Sürü psikolojisi üzerine YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- İzmir iş dünyasının önde gelen isimlerinden olan Alkim Grubu’nun Kurucusu ve Onursal Başkanı Cihat Kora  (93) hayatını kaybetti.

*- İZSU Genel Müdürlüğü, kentin altyapısı açısından büyük önem taşıyan atık su ve yağmur suyu hatlarını ayırma çalışmalarına hız veriyor. Önümüzdeki aylardan itibaren Buca, Konak ve Bornova’nın yağışlarda sıkıntı yaşayan mahalle ve sokaklarında toplam 65 km’lik yağmursuyu çalışmalarına başlanacak.

*- Oscar Levant’ın dediği gibi, ‘Mutluluk, yaşadığınız değil hatırladığınız bir şeydir!’ Bizi geçmişi acı dolu hatıralarından uzaklaştırır.

*- İki yüz kişilik bir kitleyi etkilemek için ‘bilinçli’ bireylerinin oranının yüzde 5 olması yetiyor. Bilim insanları bu durumu; ‘Araştırma; insan kitlelerinin tıpkı kuş ve koyun sürülerinde olduğu gibi bir grup azınlığı bilinçsiz bir şekilde izlediğini ortaya koyuyor!’ şeklinde özetledi.

*- Pandemi ve turizm konusunda oluşabilecek sorunlar ile sezondan beklentiler konuşuldu…

*-

YAŞAR EYİCE

*- Mutlu olmamızı istemiyorlar

Oscar Levant’ın dediği gibi, ‘Mutluluk, yaşadığınız değil hatırladığınız bir şeydir!’

Başta siyasiler iyi bilirler;

Çoğumuzun gözünde, geçmişin şimdilik zamandan hep daha iyi olduğunu çok iyi bilirler.

Sebebi çok basittir;

Çünkü beynimiz böyle düşünmeye programlanmıştır.

Beynimizin bize oynadığı en hoş oyunlarından biridir bu.

Bizi geçmişi acı dolu hatıralarından uzaklaştırır.

Ve içimize her şeyin daha iyi olacağına dair bir iyimserlik doldurur.

Ama her şeyin olduğu gibi bunun da tehlikesi vardır.

Her şeyi bilinçsizce isteyen tiplere de dönüştürür bizleri.

Daha da ürkütücü olanı ise, içimizdeki sinsi baştan çıkarıcıyı yani nostaljiyi harekete geçirmek için; bir şarkının birkaç notasının, eski zamanlarda kullanılan yazıtiplerinin veya ölmüş bir film yıldızının fotoğrafının bile yeterli olabilmesidir.

Şunu da unutmamak lazım;

Hiçbir şey sağlam ve uzun ömürlü olamaz!

Ama bizler; hep eskilere, eski zamanlara tutunuyoruz!

Ne yapıyor, ne söylüyoruz?

Çoğu zaman lafa başlarken, ‘Bizim zamanımızda’ ya da ‘bizim gençliğimizde’ demiyor muyuz?

Bayramları anlatırken, ‘Nerdee o eski bayramlar?’ diyerek nostalji yaşamıyor muyuz?

Hatta karemaları,  mahalle aralarına kurulan geçici bayram salıncaklarını,  seyyar turşucuları, seyyar macun satanları arada uzakara dalarak düşünmüyor muyuz?

Ama siyasiler bizim beynimizle, algımızla oynuyorlar…

‘Şu şunu söyledi, şu bunu yaptı?’

Diyerek huzurumuzu kaçırıyorlar…

Bizi ne?

Ama bir de şu var anılarımızda, ya da geçmişte;

Küçük küçül batıl inançlardan oluşan bir kaygı yumağı da her zaman vardır.

Örneğin çocuklara aileleri tarafından sınavlarda başarılı olmaları için mutlaka okunmuş pirinç tanesi verenler de vardır, su da içirilir…

Bu da akıllarımıza gelir zaman zaman…

O günler neyse bu günler de pek değişiklik olmamıştır…

Daha 20 yıl önce, büyük şehirlerimiz bile kırsal bölgelerdi…

Tarlalar, bahçeler kentin ortasında da vardı?

