maltepe escort kurtköy escort

Buradasınız
Anasayfa > KÖŞE YAZARLARI > Önünüzü kesiyorlar… Yaşar EYİCE

Önünüzü kesiyorlar… Yaşar EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

Önünüzü kesiyorlar… Yaşar EYİCE

Aylin Onart yazmış:

‘Epeydir Alsancak Mustafa Enver Bey Caddesi’nde yürümemiştim, tam girişinde bir adam yanıma yaklaşıp elime 5 adet Atatürk kartpostalı veriverdi ve telefonuma yapıştırmak istediğini söyleyerek Atatürk’ün imzasını seçtirmek istedi.

Bu arada habire ‘Eğitim Gönüllüleri için hocam!’ deyip duruyor.

Tabi aniden, elimde 5 kartpostalla imzayı seçerken ‘Kimin eğitim gönüllüleri?’ diyorum.

‘Eğitim gönüllüleri işte hocam, Evren yazıyor bakın’ diyor.

‘Evren kim?’ diyorum.

‘Kartpostalları basan Evren Kartpostalları Hocam!’ diyor.

Sorularım devam…

Hiç yorulmam!

Anlayım, bakayım enikonu ne istiyorum.

‘Bu kartpostalcı mı eğitim gönüllüsü?’ diyorum.

‘Evet eğitim gönüllüleri için satıyoruz, ne verirsen hocam!’ diyor.

Tamam vereyim!

Bir katkı payı alayım da, nereden bileyim vereceğim paranın hangi eğitim gönüllülerine gittiğini?

Ne amblem, ne mühür, ne bir işaret var, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa?,diyorum.

‘Ya unuttum, tabi ben de kaşeyi basayım’ diyor,bu kez.

Tabi adam ‘hocam hocam!’ diye diye, yanıma geldiğine pişman mı oldu, sorularımdan bunalıp?

Bilemem!

Ancak, ‘Git bas kaşesini mi, logosunu mu? her ne var ise…

Dernek mi, vakıf mı, platform mu?

Kimdir , nedir bileyim kim olduğunuzu, getir hepsini alalım!, dedim. ‘Haklısın Hocam’ dedi ve gitti.

Şimdi bu tarz durumlara çok dikkat etmek lazım!

Atatürk’ün kartpostalları tamam çok iyi, fevkalade, hoş da, böyle her eline kartpostal alan, birey mi kurum mu stk mı?

Ne olduğu belirsiz!

Satmaya kalkarsa, her türlü nane çıkabilir arkasından…

 

*- Belli yerlere seçiyorlar

Aylin Onart yaşadığını çok güzel anlatmış

Ama benzerlerini ben çok gördüm…

Örneğin yine Alsancak’ta Gazi Okulunun uç noktasında…

Son zamanlarda ise Bornova Metrosu’nun giriş- çıkışında…

Çankaya’da…

Hatta Konak’ta….

Birkaç kez de yazdım…

Sanıyorum birkaç ay önce Urla’da, belediyenin önündeki caddede de bunlar vardı…

Hep aynı sistem…

Laik ve Atatürkçü yürekli İzmirlilerin yüreklerine hitap ederek, beyin algısı yaptırmadan, boşluklarından yararlanarak para kazanmak istiyorlar.

Bunların sakallı tipleri ise İstanbul’un bazı semtlerinde örneğin Fatih’te, Eminönü’de, Sirkeci’de, ya da Ankara Ulus’ta, köşe başlarında önünüze çıkıyor ve ‘dua kitapları’ ya de Arapça yazan bazı kartpostalları size satmaya çalışıyorlar.

Aslında başarılı da oluyorlar…

Aman üç beş kuruşum gitsin, başıma bir şey gelmesin, diye düşündürtüyorlar…

Aynen sokak aralarındaki otopark mafyası gibi…

Bunlara ‘DUR’ denmelidir….

Engelliler için sözde bağış toplayan ya da gazete satmaya çalışanlar gibi…

*- Atatürkçülere yutturamadı!

Sanıyorum; 10 yıl kadar önce bu ‘Atatürk posterlerini bastırıp satmayı’ İzmir’e yeni yerleşen Halil İsminde biri düşünmüştü…

Bir toplantıda tesadüfen tanıştım, ‘Ne güzel değil mi?’ diyerek birini aynen Aylin Onart gibi elime tutuşturdu.

Sonra da, ‘Hediyesi 10 lira!’ dedi…

Yeni benim düşüncelerimden istifade ederek, nakte çevirmenin bir yolunu bulmuştu, kendince…

Teşekkür ettim, evimde daha büyük boyda bulunduğunu söyledim…

Aynı şekilde başkalarının yanına da yaklaştı…

Sonra bu Halil ismindeki kişiye yine rastladım…

Bu kez Atatürk Lisesi yönetiminden şikayetçi idi….

Okulda öğrencilere bu kartpostalları satıyormuş, ama yönetim engellemiş…

‘Atatürk Lisesi’nde Atatürkçü istemiyorlar, Atatürk kartpostalları sattırmıyorlar!’ dedi.

Ben de’ iyi yapmışlar !’ diye yanıt verdim…

Böylelerine pirim verilmemesinden yanayım…

İsteyen istediği kartpostalı kırtasiyeciden alır…

Böyle istismarcılardan değil…

Atatürk zaten kalbimizde ve beynimizde…

Kartpostalları alarak da ‘Atatürkçü’ olarak kendimizi gösteremeyiz…

*- Sözünde durmayanları ne yapmalı?

Geçenlerde bir belediyenin ‘Edebiyat Günleri’ne davetli idim.

10-14Mayıs günleri Kitap Fuarı, 12- 14 Mayıs tarihlerinde ise aynı yerde Edebiyat Günleri düzenlenmişti…

Başkan, davetinde. ‘Ve yeniden, harflerin, kelimelerin, güzel sözün, güzel yazının, güzel eserlerin, çınarların altında, geleneksel dansının keyfini yaşamak üzere bir araya geliyoruz’ diyordu…

Program da çok güzeldi…

Ama güzelliği Genco Erkal ile Rutkay Aziz bozdu…

Siirli söyleşiye gelmediler…

Onlarca kişi boşuna bekledi…

Sahneye Sevil Akı ile yönlendirici Orhan Alkaya çıktı…

Sevil Akı, Müjdat Gezen okulundan yetişme…

Orhan Alkaya da, tiyatro yönetmeni…

Bu arada şu karar alındı…

Bundan böyle söz verip de gelmeyenlere, şu yaptırım yaptırılacak:

Örneğin Genco Erkal ile Rutkay Aziz, her gelen için birer duble rakı ısmarlayacak…

Tabii ceplerinden…

Yeni belediyelerden ya da organizatörlerin hesabından değil….

Belki de bize şu mesajı vermek istediler…

Akşam içkiyi fazla kaçırdıkları için uyanıp, halkın ayağına gelemediler….

Yorumu artık siz yapın….

Ama bize yaradı, bulunduğumuz ilçe deniz kıyısında olduğu için bizi tekne turuna çıkardılar.

Herkes gönlünce eğlendi ve hafta sonunun tadını çıkardı.

*- Çalışma saatlerine ‘trafik’ düzenlemesi

Avrupa’da yıllardır uygulanan ‘esnek çalışma saatleri’ Türkiye’de de yayılmaya başladı. İstanbul, İzmir gibi trafik sorunu olan şehirlerde büyük şirketler birer birer çalışma saatlerini yeniden düzenliyor.

Daha önce 09.00-18.00 olan çalışma saatleri 08.30-17.30, 07.30-16.30 ve 07.45-16.45 olarak yeniden düzenleniyor.

Çalışma saatlerine ‘trafik’ düzenlemesi: Avrupa’da yıllardır uygulanan ‘esnek çalışma saatleri’ Türkiye’de de yayılmaya başladı.

İstanbul gibi trafik sorunu olan şehirlerde büyük şirketler birer birer çalışma saatlerini yeniden düzenliyor.

Daha önce 09.00-18.00 olan çalışma saatleri 08.30-17.30, 07.30-16.30 ve 07.45-16.45 olarak yeniden düzenleniyor.

Şirketler böylece çalışanlarının trafikte zaman kaybetmesini önlerken, motivasyonlarını da yüksek tutuyor.

Trafik yoğunluğu tavan yapıyor

İş saatlerini değiştirmesindeki en önemli etken ise trafik.

Türkiye’de trafiğin en yoğun olduğu üç il İstanbul, Ankara ve İzmir olarak gösteriliyor.

Ancak birçok şehirde de artık akşam ve sabah saatlerinde yoğun trafik yaşanıyor.

Ankara ve İzmir’deki yoğunluklar ise İstanbul’a kıyasla 30-40 dakika daha sonra gözleniyor ve 8:30’da zirve yapıyor.

En çok 8.00-9.00 arasında yoğunluk oluyor.

 İstanbul’da akşam yoğunluğu ise saat 18.00-19.30 arasında yaşanıyor. İzmir’de 18.50, Ankara’da ise 18.40 akşam yoğunluğu en üst seviyeye ulaşıyor.

İşte düzenleme yapan bazı şirketler:

Coca-Cola, Defacto, Eczacıbaşı Topluluğu, Pegasus Hava Yolları, PepsiCo, Pfizer, Philip Morris/Sabancı, Turkcell, Vodafone…

*-

 

KURDELA

*- Hatay semtine renk kattı

İzmir’in kültür ve edebiyat dünyasının buluştuğu Konak Belediyesi destekleriyle; Çağdaş Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından hazırlanan ‘2. Çağdaş Kültür Sanat Edebiyat Günleri’ etkinliği yoğun bir katılımla coşku içinde yapıldı.

Sunuculuğunu yazar Saadet Aydınoğlu’nun, koordinatörlüğünü ÇAĞ-DER Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aktop’un yaptığı 2. Çağdaş Kültür ve Edebiyat etkinliğinin onur konuğu yazar Bekir Yurdakul oldu.

Günümüz yazarları ile söyleşi ve şiir dinletileriyle devam eden etkinlik Mustafa Dalçam yönetimindeki ‘Hatay Kültür Sanat Gurubu Türk Müziği Topluluğu’ konseri ile tamamlandı.

*- Yılmaz Güney’li günler konuşuldu

Genel Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Erkan Sevinç’in yaptığı ‘İzmir Buluşmaları’nın 14.sü Bornova Portakal Cafe’de kahvaltılı olarak gerçekleşti.

Onur konuğunun Kültür Kentleri Birliği Başkanı Hakkı Gümüştaş’ın olduğu toplantıda konu’Yılmaz Güney’li Günler’di.

Bir dönem Güney ile aynı hapishanede kalan,Güney’in ilk kitaplarını yayınlama görevini verdiği Gümüştaş sanatçıyla ilgili kişisel anıları yanı sıra bugüne kadar bilinmeyen Güney’in hapishane, yayıncılık  ve sinemacılık günlerini anlattı.

Söyleşi sonrası ‘Yılmaz Güney’ kitaplarını imzalayan Gümüştaş toplantıda Karşıyaka tren garında açtıkları ‘Kültür Bahçesi’ projesini İzmir’i değişik semtlerine yayacakları müjdesini de verdi.

*-

1

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın

Top

casual encounters dubai my escort berlin seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle doeda link