Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > SİYASET GÖZLÜĞÜ VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ ÜNAL TÜMİN

SİYASET GÖZLÜĞÜ VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ ÜNAL TÜMİN

Sosyal Medyada Paylaş


Güzel ülkemde, sevgili İzmir’imin tarihi dokusu içinde yer alan Urla’ da 

yeni güne, güneşle uyanmak ne güzel bir duygu…

Geçen gün tatlı bir sonbahar gecesinde, bizim yazlığın bahçesinde değerli dostum, ağabeyim sevgili Öcal Uluç ve değerli eşi Özay Hanım’la ailece harika bir gece geçirdik. Tabii ki zaman zaman “kullanılıp atılmış sakız gibi” dedikleri Fetö‘ den tutun, içimizdeki “uyur gezerler“e kadar  bir çok soysuzluk dosyasına ait laflar da masamıza konuk olmak (!) için sıradaydı. Ama biz Sadi Şirazi’ nin deyimi ile “Cahil davul gibidir, öter gümler, fakat içi boştur” diyerek bunların bazılarını “beş numaralı sepete”, yani çöpe attık!

Ha sahi! Bir zamanlar Manisa’ da tanışıp esprilerine bayıldığım ünlü şovmen sevgili Edebali Hüsamettin kardeşimden akıllı telefonuma düşen şu mesajı da konuklarıma okumaktan geri kalmadım; “İçmek için değil, iç çekmek için içmek lazım”. Anlayacağınız  çürük sakızsız, içi boş davulsuz, seviyesiz siyasi çekişmelerden uzak bir gece geçirmek istedik…

Bu arada Meteoroloji  Genel Müdürlüğü’ nün “Sıcak hava dalgasının etkisinde kalmaya devam edeceğiz” tahminine uyarak geceyi uzattıkça uzattık…

Bugünlerde bazılarına göre(!) hepimiz “potansiyel suçluyuz” ya!  “Hayatımız pamuk ipliğine bağlı” ya! Geride kalan günün dostlarla geçen mutluluğunu, “yarın sabah görüşmek” dileği ile Zeki Müren’ in okuduğu “Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç/ Çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç/ Albümdeki o resme bakarken ağladın mı hiç/ Mazideki günlere kalbini bağladın mı hiç” şarkısı ile kapattık.

Kapatmak, deliksiz bir uyku çekmenin verdiği haz ise bambaşka bir zenginlik. Öyle ya, geçtiğimiz haftanın ülkemdeki siyasi gerginliği, liderlerin 80 milyonluk bir aileye karşı kullandığı o mahalle ağzı, belki de bu yüzden hepimizi  üzmedi mi!..

* * *

Ertesi sabah, yani dün sabah, Beşiktaş’ ın UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu ilk maçında Portekiz deplasmanında Porto’ yu 3-1′ lik skorla yenmesine dair çıkan gazete başlıkları ise inanın içimize su serpti. Aslında bu, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk‘ün “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.” sözüne inanan Şenol Güneş ‘ in maç öncesi “Başaracağız” demesi sonunda ” başardım” sözü ile bitmedi mi!

Darısı Ülkemin her konuda “Başardık” diyebilmesidir…. Bir vatan sever, içi dışı bir olan, milletine, bayrağına vatanına sonuna kadar bağlı kalacak olan bendeniz, buna inananlardanım…

İşte İzmir’ in kurtuluş şenliklerine Urla‘nın da eklenmesi beni fazlası ile mutlu etti. Dosta, düşmana bu kutlamalar sırasında on binlerce insanımız gibi ben de katıldım. İzmir Marşımızı doyasıya dinledim ve söyledim. Hatta Urla’ da bizim mahallede “yaz günlerine veda” yemeğinde bu duyguyu doyasıya yaşadım. Konuştum, niyetimi okudum, sözümü keseceklere de peşin restimi çekmenin verdiği demokratik hakkımı kullanmanın hazzını yaşadım.
* * *

Orta doğu politikasında etrafımıza üşüşen at sinekleri, leş kargaları böylesine milli duygu ve sevincimizi bölme, sözümüzü kesme eğiliminde olanlara da , başta Barzani, İsrail, ABD, Almanya olmak üzere Devletimin en üst düzeyinden verilen tepki ise geleceğe olan umutlarımı tekrar yeşertti. Örneğin; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda çıkışını ve de Genel Kurmay eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, Irak, Kürt Bölgesi Yönetimi (IKBY)’ nin bağımsızlık referandumu kararıyla ilgili “TBMM en kısa zamanda IKYB’nin 25 Eylül’de gerçekleştireceği bağımsızlık referandumuna karşı bir karar almalıdır. Aksi, tarihi bir hata olur” demesi sanırım duygularımızı bir kere daha coşturdu…

* * *

Batıya açılan Penceremiz İzmir’ den dolayısı ile şu an itibariyle Urla’ dan bakmak çok güzel oldu. İşte Urla’da Tanju Okan‘ı Akdeniz’e karşı besteleyip okuduğu şarkıları ile, İzmir’ de Metin Oktay‘ın  doğup büyüdüğü İzmirspor kulübü’nün karşısındaki heykeli önünde, bizim Bahri Çalışkan‘ ın “onun attığı gollerde ayağına tam oturttuğu topla yapılmış”dediği, “Taçsız kral”ın heykeli önünde ölüm yıl dönümlerini anmak dahi çok güzeldi…

* * *

Biliyorum! heykel deyince sizler de AK Parati Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ ın teşkilatına“benim heykellerimi yapmayın” çağrısından sonra başlayan kendi heykelinin yıkılmasına ve de İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin İzmir’ in Agora’ daki tarihi mekanda 1500 yıl öncesinin eser ve heykelleri arasında düzenlediği anlamlı toplantı için benim ne diyeceğimi merak ettiniz değil mi?

Kimileri kendi heykelini, kimileri de geçmişin heykelleri önünde tarihe karşı görev icra eder!

***

Bir yanıt yazın

Top