Çiftçilik gelenekleri sürerdi.

İşgücü vardı!

Ekonomik kalkınma modelleri değişince, birilerinin önleri açınca olan oldu..

Ve bugünlere geldik…

Ama yine de eski güzel günleri düşünmek insana moral veriyor…

Kendimizi de ‘Ne güzel günlerdi’ diyerek biraz aldatıyoruz…

*- Farkında olmadan!

Gerçekte yaşanan bir değişimin içindeyiz…

Bunu bazılarımız fark ediyor, bazılarımız ise geçmişin etkisi altındayız..

Bir örnek vereyim:

Son zamanlarda belki de ilk kez, duş jeli satışları kalıp sabunları geçti.

İnanılacak gibi değil ama; bunun nedeni covid- 19…

Yani korona virüsü…

Her ne kadar, insanların büyük bölümü, umursamaz gibi görünüyorsa da, evlerine döndüklerini kendilerini korumaya alıyorlar.

Özellikle çalışanlar ilk iş olarak banyo yapıyorlar.

Zaten sadece elleri 20 saniye ile yıkamaktan değil, mikrop korkusu ile sıcakların da etkisi ile banyo sayıları arttı.

Dünyayı kasıp kavuran hijyen kaygusu otomatik olarak erkekleri de en az kadınlar kadar etkiliyor.

Şimdi herkes, ellerini sıvı sabunla, vücutlarını ise jel ile akıllarından çıkmayan mikroplardan temizlemeye çalışıyorlar.

Ne zamana kadar?

Bazıları için inandırıcılığı kaybettiren Dünya Sağlık Örgütü’nden yapılacak açıklamaya, ya da ilacı yapılıncaya kadar.

Aşıdan söz etmiyorum…

Çünkü bunun garantisi yok..

Uzmanlar yüzde 5 ya da 15’ten söz ediyorlar.

Bu arada unutuyordum, tabii ki duş jeli ile birlikte kullanılacak lif satışları da katlandı…

*- Sürü psikolojisi…

Şimdi hepimizi ilgilendirdiğine inandığım bir deneyden söz edeceğim…

2008 yılında Leeds Üniversitesi’nde araştırmacılar, yaptıkları bir deneyde, gruplara ayrılan deneklere, büyük bir salonda amaçsızca yürümeleri ve etraflarındaki insanlarla kesinlikle konuşmamaları söylendi.

Ama araştırmacılar, küçük bir gruba tam olarak nerede yürümeleri gerektiğine dair ayrıntılı talimat verdi.

Deney sonucunda, herkesin nereye gittiğini biliyor gibi görünen bir avuç deneği nedensizce takip ettiği gözlemdi.

Bilim insanları bu durumu; ‘Araştırma; insan kitlelerinin tıpkı kuş ve koyun sürülerinde olduğu gibi bir grup azınlığı bilinçsiz bir şekilde izlediğini ortaya koyuyor!’ şeklinde özetledi.

Elde edilen verilere göre;

İki yüz kişilik bir kitleyi etkilemek için ‘bilinçli’ bireylerinin oranının yüzde 5 olması yetiyor.

Geri kalan yüzde 95, farkında olmadan onların arkasından gidiyor!’

Umarım bu yazdıklarımdan bir şeyler çıkaranlar olmuştur.

Sürü psikolojisi diyoruz ya, ya da bazılarına ‘koyun’ diyoruz ya, boşuna söylenmiyor, herhalde…

*- Biraz ciddi oldu!

Çoğu zaman katılımcıların başkaları tarafından yönlendirildiklerini anlatmaya çalıştım.

Biz bazı siyasetçilerin ya da sözde yöneticilerin etkisi altına almaları gibi..

Profesör Jens Krause, yukarıda anlattığım araştırma için şöyle diyor:

‘İlginç yan; katılımcıların birbirleriyle konuşmasına ve işaretleşmelerine kesinlikle izin vermememize rağmen ortak bir karar almayı başardılar…’

Ama nasıl?

Başkaları tarafından yönlendirdiklerini asla anlamadan!

