13 Okunma

Sayıştay yine şaşırttı YAŞAR EYİCE

Bizim harcamamız Amerika’dan iki misli fazla…

*- Fakültemiz, yüksek okulumuz var ama öğrencimiz yok!

*- Bazısı tıka basa, bazısı bildiğiniz gibi…

*- Suudi Arabistan’ın gerisinde kaldık…

Notlarıma bakarken, Mehmet Toptaş’ın bir derlemesini gördüm.

‘Hesap’ denince aklıma adı gelen birkaç kişiden biri olan Mehmet Toptaş, ‘duayen’ sözcüğünü hiç sevmem ama ‘duayen’ Burhan Özfatura ağabeyimizden bazı çıldırtan rakamları almış…

Tabii ki ‘kafadan’ değil, Sayıştay raporlarından…

Biliyorsunuz, bu rakamlar en yukarıdaki bir iki kişinin başını yedi..

Daha doğrusu işinden etti.

Bu gün öğrendim; Tam 9 bin küsur gazeteci de işsizmiş…

İşin garibi bunların içinde ‘yandaş’ dediğimiz kişiler de varmış…

Ben yoluma Burhan Özfatura ya da Mehmet Toptaş gibi  ‘hesaplı kitaplı’ gidemiyorum…

Zaten’ iki kere iki kaç eder?’ diye sorarsanız, yirmi iki derim, iki tane ikiyi yan yana yazarak…

Ama patronlar nedense bu soruya ‘beş’ diye yanıt veren dilberleri hep işe alıyorlar…

Tabii ki bu şaka!

Ben belki ilginizi çeker diye yazılanları kopya ediyorum:

*- Harvard Üniversitesi’nden iki misli fazla!

-Sayıştay raporuna göre, 41’i akademik, 29’u idari olmak özere 70 personele sahip Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne fiilen devam eden öğrenci sayısı birinci sınıfta 4, ikinci sınıfta 3, dördüncü sınıfta 2 olmak üzere sadece 9 öğrencidir.

Bir başka ifade ile öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı 4,5’tir.

Bunları okurken aklıma geldi, Turizmci Güngör Aktoprak da dostlarla birlikte yaptığımız kahvaltıda, Osman Damar ile Fırat Gülperçin’e anlatırken, kulak misafiri olmuştum.

İşin ilginç ya da önemli yanı şu:

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde öğrenci başına yapılan yıllık harcama miktarı Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenci başına yapılan harcamanın 2 katından fazla.

Sevinelim mi, üzülelim mi, karar veremiyorum…

*- Çok ilgilenmiştim

9 profesör, 3 doçent, 4 yardımcı doçent çok sayıda araştırma görevlisinin yer aldığı Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne bağlı Sürmene Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği bölümü, 26 öğrenci kontenjanına karşılık hiç tercih edilmemiş.

Tunceli su ürünleri bölümünü ise bir öğrenci tercih etmiş.

10 profesör, 7 doçent, 6 yardımcı doçent 32 akademik personele sahip Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Eğridir Su Ürünleri Fakültesi de hiçbir öğrenci tarafından tercih edilmeyen bir diğer su ürünleri bölümü.

 Kayda değer öğrencisi olmayan Ege Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği bölümünde, 40 profesör, 32 doçent, 6 yardımcı doçent olmak üzere 108 akademik personel görev yapıyor.

Birçoğu da tanıdığımız isimler.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği bölümünde görevli profesör ve doçent sayısı Adıyaman, Siirt, Mardin ve Munzur Üniversiteleri başta olmak üzere Anadolu’daki birçok üniversitesinde görev yapan profesör ve doçent sayısından daha fazla.

Buna da sevinelim mi üzülelim mi karar veremiyorum!

Bir ara belki de 10 yıl kadar önce, bu konuda çok yazı yazmıştım.

İnanın Türkiye’nin dört bir yanından çok mesaj almıştım, ‘Bu çocukların, bu okulları bitiren gençlerimizin hali ne olacak?’ diye sormuştum.

Demek ki kulaktan kulağa yayıldı ve sonuçta bu duruma gelindi.

*- Nasıl olur?

Yine Sayıştay raporuna göre, Tunceli’deki Munzur Üniversitesi’nin 4 fakültesi ve 3 meslek yüksekokulunun 33 bölümünde, Bayburt Üniversitesi’nin 5 fakülte ve 5 meslek yüksekokulunun 38 bölümünde, Giresun Üniversitesi’nin 7 fakülte ve 14 meslek yüksekokulunun 117 bölümünde, Dicle Üniversitesi’nin 9 fakülte ve 8 meslek yüksekokulunun 62 bölümünde eğitim gören öğrenci yok.

Demek ki ‘açtım’ demekle bazı işler yürümüyor…

Çaresini bulmak zorundayız…

*- Bir terslik var ama…

Sayıştay’ın inceleme yaptığı 2017 yılında 20 üniversitenin 100’ü aşkın fakülte, yüksekokul ve enstitüde kayıtlı öğrenci yoktur.

