Amerikan edebiyatının melankolik prensesi…. Sylvia Plath

“Benim için, şimdi sonsuzdur; sonsuzsa durmadan değişir, akar, erir… Hayatsa şu andır… Geçip gittiğinde artık ölmüştür… Ama her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi daha en başından umutsuz… Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil, yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum… Tıpkı şimdi benim yaptığım gibi; bir zamanlar, yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü… Ben şimdiyim ama biliyorum, ben de göçüp gideceğim. Zirvedeki o an, ani bir parıltı gelir ve seni alıp götürür, sonrası süregelen bataklık. Ama ben ölmek istemiyorum…” demişti bir yazısında ama 11 Şubat 1963’te, henüz 31 yaşındayken bu hayat O’na ağır geldi ve Londra’da, gaz fırınına başını sokmak