Hızımı alamadım; bir örnek daha vereyim:

Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilen bir çalışmayı anlatayım:

İki yüz deneği, saat kadranı gibi numaralandırılmış büyük bir çemberin ortasında topladılar.

Araştırmacılar; bunların içinden 10 bilinçli bireyin eline not kağıtları verdiler.

Kağıtta ‘Saat dokuza gidin ama gruptan ayrılmayın!’ yazıyordu.

Diğerlerine verilen not kağıtlarında ise sadece ‘grupta kalın’ yazıyordu.

Bir süre için grup, rastgele şekilde karıştı, iç içe geçti.

Ama kısa süre sonra, bilinçli bireyler, diğer tüm katılımcıları belirlenen, saat dokuz hedefine götürmeyi başardı.

Artık halimizi bu deneylerden çıkarın…

Siz hiç bizim üniversitelerimizde böyle araştırmalar yapılığını duydunuz mu?

Ama her gün kendilerin met ede ede bitiremiyorlar.

Tv’de konuşan rektörler bakın ne demek istediğimi de anlarsınız…

**-

GÜNCEL

*- Duayen sanayici Cihat Kora vefat etti

İzmir iş dünyasının önde gelen isimlerinden olan Alkim Grubu’nun Kurucusu ve Onursal Başkanı Cihat Kora  (93) hayatını kaybetti.

1948 yılında başladığı sanayi hayatında Türkiye’de maden, kimya ve kağıt sektörlerinde 7 dev tesis kuran,  ‘Bu ülkeden kazanıyoruz bu ülkeye borcumuz var’ felsefesi ile  hareket eden, İş insanı kimliği yanında hayırseverliği ile bilinen Cihat Kora, yaptırdığı 9 okulla da aynı zamanda bir eğitim gönüllüsü idi.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi Ferit Kora’nın babası olan Cihat Kora, 72 yıldır ülke ekonomisine katkı sunmak için üretim faaliyetleri içinde yer aldı.

Yaptırdığı okullar, sağlık ocakları ve kütüphanelerden dolayı 2007 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Üstün Hizmet Ödülü’ne lâyık görülen İzmirli hayırsever iş insanı Cihat Kora’nın cenazesi, 15 Haziran Pazartesi günü Alsancak  Hocazade Camii’nde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.

*- Yağmur suyu sorununa 3 ilçede neşter vuruluyor

 İZSU Genel Müdürlüğü, kentin altyapısı açısından büyük önem taşıyan atık su ve yağmur suyu hatlarını ayırma çalışmalarına hız veriyor. Önümüzdeki aylardan itibaren Buca, Konak ve Bornova’nın yağışlarda sıkıntı yaşayan mahalle ve sokaklarında toplam 65 km’lik yağmursuyu çalışmalarına başlanacak.

Yapılacak çalışmayla şiddetli yağışların neden olduğu sorunlar ortadan kalkacak.

İZSU Genel Müdürlüğü, şiddetli yağışların yarattığı sorunları yağmur suyu kanallarının ayrıştırması projesiyle son verecek. İlk etapta Konak, Buca ve Bornova’nın yağışlarda sıkıntı yaşayan bölgeleri ele alınacak. İZSU, proje çalışmaları tamamlanan bu yatırımların ihale süreçlerini önümüzdeki günlerde tamamlayacak. Bu bölgelerde yağmur suyu hatları yapılarak, yağmur suyu ile kanal sularının ayrı toplanması sağlanacak, yağışlarda su birikintilerinin önüne geçilecek.

*- Pandemi sonrası Balıkesir turizmi

Toplantıda Pandemi süreci ile girilen sezonda önlemlere uyularak, sektördeki işletmelerle ortak alınacak tedbirler konuşuldu.

Paniğe kapılmadan sürecin sağlıklı yürütülmesi için ortak hareket etmenin önemi vurgulandı.

Toplantıda ayrıca Balıkesir’in çeşitli ilçeleri ve farklı özellikleri ile alternatif turizmin geliştirebilmesi, EDEN (Avrupalı Seçkin Destinasyonlar) konusunda Balıkesir’in Avrupa’daki yarışmada “En Seçkin Destinasyon” seçilmesi, ikinci konut sorunları, geliştirilebilir turizm, turizmde örgütlenme konuları tartışıldı.