Birçok fakültede akademik personel sayısı, öğrenci sayısını misliyle geçmiş durumdadır.

273 öğrencinin eğitim gördüğü ODTÜ Petrol Mühendisliği bölümünde ise 4 profesör, 1 doçent, 1 yardımcı doçent, 466 öğrencinin eğitim gördüğü Uzay ve Havacılık bölümünde ise 7 profesör, 5 doçent, 8 yardımcı doçent görev yapıyor.

Öğrenciler tarafından tercih edilmeyen, kontenjanlarının %10’unu bile dolduramayan, öğrencisi olmayan bölümler için yüzlerce, binlerce akademik ve idari personel görevlendirilirken, söz konusu bölümler için yüz milyonlarca TL harcama yapılırken, gençlerimizin ilk tercihi olan ODTÜ ve Boğaziçi gibi üniversitelere ne yeterli kadro ne de yeterli bütçe tahsis edilmediğinden, söz konusu üniversitelerimiz kan kaybediyor ve her yıl dünya sıralamasındaki yerleri gerilere gidiyor.

*- Katılıyor musunuz?

‘Üniversitelerimizde liyakate göre atama bütünüyle devre dışı bırakılmış.

Akademik geçmişi olan AKP’li eski siyasetçiler ve AKP’ye yakın olanlar, rektör ve dekan olarak atanıyorlar.

Üniversitelerimizden beklenen, araştırma yapıp, bilgiyi üretmeleri değil, AKP iktidarına kayıtsız şartsız itaat ve sadakattir.

Sonuçta dünyanın en saygın üniversite derecelendirme kuruluşları arasındaki Times Higher Education (THE) açıkladığı 2018 yılı dünyanın en iyi üniversiteler sıralamasında, ilk 350 üniversite arasında maalesef ülkemizden hiçbir üniversite yer almadığı görülüyor.

Aynı değerlendirme kuruluşunun 2014-2015 yılı için açıkladığı dünyanın en iyi üniversiteler sıralamasında ülkemizden tam 6 üniversite ilk 350 üniversite içinde yer alıyordu. (ODTÜ 85, Boğaziçi 139, İTÜ 165, Sabancı 182, Bilkent 201 ve Koç Üniversitesi 301’ci sırada yer almıştı.)

Times Higher Education’un 2014-2015 yılı için açıkladığı dünyanın en iyi 250 üniversitesi sıralamasında, Türkiye, İtalya ve Belçika ile eşit düzeyde, Rusya ve İsrail’in önünde yer alıyordu.

 Bugün ise İran ve Suudi Arabistan’ın gerisinde…

Korkarım 2023’de ilk 1000 arasında hiç üniversitemiz olmayacak.’

Bu yorum eski belediye başkanlarımızdan, Defterdar, yani hesap uzmanı Dr. Burhan Özfatura’nın mı, yoksa Sayıştay denetçilerinin mi, ya da elden ele dolaşırken ilave edenlerin mi bilemiyorum.

Katılıp katılamadığınızı da belirleyemiyorum.

Ben bazılarını biliyor, bazı maddeleri bilmiyorum…

Ama benzer yorumu AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bildiğini ve birkaç kez konuşmalarında uyarı yaptığını dinlediğim için biliyorum.

***-

GÜNCEL

*- Bakalım ne diyecekler?

İzmir Ticaret Odası yılın son Meclis toplantısını 26 Aralık Çarşamba günü gerçekleştirecek.

Saat 14.00’te Bütçe Meclisi ile başlayacak olan toplantıda yönetim değişikliğinden bu günü yapılanlar konuşulacak.

Tabii ki bütçe de ele alınacak.

*- İlk seferde Kocaoğlu da var…

26 Aralık 2018 Çarşamba günü  saat: 07.40’da, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu,  Karantina’dan Pasaport’a hareket edecek ilk vapur seferine katılacak.

Karantina İskelesi- Mithatpaşa Sahili’nde…

*- Enseyi karartmayalım!

26 Aralık 2018 Çarşamba akşamı saat 19.30’da Küçük Kulüp’te düzenlenecek EGİAD Yılbaşı Kokteyli’nden önce, EGİAD Ege Genç İşadamları Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Buğra İlter, yazılı olarak bir açıklama yaptı.

Döviz kurlarında büyük hareketlerin yaşandığı, enflasyonda hızlı bir yükselişin olduğu, yabancı sermaye girişinin azaldığı, iç talebin daralıp işsizliğin artmaya başladığı zorlu bir yılı geride bırakan iş dünyası, 2018’e değerlendirdi; 2019’a ilişkin öngörülerini paylaştı.

Aktif ve Fahri olmak üzere 650 civarı üyesi bulunan, küçük, orta, büyük işletmelerden oluşan 3.100’e yakın şirketi kapsayan, yaklaşık 110.000 kişilik istihdama ilişkin bir üretim gücünü temsil eden EGİAD’ın açıklamasında, ‘Enseyi karartma lüksümüz yok! Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya sarılarak ekonomiyi ilerleteceğiz’ denildi.

*-
— 
Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Please follow and like us:

Bir cevap yazın