79 Okunma

Ramazan ve cuma namazı… Reis, avluda, tüm televizyonlardan açıklama yapıyor YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğar, cami avlusunda yine konuştu ve 23 Aralık seçimleri için, ‘Hırsızlara bu işi bırakmayacağız’ dedi. Ekrem İmamoğlu ise ‘Büyük küçük fark etmez Allah bunları ıslah etsin’ diye bazılarına mesaj gönderdi. Biliyorsunuz; Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da, Reis için ‘Allah ıslah etsin’ diyor…

*-Halkın ilgisi nedeniyle Cuma namazına koşarak yetişen İmamoğlu’nu bazı kişiler yuhalarken, cemaatin büyük bölümü alkışlayarak, bu grubu tesirsiz bıraktı

*- ‘Millet ittifakının’ seçilmiş Başkanı CHP’li Ekrem İmamoğlu, canlı TV programı için AKP’li rakibi Binali Yıldırım’a ‘Hodri Meydan’ derken, aynı sırada, bir başka TV kanalında benzer soruya, ‘Tek başına karar alamam’ dedi. Bu sosyal medyada, ‘Reis’ten izin olarak yorumlanırken, Yıldırım, ‘Sözüm yanlış anlaşıldı, ben rakibimi kastetmiştim’ açıklamasını yaptı.

*- Suriyeli kardeşlerimiz her yerde öndeler…

Yüksek Seçim Kurumu’nun 250 sayfalık ‘gerekçeli kararında’ bir satırda bile ‘Hırsız’, ‘hırsızlık’, ‘çalıntı oylar!’ ya da benzer, eş anlamlı bir sözcük yok.

Tekrar aday gösterilen Binali Yıldırım bile, ‘Ben halk dili olarak bu sözcüğü kullandım’ diyerek çark yaptı, hatta Reis’in ‘elimizde televizyon ve kamera kayıtları var’ açıklaması için, ‘Benim bilgim yok!’ dedi.

Oy hırsızlığı var mı, yok mu?

Ya da bunlar kimler?

‘CHP’liler ve Ekrem İmamoğlu için, ‘Böyle bir iddiamız yok’ diyorlar….

TBMM’deki dalaşmadan, hatta YSK’da AKP’li üye ile bir Yüksek Yargıç’ın neredeyse yumruklaşmaya varacak olaylarını geçiyorum.

Halkın görüşlerini de…

Ama Cuma namazından sonra; cami çıkışında avluda bakın ne dedi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?

*- Söylemler bitmiyor

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,  İstanbul’da Hacı Osman Torun Camii açılışında konuştu.

Erdoğan, 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimine ilişkin olarak, ‘İnşallah hırsızlara bu işi bırakmayacağız’ dedi.

Yani; YSK tarafından açıklanan İstanbul seçimini iptal etme kararının gerekçesinde, sandıklarda oy hırsızlığı yapıldığına dair herhangi bir görüş yer almamasına rağmen, AKP sandıkta hırsızlık yapıldığına dair söylemlerden vazgeçmiyor.

Bu arada Ekrem İmamoğlu’ndan söz edeyim:

İmamoğlu, AKP’li seçmenlerin fazla olduğu Pendik ve komşu ilçelerde halkla buluşmasını sürdürürken, yoğun ilgi nedeniyle az kalsın ‘Cuma’yı kaçıracaktı.

Bu nedenle sonuçta, koşarak camiye gitmek zorunda kaldı.

İşte bu sırada, caminin avlusunda bulunan bir kısım kişi, Allah’ın evinde, utanmadan, sıkılmadan, nerede olduklarını da  unutarak ‘yuh!’ çekti…

Aynen CHP Genel Başkanının bir şehit cenazesinde bir kısım insanlar tarafından organize bir şekilde linç edilmek istendiği sahne gibi…

Ama bunlara onlarca niyetli ve namaz kılmaya gelenler ‘alkış’larla yanıt verdiler…

Onları bastırdılar…

Bu kez kuşun eti sert geldi, bazılarına…

*- Reis ne karar verecek?

Aslında bu yakışıksız hareketleri gördükçe şaşkınlığım gittikçe büyüyor.

Neyi yazacağımı, hangi konuyu ya da cümleleri ele alacağımı, ya da sıraya nasıl koyacağımı bilemiyorum…

Önce İzmir Milletvekili olduğu için Binali Yıldırım’dan söz edeyim…

Çünkü YSK’nın sonunda açıkladığı ‘Gerekçeli karar’ açıklandı…

O dakikadan bu dakikaya kadar söylenenlerden herkes bir değerlendirme yaptı.

250 sayfalık gerekçeli kararda, 7 sessiz yargıç’ın kendi görüşleri ise sadece 12 sayfa…

Başkan Sadi Bey ile diğer üç üyenin ‘İtirazları’nı internetten okumanızı diliyorum…

Biz neyi merak ediyorduk:

AKP’lilerin, Reis ve Binali Yıldırım başta olmak üzere 31 Mart’taki seçimdeki hırsızlık ve hırsızlar…

Yok…

Benim gibi herkes aradı, bir sözcük bile yok…

Ne ‘hırsız’ kelimesi geçiyor, ne de ‘hırsızlık!’…

Aynı saatlerde Binali Yıldırım koyu iktidar taraftarı bir kadın ile canlı yayında idi…

Onu izliyordum…

Kadın, ‘Efendim ben 27 yıldır bu işteyim… Demirel’i takip ettim, şunu bunu yaptım’ dedi…

Sonra da, adeta yalvarırcasına, Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu’nu kendi programında karşı karşıya, daha doğrusu yan yana getirmeyi önerdi…

Binali Yıldırım da, ‘Bu kararı bildiğimiz gibi yalnız başıma alamam!’ dedi.