*- Aynı gün 3 bin 700’den fazla kültürel miras etkinliği

Bugün Çin’de Kültürel ve Doğal Miras Günü’nü kutlamak için ülke genelinde 3 bin 700’den fazla Maddi Olmayan Kültürel Miras (ICH) tanıtım etkinliği düzenleniyor ve bin 600’den fazla ICH belgeseli kamu yararına ve çevrim içi ortamda yayınlanıyor.

Çin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve e-ticaret platformları, Kültürel ve Doğal Miras Günü’nde ICH ürünlerini tanıtmak için bir çevrim içi alışveriş festivali düzenledi. 11 Haziran itibarıyla ülke genelinde ICH ürünlerinin çevrim içi alışveriş festivaline katılan mağazaların sayısı yaklaşık 6 bin 500’e ulaştı ve 4 bin 500 ICH projesi kapsamında geliştirilen 80 binden fazla ICH ürünü tanıtıldı. Öte yandan, Kültürel ve Doğal Miras Günü dolayısıyla Çin’in güneyindeki Guilin kentinde bir kutlama etkinliği düzenlendi.

*- Balık havuzuna düşen yavru pangolin

Bir süre önce yeni koronavirüsün pangolinlerden yayılmış olacağı iddiasının ardından gözler, bu ilginç hayvana çevrildi.

Çin, pullarındaki değerli maddeler nedeniyle kaçak avcıların peşinde olduğu pangolinleri korumak için harekete geçti.

Geçtiğimiz hafta pangolinleri resmi farmakopesi’den çıkarılmasının ardından, Pekin Ormancılık İdaresi, dünyanın en çok ticareti yapılan memeleri, pandalar gibi koruma altına aldı.

Bu kapsamda da geçtiğimiz hafta bir balık çiftliğinde havuza düşen yavru pangolin tedavi edilerek doğaya salındı.

*- Kemeraltı sanatla buluştu

Kemeraltı Hayat Platformu tarafından hazırlanan “Kemeraltı Sanat Günleri” Ebru Camkıran küratörlüğünde Kemeraltı Sanatçıları Sergisi Tarihi Abacıoğlu Han’da açıldı.

Serginin açılışında konuşan Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, “Kemeraltı, sadece alış verişin değil sanatın da merkezi olma yolunda hızla ilerliyor.

Kemeraltı’na verdikleri öneme ve etkinlikleriyle en büyük katkıyı sunan Kemeraltı Hayat Platformu’na teşekkür ediyorum. Dünyanın en eski açık hava alışveriş merkezi olan Kemeraltı, böyle etkinlikler ve çalışmalarla İzmir’in her anlamda dışa yansıyan yüzü olmaya devam edecek” dedi.

Kemeraltı Hayat Platformu adına açıklamada bulunan Cem Ceylan

‘Kemeraltı Çarşısı’nın her alanda kalkınmasına , sanatın ve sanatçının esnafla buluşmasına öncülük yapabildiğimiz için mutluyuz. Kemeraltı Hayattır sözünü ; hayatın içinde yer alan her alanda çarşımızda yaşatmaya ve değerlerini korumaya Kemeraltı Hayat Platformu olarak devam edeceğiz.” dedi.

*- ‘İki Oda Bir Kısa Film Yarışması’

İki Oda Bir Kısa, Evde Kısa Film Yarışması’nın finalistleri belirlendi. İzmir Sinema Ofisi tarafından düzenlenen yarışmada Türkiye’nin birçok farklı şehrinden 30 eser finale kaldı.

Mayıs ayı içerisinde başvuruların yapıldığı yarışmaya, pandemi sürecinde yaşanan sokağa çıkma yasaklarında üretilmiş 186 film başvurdu.

Finale kalan 30 film, senarist Işıl Özgentürk, yönetmen Vuslat Saraçoğlu, yönetmen Hilmi Etikan, sinema yazarı Vecdi Sayar ve İzmir Kısa Film Festivali Direktörü Yusuf Saygı’dan oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın