27 Okunma

Maaş almıyor, ama iki maaş alıyor, deniliyor YAŞAR EYİCE

Sosyal Medyada Paylaş

*- Menemen’in CHP’li yeni başkanı maaşını bile dağıtırken, kendisini yıpratmak isteyenler, çift maaş aldığını yayıyorlar. Başkan Serdar Aksoy’un yakınları, olayı menfaatleri kesilenlere bağlıyor.

*- PKK ile çatışmalarda uzuvlarını kaybedenler, ‘Gazi sayılmak için ne yapalım?’ diye soruyorlar

*- Bu kez güçlünün dediği yine olacak mı? Bir kıyı şeridimiz daha kaybedilmek üzere… Caretta Caretta’lar da yandılar!

*-

Menemen Belediye Başkanı  Serdar Aksoy’u tanımıyorum….

Çalışmalarını ve kendisini medyadan takip etmeye çalışıyorum.

Kentin sevilen bir kişisi ki, güçlü rakiplerine rağmen seçimi kazandı.

Ama ya kendisini sevmeyenler, ya kıskananlar, ya koltuğa yakıştıramayanlar veya menfaatleri kesilenler veya puslu havayı sevenler, halkın nefretini kazandıracak laflar üretiyorlar.

Yani dedikodu üretiyorlar.

Ve bu da Başkanın kulağına gitmiş…

Biliyorsunuz; genelde başkanlara, ya da yöneticilere bazı aleyhine olan yayınlar gösterilmez.

Akılları sıra moral bozmamak için böyle düşünürler.

Ama gerçek nedir?

Hata varsa, yanlış varsı düzeltilir, bir de özür dilenir, olur biter…

Aksi halde, söylentiler ‘doğru’ demek olarak algılanır.

Ben de ‘Ne oluyor?’ derken, Başkan Serdar Aksoy’dan şu açıklama geldi:                                                                                                                                   

‘Bir takım medya organlarında belediyemize ait şirketlerden aylık aldığıma dair haberler yapılmaktadır.

Belediyemize ait şirketlerden Huzur Hakkı ya da başka bir ad altında hiçbir ücret almadığım gibi Belediye Başkanlığı’ndan almış olduğum aylığımı da hayır kurumlarına bağışladığımı kamuoyunun bilgisine sunarım.

Tarafımı yıpratmak adına bu tür asılsız haberleri yapanlar hakkında yasal hakkımı sonuna kadar kullanacağımı bildirir, saygılarımı sunarım…’

Anladığım kadarıyla yandaşlar ve menfaati kesilenler yine silahlarını bilemişler.

Ama artık bu ters tepiyor…

Görmezden duymazdan gelmiyor CHP’li başkanlar da…

‘Hak, hukuk, adalet’ diyerek mahkemelere başvuruyorlar…

Bakalım gelişmeler nasıl olacak?

Bırakın huzur hakkını ve çift maaşı bir belediye başkanımız maaşını da ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor…

Bundan büyük güzellik olur mu?

*- Az daha kopmalı!

Süleyman Serhat Köksal binlerce gazimizden biri…

Kendisinin önemli bir isteği var.

Lafı fazla uzatmadan kalemi kendisine verelim ve dinleyelim:

‘Bizler ülkemiz geleceği bayrağımızın göklerden inmemesi ve  ezanımızın susmaması terörle mücadele kapsamında hiç bir menfaat gözetmeden savaşırken yaralanmış ama organ eksikliği olmadığı için gazi olamamış polis,asker ve kamu görevliyiz.

1953 yılında çıkan 1053 sayılı nizamname hükümleri çerçevesinde bizler S.G.K tarafından gazi sayılmadık.

1053 sayılı nizamname Amerikalılar tarafından çıkarılmış bir nizamnamedir.

Bizler için neden uygulanır bilinmez.

Bu nizamnameye göre S.G.K. cetvelle kopan uzuvları ölçer ‘az daha kopması lazım!’ der ve gazi yapmaz.

Heyette bulunan doktorlarımız kanımca silahlı çatışmanın ne olduğunu bilemiyorlar.

Bizler hiç bir menfaat gözetmeden görev yaptık.

Ama yaralandık.

Nemi İstiyoruz?

Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve ekim ayında açılacak olan meclisten (Bu konuda iki kanun teklifi vardır.3 komisyonda görüşülmek üzere bekliyor.) bizimle ilgili bir düzetme yapılması ve bizlerin onurlandırılması.

Sosyal haklarımızı temsilen bir kimlik kartı memur kat sayısına göre ayda en az 500 tl.

Bu parayı istememizin nedeni ise yaralanmış ama çalışamayan arkadaşlarımıza bir nevi katkı olması.

Saygılarımla .

Gazi olmak isteyen ama gazi sayılmayan: Süleyman Serhat Köksal …’

Anımsadığım kadarıyla Süleyman Bey bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor.

