Yaşa YAŞAR EYİCE

*- Kıymetini bilmeliyiz Herhalde hepimiz farkındayız... Pandemiden sonra, çoğumuz evlere kapandık. Şu korona denilen virüs yüzünden hanelerdeki su tüketimi iyice arttı. Allah’tan birçok belediye iki güzel hamle yaptı. Birincisi ödeme zorluğu çekenlerin kesilen saatleri açıldı. Tabii ki Ramazan ayının da yararı olacak ki, birçok hayırseverimiz su faturalarını da ödeyerek, sevap hanelerini yükselttiler. Umarım bu sistem bu yardımlaşma bundan sonra da davam eder. Unutmayalım, komşu komşunun külüne bile muhtaçtır. Su hayattır.. Susuz hayat olamaz... Yıllar önce kentlerimiz su sıkıntısı çekmişti... İzmir’in bazı ilçelerinde, örneğin Balçova’da yer altı suları çekilince narenciye bahçeleri yerine gelen deniz suyu yüzünden kurumuştu. Urla’nın Çeşmealtı, İskele, Çeşme, Foça yani her sahil kentimizde, iç bölgelerden Ödemiş’te sular çekilince, 10 metreden 100 metrenin altına inmişti. Çok örneği var... Yani; suyun kıymetini bilmeli, buna göre hareket etmeli, çeşmelerimizi fazla açık tutmamalıyız. Şimdi size Sufizm’de ‘su felsefesi’

Bakalım Murat evlenecek mi? YAŞAR EYİCE

*- Murat evlenebilecek mi? Ben ‘evde kalır!’ diyorum, ya siz? *- Haberleri dinlerken artık fazla heyecanlanmıyorum... Bekliyorum ama dinlemediğimi fark ettim... Siz de kendinizi dinleyin bakalım bilinçdışı zekanız ne diyor? *- MHP’den önemli bir atılırken, bazı utanmaz ünlülerin yaptıkları için ne demeli? *- Bir mühendis avm’ler için uyarıyor; ‘Gittikten sonra kendinizi karantinaya alın!’ *- Çağrı merkezleri olmasaydı, ne yapardık? Halılar ve giysiler bile evden alınıyor, temizlenip ilaçlandıktan sonra sağlığımıza katkı sağlıyor... *- YAŞAR EYİCE *- Söylentilere yanıt! AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın haftalık konuşmasını dinledim... Benim izlediğim televizyonlar, konuşmanın tamamını vermiyorlar. Nedeni ise basit; ‘Bu kez güncel diğer haberleri veremiyoruz,  halkın bizden beklediği haber alma özgürlüğü kısıtlı kalıyor!’ Önemli saydıkları ve düşündüklerini sonra bir şekilde paylaşıyorlar. Tabii ki buna en büyük tepkiyi de ‘Aktroller’ denilen kısım gösteriyor. Türkçesini bilmedikleri için ya da

KÖPEK EMİN ELLERE YA BİZ? / YAŞAR EYİCE

İŞKENCE GÖREN KÖPEK ŞİMDİ GÜVENLİ ELLERDE *-  ‘Gerici’ diye adlandıracağımız giyimleriyle yandaş televizyona çıkan kadınlardan biri açık ve net konuşuyor: ‘Bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür. Benim listem hazır!’ Bunlar arasında oturdukları sitede komşuları da varmış... Yani ‘Atatürkçüyüm’ diyenleri kast ediyor. Bu bölücülük değil de ne? *- ‘Gerici’ diye adlandırılacak bir başka internet televizyonunda haberler... ‘Şeriat Devleti’ kurup İstanbul’u başkent yapacakların programı anlatılıyor. Yani met ediliyor. Bu toplantıda iktidarda olan AKP’nin sözü geçenleri de var... ‘Ne oluyor? Bizden memnun değil misiniz?’ diyerek tepki göstermiyorlar... Ya da bu kısmını vermedikleri , göstermedikleri için bilmiyoruz.. *-  İzmir Valiliği açıkladı: Yarın yani 10 Mayıs Anneler günü Karşıyaka’da Zübeyde Hanım’ın kabri ziyaret edilecek, anılacak, dualar edilecek Mustafa Kemal gibi gerçek bir dünya liderinin annesi olduğu için... Belki bu

