Nazım’ın heykeli / İBRAHİM AKTAŞ

Sosyal Medyada Paylaş

Nazım’ın heykeli

Haziran ayı her gelişinde, hüzünleri de beraberinde getirir. Aslında biz hüznü, bir sonbahar duygusu olarak biliriz ve tanımlarız; sarı, kuru ve azca da kızıl… Ancak ve ne var ki, gücünü Haziran’ın yaz sıcağından alan ve sadece bu aya has olan bu hüzün bir başkadır; öyle ki, sol mememizin altındaki kararmamış cevahiri dahi sızlatır. Türk edebiyatının ölmezleri Ahmed Arif, Orhan Kemal ve dünya şairi Nazım Hikmet’in yokluk yıllarını saydırır sevenlerine ve inatla yaşatanlarına…

 

İşte böyle, sıcak ve yakıcı bir Haziran gününde ki, Haziran’ın üçünde; dünya şairimiz, eserleri onlarca dile çevrilmiş Nazım Hikmet’in elli dokuzuncu yokluk yılı anısına bir araya geldik. Kültürpark İzmir Sanat’ın hemen yanı başındaki, mağrur ve vatansever duruşunu yitirmemiş ve mavi gözleriyle hasretle bakan Nazım Hizmet heykelinin hemen önünde toplanmıştık.

Kimler yoktu ki;

68’liler Birliği Başkanı, yazın ustamız gazeteci, şair, yazar Okan Yüksel, benzer organizasyonları birlikte kurgulamak hususunda alışkın olduğu İzmir Baba mahlalı Sancar Maruflu’nun yokluğunda, oğul Cevat Maruflu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteci, yazar Atilla Köprülüoğlu, Atatürk resimleri arşivlemek ve sergilemek hususunda benzersiz kişi Hanri Benazus, İzmir Kent Konseyi Başkanı Adnan Akyarlı, Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Ayhan Tural, Kültür eski bakanlarımızdan Suat Çağlayan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ve elbette Nazım Hikmet sevdalısı onlarca Nazımsever…

 

Konuşmalar yapıldı, şiirler söylendi ve hatta tiyatral gösteriler ile desteklendi anma etkinliği… Ancak ben sizi bir başka noktaya odaklamak niyetindeyim;

 

Tüm bu etkinliğin yapıldığı alanın yanı başındaki Nazım Hikmet heykeline ve hikâyesine…

 

Katılımcılar ve hatta konuşmacılar arasında yer alan Prof. Dr. Suat Çağlayan, kürsüden yaptığı konuşmanın içerisinde heyecanla anlattı;

 

Aslında bu heykel ki, görmeyenleriniz varsa mutlaka Kültürpark’a gidip görmelisiniz, 2002 yılından evvel Kültür Bakanlığı tarafından İstanbul Şişli Belediyesi sınırlarında bir yere yerleştirilmesi amacıyla yaptırılmış. Ancak dönemin Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, her nedense bir türlü bu heykele, koskoca Şişli’de bir yeri münasip bulamamış. Bugündü, yarındı, kaidesini de yapın, montajını da üstlenin derken, dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın görevi sona ermiş. Ardından bakanlık görevini üstlenen Suat Çağlayan, tozlu bir depoda unutulmaya bırakılmış bu heykeli vakit kaybetmeden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan merhum Ahmet Piriştina’ya anlatmış ve kendi ifadesiyle “Sayın Başkan, bu heykel İzmir’e yakışır” demiş. Dönemin İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı merhum Ahmet Piriştina da, heykeli derhal sahiplenerek, şu andaki yerini hazırlatmış ve görkemli Nazım Hizmet heykeli, 2002 yılından bu yana, Kültürpark içerisinde, İzmir Sanat’ın hemen yanında, ziyaretçilerini ağırlıyor. Hem de;

 

“bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine”

 

Haziran ayı her gelişinde, hüzünleri de beraberinde getirir. Aslında biz hüznü, bir sonbahar duygusu olarak biliriz ve tanımlarız; sarı, kuru ve azca da kızıl… Ancak ve ne var ki, gücünü Haziran’ın yaz sıcağından alan ve sadece bu aya has olan bu hüzün bir başkadır; öyle ki, sol mememizin altındaki kararmamış cevahiri dahi sızlatır. Türk edebiyatının ölmezleri Ahmed Arif, Orhan Kemal ve dünya şairi Nazım Hikmet’in yokluk yıllarını saydırır sevenlerine ve inatla yaşatanlarına…

 

İşte böyle, sıcak ve yakıcı bir Haziran gününde ki, Haziran’ın üçünde; dünya şairimiz, eserleri onlarca dile çevrilmiş Nazım Hikmet’in elli dokuzuncu yokluk yılı anısına bir araya geldik. Kültürpark İzmir Sanat’ın hemen yanı başındaki, mağrur ve vatansever duruşunu yitirmemiş ve mavi gözleriyle hasretle bakan Nazım Hizmet heykelinin hemen önünde toplanmıştık.

 

Kimler yoktu ki;

 

68’liler Birliği Başkanı, yazın ustamız gazeteci, şair, yazar Okan Yüksel, benzer organizasyonları birlikte kurgulamak hususunda alışkın olduğu İzmir Baba mahlalı Sancar Maruflu’nun yokluğunda, oğul Cevat Maruflu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteci, yazar Atilla Köprülüoğlu, Atatürk resimleri arşivlemek ve sergilemek hususunda benzersiz kişi Hanri Benazus, İzmir Kent Konseyi Başkanı Adnan Akyarlı, Devrimci 78’liler Derneği Başkanı Ayhan Tural, Kültür eski bakanlarımızdan Suat Çağlayan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer ve elbette Nazım Hikmet sevdalısı onlarca Nazımsever…

 

Konuşmalar yapıldı, şiirler söylendi ve hatta tiyatral gösteriler ile desteklendi anma etkinliği… Ancak ben sizi bir başka noktaya odaklamak niyetindeyim;

 

Tüm bu etkinliğin yapıldığı alanın yanı başındaki Nazım Hikmet heykeline ve hikâyesine…

 

Katılımcılar ve hatta konuşmacılar arasında yer alan Prof. Dr. Suat Çağlayan, kürsüden yaptığı konuşmanın içerisinde heyecanla anlattı;

 

Aslında bu heykel ki, görmeyenleriniz varsa mutlaka Kültürpark’a gidip görmelisiniz, 2002 yılından evvel Kültür Bakanlığı tarafından İstanbul Şişli Belediyesi sınırlarında bir yere yerleştirilmesi amacıyla yaptırılmış. Ancak dönemin Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, her nedense bir türlü bu heykele, koskoca Şişli’de bir yeri münasip bulamamış. Bugündü, yarındı, kaidesini de yapın, montajını da üstlenin derken, dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın görevi sona ermiş.

Ardından bakanlık görevini üstlenen Suat Çağlayan, tozlu bir depoda unutulmaya bırakılmış bu heykeli vakit kaybetmeden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan merhum Ahmet Piriştina’ya anlatmış ve kendi ifadesiyle “Sayın Başkan, bu heykel İzmir’e yakışır” demiş. Dönemin İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı merhum Ahmet Piriştina da, heykeli derhal sahiplenerek, şu andaki yerini hazırlatmış ve görkemli Nazım Hizmet heykeli, 2002 yılından bu yana, Kültürpark içerisinde, İzmir Sanat’ın hemen yanında, ziyaretçilerini ağırlıyor. Hem de;“bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine”

Bir cevap yazın