Hatta daha önce de konu ile ilgili çalışmalarını da gündeme getirmiştik.

Yani kendisini desteklemiştik.

Ama herhalde kendisinin sesini sadece biz duymuş olmalıyız,

Umarım bu kez kendisi de gazilerimizle gerçek anlamda kimin ve kimlerin ilgilendiğini öğrenmiş olur…

*- Sahillerimize artık dokunmayın!

4 yaşını 27 Kasım 2019’ta kutlayacak olan İzmirli Poyraz Ata Başev bile ‘koruma altındaki’ kaplumbağaları, yani Caretta carettaları biliyor.

Nesli tükenen dinazorları da, koruma altındaki Pandaları da diğer ismini bilemediğimiz hayvanları sayıyor.

Nesli tükenme tehlikesi altında olanlar arasında arıları bile sayıyor. Hatta, ‘Arıların sonu demek, bizim sonumuz demek’ bile diyor.

Yani büyüklerden daha bilgili Poyraz Ata Başev…

*- Para tatlı geliyor…

Baksanıza;

Caretta carettaların yumurtlama sahası olan Alanya Yeşilöz sahilinde yer alan akaryakıt boşaltım tesisinin büyütülmesi gündemde.

A. Akaryakıt’ın başvurusu sonrası Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılıyor.

Bu proje nedeniyle üreme alanı olan sahil şeridinin zarar göreceğini aklı başında herkes söylüyor.

Konu Çok Acil çünkü aşağıda bahsedeceğim, Caretta caretta ve kum zambaklarına zarar verecek projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi her an onaylanabilir.

Alanya Yeşilöz Sahili SİT alanı, caretta carettaların büyüme yuvalama alanı ve nesli tehlike altında bir tür olan kum zambaklarının yaşam alanıdır.

Buradaki Caretta Caretta ve kum zambaklarının çok acil desteğine ihtiyacı var.

A. Akaryakıt Dağıtım AŞ. bu bölgede deniz içindeki dolfeni yani akaryakıt boşaltım tesisini büyütmek için başvurdu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılıyor.

Değerlendirmede son aşamaya gelindi ve Çevre Bakanı her an bu projeyi onaylayabilir.

Bu da buradaki Caretta caretta’lar, kum zambakları, turizm ve insan sağlığı için büyük tehdit demek.

Kampanyayı imzalayarak bol bol paylaşmak bugünlerde büyük önem taşıyor.

Dosya Çevre Bakanı’nın önünde şu an.

Alanya’da bu ÇED raporu için halkın görülerini istediklerinde olumsuz görüşler bildirildi.

 Halkın görüşlerini de dikkate alacaklarını söylediler.

Bakalım bakanlık, halkın sesini duyacak mı?

Eğer bu tesis genişletirlirse denizimizi, deniz içindeki canlıları, sahilimizi, sahilimizdeki yaşayan canlıları ve Türkiye turizminin yüzde onunu karşılayan Alanya’yı kötü etkileyecek.

Kısacası Çevreye olumsuz etkisi geri dönüştürülemez olacak.

Biz de, gelecekte mavilerimizin carettalarımızın kum zambaklarının, turizmin olmadığı Alanya istemiyoruz

Bu proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Gen Müdürlüğünden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu almamalı.

‘Cennet sahilimize lütfen dokunmayınız.’ diye biz de haykırıyoruz.

*- En çok kayyum atamaları konuşuldu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cuma günü anlaşmalı bir soru üzerine ‘İstanbul için Kayyum kararını Pazar günü bilmemnenin yani yandaşın tv. programında açıklayacağım’ dedi.

Hemen herkes yerel seçimler öncesinde gerek Reis’in gerekse Soylu ve diğer AKP’lilerin teşkilatlarına moral vermek için yaptıkları açıklamaların sonucunu bekliyorlardı.

Çünkü; PKK yanlısı olarak iddia ettikleri partinin üç belediye başkanlarını görevden el çektirerek güçlerini göstermişlerdi.

Türkiye’de sadece ve sadece biz, yani Haber Ekspres, ‘Bu imkansız’ diyerek, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınamayacakları açıkça yazdı.

Dediğimiz oldu…

Blöf çıktı…

Şöyle geriye bakarsak;

Ağustos ayında gündemde yer alan siyasi ve toplumsal başlıkları araştırdığımızda şunu görüyoruz:

Siyaset dünyasına yönelik, medyada yazılan haber ve yazılara dair yapılan incelemede, ay boyunca en çok konuşulan konunun Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinde yapılan kayyum atamaları olduğu belirlendi.

Ahmet Davutoğlu ise Sakarya’da yaptığı açıklama ile çok konuşuldu.

*- 3 ilde kayyum atandı

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarını görevden aldı.

Belediye başkanlarını ‘Terör örgütü PKK/KCK ve uzantılarının amaçları için çalışmakla’ itham eden Bakanlık, illerin Valilerini Belediye Başkan Vekili olarak atadı.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediyesi başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediyesi Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ın ‘Terör örgütleriyle iltisak-irtibatı olduğu’, ‘terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunduğu’ belirtildi.