Böyle hata mı olur? YAŞAR EYİCE

*- Buna rezalet denir... Artık yeter!  İzmir’e başka şehirden, İzmir’i bilmeyen, ruhsuz, bilgisiz, öngörüsü vizyonu olmayanları getirmeyin, İzmirlinin parasını bunlara harcamayın... *- Mimar ve mühendis gibi çalışan, el emeği ve göz nuru ile maket gibi yaptığı pastalarla dünyanın bir numarası olan ‘Badi’yi İzmir’e getirin, Türkiye’nin en ünlü pasta tatlılarını yetiştirsin...  İşte o zaman, ‘Ekmek bulamayan pasta yesin!’ sözü İzmir’de gerçekleşsin.. *- YAŞAR EYİCE *- İzmirliyiz, ama o kadar! ‘İzmir için!’ diyoruz... ‘İzmirliler için!’ diyoruz... ‘İzmir için bir çivi çakanı omuzlarımızda taşırız, adını dağa taşa yazarız!’ diyoruz... Hatta aramızda, ‘Öz İzmirli’, ‘Gerçek İzmirli’, ‘Has İzmirli’ ve hatta rakamı bile değiştirip, ’35.5’ bile diyoruz... Bendeniz de, her gittiğim yerde ilk sözüm, ‘Ben İzmirliyim!’ demek oluyor ve lafa öyle başlıyorum... İstanbul’da da, Paris’te de... Emin olun ve iddialı konuşuyorum; ‘İzmirliyim!’ deyince herkes gıpta ile bakıyor

Doktorun altı yılı boşa gitti! YAŞAR EYİCE

*-  Doktorlara hakaret eden vali efendiye bir hekimin yazdığı mektubu paylaşıyorum... Bu kadar kibar, bu kadar ince, bu kadar öğretici, bu kadar iğneleyici, bu kadar saygılı ya da ders verici mektup herhalde okumadım... Siz okudunuz mu? *- Türbanlı bir kadın kocasının çektiği videoda, çocuğunun yanında, ifadesine göre bir gıda paketini açıyor ve hainleri yakalıyor! Paketin içine İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in posterini koymuşlar, ayrıca üzerine de ‘İYİ Parti hediyesidir’ yazılı etiket yapıştırmışlar... Kadına göre, bunlar her yere sızmışlar!... *- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları ve ‘Biz Varız dayanışmasının desteğiyle bugüne kadar ihtiyaç sahipleri’ne 58 bin 754 gıda paketi ulaştırıldı *- Tarımın ne denli önemli olduğunu bu süreçte gördük... İzmirli ihracatçıların sözcüsü Ekonomi muhabirlerine konuştu. Ege’nin ihracatı yüzde 23 azaldı *- 54 saatlik maraton Perşembe

SALDA GÖLÜNE KAN KARIŞTI YAŞAR EYİCE

*- Salda gölü kıyısındaki rezaleti ortaya çıkaran CHP’li belediye başkanı ile karısını sabaha karşı ‘polis’ olarak kendini tanıtan ve dışarıya çağıranlar vurdular….*- Salda Gölü kıyısındaki kır lokantasına 40 yıl önce ‘Başbuğ’ Alpaslan Türkeş ile gitmiştim. Bornova’dan arkadaşım tur operatörü Ertuğrul Akbıyık, Alman turist kafilesini getirmişti.*- Biz değerini hâlâ bilmiyoruz! Güzellikleri yok etmek istiyoruz. Karşı gelen belediye başkanı ile eşini de cezaevinden afla çıkan birilerine infaz ettirmeye çalışıyoruz…*- … Ve Bornova anıları… *- YAŞAR EYİCE *-Ülkenin sağ ve sol diye ikiye bölündüğü bir dönemde, yani 1980 öncesi, MHP Genel Başkanı ‘Başbuğ’ Alpaslan Türkeş ile Ankara’dan başlayan bir Türkiye daha doğrusu Anadolu turuna çıktık.Burdur’da bizi kent dışındaki Salda Gölü’ne yemeğe götürdüler.Sahilde kır lokantası vardı.İçeri girdik…Yaşar Okuyan, ben ve gruptan üç kişi arkalarda bir masaya

DOKTORLAR DA İSTİYOR!

*- İzmir Tabip Odası, ‘Koronavirüsten etkilenen sağlık çalışanlarının barınma sorunu çözülmelidir!’ açıklaması yaptı. Okuyucularım bilir, Bornovalı olduğum için bir sağlık ordusunun bulunduğu Bornova’da kiralık sayısız konut bulunduğunu ve bunların sağlıkçıların hizmetine sunulmasını önermiştim. Tabii ki dinleyen de olmadı, olmaz da... *-  İnternet dolandırıcılar aralıksız çalışıyor... Ciddiyetle bunları üzerlerine istisnasız gidilmeli... Yetkililerimiz bu konuda da mücadele vermeli ve sonucu açıklamalıdır. *-  Koronavirüsten can kaybı 1403’e yükseldi. Son 24 saatte 107 kişi hayatını kaybetti. Bunlardan biri da Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş... 842 kişi ise iyileşti. *- Bunlara ödün verilmemeli Bu kadar kısa zamanda bana hak verecek bir elektronik postanın geleceğini sanmıyordum... Hem de ‘tedbir’  virüs ve zararlılara karşı teknik tedbir almama rağmen ‘spam’ olarak ayıklanmamış... Heyecanla Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamasını beklerken,  ne idüğü belirsiz