Ekrem İmamoğlu her yerde ‘Ben hazırım, demokrasinin gereği de bu!’ diyor…

Hatta ‘istediğin yerde, istediğin kanalda, istediğin yandaş sunucu ile de olabilir’ diyor, defalarca…

Ama ben ‘Hodri Meydan!’ diyene hemen ‘hazırım’ diyeceğini düşünüyordum…

Yine olmadı…

Bakalım Reis yakında ne yapılacağına karar verir…

Manisa’dan, yani İzmir’in komşusu, Bornova Anadolu Lisesi’nden tanıdığımız Özgür Özel bu konuya şu yorumu yaptı:

‘Binali Bey’e ‘bin’ diyeceksin, binecek, Binali Bey’i ‘in’ diyeceksin inecek!’

Yani kararı Reis’in verdiğini iddia etti…

İddiası bu kadar değil;

‘Binali Yıldırım her görevine atanmıştır, kazanmamıştır’ dedi..

Milletvekilliğinin de öyle…

Çünkü birinci sıradan aday gösterilen kim olursa kesinlikle kazanır…

Bu arada şunu da söylemeden geçemeyeceğim:

CHP’li Ekrem İmamoğlu ilk açıklamasında, ‘250 sayfalık seçimin iptali gerekçeli kararı, ben hiç ilgilendirmiyor. Bu gerekçeli karar gerekçesizdir.’ dedi.

*-  İrdelenmesi gerekiyor

Bir İzmir gazetemizin dünkü sayısında manşet şöyle idi:

‘Sağlık Bilimleri 25 yıl kapansın!’

Bunun nedeni şu cümle ile belirtiliyordu:

‘Mezunlarının iş bulma imkânı yok!’

Aslında birçok  fakülte için geçerli bir yorum ya da iddia..

Bir ara ‘veteriner’ ile ‘ziraat fakültelerinin’ mezunlarının dernekleri de benzer görüşlerden söz etmişlerdi.

Ve devlet üniversitelerinde eğitimin kaliteli olmadığını ısrarla ve örnekleriyle belirtiyorlardı.

Her kişiye diploma vermenin büyük sıkıntısını dile getiriyorlardı.

Zaten 22 Mayıs’ta İzmir’den Tunç Soyer ile Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz’un katıldığı, Seçilmiş Başkan Ekrem İmamoğlu’nun ‘çalışma programını’ açıkladığı toplantıda şunu söylemişti:

‘Her İstanbullu’nun mutlka kaliteli eğitim yapmasını ve kaliteli üniversitelerden mezun olması için her türlü destek ve çalışma yapacağız’

Dikkatinizi ‘kaliteli’ sözcüğüne dikkatinizi çekmek istiyorum:

Şimdi gelelim bugünkü üniversitelerimize…

Bu yıl 246 üniversiteden 900 bin öğrencinin mezun olması bekleniyor!

Haziran ayının yaklaşmasıyla mezuniyet heyecanı özellikle üniversitelileri sardı.

Öğrenciler lisans programlarından ortalama 25,3, yüksek lisanstan 30,7 ve doktora programlarında ise 34,9 yaşında mezun oluyor.

Kadın akademisyen oranı ise artışta.

*- İşe rektör ve bazı profesör kılıklılarla başlamak lazım

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) istatistiklerini incelediğimizde, 155’i devlet 91’i vakıf olmak üzere toplam 246 yükseköğretim kurumunda bu yıl yaklaşık 900 bin öğrencinin mezun olması beklendiğini belirttik.

Son 10 yılda önlisans öğrenci sayısı %415 arttı.

Üniversitelerimizin daha iyi olması için bilirkişilerin görüşü şöyle:

Birincisi siyasetten arındırılmalı… Yani AKP’li Rektörlerin yerlerine bilimsel çalışmaları ve bilgileri ile tanınan değerlerin tekrar bu görevlere getirilmesi, ikincisi ise öğrencileri ya da birimindeki değerleri rakip olarak gören, medyatik profesör ve akademik kişilerin, öğretim üyelerinin de artık sistemden temizlenmesi…

GÜNCEL NOT: Sözcü’nün yazıişleri sorumlu müdürlerinden arkadaşımız Enver Kaya emekli olarak İzmir’e döndü. Enver Kaya, ’23 Haziran’da mutlaka İstanbul’da olacağını belirterek, ‘Bir İzmirli olarak oyumu Ekrem İmamoğlu’na vereceğim’ dedi…

***-

GÜNCEL

*- Suriyeliler yine önlerde…

Araştırmada öğrencilerin %92’sinin devlet üniversitelerine kayıtlı olduğu görülürken, açık öğretim fakültelerinin de etkisiyle en kalabalık üniversite 3.361.273 öğrenciyle Anadolu Üniversitesi oldu.

Anadolu Üniversitesi’ni 789.622 öğrenciyle İstanbul Üniversitesi ve 661.260 öğrenciyle Atatürk Üniversitesi takip ediyor.

66 öğrenciye sahip Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ise Türkiye’nin en az öğrenciye sahip üniversitesi olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkemizde 2.456 yabancı uyruklu öğretim elemanı eğitim verirken, 356 akademisyenle ABD vatandaşları ilk sırada yer aldı.

Onları 326 ile Suriyeli ve 323 İranlı öğretim elemanı takip ediyor.

*-

Bir cevap yazın