*-  İsraf günahtır!

İnsan düşünüp hatırlayınca…

Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden babayı,

Bu ülkedeki israf, şatafatlı gereksizlik olmasa, kaç çocuk daha rahat okurdu?

Kaç baba ana geçim derdine düşmez?

Kaç ailenin derdine derman olurdu acaba?

*- Unutulmayacaklar

Türk tarihinin en ünlü 3 gece harekâtı:

1) Fatih’in gece vakti yağlı kazıklarda kaydırarak donanmayı Haliç’e getirmesi,

2) Atatürk’ün tüm askeri birliğini gece vakti Yunan ordusunun güneyine sevk edip taarruz ederek kazandığı zafer,

3) İBB’nin ‘Yenikapı’ya yığdığı araçlar..

*- Böyle olmamalı

Konya Çeltik müftüsü, İmamları zorla Erdoğan’ın mitingine çağırırken diğer taraftan da Atatürk’e hakaret yazısını gruba atıyor.

Artık bunlar müftü değil AKP’nin birer elemanları.

Sanıyorum; bu gidişe İzmir ve Egeli AKP’liler de kesinlikle karşıdır.

*-

***-

GÜNCEL

*-

İzmir Körfez Festivali, 27-29 Eylül tarihlerinde

İzmir Körfezi 27-29 Eylül tarihlerinde bir kez daha yelken yarışlarıyla şenlenecek. Tüm deniz tutkunlarını İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Arkas işbirliğiyle düzenlediği üçüncü İzmir Körfez Festivali’ne davet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ‘Katılan yarışmacı sayısının her yıl artması doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Artık yelkenlerimizi daha kuvvetli rüzgarlarla doldurabiliriz( dedi.

Tunç Soyer, her yıl daha da büyüyen festivalin İzmir denince akla gelen ilk etkinliklerden biri haline geldiğini belirterek, “Bu festival İzmirlilerin ruhu ve yaşam tarzını çok iyi yansıtıyor. Biz denizsiz olamayız. İmbatıyla, sahiliyle İzmir bir deniz şehridir. Bu yüzden yeni projeler geliştirirken İzmir’in denizle bağını hiç unutmuyoruz” diye konuştu.

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard Arkas ise bu sene üçüncü kez düzenlenen İzmir Körfez Festivali kapsamındaki Körfez Yarışı’na başlamaktan heyecan duyduğunu dile getirdi.

Gelecekte görmek istedikleri İzmir ve körfez tablosunu birkaç günlüğüne burada sergilediklerini belirten Arkas, ‘Hayalim çocuklarımın ve onların çocuklarının körfezle iç içe yaşamaları. Kafalarını kaldırdıklarında yelkenlileri görmeleri. Ümit ederim ki bu yarışlar daha sık olur. Bir gün körfezimiz yelken yapan insanlarla dolar’ diye konuştu.

*- ‘Kantocu’  Müzikali  Bodrum’da

 İzmir Devlet Tiyatrosu tarafından geçtiğimiz sezon prömiyeri yapılan ve sezon boyunca kapalı gişe oynayan ‘Kantocu’ Bodrum’da perde açacak.

Haldun Dormen’in yazdığı ve Sabri Özmener’in yönettiği müzikal oyun, 11-12 Eylül tarihlerinde saat 21.00’de Bodrum Kalesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Geniş kadrosuyla dikkat çeken ve milli mücadeleden Cumhuriyet’in ilanına uzanan süreçte yaşananları anlatan müzikalin konusu kısa şöyle;

‘İstanbul’da tiyatro hayatının oldukça hareketli olduğu ve kantoların gece hayatına damgasını vurduğu dönemde, kadınlar tiyatroya kantolarla adım atar. Yıldızı yeni yeni parlamaya başlayan kahramanımız Verjin de Beyoğlu’nun renkli atmosferine sürüklenirken, Cemil ile yaşadıkları aşk serüveni ve yakın tarihimizin acı tatlı olayları dönemin şarkı ve danslarıyla seyirci karşısında hayat bulur.’

*-  Evlenecek çiftlere özel hediye…

Görkemli düğünlerin İzmir’deki adreslerinden biri olan Wyndham Grand İzmir Özdilek, 2019 yılı sonuna kadar yapılacak düğün rezervasyonlarında gelin ve damat adaylarına ‘bir aylık SPA çift üyeliği’ hediye ediyor.

2019 Aralık ayına kadar yapılacak erken rezervasyonlarla 2020’de yapılacak tüm düğünlerde de 1 aylık SPA çift üyeliği hediyesi sunulacak.

*-

Yaşar EYİCE0532 781 95 18E-Posta:yasar.eyice@gmail.comve yeyice@mynet.comTwitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

Bir cevap yazın