Kâfirler de misafir! YAŞAR EYİCE

Kâfirler de misafir! YAŞAR EYİCE   Konsoloslar Birliği’nden gelen haberi okuyunca, aklıma bir süre önce Moskova’da yaşadıklarım geldi! Nazım Hikmet’in kabrini ziyaret etmiş ve ana caddede yürürken, kilisenin önünde nikâhının kıyılmasını bekleyenleri gördüm... Merak edip sordum; ‘Hani Rus gençlerin çoğu ateisti?’ diye... Bu arada bir sapma yapayım: Biz gençliğimizde bunlara, daha doğrusu Müslüman olmayanlara ‘Kafir’ ya da ‘dinsiz’ derdik... Hatta sözlük anlamını bilmeden ‘gâvur’ yaftasın yapıştırırdık. Hani politikada, bir zamanlar kendi görüşümüzde olmayanlara, ‘Komünist’ ya da ‘faşist’ dememiz gibi... *- Fransız Meyer’den bir hikâye Eski yıllarda Meyer isminde bir Fransız Öğretmen arkadaşımız vardı... Trafik Komiseri Cabir onun aracını Konak’ta durdurmuş ve evraklarını istemiş... Meyer çok iyi Türkçe bildiği için, aynen bizim Alman tütüncü arkadaşımız Kurt ve Michael Böhme gibi ‘Fransız’ı oynarlardı... Yani Türkçe bilmediklerini el kol, yüz işaretleriyle anlatırlardı... Komiser Cabir bakmış olacak gibi değil,

 Kâfirler de misafir! Yaşar EYİCE

 Kâfirler de misafir! Yaşar EYİCE Konsoloslar Birliği’nden gelen haberi okuyunca, aklıma bir süre önce Moskova’da yaşadıklarım geldi! Nazım Hikmet’in kabrini ziyaret etmiş ve ana caddede yürürken, kilisenin önünde nikâhının kıyılmasını bekleyenleri gördüm... Merak edip sordum; ‘Hani Rus gençlerin çoğu ateisti?’ diye... Bu arada bir sapma yapayım: Biz gençliğimizde bunlara, daha doğrusu Müslüman olmayanlara ‘Kafir’ ya da ‘dinsiz’ derdik... Hatta sözlük anlamını bilmeden ‘gâvur’ yaftasın yapıştırırdık. Hani politikada, bir zamanlar kendi görüşümüzde olmayanlara, ‘Komünist’ ya da ‘faşist’ dememiz gibi... *- Fransız Meyer’den bir hikâye Eski yıllarda Meyer isminde bir Fransız Öğretmen arkadaşımız vardı... Trafik Komiseri Cabir onun aracını Konak’ta durdurmuş ve evraklarını istemiş... Meyer çok iyi Türkçe bildiği için, aynen bizim Alman tütüncü arkadaşımız Kurt ve Michael Böhme gibi ‘Fransız’ı oynarlardı... Yani Türkçe bilmediklerini el kol, yüz işaretleriyle anlatırlardı... Komiser Cabir bakmış olacak gibi değil, ‘Bırakın