bayraklı ve Bornova’daki binalarda belirtildiğine göre ‘detaylı tespit’ çalışmalarına başladılar. Yine verilen bilgiye göre; bunları az, orta ve ağır hasarlı olarak kategorilere ayıracaklar. Bu işlemler 10 gün içinde bitirilecek… İlk bakışta normal hatta alkışlanacak bir çalışma olarak görülüyor. Bu arada Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay da ilçede 2 binin üzerinde hasarlı bine ihbarı aldıklarını, bu sayının 4 binlere varabileceğini belirtti. Biliyorsunuz; Bayraklı, Bornova ile Karşıyaka’dan alınan mahallelerle ilçe haline getirilmişti. Gökdelenleri yapmakla ünlü bir İzmirli müteahhit Bayraklı’da AKP’den belediye başkan adayı gösterilmiş, son model jeep ile yoksul mahallelerde oy istemeye gidince başta kendi partililere olmak üzere semt sakinleri tarafından protesto edilmişti. Şimdi yine ortada ve ‘Benim binalarım sağlam’ diyor… Bunu

Sokağa çıkma yasağı da yolda! YAŞAR EYİCE

*- Sıra muhtarlara geldi Bir iki gündür arka arkaya üzüntülerini paylaşan mesajlar geldi. Az önce Karşıyaka Alaybey Muhtarlığından Servin Akkuş da şu notu fotoğraflarıyla geçince işin önemi daha doğrusu ehemmiyeti iyice ortaya çıktı. Servin Akkuş’un bilgilendirmesi şöyle: ‘Buca’daki muhtar arkadaşlarımızın, Covit 19 testlerinin pozitif çıktığını, izole altına alındıklarını öğrendim, muhtar arkadaşlarımıza, çok çok geçmiş olsun diyor, bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum. Durum gerçekten çok çok ciddî. Önlemlerinizi, tedbirlerinizi mutlaka alın ve Kurallara uyun. Bizler birde ev tespitlerinde de bulunuyor, izolasyona kişilerin uyup uymadıklarının kontrollerini de gerçekleştiriyoruz. Çok çok dikkatli olmamız gerektiği kanısındayım. Tüm muhtar arkadaşlarıma iyi çalışmalar, kolaylıklar ve sağlık diliyorum. Muhtarlarımıza tekrar geçmiş olsun!’ *- İşte bazılarının isimleri Olayı ilk kez Ali Hıdır Uludağ’dan duymuş ve not almıştım. Ali Bey şunları yazmıştı: ‘Kamu hizmetini, yoğun çalışma düzeni içinde gerçekleştirirken Covid-19'a yakalanmış