Dişçi mi, diş hekimi mi? YAŞAR EYİCE

*- Hemen her gün çeşitli kurum ve kuruluşlardan, hükemete destek olmak için öneriler de geliyor. Son öneri ise bu akşam ‘Çoban Ateşi Hareketi’nin Genel Başkanı, eski Sağlık Bakanı Rifat Serdaroğlu’ndan geldi. *- Serdarıoğlu, ‘Türk Milletine’ diyerek yaptığı uzun açıklamasında birçok ekonomik paketleri de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla uygulamaya geçmesini istedi. *- Ben de bu arada ‘Diş hekimleri’ ile ilgili bir öneriye, okuyucularımın da isteği üzerine dillendiriyorum. Diş hekimleri evlerinde atıl halde tutulacaklarına, korona ile mücadelenin ilk halkası haline getirilebilirler. *-YAŞAR EYİCE *- Diş hekimlerinden yararlanmalıyız Öneride bulunanları alınlarından öpmek lazım... Bir okuyucum, ‘Bu sıkıntılı günlerde, diş hekimlerinden de yararlanılmalı!’ diyor.. Diş hekimlerinin evlerinde olduklarını belirten Hüseyin Bey, ‘Şimdi tam  zamanı’ diyerek şu öneride bulunuyor. ‘Diş hekimlerine mahalle, cadde ve sokaklar teslim edilmeli. Nasıl yeniden bekçilik sistemi

Sporcuları da dinlemiyor YAŞAR EYİCE

*-  Mehter takımı gibi bir adım ileri iki adım geri gitmeyelim... *-  Marifet iltifata tabidir... Küçük bir örnek vereyim, günümüzden... *-  Birbirimizin görüşlerine, önerilerine kulak vermeliyiz ki, zorlukları önceden çözelim... *- Sporla ilgilenenler, yapanlar her zaman bir adım öndedir; TSYD Genel Başkanı Oğuz Tongsir’e keşke anında kulak verebilseydik... Çünkü halkın, milyonların içinden gelen, sessizlerin sesidir spor yazarlığı... İstanbul’da Boğaz’da Beşiktaş sınırları içindeki ana caddenin bir bölümüne ‘Muallim Naci’ adı verilmiş... Ortaköy’den sonra, Kuruçeşme- Arnavutköy yönünde... Bu ‘Muallim Naci’, 1850- 13 Nisan 1893’e sığdırdığı ömründe çok eser vermiştir. Ama bir dizesi, veciz sözü kulaklarımızdadır... Şöyle demiştir: ‘Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz meta zâyidir.’ Yani: ‘İltifatsız mal zâyidir.’ Yani: Kişilerin başarıları takdir edildiği ve karşılığı verildiği müddetçe daha iyi sonuçlar elde edilir ve başarıların devamı sağlanır... Tolstoy’un da bir sözü vardır; ‘...Kendi çapında mükemmeldir. Fakat kiminin çapı tamdır; kiminin

Evde kapalı kalanlar için YAŞAR EYİCE

*- Halk Eğitimi Merkezleri ne yapıyor? İmamlar gibi bunlardan da yararlanarak, ev halkına yani karantinada tutulanlardan yardım ve destek alınabilinir *- İzmir Tube’de dün akşamki canlı yayının bandını öneriyorum.. 100 yıl önceki Bornova’ya ve İzmir’e gidecek, güzellikleri hissedeceksiniz... *-  Çiftçinin elini tutan yokmuş! *-Hadi gözünüz aydın kontrole az kaldı... Rakamlardan söz etmeyi sevmiyorum... Neymiş efendim bu virüsten 21 bin kişi hayatını kaybetmiş, Amerika’da günlük ölüm sayısı bine yaklaşmış, Rusya tüm dış hat seferlerini iptal etmiş,,, Hafta sonunda yağışla birlikte hava sıcaklıklarında 4-6 derece azalacak... Falan filan... Tarım Bakanı Pakdemirli ‘Çiftçinin elini tutan yok!’ anlamında bir açıklama yaparak, ‘ekimini yapabileceğini’ belirterek, bilmem kaçına bilmem ne kadar maddi destek sağlanacağını da belirtmiş... Dün akşam Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘ulusa sesleniş’ programında içimize su serpti... 2-3 hafta içinde bu virüs tehlikesinden kurtulacağımızı söyledi... Cumhurbaşkanı Erdoğan ulusa